Bizans İmparatorluğu Tarihi

Bizans İmparatorluğu’nun Kuruluş Tarihi Kısa ve Özet Bilgi

Konstantin’den, Justinianus’a Bizans Tarihi (330 – 565)

Roma İmparatorluğu, 4. Yüzyıl’ın başlarında Batı’da barbarlar (Germenler ve Gotlar), Doğu’da ise Sasaniler (Persler) ile savaşmaktan yorgun düşmüştü. Bu gelişmeler ezeli başkent Roma’nın önemini yitirmesine neden oldu. Hem Batı‘da, hem de Doğu‘da kritik bölgelere yakın olmak isteyen imparatorlar, Roma’nın yerine başka bir başkent arayışındaydı.

İmparatorluğun ağırlık merkezini Doğu’ya kaydırmak isteyen ilk imparator Diocletianus olmuştu. Hükümdarlığının erken yıllarında Nicomedia‘da (İzmit) ikamet etti. Ancak kalıcı olarak başkenti değiştirecek kişi, “Büyük” unvanı ile anılan Konstantin oldu.

Konstantin, M.S. 330 yılında İstanbul Boğazı kıyılarında kurduğu yeni şehre Konstantinopolis adını verdi. Yeni başkent, bir Yunan kolonisi olan Byzantion’un üstüne inşa edilmişti. İlerleyen zamanlarda Orta Çağ’ın en önemli imparatorluğunun (Bkz: Bizans) merkezi olacaktı.

İmparator Konstantin’in böyle bir şehir kurması elbette keyfi bir karar değildi. Bu karar siyasi ve ekonomik sebeplere dayanıyordu. İstanbul’un üç tarafının denizle çevrili olması barbarlar tarafından kuşatılmasını olanaksız hale getiriyordu. Aynı zamanda o dönemdeki ticaretin ağırlık noktası olan Doğu Akdeniz‘e yakın olması da büyük avantaj sağlıyordu.

Roma ve Bizans Başkenti Konstantinopolis

bizans imparatorluğu tarihi özet
Konstantinopolis

Bizans İmparatorluğu’nun Kısaca Kuruluş Tarihi

395 yılında Theodosius’un imparatorluğu oğulları Honorius (Batı Roma) ve Arcadius (Doğu Roma) arasında paylaştırması ile İstanbul, Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti oldu. Batı Roma İmparatorluğu, 476’da kesin olarak çöktüğünde, Doğu Roma ekonomik ve siyasi olarak büyük canlılık gösteriyordu.

Bunun sebebi de, Doğu’nun barbar istilalarından Batı kadar etkilenmemiş olması ve Antik Yunan (Helen) medeniyetinden aldığı siyasal ve kültürel mirası halen koruyor olmasıydı.

Doğu Roma’da işlenen toprak üstündeki aşırı vergilendirme sebebi ile çiftçiler büyük toprak sahiplerine sığındılar ve bir çeşit derebeylik rejimi oluşmaya başladı.

Roma İmparatorluğu’nun Bölünmesi (M.S. 395)

bizans imparatorluğu tarihi kısaca
Roma’nın Doğu ve Batı olarak ikiye bölünmesi

Doğu Roma İmparatorluğu Neden Bizans Olarak Bilinir?

“Bizans” adı, Doğu Roma İmparatorluğu’na modern zamanlarda, tarihçiler tarafından verilmiş bir isim. İstanbul’un ilk adı olan Byzantion (Latince: Byzantium) isminden türetildi. Bizans İmparatorları, kendilerini Antik Roma İmparatorluğu’nun mirasçısı olarak gördüler ve kendilerini Sezar olarak nitelediler.

Bizans halkı da, Osmanlı döneminde bile Romalı olarak idrak edildi ve Türkçe karşılığı “Rum” kelimesi buradan türedi. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethinden sonra Roma İmparatoru unvanını titreleri arasına ekledi.

Bizans Tarihi Boyunca Eğlence Merkezi: Hipodrom

Konstantinopolis, 330 yılında kurulduğunda, şehir merkezine Roma’daki Circus Maximus gibi bir Hipodrom inşa edildi. Halkın bir araya geldiği yegane yer bu stadyumdaki araba yarışlarıydı. Hipodromda düzenlenen gösterilerde Maviler ve Yeşiller adında iki takım vardı.

Maviler, İstanbul’un zengin kesimini temsil etmekte ve aristokratların, senatörlerin olduğu mahallelerde oturmaktaydı. Yeşiller ise daha çok tüccar, denizci ve zanaatkârlardan oluşurdu. Yeşiller toplumun daha demokratik bir kesimini temsil ederlerdi.

Hipodrom, kamuoyunun sesini yönetimin duyabileceği kadar yükseltebildiği tek mekandı. Kilise, 4. Yüzyıl’dan itibaren devlet yönetimi ile işbirliği içinde oldu ve zamanla onun ideolojik desteği konumuna geldi.

Roma ve Bizans döneminde Hipodrom ve At Yarışları
bizans imparatorluğu kuruluş tarihi
Hipodrom’daki araba yarışları

Hun Kağanı Attila’nın Avrupa’yı İstilası

Bizans İmparatorluğu, 5. Yüzyıl başlarından itibaren barbar akınları ile uğraştı. Gotlar, Vandallar ve Hunlar (Bkz: Attila) bu dönemde Roma’nın en büyük düşmanları oldular.

440’lı yıllarda Hun kağanı Atilla tüm Tuna eyaletlerini yağmaladı ve Trakya’ya kadar geldi. Bu durum Doğu Roma’nın çöküşte olan Batı Roma‘ya yardımını geciktirdi ve Batı Roma İmparatorluğu Gotların istilasına uğrayarak çöktü. (476)

Hristiyanlıkta Yeni Mezheplerin Ortaya Çıkması

Bu yüzyıl, aynı zamanda Monofizitlik adı verilen bir Hristiyanlık mezhebinin ortaya çıkış tarihiydi. Bizanslı imparatorlar, Monofizitliğin yayılmasını engellemek için çok kan döktüler. Teolojik bir konu olan Monofizitlik, Hz. İsa‘nın Dünya üzerindeki varlığına farklı bir yorum ile yaklaşıyordu. Yayılması engellenemeyen bu akım, Bizans‘ın başına çok sorun açtı.

Bizans Tarihinin Zirve Noktası: Justinianus

Justinianus Bizans İmparatorluğu’nun tartışmasız en ünlü hükümdarıdır. İmparator Justinianus Bizans’ı, Roma İmparatorluğu’nun geçmişte sahip olduğu toprakların hepsine yaymak istemiş ve Akdeniz bir kez daha Roma Gölü haline gelmiştir.

Bizans İmparatorluğu, kültürel anlamda Antik Yunan mirasını devralmıştır. Bizans’ın yükseliş döneminde, bu mirası barındıran tüm şehirler (Atina, İskenderiye, Antakya ve İstanbul) imparatorluğun sınırları içindedir. Antik Yunan felsefesi ve bilimi, Bizans için uzun bir zaman itici güç olmuştur.

Justinianus Dönemi Fetihleri

bizans imparatorluğu yükseliş dönemi haritası
Bizans’ın En Geniş Sınırları

İmparator Justinian’a Karşı Nika Ayaklanması

Justinianus, Bizans’ın en başarılı imparatoru da olsa; döneminde birçok olumsuz olay da yaşanmıştır. Örneğin, Gotlarla İtalya’nın egemenliği için uzun yıllar savaşmak Bizans’a büyük zarar verdi. Justinianus’un politikaları ayrıca 532’deki kanlı Nika Ayaklanması’na da sebep oldu.

Konstantinopolis’teki en önemli binaların ateşe verildiği bu kanlı isyan, Justinianus’un ünlü generali Belisarius tarafından 30.000 kişinin hipodromda katledilmesiyle son buldu.

Roma Hukukunun Yeniden Derlenmesi: Codex Justinianus

Justinianus şöhretinin büyük bir bölümünü de Codex Justinianus isimli hukuk derlemesi sayesinde kazanmıştır. Günümüz medeni hukukunun temelini oluşturan bu eser Roma Hukuku‘nun bir yeniden derlemesidir.

Bizans İmparatorluğu’nda Gerileme Dönemi

Justinianus hükümdarlık dönemi boyunca Barbar Kavimler (Gotlar, Germenler) ve Sasaniler (Persler) ile savaştı. Zengin imparatorluk hazinesi, Ayasofya gibi dev eserlerin yapımına; İtalya, İran ve Afrika seferlerine ve fethedilen bölgeleri korumak için dikilen hisarlara harcandı.

Justinianus döneminde kaydedilen başarılar, aynı zamanda gerilemenin de başlangıcıydı. Çünkü sınırlar aşırı genişlemişti ve onları koruyacak kadar para, insan gücü ve cephane yoktu. Justinianus’un ölümünden hemen sonra ortaya Avarlar, Araplar ve Slavlar gibi yeni düşmanlar çıktı ve imparatorluk her yönden ateş altında kaldı.

Bizans İmparatorluğu’nun gerileme ve çöküş dönemi asırlar boyunca sürdü. Konunun devamını Bizans İmparatorluğu Tarihi yazı serisinin bir sonraki bölümünde ele alıyor olacağız.

Devam Yazısı: 565 ila 1176 yılları Bizans İmparatorluğu ve Selçuklular

Bizans İmparatorluğu Özet Tarihi by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *