info@istanbulclues.com

IV. Haçlı Seferi Ve Bizans Başkenti Konstantinopolis’te Latin İstilası

Bizans İmparatorluğu Tarihi – Bölüm – 3

(1176 – 1300)

Bu yazı, Bizans İmparatorluğu ve Selçuklular başlıklı ikinci yazının devamıdır. Bizans İmparatorluğu’nun tarih koşusu, M.S. 395 yılında İmparator Theodosius’un Roma İmparatorluğu’nu ikiye bölmesiyle başlar. Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) ve onun bin yıllık tarihi yazı dizimizin ana konusudur.

Konstantinopolis’te Mali Kriz ve Latinlerin Katledilmesi

Haçlı seferlerinin oluşturduğu karmaşa yüzünden, İstanbul ticari önemini yitirme noktasına gelmişti. Suriye ve civarının Haçlılar tarafından Müslümanlardan geri alınmasıyla, o bölgeye Ceneviz ve Venedik ticaret kolonileri yerleşmişti. Bu koloniler Doğu’nun (Çin ve Hindistan) mallarını Fransa, İtalya ve Almanya’ya pazarlamaya başlamış ve Bizans’ın geleneksel ticaretine büyük darbe vurmuşlardı.

İstanbul’a iyice yerleşen ve zenginleşen Latin Şehir Devletleri (Cenova, Venedik, Sicilya) Manuel Komnenos’un ölümünden sonra yerine geçen oğlu II. Aleksios zamanında İstanbul’da çıkan bir ayaklanma sırasında katledildiler. Binlercesi deniz yoluyla kaçmaya çalışırken Konstantinopolis halkı tarafından öldürüldü. Zira halk tarafından şehrin kanını emen tüccarlar olarak görülüyorlardı. İsyancılar tarafından eski imparator Manuel Komnenos’un kuzeni Andronikos tahta çıkarıldı.

İmparator Andronikos Ve Halk Yararına Politikalar

İmparator Andronikos köylüyü ve halkı koruyan ve fazla vergi toplayan mültezimleri cezalandıran yasalar yürürlüğe koydu. Sanayi ve tarım ile uğraşanların beğenisini kazanırken aristokrat kesimden büyük tepki aldı. Bizans’ta ilk kez halk yanlısı ve demokratik bir yönetim kurmaya çalışmasıyla bu hükümdar önemlidir. Fakat Latin katliamının intikamı için saldıran İtalya Normanları’nın Selanik’i yerle bir etmesini ve İmparatorun etkisiz kalmasını bahane eden aristokratların kışkırttığı İstanbul Halkı bu imparatoru öldürüp yerine Angelos Hanedanı’ndan, İsaakos’u getirdi. Ne var ki, yeni imparatorun başarısız yönetimi toprak kayıplarını arttırmış, feodalizmi körüklemiş ve dağılma sürecini hızlandırmıştır.

5. Yy ila 12. Yy Arası Bizans Donanmasının Ana Savaş Gemisi “Byzantine Dromon”
Bizans Gemileri
Bizans Gemileri

Ortaçağ Bizans Gemileri böyle gözüküyordu. Bizans, Çin’den gelen İpek Yolu ve Hindistan’dan gelen Baharat Yolu‘nun üzerinde konumlandığı için ticaretten iyi para kazanan bir devletti. Fakat bu zenginlik, Bizans zayıfladıkça İtalyan’nın denizci kent devletleri tarafından sömürülmeye başlandı.

Konstantinopolis’te İşgal: IV. Haçlı Seferi & Latin İstilası

Düzenlenen ilk üç Haçlı seferinde, Bizans İmparatorları, disiplinsiz Haçlı birliklerini bir şekilde başkent İstanbul’dan uzak tutmayı başardılar. Haçlılar genel olarak deniz taşımacılığı ile Akdeniz üzerinden Anadolu’ya veya Suriye’ye geçip, kara yoluyla da kutsal topraklara (Kudüs ve çevresi) ilerlediler.

İsaakos’un yerine geçen III.Aleksios döneminde, çağın en güçlü deniz filosuna sahip olan Venedikliler, IV.Haçlı Seferi için toplanan askerleri, Akdeniz üzerinden Mısır’a geçirme karşılığında çok yüklü bir ücret istediler.

Haçlılar bu parayı denkleştiremedi ve bu vesile ile Venedik Dükü, Bizans’a yönelik planlarını gerçekleştirme fırsatı buldu. Venedikliler, deniz ticaretindeki ezeli rakipleri olan Bizans’ı tamamen ortadan kaldırmak istiyorlardı. Hareket kabiliyeti sınırlı olan Haçlıları, deniz yoluyla taşımayı kabul ettiler, ancak ordunun idaresini de ellerine aldılar.

Venedik Dükü Enrico Dandolo

Nihayet, 1204 yılında Venedik Dükü Enrico Dandolo Haçlılar ile birlikte İstanbul’a hücum etti ve kenti savunmakta başarısız olan İmparator III. Aleksios, Haçlıların baskısı üzerine tahttan indirildi. Yerine gözlerine daha önceden mil çekilmiş olan kör İsaakos ve oğlu IV. Aleksios geçirildi. Fakat yeni imparator IV. Aleksios, Haçlılara kendisini başa geçirmeleri karşılığında söz verdiği parayı ödeyemeyince; Haçlılar durdurdukları kuşatmayı yeniden başlatıp İstanbul’a saldırdılar ve ele geçirdiler.

Konstantinopolis’in Yağmalanması

Disiplinsiz Latin askerleri kenti talan etti. Yüzyıllar boyunca kentte toplanmış tüm uygarlık hazineleri ve kütüphaneler yerle bir edildi. Kilise ve manastırlardaki tüm değerli eşyalar yağmalandı. Görkemli saraylar ve kiliseler çatışmalar sırasında çıkan yangınlarda kül oldu.

Paris Louvre Müzesi’nde Sergilenen Eugene Delacroix imzalı “Siege of Constantinople”
Siege of Constantinople
İstanbul’da Latin İşgali

Konstantinopolis’te Latin Katolik Krallığı (1204 – 1261)

İstanbul’da bir Latin krallığı kuruldu ve Bizans’ın tüm toprakları Haçlı Liderleri arasında pay edildi. Venedikliler Kıbrıs başta olmak üzere ticaretteki en önemli kavşak noktalarına sahip oldular.

Papa ise İstanbul Patrikliğinin zorla ortadan kaldırılması ile kilise birliğinin kurulduğunu düşünmeye başlamıştı. Fakat tüm bunlara rağmen Latin egemenliği çok uzun sürmedi. Aradaki kültür farkı ve Haçlıların zorbalıkları nedeniyle büyük hınç duyan Bizanslılar isyan etti ve Bulgarları yardıma çağırdı. Bulgarlarla savaşan Latin hükümdarı Badouin tutsak düştü.

Latin İstilasına Direnen Bizans Hanedanları

Latin egemenliğini kabul etmeyen Bizans halkı üç gruba ayrıldı. 1) Bizanslı aristokrat Laskaris çevresinde toplanmış eski Bizans ordusu ve halkından oluşan İznik İmparatorluğu 2) Komnenos Hanedanı liderliğinde, Trabzon İmparatorluğu 3) Angelos soyundan Ioannes Angelos’un başında olduğu Epeiros Despotluğu.

Cenevizlilerin Yardımı Ve Galata’nın Onlara Tahsis Edilmesi

İznik İmparatorluğu batıdaki Epeiros Despotluğunu ele geçirerek Bizanslıları tek çatı altında toplamayı başardı. Sonunda 1261 yılında İstanbul, Cenova şehir devletinin donanmasının yardımı ile yeniden ele geçirildi. Cenevizlilere (Cevona) bu desteklerinden dolayı bazı imtiyazlar tanınmış ve günümüzün Galata Semti kendilerine tahsis edilmiştir. Bugün Galata Kulesi ve çevresinin Tarihi Ceneviz Yerleşkesi olarak bilinmesi bu yüzdendir.

Konstantinopolis İşgali Sırasında Latin Krallığı Ve Bizans Prenslikleri
1204 Sonrası Bizans Haritası
Latin İşgali Haritası

Latin İşgali sonrası Bizans İmparatorluğu topraklarının geçici olarak hanedanlar arasında bölünmesi bu şekilde olmuştur. Haritada yer alan Seljuk Sultanate Of Rum, bizim tarihimizde Anadolu Selçukluları olarak geçer.

Latin İşgali’nin Sonrası Bizans’ta Toparlanma Çabaları

Yarım asırlık Latin işgalinin çok olumsuz etkileri olmuştu. İstanbul eskisi kadar önemli bir ticaret kenti olmaktan çıkmış ve Akdeniz sularında ticaret tekeli Venedik, Ceneviz gibi İtalyan kent devletlerinin eline geçmişti.

Bizans içindeki birliğin yeniden kurulması dönemindeki Dukas Hanedanı imparatorları: Theodoros Dukas Laskaris ve III. Ioannes Vatatzes gibi hükümdarlar köylüye iyi davranmış halkı vergilerle sıkmamış ve her kesimin desteğini kazanarak dirliği, düzeni yeniden inşa etmişlerdi.

Vatatzes’in oğlunu tahttan indirerek başa geçen Mikhail Palailogos ve ardılları ise halkta aynı birleştirici etkiyi yaratamadılar. İstanbul’un yeniden restorasyonu için ihtiyaç duyulan para vergilerle halkın sırtına yüklendi ve Mikhail zorbalıkla elde ettiği hükümdarlığı kaptırmamak için kendi kişisel güvenliğine, halk üzerinde ruhani etkisi olan keşişlerle ve kiliseye çok para harcadı.

İmparatorun verdiği imtiyazlar yüzünden din adamları yine zenginleştiler ve yozlaştılar. Aristokratlar ise halkı yeniden sömürmeye ve sefahat içinde yaşamaya başladı.


Bizans Yazı Serisinin 4. Ve Son Bölümü: Bizans İmparatorluğu’nun Çöküşü


Önerilen Diğer Yazılar:


Serhat Engül

Bizans Tarihi’nde Latin İstilası was last modified: September 1st, 2017 by Serhat Engül

3 thoughts on “Bizans Tarihi’nde Latin İstilası”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

two × 2 =