info@istanbulclues.com
Sultanahmet Parkı Ve Ayasofya Manzarası Fotoğrafı

Ayasofya Tarihi Ve Mimarisi Hakkında Bilgi

Ayasofya tarihi ve mimarisi ile insanlık tarihinde çok özel bir yere sahiptir. Dünya üzerindeki tüm kubbeli yapılar içinde ayrı bir yere sahip olan Ayasofya, inşa edildiği 537 yılından, yaklaşık bin yıl sonrasına kadar dünyanın en büyük tapınağı olarak kalmıştır.

İstanbul’un kalbinde yükselen bu muhteşem eser, yaklaşık 1500 yaşındadır. Fakat günümüz Ayasofyası aslında burada inşa edilmiş ilk kilise değildir. Şimdi isterseniz aynı yerde inşa edilen üç kilisenin hikayesine bir göz atalım.

ayasofyanin-gizem-ve-efsaneleri
Ayasofya tarih boyunca mistisizmin ve efsanelerin odak noktası olmuştur. © Serhat Engul

Megale Ekklesia (Büyük Kilise)

İlk kilise İstanbul şehrinin kurucusu olan İmparator Konstantin tarafından yine aynı bölgeye Megale Ekklesia ismiyle inşa edilmeye başlanmıştı. Bu kilise oğlu Constantius tarafından bitirildi

İlk dönem kilisesinin yok olmasının sebebi bir halk isyanına dayanır. Arcadius’un eşi olan İmparatoriçe Aelia Eudoxia kendisinin gümüş bir heykelini kilisenin bahçesine diktirmişti ve bu dini lider Patrik John Chrysostom tarafından hoş karşılanmadı. Şiddetle muhalefet eden ve bunu vaazlarında dile getiren patrik, imparator tarafından şehirden sürgün edildi. Halkça sevilen Patrik’in uğradığı zulüm, vatandaşları çılgına çevirdi. Heykeli yerle bir edip, kiliseyi de ateşe verdiler.

Sultanahmet Parkından Ayasofya Manzarası
Ayasofya tarihi ve mimarisi ile büyüleyici bir yapıdır. © Serhat Engul

II. Dönem Kilise ve Nika İsyanı

İmparator II.Theodosius yeni bir kilisenin inşasına girişti. Tamamen taş ve mermerden oluşan ikinci kilise, oldukça güzel bir yapıydı fakat o da yaklaşık 100 yıl sonra başka bir isyanın kurbanı oldu.

ikinci-donem-ayasofya-cizimi
Theodosios tarafından yapılan ikinci dönem Ayasofya’nın hayali çizimi

Ayasofya’yı Kim Yaptırdı? Ayasofya’nın Yapılma Nedeni Nedir?

Justinian, bin yıllık Bizans tarihinin en önemli İmparatoru olarak kabul edilir. Bu şöhreti dağılan Roma İmparatorluğu’nun ihtişamını yeniden yaratmak istemesinden kaynaklanır. Sınırları ciddi anlamda büyüterek ve Ayasofya gibi anıtsal yapılar dikerek Justinian bir anlamda bunu başarmıştır. Fakat bu büyüklüğü bile iktidarının ilk yıllarında büyük bir isyanla devrilme tehlikesi yaşamasının önüne geçememiştir.

Justinian’ın tahta çıkışının 5. Yılında, Konstantinopolis’te büyük bir isyan patlak verir. Nika Ayaklanması adı verilen bu isyan sırasında İkinci dönem kilisesi, şehirdeki bir çok bina ile birlikte yakılıp, yıkılır. İsyan Justinian’ın generali Belisarius tarafından 30.000 kişinin katledilmesi ile bastırılmış ve bu ortam, Justinian’a iktidarını meşru kılacak bir şaheser inşa etmesi şansını tanımıştır.

Ayasofya’nın İçi Fotoğraf
Ayasofya Kilisesi Omphalion
Ayasofya’da İmparatorların taç giydiği mekan olan Omphalion, zeminde farklı renkteki mermerlerin bulunduğu bölgedir. Müezzin Mahfili’nin hemen yanındadır. © Serhat Engul

Ayasofya’nın Mimarı Kimdir?

Dönemin en önemli mimarları olan Trallesli Anthemius ve Miletli İsidoros görevlendirilir. Aslında birer ateşten gömlek giymişlerdir. Çünkü karşılarında Justinian gibi talepkar ve hırslı bir imparator vardır. Kendilerine beş yıl zaman tanınmıştır. Bu kısa zaman içerisinde o güne kadar görülmüş en büyük tapınağı inşa etmek zorundadırlar.

Ayasofya Nasıl Planlandı? Nasıl İnşa Edildi?

İnanılmaz bir mimari deha ile 32 metre çapında ve yerden 49 metre yükseklikte bir kubbe planlarlar. Bu kubbenin ağırlığı büyük sorun teşkil eder. Mümkün olan en hafif tuğlalar için hammadde Rodos adasından getirilir. Tuğlaları birbirine tutturmak için o güne kadar kullanılmamış bir harç icat ederler. Bu harç yapıyı 1500 yıldır bir arada tutmaktadır.

Devasa kubbe ne kadar geniş olursa olsun, binanın gerektirdiği ihtişamı yansıtmaz. Bu yüzden merkez alanın çok daha geniş görünmesi için tarihte ilk kez görülen bir şey yaparlar. Merkez kubbenin iki yanında birer yarım kubbe inşa ederler. Bu iki yarım kubbe hem ekstradan devasa bir alan yaratmakta, hem de yanlara doğru baskı yapan merkez kubbeyi desteklemektedir. Bu yarım kubbeler de bazı çeyrek kubbeler tarafından desteklenir ve ana taşıyıcı duvarların üzerine zarif bir örtü gibi iner.

İstanbul’un En Güzel Camileri
Osmanlı Camileri
Osmanlı Camileri, zarif tam, yarım ve çeyrek kubbeleri ile Ayasofya ile benzerlik gösterirler. © Serhat Engul

Ayasofya ve Osmanlı Camileri

Ayasofya’da uygulanan bu kubbe tekniği, daha sonra Osmanlı camilerinde örnek alınacak ve geliştirilerek kullanılacaktır. Bunun en güzel örneği ise Ayasofya’nın komşusu olan Sultanahmet Camii’dir. Camiye dışarıdan baktığımızda merkez kubbeden kademeli olarak aşağı inen daha küçük kubbeler görürüz.

Keza ünlü Osmanlı mimarı Sinan da, yapılarında Ayasofya modelini uygulamış ve Ayasofya’ya olan hayranlığını her fırsatta dile getirmiştir. Hayatını Ayasofya’nın bilgeliğini ve mimari dehasını aşmaya adadığını ve bunu ustalık eseri olan Selimiye Camii‘nde başardığını söylemiştir.

Ayasofya’nın Muhteşem Kubbesi
Ayasofya’nın Muhteşem Kubbesi

 

Ayasofya Kubbesinin Deprem Nedeniyle Çökmesi

Kilise’nin yapımına 532 yılında başlanmış ve 537 yılında hizmete açılmıştır. Dünyanın o ana kadar görmüş olduğu en büyük yapı, rekor bir zamanda bitirilmiştir. Ne var ki, İstanbul bir deprem bölgesidir. 557 yılında meydana gelen büyük bir depremde Ayasofya’nın kubbesi yıkılır. Bu tarihte İmparator Jüstinyen halen sağdır. Fakat mimarların ikisi de ölmüştür. Mimarlardan Miletli İsidoros’un yeğeni olan Mimar “Genç Isidoros” görevlendirilir.

Genç Isidoros hiç acele etmez, işi uzun süreye yayar ve 4 senede çok sağlam bir kubbe inşa eder. Kubbe orijinal yüksekliği olan 49 metreden, günümüzdeki yüksekliği olan 56 metreye çıkarılır. Genç Isidoros kubbedeki bir hesap hatasını fark etmiş ve daha farklı bir teknik kullanmıştır. Nihayetinde kendisinin yaptığı kubbe 1500 yıldır halen ayakta durmaktadır.

Ayasofya Ve Sultanahmet Meydanı
Ayasofya Meydanı Ve Sultanahmet
Ayasofya’nın dışarıdan görünüşü ve Ayasofya Meydanı. © Serhat Engul

Ayasofya’nın Camiye Çevrilmesi Ve Osmanlı Dönemi

Ayasofya 1453 yılında Osmanlı’ların şehri almasıyla camiye çevrilir. Osmanlı’lar binanın yapısında genel bir değişiklik yapmazlar. Fakat Bizans’ın güçsüz kaldığı son dönemlerde ihmal edilmiş olan yapıyı ciddi bir bakımdan geçirirler. Camiye ilk etapta sadece bir minare eklenir ve sonrasında bunu diğer minareler izler.

Mimar Sinan’ın Ayasofya’ya Katkıları

Ayasofya’nın eskimesi nedeniyle merkezden kenarlara binen muazzam yük, Osmanlı döneminde bir cami iken sorun teşkil etmeye başlar. Ayasofya’yı restore eden büyük Osmanlı zanaatkarı Mimar Sinan, günümüzde yapıyı çevreleyen dev destek payandalarını inşa etmiştir. Ayrıca yapının batı tarafındaki birbirinin kopyası ikiz minareler de onun zamanında inşa edilmiştir.

Üst Kat İmparatoriçe Locasından Ayasofya Ana Mekan
ayasofya-ana-mekan-manzarasi
Ayasofya’nın üst kat galerisinden ana mekan manzarası © Serhat Engul

Ayasofya Müzesi’nin Tarihteki Önemi Ve Özellikleri

Ayasofya inşa edildiği 537 yılından Aziz Petrus Bazilikası‘nın inşa edildiği 1626 yılına kadar dünyanın en büyük mabedi olarak kalmıştır. Günümüzde halen dünyanın en büyük tapınaklarından biridir.

Ayasofya tarihi ve mimarisi ile yılda 3 milyon ziyaretçiyi kendine çekmekte ve İstanbul’un en çok ziyaret edilen müzesi pozisyonunu korumaktadır.


Tavsiye Edilen Blog Yazıları

Ayasofya’nın tarihine ve mimari özelliklerine farklı açıdan bakan bir yazı için Ayasofya Turu Gezi Rehberi isimli yazıyı okumanızı öneririm.

Ayasofya’nın mimarisi ile ilgili, bu yazıdan farklı bir yaklaşımla ele alınmış olan Özel Tur Rehberi İle Ayasofya Turu isimli yazı da ilginizi çekebilir.

Bizans İmparatorluğu’nun tarihine ilgi duyuyorsanız. Dört bölümlük bilgilendirici bir Bizans Tarihi yazısı serisinin ilk yazısı olan Bizans İmparatorluğu’nun Kuruluşu isimli yazıya bakmak isteyebilirsiniz.

Ayasofya tam 500 yıl boyunca İstanbul’un camilerinden biri olarak kalmıştır. Osmanlı döneminde protokol camii olarak taçlandırılan Ayasofya’nın haricindeki İstanbul Camileri hakkında bilgi için İstanbul’un En Güzel Camileri isimli yazı da ilginizi çekebilir.

En az Ayasofya kadar ilgi çekici mozaiklere sahip olan Kariye Müzesi ile ilgili Kariye Müzesi Mozaikleri isimli yazıyı da okumanızı tavsiye ederim.


Tüm fotoğraflar yazar tarafından çekilmiştir ve hakları saklıdır.

© Ayasofya Mimarisi, Eserleri, Özellikleri Hakkında Kısaca Özet Bilgiler 2017 ve 2018

Serhat Engül

Ayasofya Tarihi Ve Mimarisi was last modified: August 23rd, 2017 by Serhat Engül

3 thoughts on “Ayasofya Tarihi Ve Mimarisi”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

4 + 9 =