İstanbul’un Kuruluşu Ve Kısa Tarihi

İstanbul şehrinin tarih boyunca üç farklı ismi olmuştur. Bir Yunan kolonisi olarak Byzantion (Byzantium), bir Roma kenti olarak Konstantinopolis (Constantinople), Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren de İstanbul olarak anılmaya başlanmıştır. Osmanlılar da uzun yıllar Konstantinopolis isminin Türkçe’ye çevrilmiş hali olan Konstantiniyye ismini kullanmışlardır.


Parantez içinde bizim Türkçe’de kullandığımız terimlerin uluslar arası arenadaki kullanımını da not ediyorum. İngilizce dil hâkimiyeti olan arkadaşlar, parantez içindeki sözcükleri aratarak çok kıymetli kaynaklara ulaşabilirler. Zira İstanbul tarihi dünyaca ünlü üniversitelerin makalelerine ve prestijli ansiklopedilerin içeriklerine konu olmuştur.


Antik Yunan Kent Devleti – Byzantion (Byzantium)

İstanbul’un tarihini anlatırken M.Ö. 638 yılına gitmemiz gerekiyor. Byzas isimli kralın, Yunanistan’ın Megara kentinden göç etmeye karar vermesi ve bunun için de o gün herkesin yaptığı gibi Apollon Tapınağı rahibine danışması ile başlıyor hikâyemiz. Kâhin onlara Doğu istikametine gitmelerini ve körler ülkesinin karşısına yerleşmelerini salık verir. Elbette Byzas ve beraberindekiler hiçbir şey anlamazlar.

Yunanistan’dan Doğu’ya doğru yaptıkları seyahat sonunda bugün Sarayburnu (Seraglio Point) olarak bildiğimiz müstahkem mevkiye gelirler. Burası İstanbul Tarihi Yarımadası’nın doğuda Boğaziçi (Bosphorus) ile kesişen burnudur. Bu tepeden Boğaz’ın güzel manzarasına bakan Byzas ve kurmayları, Boğaz’ın Asya yakasında günümüzde Kadıköy olarak bilinen yerde bir yerleşim görürler. Bu insanlar önceden göç eden Yunan kolonisinden başkası değildir. Bulundukları muhteşem yeri görmeyip, Asya yakasını tercih ettikleri için Khalkedon halkının kehanetteki körler olduğunu düşünürler ve buraya yerleşirler. Şehir, kurucusu Byzas’ın arkasından Byzantion olarak anılmaya başlanır.

istanbulun-kurulusu-byzantion
M.Ö. 500 yıllarında Antik Yunan Siteleri Ve kuzeydoğuda Byzantion (İstanbul)

Roma İmparatorluğu – Konstantinopolis

Roma İmparatoru Konstantin (Constantine) 324 yılında devasa İmparatorluğun merkezini, daha güvenli ve verimli olan doğu eyaletlerine taşımaya karar verir. Bu amaçla yaptığı keşifte, mükemmel mevkisinden dolayı Byzantion’u seçer. Mimarlarına şehri yeniden inşa etmelerini ve burada yedi tepe üzerinde haşmetli bir Roma kenti inşa etmelerini emreder. Altı yıl içinde şehrin duvarları dört katı genişletilir ve çeşitli Roma yapıları inşa edilir. Bunların arasında Hipodrom, Büyük Saray, Konstantin Forumu gibi yapılar da vardır.

Şehir 330 yılında Neu Roma (Yeni Roma) adıyla açılır. İmparator Konstantin, şehri Roma ile beraber İmparatorluğun eş başkenti yapmış ve kendi adını vermiştir. Ne var ki, Roma İmparatorluğu 395 yılında İmparator Theodosius’un ölümüyle ikiye ayrılır.

Roma İmparatorluğu'nun Bölünmesi M.S. 395 Harita
Roma İmparatorluğu’nun Bölünmesi M.S. 395 Harita

Bizans İmparatorluğu – Konstantinopolis

Roma İmparatorluğu ikiye bölündüğünde, Konstantinopolis şehri Doğu Roma İmparatorluğu‘nun başkenti olarak kalır. Batı Roma bu ayrışmadan yalnızca 81 yıl sonra, 476’da barbar istilası nedeniyle yıkılır ve kadim başkent Roma, Gotların eline geçer.

Doğu Roma tarih sahnesinde ikiz kardeşini kaybetmiş ve yalnız kalmıştır. Doğu Roma’nın kralları kendini Sezar, halkı ise Romalı olarak idrak etmiştir. Günümüz tarih kitaplarında bu medeniyetin Bizans olarak anılmasının sebebi modern zaman tarihçilerinin şehrin ilk isminden (Byzantium) türeterek verdikleri isimdir.

Bizans İmparatorluğu köklü bir Yunan kültürüne ve Roma idari yapılanmasına sahipti. Bu yüzden de çok uzun yıllar yaşadı. İmparatorluk tarihinin zirve noktası, Ayasofya’yı inşa eden İmparator Justinianus dönemidir. Justinianus’un batıdaki büyük fetihleri, Bizans’ı neredeyse eski Büyük Roma sınırlarına ulaştırmıştır. Fakat ardından gelen imparatorlar bu sınırları çeşitli nedenlerle muhafaza edememişlerdir.

bizans-en-genis-sinirlar-harita
Bizans’ın En Geniş Sınırları İmparator Justinianus (527-565)

Doğu’dan gelen ilk Türkler olan Selçuklu Devleti‘ne yenilen ve çok toprak kaybeden Bizans. İlk haçlı seferleri ile toprakların bir kısmını geri almış, fakat IV. Haçlı Seferinde bizzat Latinlerin istilasına uğramıştır. (Bkz: Latin İstilası) 1204-1261 yılları arasında süren Latin işgalinden sonra Bizans 200 yıllık bir çöküş sürecine girmiş ve bir daha toparlanamamıştır.

1453’te nihayet Osmanlı Türkleri, Bizans’ın son kalesi olan Konstantinopolis’i ele geçirir ve çöküşte olan şehri yeniden bir imparatorluk merkezi haline getirirler.

İstanbul'un Fethi öncesi Osmanlı
İstanbul’un Fethi öncesi Osmanlı Haritası

Osmanlı İmparatorluğu – Konstantiniyye Ve Istanbul

Şehre ilk giren Sultan olan Fatih Sultan Mehmet çok iyi eğitilmiş bir devlet adamıydı. Bizans tarihini iyi bildiğinden ilk olarak Ayasofya’yı görmek istedi. Şehrin Bizans’ın son dönemlerinde onarım görmemiş olması nedeniyle binaları çok iyi durumda değildi. Bu sebeple beklediği ihtişamı bulamayan Sultan Mehmet’in çok hüzünlendiği rivayet edilir.

Sultan Ayasofya’nın ivedilikle restore edilmesini ve camiye çevrilmesini salık verir. Sonra da kendine bir saray inşa etme işine girişir. Bu saray bugün Sultanahmet Bölgesi’nde bulunan Topkapı Sarayı’dır. Saray eski Yunan şehri Byzantion’un (Akropolis) antik harabeleri üzerine inşa edilmiştir. Sarayın içinde görünen irili ufaklı zarif sütunlar, antik kentten devşirilmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu 1453’ten 1700 yılına kadar sürecek büyük bir yükseliş dönemine geçerler. Öyle ki, İmparatorluğun toprakları üç kıtada yayılır ve döneminin en büyük ve güçlü devleti haline gelir.

Yunan Sitesi Byzantion’un, şehir merkezinin Milattan önceki Yunanca ismi olan Stanpoli, evrim geçirir ve şehir İstanbul olarak anılmaya başlanır. İstanbul yeniden güçlü bir İmparatorluğun başkenti olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu (Devleti) En Geniş Sınırları Haritası
Osmanlı İmparatorluğu (Devleti) En Geniş Sınırları Haritası

Türkiye Cumhuriyeti – İstanbul

Bundan sonrasını tarih derslerinden veya inkılâp tarihi derslerinden hepimiz biliyoruz. İstanbul düşman işgali altındayken, milli mücadele Ankara’da kurulan TBMM’den yürütülmüş ve Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından organize edilmiştir. İstanbul 1600 yıl sonra ilk defa başkent olma özelliğini yitirmiştir. Ancak İstanbul; sosyal, kültürel ve jeopolitik öneminden bir şey kaybetmemiştir.

Bosphorus Istanbul
İstanbul’un kalbi İstanbul Boğazı. © Foto: Serhat Engül

Osmanlı, özellikle İstanbul şehrine büyük bir kültürel ve sanatsal miras bırakmıştır.  Bunların en heybetli ve güzel örnekleri Sultanahmet Camii ile Süleymaniye Camii ve Topkapı Sarayı ile Dolmabahçe Sarayı’dır. Bu saydıklarımızın yanında sayısız Saray, Kasır, Hamam, Cami, Çeşme, Medrese, Türbe de İstanbul’un güzelliğine güzellik katmaktadır.

Tavsiye Edilen Yazılar:

Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

14 − nine =