Bizans Komnenos Ailesi Mozaiği

Bizans İmparatorluğu Tarihi

Bizans Tarihinde Araplar, Avarlar, Slavlar ve Selçuklu Türkleri ile Savaşlar

Bizans Tarihi Yazılarında 2. Bölüm (565 – 1176)

Bu yazı, Bizans İmparatorluğu’nun Kuruluş Tarihi başlıklı ilk yazının devamıdır. Bizans İmparatorluğu‘nun tarihteki varlığı, M.S. 395 yılında İmparator Theodosius’un Roma İmparatorluğu’nu ikiye bölmesiyle başlar. Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) ve onun bin yıllık tarihi yazımızın ana konusudur.

Bizans İmparatorluğu ve Araplar

Justinianus dönemindeki parlak yılların ardından, Bizans İmparatorluğu her yönden saldırı altındadır. 622’de Avarlar’ın İstanbul kuşatması, İmparator Heraklios tarafından püskürtülür. Ancak VII. Yüzyıl’ın ilerleyen zamanlarında, imparatorluk toprakları İslam Devleti‘nin şiddetli saldırıları ile büyük kayıplara uğrar.

Araplar 637’de Kudüs, Filistin, Antakya, Mezopotamya ve 641’de de Mısır’ı ele geçirdiler. 673’de Emevi Devleti’nin başı Muaviye, İstanbul’u donanması ile kuşattı ancak Konstantinopolis’in meşhur surlarını aşamadı.

Antakya (Antioch), Kudüs (Jerusalem), İskenderiye (Alexandria) gibi önemli Hristiyanlık merkezlerinin kaybedilmesi, Bizans İmparatorluğu‘nda büyük bir kan kaybına sebep oldu. Bizans’ın deyim yerindeyse bir anda kimyası bozuldu.

İslam’ın Doğuşu Ve Yayılması Harita
Bizans tarihinde Islam ve Araplar
İslamın doğuşu ve yayılması harita

Haritada pembe ile gösterilen kısımlar, Hz. Muhammed’in hayatta olduğu dönemde edinilen topraklar. Dikkatli bakıldığında; Mekke, Medine ve çevresini kapsıyor. Turuncu ile gösterilen yerler, Hz. Muhammed’in ölümünü takip eden Dört Halife döneminde alınan yerler, ki bu dönemde Bizans ile çatışmalar yaşanıyor. Sarı ile gösterilen yerler ise Emeviler döneminde ele geçirilen topraklar.

Bizans Tarihinde Grejuva Adı Verilen Rum Ateşi

Grejuva denilen molotof kokteyli gibi yanıcı “Rum Ateşi” de bu zamanlara tarihlenir. Surların arkasından donanma üstüne borular aracılığıyla fırlatılan ve kolay tutuşan, barut benzeri bir maddedir. Su ile söndürülemeyen bu özel karışım, düşman donanmalarını yakıp kül etmiştir.

Grejuva, Konstantinopolis’in farklı medeniyetler tarafından kuşatıldığı halde, bir türlü alınamamasında önemli bir pay sahibidir. 679 civarında Balkanlar üzerinden sıklaşan Bulgar saldırıları, imparatorluğun Batı sınırlarını da tehlikeye atmış ve Bizans İmparatorluğu’nu Tuna Nehri‘nin gerisine çekilmeye zorlamıştır.

Isaura Hanedanı Ve İkona Kırıcılık Reformu

VIII. Yüzyıl’da imparatorluk toprakları oldukça daralmış ve her yönden tehdit altındayken İsaura Hanedanı yönetime geçti. İmparator III. Leon ile başlayan bu hanedenın hükümdarlık yılları Bizans’ta İkona Kırıcılık Dönemi ile özdeşleşmiştir.

Asker kökenli imparatorlar, manastır ve kiliselerin devlete büyük zararlar verdiklerini ve bu kurumların nüfuzunun ve malvarlığının kesinlikle daraltılması gerektiğini düşünüyorlardı. Kilisenin büyülü ikonalarla halkı dinsel açıdan sömürdüğünü düşünen İmparatorlar tüm kiliselerdeki ikonaları sökerek, yerlerine geometrik motifler yaptırdılar.

Manastırların topraklarına tamamen el koyarak devlete yararı dokunmuş kişilere dağıttılar. Keşişleri evlenmeye zorladılar. Bu dönemde ıslah edilen Bizans İmparatorluğu ordusu, Araplar ve Slavlar karşısında büyük zaferler kazanarak, elde kalan Bizans topraklarını güvence altına aldı.

Isaura Hanedanı Dönemi Bizans Haritası

bizans tarihinde araplar, türkler ve haçlı seferleri
8. Yüzyıl’da Bizans İmparatorluğu Sınırları

Bizans Tarihinde Arap ve İslam Etkisi

İkona kırıcılığın bazı tarihçilere göre sebebi, Bizans’ın çok kısa sürede, çok fazla toprak kaybetmesinden dolayı, imparatorların Tanrı’nın kendilerine yüz çevirdiğinden endişe etmeleridir. Bu görüşe göre Tanrı, Müslüman olanların tarafına geçmiş ve kendisi yerine putlara tapan Bizans halkını cezalandırmıştır.

Bu iddianın batıl inancı çok kuvvetli olan Bizans halkı göz önüne alındığında gerçek olma ihtimali vardır. İslam’ın hızla yükselmesinden dehşete kapılan ve bazı çıkarımlar yapan Bizans hükümdarları, İslam’da ibadet edilen camilerde insan sureti olmamasından feyz almış olabilirler. Zira Bizans’ta ikona olgusu zaten ezelden beri bir tartışma konusuydu.

Makedonya Hanedanı Ve Kültürel Atılım

IX. ve X. yüzyıllarda yönetime ikona-taparların tarafında olan Makedonya Hanedanı geçmiş ve Kilise’nin itibarını geri vermiştir. İkona-kırıcılık, Ayasofya’nın ana mekânında bugün de görülebilen muhteşem İsa-Meryem ikonasının törenle halka açılmasıyla son bulmuştur.

Makedonyalı imparatorlar, Bizans’ın ticari hacmini artırıp, savunmasını geliştirdiler. Bu dönemde sanat alanında büyük ilerlemeler oldu. İkona kırıcı reformların sanata verdiği zarar onarıldı.

Hanedanın son üyelerinden II. Basil’in döneminde Bizans; Tuna’dan, Fırat’a kadar geniş sınırlara ulaştı. Devletin merkezi yönetimi ve ordusu güçlenmiş buna bağlı olarak ticari açıdan da merkez konumuna gelmiştir.

X. Yüzyıl’da Bulgarlar ve Araplara karşı da zaferler kazanılmıştır. Bu dönem aynı zamanda Rusların da tarih sahnesine çıktığı çağdır. II. Basil’in ölümü ile (1025) erkek varisi olmayan Makedonya Hanedanı, tahta uygun birini bulmakta zorlanmıştır. II. Basil’in torunu İmparatoriçe Zoe‘nin yaptığı evlilikler aracılığı ile tahta ardı ardına yetersiz imparatorlar oturmuştur.

Makedonya Hanedanı Dönemi Bizans Haritası
Bizans tarihinde Selçuklular, Avarlar ve Bulgarlar
II.Basil’in Öldüğü 1025 Yılında Bizans Sınırları

Bizans ve Selçuk Türkleri Arasında Malazgirt Savaşı

Makedon Hanedanı sonrasındaki karışıklık, 1059-1081 yılları arasında sürmüş ve bu karışıklık süresinde Bizans’ın karşısına korkunç bir düşman daha çıkmıştır: Orta Asya’dan göç eden Selçuklu Türkleri.

Selçuklular, 1071’deki Malazgirt Meydan Muharebesi‘ni kazanarak, Van şehri civarından Bizans topraklarına girmiş ve 10 yıl gibi kısa bir sürede Doğu ve Orta Anadolu’yu ele geçirmiştir.

Malazgirt Savaşı, tarihte az bilinse de, günümüzün Taht Oyunları dizisini aratmayacak entrikalar, aksiyon ve dram içerir. İmparator IV. Romanos Diogenes (Romen Diyojen), aslında kayda değer bir Bizans imparatorudur. Karşısında ise Alp Arslan gibi önemli bir kumandan vardır.

Malazgirt Savaşı’nda yaşananları, Büyük Selçuklu Devleti isimli yazıdan okuyabilirsiniz.

Selçuklu Türkleri’nin Göçü ve Bizans ile Savaş
Bizans tarihinde Selçuklu Türkleri ile Savaşlar
Bizans İmparatorluğu ve Selçuklu Türkleri

Selçuk Türkleri’nin ana vatanları olan Orta Asya’dan Bizans’ın Doğu sınırlarına doğru göç hareketini haritadan görebilirsiniz. İki imparatorluğun çarpışması olan Malazgirt Savaşı (1071), Battle of Manzikert adı ile işaretlenmiş.

Papa’nın Yükselişi ve İlk Haçlı Seferleri

Batı Roma İmparatorluğu‘nun çöküşünden beri edilgen rolde olan Batı Avrupa‘da bir kıpırdanma başlamıştır. Ekonomik bir atılım süreci ile söz sahibi olan Batı, Papa’nın manevi önderliğinde bir birlik oluşturmaya başlar.

Ön Asya’dan gelen ticaret yollarının Selçuklu Türkleri tarafından ele geçirilmesi ve kervanların yağmalanması nedeniyle Batı’da bir rahatsızlık oluşur. Bu esnada Şark’a bir sefer fikri ortaya atılır. Doğu’nun zenginliği ve hazinelerini ele geçirmeyi düşleyen Alman ve Fransız şövalyeleri de bu grubun başını çekerler.

Komnenos Hanedanı ve Geçici Bir Toparlanma Süreci

Papa’nın, Hristiyan devletleri Müslümanlar ile savaşmaya kışkırtmasıyla, 1095’te Haçlı Seferleri başlar. Devasa insan toplulukları, bir anda Bizans topraklarına girmiştir.

İmparator Aleksios, bu disiplinsiz askerlerin Bizans’ın zenginliklerini görünce, silahı Müslümanlar yerine kendilerine çevirmesinden korkar. Şüphesinde de çok haklıdır ancak öngördüklerinin gerçekleşmesi bir yüzyıl sonra olacaktır. (Bkz: Latin İstilası – bir sonraki yazı)

Anadolu’dan Selçuklu Türklerini Atma Çabaları

Haçlı istilası tehlikesini ustaca kendi lehine çeviren I. Aleksios Komnenos, Haçlıların Türklere karşı önce İznik’te; sonra Antakya, Şam ve Kudüs’te kazandığı başarılar sayesinde bir kısım Bizans topraklarını geri aldı.

Ön Asya’da Selçukluların sınırları Bizanslılar tarafından mümkün olduğunca geriye itildi. Fakat Suriye ve Antakya tam olarak kontrol altına alınamadı. Zira Suriye ve Kudüs üzerinde, Haçlılar tarafından feodal bir Latin İmparatorluğu kuruldu. Selçukluların gücü nispeten kırıldı ve bir asırlık bir bekleme sürecine girdiler.

Bizans’ın Kommenos Hanedanı, kara ve donanma ordusunu yeniden kurarak askeri başarılar elde etti. Ancak İtalya’daki Normanlar ve Venedikliler ile büyük sorunlar yaşadılar. Venedikliler’e verilen ticari imtiyazlar sonradan Bizans’ın başına büyük dertler açtı ve ekonomik çöküşe sebep oldu.

Bizans ve Selçuklu Arasındaki Miryakefalon Savaşı

Manuel Kommenos’un Bizans’ın, antik Roma İmparatorluğu‘nun yasal varisi olduğuna inancı ve Megalo Idea‘yı gerçekleştirmek için Batı’ya yönelmesi, Selçuklular‘ın Anadolu’da birlik kurmasına imkan vermişti.

Sonuç olarak, 1176’daki Miryakefalon Savaşı’nda yenilen Manuel Kommenos; Selçuklu Türkleri’ni Anadolu’dan atma umudunu tümüyle yitirdi.

Yazının  Devamı: Bizans’ta 1176 ila 1261 yıllarını anlatan Latin İstilası

Bizans ve Selçuklu Devleti Savaşları by Serhat Engül

4 thoughts on “Bizans Tarihinde Araplar ve Selçuklu Türkleri”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *