info(at)istanbulclues.com

Madrid Gezi Rehberi Ve Seyahat Tavsiyeleri

İspanya Gezisi Yazıları – Bölüm 4

Madrid Gezi Notları

Granada’dan yaklaşık beş saat süren bir tren yolculuğu ile Madrid’e ulaştım. Masal gibi geçen bir haftalık Endülüsya maceram sonlanmıştı. Yolculuğun geri kalan şehirleri olan Madrid, Toledo ve Barselona’da ne kadar güzel günler geçirecek olsam da, Endülüsya’da yaşadıklarımı asla unutmayacak ve yolculuğun en özel bölümü olarak hatırlayacaktım.

madridin-sevimli-sokak-tabelalari
Madrid şehrinin sevimli sokak tabelaları

Madrid Yolculuğu Öncesi

Madrid hakkında edindiğim bilgiler biraz çelişkiliydi. İspanya’ya daha önce gitmiş arkadaşlarım Madrid’i pas geçip zamanımı başka bir yerde değerlendirmemi önermişti. Yolda tanıştığım arkadaşlarımdan bir çoğu da Madrid’te çok güzel zaman geçirdiklerinden bahsediyorlardı. Biraz kafam karışmıştı. Aynı günlerde Valencia’da gerçekleşecek olan domates festivaline gidemiyor olmaktan dolayı da biraz buruktum. Çünkü yolda tanıştığım arkadaşlarımın büyük bir çoğunluğu ben Madrid’te olduğum günlerde, Valencia’da birbirlerini kırmızıya boyuyor olacaklardı. 🙂
Bu hislerle akşam saatlerinde Madrid’e ayak bastım. Hostelimde rezervasyonlarla ilgili bir karışıklık olması da olumsuzlukların üstüne tuz biber ekmişti. Neyseki sorunu çözüp yatmaya gittim ve hareketli Granada günlerinin ve tren yolculuğunun üzerine güzel bir uyku çektim.

Madrid Şehrinin Simgesi Çilek Ağacı Ve Ayı
madridin-simgesi-ayi-heykeli
Şehrin simgesi olan çilek ağacı ve ayı heykeli.

Şehrin simgesi olan çilek ağacı ve ayı heykeli. Efsaneye göre Madrid’in ilk ismi Latince’de ayılar diyarı anlamına gelen “Ursaria” imiş. O dönemde şehrin çevresindeki ormanlarda bolca bulunan bu ikili şehrin maskotu haline gelmiş.

1.Gün

Ücretsiz Rehber İle Madrid Turu

İlk günün sabahı, Sevilla’da tanıştığım arkadaşım Claduio’nun tavsiyesine uyarak freetour’a katıldım. “Freetour” Avrupa’nın büyük başkentlerine gidecek olan arkadaşlarıma kesinlikle önereceğim bir aktivite. Bu organizasyon sayesinde; Avrupa’nın Paris, Berlin, Madrid, Amsterdam gibi kentlerinde okuyan yerli veya yabancı öğrenciler, o şehre gelen genç turistlere ücretsiz rehberlik hizmeti sunuyorlar. Buluşma, şehrin en önemli bölgesindeki bir tarihi anıtın önünde gerçekleşiyor. 3-4 saat süren bir yürüyüş turuna çıkılıyor. Şehirle ilgili tüm önemli anıtların yanından geçip, tarihi bilgiler edinebiliyorsunuz. Ayrıca barlar ve restoranlarla ilgili ipuçları alıyorsunuz. Turun sonuna gelindiğinde ise sizi gezdiren arkadaşa uygun gördüğünüz kadar bahşiş veriyorsunuz. (5 Euro civarı) Böylece hem siz çok ucuza rehberlik hizmeti almış oluyorsunuz, hemde geziyi düzenleyen gençler eğitim masraflarını karşılıyorlar.

Madrid Kybele Heykeli
puente-de-cibeles-kibele-heykeli-madrid
Prado Müzesi Yakınlarındaki Kybele Heykeli

Madrid Şehrinin Tarihi Hakkında Bilgi

Madrid 1561 yılında Kral II.Felipe tarafından başkent ilan edildiğinde bir Kastilya kasabası imiş. Zamanla genişleyip, gelişerek İspanya İmparatorluğunun en önemli kenti haline gelmiş. Madrid ismi rivayete göre Arap Sultanı Muhammed bin Abdurrahman’ın şehre yaptırdığı ve “Magerit” adını verdiği bir kaleden geliyormuş. Şehir en büyük atılımı 16.Yy’da yapmış. Bu dönemde şehre kilise ve saraylar inşa edilmiş. 17 Yy’da kente mükemmel bir kare meydan olan Plaza Mayor eklenmiş. Şehrin merkezi olan Puerta del Sol ise sadece Madrid değil İspanya’nın coğrafi merkezi haline gelmiş.

Francisco Ricci Engizisyon Mahkemesi Tasviri
engizisyon-mahkemesi-madrid-ispanya
Francisco Ricci isimli ressamın engizisyon mahkemesini tasviri.

Francisco Ricci isimli ressamın bugün restoranlarla dolu bir meydan olan Plaza Mayor’da, 1680 yılında kurulmuş olan bir engizisyon mahkemesini tasviri. Protestan sapkınlara son kez din değiştirme şansı verilen bu duruşmaya, diğer engizisyonlardan farklı olarak Kral ve Kraliçe başkanlık etmiş.

Madrid’te Gezilecek ve Görülecek Yerler

İlk günümde bu organizasyon aracılığı ile, Madrid’in en önemli yerlerinden olan Plaza Mayor’da gezi grubuyla buluştum. Plaza Mayor, Placio Real, Teatro Real, Gran Via, Puerta del sol, Plaza de Cibeles gibi şehrin en önemli anıtları ve meydanlarını kapsayan gezimiz yaklaşık 3 saat sürdü. 15 kişilik bir gezgin grubuyla, Madrid’te okuyan Danimarkalı bir öğrenci olan rehberimiz eşliğinde gezdik. Bu gezi sayesinde şehir hakkında yüzeysel bilgi edindim.

Madrid Prado Müzesi

Ücretsiz tur ile şehrin sokaklarını gezip, ziyaret edilecek yerleri kafamda belirledikten sonra, hostelimde biraz dinlenmeye çekildim.  Akşam saatlerinde girişin ücretsiz olduğunu öğrendiğim Museo Del Prado’yu gezmeye yola çıktım.

The Parasol By Francisco Goya Prado Müzesi
The Parasol (Güneşlik) By Francisco Goya Prado Müzesi
The Parasol (Güneşlik) By Francisco Goya Prado Müzesi

Prado müzesi Avrupa’nın Paris-Louvre’dan sonraki en büyük ikinci müzesi olarak biliniyor. 12. ve 19. Yy’lar arasındaki İspanyol resim sanatının en iyi örneklerini bu müzede görmek mümkün. Valazquez ve Goya gibi ressamların muhteşem eserleri de bulunuyor. Bu müze o kadar büyük ve güzel ki; tek başına bir yazı konusu, bu müze ile ilgili yazdığım yazının linki en alttadır.

2.Gün

Şehirdeki ikinci günümde informasyon ofisinden aldığım broşürde önerilen yürüme rotasına ayırdım. Rotadaki yerlerin bir kısmını önceki free tour’da görmüş olsamda çok keyifli ve bol manzaralı bir destinasyon olduğunu söylemeliyim. Bu turda Gran Via, Puerta Del Alcala ve Park Del Retiro civarlarını gezdim.

Gran Via

Gran Via Madrid’in en büyük bulvarı ve çok işlek ve popüler bir yer. Gran Via üzerinde dizilmiş binalar şahane birer sanatı eseri diyebiliriz. İşte Metropolis binasının bir görseli…

Grand Via Bulvarındaki Metropolis Binası
grand-via-metropolis-binasi-madrid
Grand Via Bulvarındaki Metropolis Binası

Palacio de Comunicaciones

Rehber kitabımda pastaya benzediği söylenen 🙂  Plaza de Cibeles meydanındaki Palacio de Comunicaciones (İletişim Sarayı)

Palacio de Comunicaciones yani İletişim Sarayı
palacio-de-comunicaciones-madrid-ispanya
Palacio de Comunicaciones yani İletişim Sarayı

Puerta Del Alcala

Şehrin giriş kapısı olarak da kabul edilen Puerta Del Alcala 18.Yy’da Neo klasik tarzda inşa edilmiş. Törenlerde kullanılan kapı, Özgürlük meydanının (Plaza de la Independencia) tam ortasında buluyor.

Puerta Del Alcala Anıtsal Kapısı
puerta-del-alcala-kapisi-madrid
Puerta Del Alcala Anıtsal Kapısı

Park Del Retiro

Yürüyüşüme Puerta Del Alcala’nın çok yakınında bulunan Park Del Retiro’nun içinde devam ettim. İçinde saraylar, çeşmeler, kafeler ve devasa bir yapay göl bulunan bu park, park değil bir şehir gibiydi

Park Del Retiro Yapay Göl
park-del-retiro-yapay-gol
Park Del Retiro’nun içindeki; kraliyet döneminde donanma savaşı gösterileri yapılan, bugün ise içinde kayık kiralayıp gezebileceğiniz yapay göl.

Palacio Velazquez

palacio-velazquez-madrid-ispanya
Parkta bulunan Palacio Velazquez. 1887 yılında, Valazquez Bosco tarafından, Madrid’teki sergilere evsahipliği yapmak üzere inşa edilmiş.

Palacio De Crystal

palacio-de-crystal-madrid-park
Sadece Çelikten ve camdan inşa edilmiş Palacio De Crystal. 1887’de Filipinler’den şehre getirilen exotic bitkileri korumak ve sergilemek için inşa edilmiş.

3.Gün

Şehirdeki üçüncü günümde baştan beri ısınamadığım hostelimi değiştirdim. Cat’s hostel adında eskiden ufak bir saray olan ve Madrid’in en popüler hosteli sayılan yeni konaklama mekanımı ise çok sevdim.

Madrid’te Nerede Kalınır?

Madrid’in En Eğlenceli Hosteli Cat’s Hostel

madrid-cats-hostel
Cat’s Hostel Madrid

Hostele yerleştiğim ilk gün edindiğim arkadaşlarımla akşam yemeğe çıktık. Puerta Del Sol’a giden sokaklardan birinde çok güzel bir Tapas barda akşam yemeği yedik.

Akşam hostele geri döndüğümüzde biraz barda zaman geçirmeye karar verdik. Cat’s hostel’in barı o kadar hareketliydi ki, etraftaki otel ve hostellerde kalanlar oraya eğlenmeye geliyorlardı. Bu hareketli mekanda saat 1’e kadar içip sohbet ettik. Sonra maillerimi kontrol etmek için barın yanında bulunan ve hostelde kalanlar için kullanımı serbest olan bilgisayarlardan birinin başına geçtim.

Mail adreslerimi ve kontrol ederken blog yazılarıma yapılan yeni yorumlara göz attım. En son yorum Amsterdam yazıma yapılmıştı. Tam buna göz atarken arkamdan birisi “Sen Amsterdam’a mı gittin?” Diye sordu. Arkamı döndüğümde son derece güzel Hollandalı bir kız gördüm. “Evet” deyince laf lafı açtı. Kız beni ve arkadaşım Tilman’ı arkadaşlarıyla oturduğu masaya davet etti. Masa herkes alkol duvarını aşmış haldeydi ve birazdan kapanacak olan bara alternatif bir eğlence yeri bulmak üzerine konuşuluyordu.

madrid-cats-hostel-arkadaslar
Madrid’teki seyahat arkadaşlarım. July ve Tilman.

Madrid’in Gece Hayatı

Dışarı çıkıp önümüze gelen ilk bara girmeye karar verdik. On kişilik bir grup olarak Dublineer’s isimli bir İrlanda barına girdik. Herkes durmadan içip birbirine gülücükler dağıtıyordu 🙂 Bu bar da saat ikiye doğru kapanınca başka bir bara geçmeye karar verdik. Yolda bir çift kayboldu. (Veya kaybolmak istedi) Sonra kalanlar bir striptiz bara girdik. (Striptiz bar olduğunu bilmeden girmişiz) İçerde içip eğlenirken ve dans ederken sahnede soyunan dansçılar olduğunu fark ettik. 🙂 Bir saat de burada geçirip hostelimize geri döndük. Yolu nasıl bulabildiğimize hala şaşırıyorum doğrusu 🙂

Madrid’ten Toledo’ya Günübirlik Seyahat

Şehirdeki son günümde günübirlik olarak 1 saatlik mesafedeki Toledo kentini ziyaret ettim. Bir ortaçağ kenti olan Toledo, aynı zamanda meşhur İspanyol ressam El Greco’nun da yaşamını adadığı kent. Toledo’yu bir dahaki yazıda anlatacağım.

Museo Thyssen-Bornemizsa Müzesi

Madrid’te gezdiğim son müze olan Museo Thyssen-Bornemizsa da beni en az Prado Müzesi kadar etkiledi. Bir Baron olan Heinrich Thyssen’in kişisel koleksiyonunu İspanya devletine bağışlaması ile açılan müzede; Van gogh, Picasso, Dali, Goya ve Tiziano gibi ressamların başyapıtları bulunmakta…

Wittel – Piazza Navona
piazza-navona-wittel-thyssen-muzesi-madrid
Wittel – Roma’nın ünlü meydanı Piazza Navona (Thyssen Müzesi)
Francois Boucher – La Toilette
Francois Boucher – La Toilette (Thyssen Museum)

Thyssen ziyaretinden sonra Barselona’ya trenle yola çıktım. İspanya’daki seyahatim boyunca son derece hızlı ve konforlu Renfe trenleri ile gezmek çok rahattı. Bu hızlı trenle Sadece 5 saatte Madrid’ten – Barselona’ya varmak mümkün. Fiyatlar ise biraz pahalı. (100 Euro) Fakat yine de zamandan kazanmak ve güzel bir yolculuk yapmak için değer.

Madrid Seyahati İzlenimleri

Sonuçta Madrid çok ciddi ve anıtsal bir şehir olsa da, ben ordaki üç günde çok güzel anlar yaşadım. Beni Madrid’i pas geçmem konusunda uyaranları dinlemediğime seviniyorum. Çünkü hayatımda gördüğüm en muhteşem iki müzeyi gördüm, muhteşem anıtlar ve parklar gezdim ve çok da eğlendim. Siz siz olun Madrid’i es geçmeyin derim.


İspanya Seyahatinin Bir Sonraki Durağı: Bölüm 5: Toledo Gezi Rehberi


Önerilen Blog Yazıları:


© Madrid Gezi Notları Ve Seyahat Tavsiyeleri 2017 ve 2018

Serhat Engül

 

Anıtsal Şehir Madrid Gezi Notları was last modified: June 20th, 2017 by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

1 × five =