info@istanbulclues.com

Küba Tarihi Ve Küba Devrimi Hakkında Tarih Notları

Küba seyahatini planladıktan sonra, önümde altı aylık bir hazırlanma süresi vardı. 15 kişilik küçük ve tanıdık bir gruba tur liderliği yapacaktım. Mümkün olduğunca çok şey okumalı ve öğrenmeliydim. Çünkü bu küçük ülkenin çok da köklü sayılmayacak tarihinden ve yüzölçümünden kat be kat büyük bir şöhreti vardı. Fotoğraflardan görünen imajı ile Küba; eski evleri ve klasik arabaları ile 50’leri yansıtan bir film seti gibiydi. Çocukluğumun meşhur filmi “Geleceğe dönüş” gerçek mi olacaktı yoksa? Bir uçağa atlayıp zaman tünelinden geçecek ve 1955’e mi dönecektik? Dönünce yazacağım yazıların ismini o zamandan koymuştum daha… “Zamanda yolculuk”.

Ernesto Guevara: Nam-ı Diğer Che

İtiraf etmek gerekirse Fidel veya Che gibi dünya tarihine mal olmuş isimlerin hakkında oldukça az şey biliyordum. Henüz kaynak taramasına başlamadan, evdeki kitaplıkta Che ile ilgili bir kitap buldum ve okumaya başladım. Kitabı babam almıştı. Evde okunma sırası bekleyen onlarca kitaptan biri olarak duruyordu bir kenarda öylece… Henüz içinde ne denli nefes kesici bir hikâye olduğunu kimse bilmiyordu. “Nam-ı diğer Che” isimli aksiyon filmlerini aratmayacak nitelikteki bu kalın kitabı kısa sürede bitirdim. Artık Che’nin bizzat günlüklerinden derlenmiş bu kitap sayesinde, devrim macerasını tüm ayrıntıları ile biliyordum.

Ernesto Che Guevara

che-guevara-kartpostali
Ernesto Che Guevara

Fidel Castro: İki Ses Bir Biyografi

Ardından Fidel’e yöneldim. Fidel’le yüz saatlik röportajın sonunda ortaya çıkmış olan “İki ses bir biyografi” isimli kitabı da okudum. Bu sefer Küba’nın geçmişinden, bugününe en önemli noktaları bizzat Fidel’in anlatımlarından öğrenmiştim. Yüzlerce fotoğraf ve onlarca Küba yazısı taradım. Notlar aldım. Şimdi tüm gereken anlatması saatler alacak olan bu bilgileri, güzel hikâyelerle bezemek ve sıkmadan insanlara aktarabilmekti.

Üstlendiğim görevi başardığımı tur sırasında insanların yanıma gelip, kocaman bir gülümseme ile teşekkür etmesinden anladım. Hayatımda hiçbir geziye bu kadar hazırlanmamıştım. Fakat şanslıyım ki tanıtmam gereken ülkenin her şeyi fazlasıyla ilgi çekiciydi. Şimdi sizleri de fiziksel olarak Küba’ya götüremesem de, fotoğraflarla bezeli bir yazı ile zihninizde bir Küba seyahati yapmaya davet ediyorum. Bu sıcak ülkenin sokaklarını fotoğraflarla birlikte gezelim, kültürünü birlikte tanıyalım.

Küba Sokakları

kuba-sokaklari-cocuklar
Küba Sokakları @ National Geographic Photos

Küba Tarihi Hakkında Bilgiler Ve Notlar

Küba hakkında söylenecek öyle çok şey var ki! Küba Gezi Notları başlığı altını doldurmak hiç de zor değil. Bu genel anlatım denemesini ilk olarak geçen sene İspanya’yı gezdikten sonra yapmıştım. Tüm o güzel şehirlerden bahsetmeden önce ülke kültürüne ve tarihine kuşbakışı bakmakta fayda var.

Küba Tarihi, Amerikanın Keşfi Ve Kristof Kolomb

Avrupa Yeni Çağ’ın ilk yıllarında Uzak Doğu ülkelerine seyahat için denizden alternatif yollar arıyormuş. Hint İlleri diye adlandırılan bu memleketlerden baharat, ipek, çay ve bilumum maddeyi daha hızlıca topraklarına aktarmak için uğraş veriyorlarmış. Kristof Kolomb 1492’de meşhur keşif seyahatine çıkmadan önce, Hint memleketlerine olan uzaklığı kabaca hesaplamış ve devamlı batıya giderek Hindistan’a ulaşacağını iddia etmiş. Kolomb, önce Portekiz kralının huzuruna çıkmış fakat projesini kabul etmemişler. Pes etmemiş ve İspanya Kralı Ferdinand ile Kraliçe Isabel’i ikna etmeyi denemiş.

İspanyol Kraliçesi Isabel Ve Kristof Kolomb

kristof-kolomb-kralice-isabel-ve-ferdinand
Kristof Kolomb’un Isabel ve Ferdinand’ı ikna çabası böyle resmedilmiş.

Hristiyan İspanyol Monarklar: Isabel Ve Ferdinand

Tarihte çok önemli bir yere sahip olan bu çift sömürgecilikte daha hızlı adımlar atabilme umudu ile Kolomb’un önerisini kabul etmiş ve ona 4 tane gemi tahsis etmişler. Karavel adı verilen gemilerle Sevilla’daki limandan yola çıkan Kolomb, gemide isyan tehlikesi atlatmış, fırtınalı engin denizlerle uzun mücadeleler vermiş ve tam erzak bitmek üzereyken sonunda karaya çıkmayı başarmış. Hindistan diye hesapladığı mesafe ise aslında Avrupa’dan, Karayip Adaları’nın bulunduğu bölgeye denk geliyormuş. Hindistan’a çıktığını zanneden Kolomb adadaki yerlilere Hintliler adını vermiş. O gün bugündür Amerika yerlileri “Indians” olarak anılagelmiş. Kolomb sonradan yeni bir kıta keşfettiğini fark ettiğinde, Küba toprakları için “Dünyada insan gözünün görebileceği en güzel topraklar” demiş.

İşte bu güzel memleket 1512’de Diego Valazquez’in sömürge valisi olarak atanmasıyla ve ilk Katolik ayinlerin yapılması ile İspanya’nın malı olmuş. Başarılı bir vali olan Valazquez bugün keyifle gezdiğimiz Havana ve Trinidad gibi bir çok şehri ilk kuran kişi. Onun bu başarısı yüzünden, keşfin ilk yıllarındaki vali olan Kolomb’un, tekrar vali olarak atanma talebi geri çevrilmiş ve meşhur kaşif küskün biri olarak hayata gözlerini yummuş.

Kristof Kolomb’un Yeni Dünyayı Yani Amerikayı Keşfetmesi
Kristof Kolomb'un Amerika Kıtasını Keşfi
Kristof Kolomb’un Amerika Kıtasını Keşfi

Karayip Korsanları

Küba limanları yüzyıllar boyu İspanya’nın, Güney Amerika’daki sömürgelerinden taşınan malzemelerin toplandığı ve eski kıtaya aktarıldığı dağıtım limanı vazifesini görmüş. Karayipler deyince aklımıza ilk olarak Karayip Korsanları gelir. Küba ise Karayiplerin en büyük adasıdır ve doğa limanları ile korsanlar için cazibe merkezi olagelmiştir. Bu korsanlardan De Sores isimli bir tanesi 1555’te Havana’yı yakıp yıktıktan sonra, İspanya işin ciddiyetini anlayıp başta Havana olmak üzere tüm Küba’daki liman kentlerini birer kale haline getirmiş.

Küba Kurtuluş Savaşını Yöneten Lider Jose Marti

jose-marti-kuba-bagimsizlik-lider
Küba’nın bağımsızlık mücadelesi lideri Jose Marti.

Küba’nın Bağımsızlık Lideri Jose Marti

1868’e kadar İspanya sömürgesi olarak kalan Küba’da ilk bağımsızlık hareketi Carlos Manuel de Cespedes isimli toprak sahibi ile başlamış. Kölelerini azat edip kurtuluş mücadelesi başlatan bu yürekli adam, savaş esnasında hayatını kaybetmiş. Tarihte 10 yıl savaşları adı verilen bu savaşın sonunda İspanyollar galip gelmişler. Fakat bu mücadele 1895’teki ikinci kurtuluş savaşının da fitilini ateşleyen olay olmuş.

Bu ikinci bağımsızlık mücadelesinin lideri Jose Marti adındaki şairmiş. “Küba’nın ruhu” olarak anılan Jose Marti’nin heykellerine tüm gezdiğimiz şehirlerde rastladık. Fidel’in de kendisine kişisel hayranlığı olan bu tarihi kişilik hem yazar hem de şair. Defalarca sürgüne gönderilmesine rağmen mücadeleyi örgütlemeyi başarmış ve kendisi daha savaşın başında ölmesine rağmen, silah arkadaşları General Antonio Maceo ve General Maximo Gomez tarafından mücadele 1898’de zaferle sonlandırılmış.

Kübanın Kolonyal Mimarisi Ve Klasik Amerikan Arabaları
Havana’nın İspanyol mirası evleri ve Amerikan mirası arabaları.

ABD Yarı Sömürgesi Olarak Küba

1898’den sonra ABD’nin de yardımı ile İspanya hakimiyeti tamamen biter. Fakat bu kez de ABD’nin nüfuzu altına girer Küba. Bağımsızlığını kazandığı 1901 yılından 1959’daki devrime kadar ABD’nin arka bahçesi olur. Tüm Amerikalı zenginlerin ve Hollywood yıldızlarının akın akın Küba’ya geldiği bu tarihte, sahil yolu (Malecon) boyunca lüks konutlar inşa edilir. Kumarhaneler para basar ve tatil yöreleri turistlerle dolup taşar. Ülkeyi ABD destekli diktatörler yönetmektedir. Bunlardan ilki Machado, ikincisi ise şimdi anlatacağımız devrim hikâyemizde kötü adamı oynayan Fulgencio Batista’dır.

Batista ülkeyi demir yumrukla yönetirken, Eduardo Chibas isminde bir muhalif, parti kurar. Çürümüş olarak gördüğü bu düzeni değiştirmek ister. Küba halkının gözünde hızla yükselir ve artık seçimlerde başkan olmasına kesin gözüyle bakılmaktadır. Fakat Batista seçimleri iptal eder ve bir süre sonra Chibas intihar eder.

Küba Devrimi Ve Fidel Castro

İşte bu noktada muhalif Ortodoks Parti’nin üyelerinden genç hukuk fakültesi öğrencisi Fidel Castro çıkar sahneye… Ortodoks parti’nin gençlik kollarından 160 öğrenciyi örgütler. Onlara askeri eğitim verilmesini sağlar. Amaç ise Batista’nın Havana dışındaki en güçlü garnizonuna saldırmaktır. Moncada kışlası baskınını aslında mükemmel planlamıştır Fidel. Tüm askerleri uykuda esir almak ister. Fakat işler yolunda gitmez ve ordu güçlerince yakalanır. Mahkemeye çıkarıldığında Balzac, Rousseau, Fransız devrimi ve İnsan hakları bilgirgesinden alıntılar yaparak hazırladığı saatler süren muhteşem bir savunma yapar ve sonunda da “Suçlayın beni fakat unutmayın ki, tarih beni beraat ettirecektir” diye ekler. Mahkeme onun bu meydan okumasına 15 yıl hapis cezası verir.

Küba Devlet Başkanı Fidel Castro

fidel-castro-kursude
Fidel Castro tarihin gördüğü en iyi hatiplerden biri.

Moncada Kışlası Baskını Ve 26 Temmuz Hareketi

Önce hapse atılan ve sonra da Meksika’ya sürgüne gönderilen Fidel, orada Che ile tanışır. Ona Küba’da halkın nasıl ezildiğinden bahseder ve bir devrim yapmaya ikna eder. Meksika’da sürgündeki Küba’lıları örgütleyip ve bu yeni isyan hareketine Moncada kışlası’na baskın yaptığı gün olan “26 Temmuz Hareketi” adını verir.

Sierra Maestra Dağlarında Mücadele

Küba’ya Granma isminde eski püskü bir tekne ile dönerler. Sierra Maestra dağlarında başlatacakları mücadele için 82 kişi olarak karaya çıkarlar fakat ordu saldırısından sonra ancak 12’si hayatta kalabilir. (Devrimi ise sadece dördü sağ kalıp görebilecektir. Fidel, Che, Raul ve Camilo) Kalanlar dağa çıkarlar ve iki sene mücadele verirler.

Şehir örgütlenmesinden aldıkları yeni gönüllüleri yetiştirir ve gittikçe büyüyen bir ordu haline gelirler. Adaletli hareketleri ve yiğitlikleri ile halkın desteğini alırlar. Kurdukları radyo ile gerilla kuvvetlerinin propagandasını yapar ve Batista’nın ordusunu moral olarak çöküntüye uğratırlar. Yüzlerce gönüllü gerillalara katılır ve kuşattıkları askeri garnizonlar gönüllü olarak onlara teslim olur.

Fidel Castro Ve Che Guevara Devrimi Kutluyor
fidel-castro-ve-che-guevara
Fidel Castro ve Che Guevara devrim sonrası Küba’yı bir süre birlikte yönettiler.

Che Guevara Ve Santa Clara

Birlik büyüyüp ikiye ayrılmanın zamanı geldiğinde Fidel, Che’ye “İkinci birliğin komutanı sen olacaksın” der ve onu ülkenin tam ortasındaki Santa Clara’yı almaya gönderir. Bu şehir düştüğünde artık ülkeyi yönetemeyeceğini ve mücadelenin anlamsız olduğunu düşünen başkan Batista ülkeden kaçıp gider. Che, aslen bir Arjantinli olmasına rağmen, Küba devriminin kilittaşı olup çıkmıştır. Santa Clara halkı onu bağrına basar ve bugün dahi hala bu şehir Che ile anılmaktadır.

Devrim Sonrası Küba

Nihayet Ocak 1959’da başkent Havana’ya girer devrim kuvvetleri. Yönetim şekli değişir. Amerikalılar evi barkı terk edip kaçar. O andan itibaren Amerika Birleşik Devletleri ile hala süregelen sorunlar baş gösterir ve Küba ambargo altına alınır.

İşte 50 senelik ambargoya rağmen direnen ve parası olmasa da mutlu olmayı bilen insanların ülkesi Küba. Evler yıkık dökük, arabalar eski ama her köşe başında müzik var. İnsanlar güler yüzlü ve neşeli. Sokaklar çok hareketli. Akşamları herkes sokaklarda yürüyor, geziyor, eğleniyor.

Küba’daki sistem herkese eşit eğitim, barınma ve temel gıda maddeleri sağlıyor. İnsanca yaşamak için gerekli olan herşey mevcut, eksikleri yok mu? Elbette var. Onlara da diğer yazılarda değineceğiz.


Önerilen Blog Yazıları:


© Küba Tarihi Ve Küba Devrimi Hakkında Bilgi Ve Notlar 2017 ve 2018

Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

5 × four =