Göreme Açık Hava Müzesi Giriş Ücreti 2020

Göreme Açık Hava Müzesi

Göreme Açık Hava Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Türkiye’nin önemli turistik bölgelerinden biri olan Göreme, oldukça köklü bir tarihe sahip. 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Göreme Örenyeri, benzersiz yapısıyla ve dünyada başka bir eşi olmayan yapıtlarıyla dikkat çekiyor. Kapadokya’ya gelip Göreme’yi görmeden giderseniz, birçok şeyin eksik kalacağından emin olabilirsiniz.

Nevşehir’deki Göreme Örenyeri Hakkında Bilgi

Göreme’deki yerleşimler, bir vadideki kaya bloklarına oyulmuş evlerden, kilise, şapel, manastır gibi yapılardan ve yemekhane gibi sosyal alanlardan oluşuyor. Hristiyan sanatının en nadide örneklerini buradaki yapıtlarda görmek mümkün.

Sanat tarihçilerine göre, sonraki yıllarda Avrupa’daki kiliselerde kullanılan geometrik süslemeler ilk olarak Göreme Vadisi’ndeki kilise ve şapellerde ortaya çıktı. Günümüzde bu yapıtlardan Kızlar ve Erkekler Manastırı, Aziz Basileus Kilisesi, Elmalı Kilise, Yılanlı Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı Kilise gezilebiliyor.

Nevşehir Göreme Örenyeri Tarihi

Göreme civarındaki yerleşimlerin tarihi, Hitit Uygarlığı dönemine kadar uzanıyor. Ancak örenyeri sınırları içinde kalan antik kentin tarihini Roma dönemiyle başlatmak mümkün. Antik Yunan dönemlerinde de buradaki tünellerde ve kaya oyuklarında yaşayan insanların varlığı bilinse de Roma döneminde Hristiyanlığın yasak olması bu bölgeyi cazip bir yer hâline getirdi.

Roma İmparatorluğu‘nun zulmünden kaçan Hristiyanlar, buradaki kaya oyuklarına ve tünellere yerleşmeye başladılar. Bölgedeki ilk dini yapılar bu şekilde ortaya çıktı. Göreme, dini fonksiyonunu Orta Çağ boyunca korudu. Nitekim bölgede bulunan bazı dini yapıların 11 ve 13. Yüzyıllar arasında yapıldığını biliyoruz. Ayrıca Katolik azizlerinden biri olan Aziz Hieron, Göreme’de doğmuştur.

Kapadokya’daki Yüzlerce Yıllık Kiliseler

Göreme Açık Hava Müzesi
Göreme Kiliseleri

Göreme Müzesi’nde Gezilecek Tarihi Yerler

11. Yüzyıl’da inşa edilen Kızlar ve Erkekler Manastırı, Kapadokya’nın en önemli yapılarından biri. Yedi kattan oluşan bu manastır, Göreme’deki diğer kiliselerde pek rastlanmayan bir yapıda inşa edilmiş. Tarihi kaynaklara göre burada eğitim gören kız ve erkek öğrenciler, mezun olduktan sonra çevre köyleri dolaşıp insanları Hristiyanlığa davet ediyorlardı.

Kızlar ve Erkekler Manastırı’nın sağ tarafında yer alan Elmalı Kilise, 12. Yüzyıl’ın başlarında inşa edildi. Kilisenin tavanlarında Lazarus’un diriltilmesi, İsa’nın son akşam yemeği, İsa’nın Kudüs’e girişi, İsa’nın cehenneme inişi gibi dini hikâyeler resmedilmiş. Elmalı Manastır, dokuz kubbeli, dört sütunlu kapalı haç planına göre inşa edilmiş bir yapıdır.

11. Yüzyıl’da inşa edilen Yılanlı Kilise, adını Aziz George resminden alıyor. Aziz George’un savaştığı yeşil ejderha yılana benzetildiği için, burası da Yılanlı Kilise olarak anılıyor. Kilisenin duvarlarında ve tavanında, İncil’den bazı sahnelerin resmedildiği freskler bulunuyor.

Göreme Açık Hava Müzesi Giriş Ücreti 2020

Göreme Açık Hava Müzesi giriş ücreti 54 Türk Lirası‘dır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olduğu için girişte müzekart geçerlidir. Ancak Göreme Örenyeri sınırları içinde kalan Karanlık Kilise‘ye girmek için ek ücret ödemek gerekir.

Nevşehir Göreme Örenyeri Ziyaret Saatleri

Göreme Açık Hava Müzesi yaz sezonunda sabah 08:00 ile akşam 19:00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Yaz sezonu 1 Nisan’da başlar ve 1 Ekim’e kadar devam eder. Kış sezonunda ise iki saat daha erken kapanır ve 17:00’den sonra ziyaretçi kabul edilmez.

Türkiye’deki müzelerde ziyaret saatleri bazen değişiklik gösterebilir. Bu sebeple Göreme Örenyeri‘nin resmi internet sitesini ziyaret edip, son durumu kontrol edebilirsiniz.

Göreme Açık Hava Müzesi Giriş Ücreti by Serhat Engül

Karanlık Kilise Giriş Ücreti ve Saatleri 2020

Nevşehir Karanlık Kilise

Karanlık Kilise Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri Hakkında Bilgi

Karanlık Kilise, Bizans İmparatorluğu döneminden günümüze kalan önemli yapıtlardan biri. Göreme Örenyeri’nde bulunan bu kilise, özünü günümüze kadar koruyabilmiş tarihi yapıtlar arasında yer alıyor. Her yıl yüzlerce turistin ziyaret ettiği Karanlık Kilise’yi, Kapadokya Gezilecek Yerler listenize mutlaka eklemelisiniz. Read More

İstanbul’da Boğaz Turu Nereden ve Nasıl Yapılır?

İstanbul’da Boğaz Turuna Çıkmak

İstanbul’da Boğaz Turu Nerede ve Nasıl Yapılır?

İstanbul‘u ilk kez ziyaret edenler, öncelikle Tarihi Yarımada‘daki tarihi eserleri görürler. Sultanahmet ve çevresinde kümelenmiş olan Topkapı Sarayı, Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı, Sultanahmet Camii gibi eserler elbette önceliklidir.

Ancak İstanbul’un tarihte neden bu kadar önemli bir yer olduğunu anlamak için, bu bölgeyi gezmek yeterli olmaz. Çünkü Sultanahmet‘te inşa edilmiş olan tüm bu saraylar ve dini yapılar, sebep değil sonuçtur. İstanbul bu kadar önemli bir yerde konumlandığı için Roma, Bizans ve Osmanlı gibi imparatorluklar tarafından başkent olarak tercih edilmiştir.

İstanbul‘un ne kadar büyük bir alana yayıldığını ve içinden ne kadar önemli bir suyolunun geçtiğini kavramak için boğaz turuna çıkmak elzemdir. Böylece asırlar boyunca Tarihi Yarımada ve Galata bölgesi ile sınırlı kalmış olan kent yaşamının, 19. Yüzyıl’dan itibaren nasıl Boğaz kıyılarına yayıldığını da gözlemleyebilirsiniz. Zira padişah geleneksel Topkapı Sarayı’nı terk edip, Dolmabahçe Sarayı‘na yerleştiğinde, Boğaz kıyılarındaki gelişme de hızlanmıştır. Read More

Sergius ve Bacchus Kilisesi (Küçük Ayasofya)

Sergios ve Bakhos Kilisesi

İmparator Justinianus‘un tahtta olduğu 527 ile 565 yılları arasındaki dönem, Bizans İmparatorluğu‘nun zirve noktası olarak bilinir. Günümüzde Küçük Ayasofya olarak bilinen, Sergius ve Bacchus Kilisesi de Justinianus’un saltanatının ilk yıllarında inşa edilmişti. Sergius ve Bacchus adlı iki asker kökenli Hristiyan şehidine adanmış olan kilise, İstanbul’daki Bizans eserleri içinde en eskilerinden biridir.

Kilise Osmanlı döneminde camiye çevrildi ve Ayasoyfa‘ya benzerliğinden dolayı Küçük Ayasofya Camii adını aldı. Bu güzel Bizans yapısının tarihinden bahsetmek için, Justinianus’un selefi olan İmparator Justin‘in hükümdarlık yıllarından başlamak gerekir. Read More

Ioannis Hrisostomos (John Chrysostom) kimdir?

St. John Chrysostom

Ioannis Hrisostomos (John Chrysostom) kimdir?

İstanbul’un tarihinde uzmanlaşmaya çalışan biri olarak, adına sıkça rastladığım kişilere özel bir başlık açma gereği duyuyorum. Aziz Ioannis (Yannis) Hrisostomos, 4. Yüzyıl’a damga vurmuş kişilerden biri olarak, hayat hikayesi ile dikkat çekiyor.

Ioannis, Hristiyanlık aleminde önemli bir şöhrete sahip olduğu için, öncelikle Hristiyanlığın o yıllardaki durumundan söz etmekte fayda var. Bilindiği üzere Hz. İsa’nın M.S. 30 yılındaki ölümünden sonra havarileri dünyaya Hristiyanlığı yaymaya başladılar. İskenderiye, Antakya, Efes ve Roma gibi Antik Çağ’ın en önemli şehirlerinde ilk kiliseleri kurdular.

Bilinen dünyanın en büyük siyasi gücü olan Roma İmparatorluğu,  Hristiyanlığın yayılmasını hoş karşılamadı ve sert karşılık verdi. Hristiyanlara karşı zulüm ve katliam yaklaşık 3 asır sürdü. Nihayet İmparator Konstantin‘in yayınladığı Milano Fermanı ile 313 yılında Hristiyanlık serbest bırakıldı. Hatta Konstantin’in kendisi de Hristiyan oldu.

İmparator Konstantin dönemine kadar büyük zulümler gören Hristiyanlar, artık inançlarını özgürce yaşayabilecekti. 325’te toplanan İznik Konsili‘nde alınan kararlar ile Hristiyanlık merkezleri de belirlendi. Buna göre Roma, Konstantinopolis, Antakya, Kudüs ve İskenderiye başlıca psikoposluk merkezleri olacaktı.

İnanç serbestisi ile birlikte, Hristiyanlık felsefesinde müthiş bir ilerleme oldu. Erken dönem psikoposlar, günümüzde halen tüm dünya kiliselerinde uygulanan ibadet şekillerinin temellerini attılar. Aziz Ioannis Hrisostomos, tam da böyle elverişli bir dönemde doğdu ve adını kilise tarihine büyük harflerle kazıdı. Read More

Bergama Akropol Giriş Ücreti ve Saatleri

Bergama Akropol Örenyeri

İzmir Bergama Akropol Örenyeri Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Antik adı Pergamon olan Bergama, tarih boyunca önemli bir yerleşim merkezi olagelmiş. Akropol ise, Pergamon şehrinin ilk yerleşimi olarak kabul ediliyor. 300 metre yükseklikte yer alan Akropol, Roma döneminden kalan yapılara ev sahipliği yapıyor. Yolunuz İzmir’den geçtiğinde, Roma dönemini bütün görkemiyle muhafaza eden bu antik kenti mutlaka görmelisiniz.

Akropol Nedir?

Akropol ya da Akropolis, Antik Yunan dönemine ait bir yerleşim biçimidir. Bu kelime, Yunanca akro (yukarıda bulunan) ve polis (şehir) kelimelerinin birleşiminden oluşur. Yüksek yerlerde bulunan ve tapınaklar, hazine binaları, devlet kurumları gibi önemli binalara ev sahipliği yapan yerleşimler bu şekilde adlandırılırdı.

Antik Yunan devrinde, hemen hemen her kentin bir Akropol’ü bulunurdu. Bu yerleşimler, devletin hazinesine, belgelerine ve önemli yapılarına ev sahipliği yaptığı için savaş zamanlarında asla terk edilmezdi. Read More

Sultanahmet Hipodrom (At Meydanı) Tarihi

Sultanahmet Hipodrom Meydanı

Sultanahmet’teki Hipodrom (At Meydanı) Tarihi Hakkında Bilgi

İstanbul‘da hüküm süren imparatorlukların yönetim merkezi olan Sultanahmet, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor. Bizans ve Osmanlı dönemi yapılarından Ayasofya, Topkapı Sarayı ve Sultanahmet Camii‘ne odaklanan ziyaretçiler, geçmişi Roma dönemine kadar uzanan Hipodrom‘u gözden kaçırabiliyorlar. Halbuki Mısır Obeliski ve Yılanlı Sütun gibi İstanbul’un en eski tarihi eserlerinden ikisi burada konumlanıyor.

Roma imparatoru Konstantin, M.S. 330 yılında başkenti Roma’dan, Byzantion’a (İstanbul) taşıdı. İmparatorluk mimarları ve mühendislerinin 6 yıllık çalışması sonucunda, küçük bir Yunan kasabası olan Byzantion yeniden inşa edilmiş ve bir imparatorluk başkenti haline getirilmişti.

Yeni inşa edilen şehirdeki en önemli yapılar; Büyük Saray, Konstantin Forumu ve Hipodrom’du. Savaş arabalarının yarışacağı Hipodrom inşa edilirken, Roma’daki Circus Maximus isimli antik yapı örnek alınmıştı. Read More

Sultanahmet Camii Tarihi ve Mimarisi

Sultanahmet Camii Tarihi

Sultanahmet Camii Tarihi ve Mimari Özellikleri Hakkında Bilgi

İstanbul’un en önemli tarihi yapılarının bulunduğu Sultanahmet semti, adını Osmanlı padişahı I. Ahmed tarafından yapılmış olan camiden almıştır. Ayasofya ve Topkapı Sarayı‘na komşu olan Sultanahmet Camii, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlamaktadır.

1609 ile 1616 yılları arasında inşa edilmiş olan cami, Osmanlı İmparatorluğu‘nun klasik dönem mimarisinin en güzel eserlerinden biridir. Osmanlı tarihinin en önemli mimarı olan Mimar Sinan‘ın öğrencisi Sedefkar Mehmed Ağa tarafından inşa edilmiştir.

Sultanahmet Camii, içindeki İznik Çinileri sebebiyle yurt dışında mavi cami anlamında gelen “Blue Mosque” olarak bilinir. Türk çini sanatının zirve yaptığı dönemde inşa edilen cami, İznik çinilerinin en güzel örnekleriyle süslenmiştir. Read More

Zeugma Mozaik Müzesi Giriş Ücreti 2019

Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi

Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi Giriş Ücreti ve Saatleri

Zeugma, başta meşhur “Çingene Kızı” olmak üzere, birçok mozaiğe ve antik objeye ev sahipliği yapıyor.

Antik dönemden kalan değerli ve nadide eserlerin sergilendiği Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep şehrinde konumlanıyor . Hatay Arkeoloji Müzesi açılana kadar, dünyanın en büyük mozaik müzesi olan Zeugma, günde 3000’in üzerinde ziyaretçi ağırlıyor.

Define avcıları tarafından talan edilen parçalar, müzede lazer sistemiyle tamamlanarak eserlerin bütünlüğüne dâhil ediliyor. Müzede arkeoloji, tarih gibi alanlarda sergiler ve konferanslar da düzenleniyor. Anadolu’nun Antik Çağ’daki kültürel zenginliğine ışık tutan Zeugma Mozaik Müzesi’ni tur planınıza mutlaka eklemelisiniz. Read More

Anadolu Medeniyetleri Müzesi Giriş Ücreti 2019

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Anadolu Medeniyetleri Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Mustafa Kemal Atatürk’ün teşvikleriyle temeli atılan Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Cumhuriyet tarihinin en eski ve önemli müzelerinden biri olarak kabul ediliyor. Zengin bir koleksiyona sahip olan müzede, Paleolitik Çağ’dan günümüze kadar Anadolu’nun tarihçesini anlatan önemli eserler yer alıyor.

Ankara’nın gözbebeği olan müze, 15. Yüzyıl’da inşa edilen Mahmutpaşa Bedesteni’nde yer alıyor. 1997 yılında Avrupa’da “Yılın Müzesi” unvanını alan bu müze, tarih öncesi çağlardan, yakın döneme kadar zengin ve detaylı bir koleksiyona sahip. Müzedeki koleksiyon, periyodik olarak sıralanmış durumda. Müzede, Hitit, Frigya, Lidya, Urartu, Roma, Bizans, Osmanlı gibi Anadolu’ya hükmetmiş medeniyetlerden kalan değerli eserler bulunuyor. Read More