Efes Hadrian Tapınağı Tarihi ve Mimarisi

Hadrian Tapınağı

Efes Antik Kenti’ndeki Hadrian Tapınağı Tarihi

İmparator Hadrianus’un onuruna inşa edilen tapınak, her ne kadar zamanla tahribata uğramış olsa da, hâlâ Efes Antik Kenti‘nin en önemli tarihi eserleri arasında yer alıyor. Efes’e gitmeyi planlıyorsanız, Roma döneminin görkemli mimarisini yaşatan bu tapınağı mutlaka görmelisiniz. Bu yazımızda, Hadrian Tapınağı’ndan ve bu tapınağın onuruna inşa edildiği Roma İmparatoru Hadrianus’tan bahsedeceğiz.

Efes Hadrian Tapınağı Tarihi

Hadrian Tapınağı, Efes Antik Kenti’ndeki en iyi korunmuş yapılardan biridir. Tapınağın hikâyesi, İmparator Hadrianus’un M.S. 128 yılında Efes kentini ziyaret etmesiyle başlar. Tapınak, P. Quintilius tarafından, imparatorun ziyareti şerefine inşa edilmiştir ve 138 yılından önce bitirildiği tahmin edilir.

Tapınağın önünde yer alan yazıtlı kaideler ise MS 293-305 yılları arasında yapılmıştır. Diocletian, Maximian, Konstantin ve Galerius isimli imparatorların heykellerinin tabanları hâlâ tapınağın ön kısmında mevcut olsa da heykellerin orjinalleri henüz bulunmuş değildir.

Roma tarihi ile ilgili olanlar, üstte adını andığım dört imparatorun, Roma’da önemli bir dönemi temsil ettiğini hemen anlayacaklardır. Eğer Diocletianus ile başlayan ve Konstantin‘in mutlak hakimiyeti ile sonlanan Roma’da Dörtlü Yönetim konusunu derinlemesine öğrenmek isterseniz, Roma’da Tetrarşi Dönemi isimli yazıya bakabilirsiniz. Read More

Dolmabahçe Sarayı Giriş Ücreti ve Saatleri 2020

Dolmabahçe Sarayı Giriş Ücreti ve Saatleri

Dolmabahçe Sarayı Giriş Ücreti, Ziyaret Saatleri ve Kısaca Tarihi

Dolmabahçe Sarayı, İstanbul Boğazı’nın en güzel noktalarından birinde, hem İstanbul Boğazı‘na; hem de Tarihi Yarımada‘ya nazır bir şekilde inşa edilmiş. Osmanlı’nın Avrupai mimari üslupları olan Neo-Klasik ve Barok ile Türk-Osmanlı mimarisinin harmanı bir şekilde ortaya koyduğu bir eserdir. Osmanlı’nın son dönem eserleri arasında en göz alıcı ve zarif yapıdır.

Balyan Ailesi Mimarları

Dolmabahçe Sarayı, 1856 yılında Sultan Abdülmecid tarafından, Balyan ailesi mimarlarına yaptırıldı. Balyan ailesi mimarları, eğitimlerini Fransa’da almış ve Eklektik adı verilen birbirine iç içe geçmiş üsluplar ile süslü melez mimariyle adeta İstanbul’u donatmışlardır.

Balyan ailesi, saray mimarlığı yaptıkları 19. Yüzyıl boyunca; İstanbul Boğazı’nda Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Çırağan Sarayları gibi saraylar inşa ettikleri gibi; Ortaköy Camii, Nusretiye Camii, Dolmabahçe Camii gibi dini eserler de ortaya koymuşlardır. Topkapı Sarayı’nın 2. Avlusunda bulunan Adalet Kulesi de onların eseridir. Read More

Topkapı Sarayı Giriş Ücreti ve Saatleri 2020

Topkapı Sarayı Müzesi

Bu yazıyı yazmamın amacı sizlere Topkapı Sarayı giriş ücreti ve ziyaret saatleri hakkında bilgi vermekti. Ancak Topkapı Sarayı‘nı yüzlerce kişiye gezdirmiş bir rehber olarak, biraz fazladan bilgi paylaşmamın faydalı olabileceğini düşündüm. Öyle ya, eğer sarayla ilgili bilgi edinmeye çalışıyorsanız, orayı gezmeyi planlıyorsunuz demektir.

Dünyayı Youtube videolarından takip ettiğimiz bugünlerde, uzun bir makaleyi okumak hepimize zor geliyor. O yüzden bu kısa okuma parçasını size sarayda eşlik eder gibi kaleme almaya çalışacağım. Elbette Topkapı Sarayı‘nda gezilecek yerlerin sayısı çok fazla ve görülecek her bir eşyanın kendi hikayesi var. Detaylara meraklı biri iseniz, Topkapı Sarayı’nda bütün bir günü bile geçirebilirsiniz. Ancak Topkapı Sarayı’nı ziyaret için normal şartlarda 3 ila 4 saat arasında bir zaman ayırmanız yeterli olacaktır. Read More

İstanbul’da Gezilecek Bizans Sarnıçları

İstanbul Bizans Sarnıçları

İstanbul’da Gezilecek Bizans Dönemi Sarnıçları

İstanbul, milattan önce 660 yıllarında, Antik Yunanistan‘dan göçen bir grup insan tarafından kuruldu. Korint Körfezi‘ndeki Megara kentinden göçen yerleşimciler, şimdi Sarayburnu (Seraglio Point) olarak bilinen noktaya yerleşmeye karar verdiler.

Elbette bu karar bir tesadüf eseri verilmemiştir. Günümüzde Topkapı Sarayı‘nın olduğu İstanbul’un birinci tepesi, muhteşem bir manzaraya ve stratejik bir öneme sahiptir. Bu konumu avantaja çevirmek isteyen Byzas, gelecekte kendi adını alacak olan şehri buraya kurmaya karar vermiştir.

Tarihi Yarımada‘ya yerleşmeye karar verenler, ilk etapta su eksikliğini hissetmemiş olabilirler. Ancak Suriçi adıyla andığımız İstanbul’un tarihi bölgesinde, su kaynakları çok kısıtlıdır. Bu eksiklik asırlarca sürekli olarak artacak olan şehir nüfusunun bir numaralı problemi olacaktır.

Lider Byzas’ın kurduğu şehir, onun anısına Byzantion (İng. Byzantium) olarak anılmaya başlar. Milattan sonra 195 yılına kadar varlığını sürdüren şehir, İmparator Septimus Severus‘un şehre ayak basmasıyla Roma İmparatorluğu‘nun himayesi altına girer.

Romalılar ilk yıllarında şehre çok önem vermezler. Latinleşmiş adıyla Byzantium, Roma’nın himayesi altındaki yüzlerce şehirden biri olarak kalır. Ancak milattan sonra 300’lü yıllarda İmparator Konstantin tahta çıkar. Yaptığı ilk şeylerden biri de başkenti doğuya taşımak olacaktır. İtalya‘daki Roma’nın işlevini sürdürecek olan Yeni Roma, Byzantium‘dur. Şehir baştan başa tekrar inşa edilir ve büyütülür.

İmparator Konstantin de aynı Byzas gibi stratejik bir karar vermiştir. Roma İmparatorluğu‘nun yüzlerce yıllık düşmanları olan Germen Halkları (Barbarlar) ve Pers İmparatorluğu‘na eşit mesafede bir yerde olmayı tercih etmiştir. Roma senatörleri ve soyluları Yeni Roma’ya akın ederler. Şehrin nüfusu bir anda artar. Ancak su kıtlığı da bir numaralı problem olur.

Bu noktada büyük bir su kemeri inşasına başlanır. İstanbul’un su problemini çözecek olan bu su taşıma sistemi, birkaç onyıl sonra, İmparator Valens zamanında tamamlanacaktır. Bugün Bozdoğan Kemeri olarak andığımız Valens Su Kemeri de adını bu imparatordan alacaktır. Read More

Müzekart Geçerli Olan Yerler İstanbul 2020

Müzekart Kullanımı Hakkında Bilgiler

Müze Kart Fiyatı Ne Kadar? İstanbul’da Müzekart Geçerli Olan Yerler

Müzekart Nedir?

İstanbul’un Ayasofya, Topkapı Sarayı, Arkeoloji Müzesi gibi büyük müzelerini, yılda milyonlarca kişi ziyaret ediyor. Bu müzelerin ağırlıklı ziyaretçisi yabancı turistlerden oluştuğu için, giriş ücretleri de biraz Avrupa Müzeleri‘nin fiyatlarıyla orantılı olarak belirleniyor.

10 Dolar veya 10 Avro‘ya denk gelen bir müze giriş ücreti ödemek, yabancı ziyaretçilere anormal gelmeyecektir. Çünkü Avrupa‘nın en büyük sanat galerileri olan Louvre, Prado ve Uffizi müzeleri de benzer oranda bir giriş ücreti talep ediyorlar. Ancak Türk Lirası bazında ücretler 60-70 civarı bir paraya denk geldiği için yerli turistlere çok yüksek bir maliyet çıkıyor.

Bu şartlarda Kültür ve Turizm Bakanlığı, yerli turistlerin müzeleri ziyaret etmesini teşvik edecek bir çözüm yolu bulmaya yöneldi. Müzekart denen pratik ziyaretçi kartı da böylece ortaya çıktı. Read More

Efes Selçuk Gezilecek Yerler ve Tarihi Eserler

Selçuk Gezilecek Yerler

İzmir’in Selçuk İlçesinde ve Efes Çevresinde Gezilecek Yerler

Efes Antik Kenti, İstanbul’daki Ayasofya ve Topkapı Sarayı ile birlikte Türkiye’nin en çok ziyaret edilen tarihi eseridir. Antik Yunan ve Roma dönemi boyunca çok önemli bir şehir olan Efes, dünyanın en iyi korunmuş antik kentlerinden biri olarak öne çıkar. Efes’te yürürken, kendinizi Antik Çağ‘da yaşamış bir Roma vatandaşı olarak hayal edebilirsiniz. Efes’in meşhur Kuretler Caddesi, muhteşem manzarası ile size bu hayali kurma fırsatı verecektir.

Efes; Antik Yunan ve Roma dönemlerinde olduğu kadar, Bizans döneminde de önemli bir kültür merkeziydi. Bu sebeple yalnızca günümüzün antik kent sınırlarında değil, çevresinde de önemli tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Bu yazıda sizlere Efes’in içinde bulunduğu Selçuk ilçesinde gezilecek yerleri tanıtmaya çalışacağım. Read More

Celsus Kütüphanesi Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

Celsus Kütüphanesi Tarihi

Efes Celsus Kütüphanesi Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

Efes Kenti, antik tarihin en önemli felsefe ve kültür merkezlerinden birisiydi. Şehir ilk olarak Atina Kralı Androklos tarafından kurulmuş ve Ege’de konuşlanmış olan İyonya şehir-devletlerinden biri olarak varlık göstermişti. İşlek bir liman kenti olduğu için hızla gelişen ve zenginleşen Efes, yüzyıllar boyunca önemli bir cazibe merkezi oldu.

Sırasıyla Lidya Krallığı, Pers İmparatorluğu, Büyük İskender, Diadoklar ve Roma İmparatorluğu egemenlikleri altında yaşayan Efes Kenti, muhteşem bir tarih ve kültür birikimine sahip olmuştur.

Efes Celsus Kütüphanesi Hakkında Bilgi

Celsus Kütüphanesi, Roma İmparatorluğu‘nun altın yıllarında inşa edildi. Roma, Cumhuriyet’ten, İmparatorluğa geçtiği M.Ö 27 yılından itibaren iki asır boyunca sürekli yükselmiş ve Trajan ve Hadrian gibi imparatorlar döneminde zirveyi görmüştü.

Roma‘nın imparatorluğa evrilmesinin mimarı olan İmparator Augustus‘un (Jül Sezar’ın manevi oğlu) attığı sağlam temeller bu iki imparatorun döneminde adeta meyve vermiştir. Efes gibi Roma‘nın Doğu‘daki en önemli kentinde, bu dönemin ihtişamını görmek mümkündür.

Read More

Adıyaman Nemrut Dağı Giriş Ücreti 2020

Nemrut Dağı Ören Yeri

Adıyaman Nemrut Dağı Ören Yeri Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Makedonya İmparatorluğu‘nun kralı II. Philip, M.Ö. 336 yılında bir suikaste kurban gitti. Yerine geçen oğlu İskender (Alexander) ise dünyanın kaderini değiştirecek biriydi. Günümüzün Yunanistan sınırları içindeki Makedonya’da taç giyen Büyük İskender, krallığında huzuru sağladıktan hemen sonra sefere çıktı.

Anadolu’ya 32.000 piyade ve 5100 süvari ile giriş yapan İskender, güçlü Pers krallığını Küçük Asya‘dan söküp attı. Uzun yıllardır Pers işgalinde olan Yunan şehir devletleri, İskender’i bir kahraman gibi karşılamıştı. Özgürleştirilen şehirlerden biri, günümüzün en meşhur antik kentlerinden olan Efes‘ti.

Dünyanın en büyük imparatorluğunu kurmaya niyetli olan İskender, önce İran‘a, sonra Antik Mısır‘a ve nihayetinde Hindistan‘a kadar ilerlerdi. Bilinen dünyanın büyük bir bölümünü ele geçiren İskender, yaptığı askeri seferler aracılığı ile antik medeniyetlerin kültürel mirasını da birbiriyle harmanlamıştı. Büyük İskender sayesinde Antik Yunan mirası tüm dünyaya yayıldı. Batı ile Doğu arasında adeta bir kültür köprüsü oluştu. Read More

Trabzon Sümela Manastırı Giriş Ücreti 2020

Trabzon Sümela Manastırı

Trabzon Sümela Manastırı Giriş Ücreti, Saatleri ve Tarihi Hakkında Bilgi

Sümela Manastırı, özünde Hz. İsa’nın annesi Meryem‘e adanmış bir ibadet yeridir. Sarp bir tepe üzerinde kurulmuş olan Manastır, erken dönem Hristiyan dünyasında bir inzivaya çekilme yeriydi.

Manastır, Trabzon‘un Maçka ilçesindeki Karadağ’ın eteklerine kurulmuştur. Deniz seviyesinden yaklaşık 1200 metre yükseklikte konumlanır ve Altındere Vadisi’ne tepeden bakar.

Manastıra adını veren “Sou Mela” kelimeleri, aslında Karadağ‘ın eski adıdır. Manastır’ın orijinal adı Karadağ Kutsal Meryem Manastırı‘dır. Uluslararası kaynaklarda ise Panagia (Hz. Meryem’e kutsallık atfeden bir sıfat) Soumela Monastery olarak geçer.

Hem Bizans, hem de Osmanlı dönemlerinde dini işlevini sürdürmüş olan Manastır, 1923‘teki nüfus mübadelesinden sonra terk edilmiştir. 1930‘larda çıkan bir yangın sebebiyle manastırın önemli bir bölümü yanmış ve harabeye dönmüştür. Yakın zamanda yapılan çalışmalar sonunda Sümela Manastırı‘nın restorasyonu tamamlanmış ve ziyarete açılmıştır. Read More

Kapadokya Ihlara Vadisi Giriş Ücreti 2020

Kapadokya Ihlara Vadisi

Kapadokya Ihlara Vadisi Giriş Ücreti, Saatleri ve Kiliseleri Hakkında Bilgi

Ihlara Vadisi, Kapadokya‘nın en güzel doğa harikalarından biridir. Hasan Dağı‘ndan püsküren lavların oluşturduğu volkanik toprağı, Melendiz Nehri‘nin binlerce yıl içinde şekillendirmesi ile oluşmuştur. Melendiz’in ustalıkla şekil verdiği Ihlara, dünyada içinde insanların yaşadığı en büyük kanyon olarak bilinir.

İnsan ve doğanın muhteşem uyumunu simgeleyen Ihlara’da, geçmişte 80.000 civarında insanın yaşadığı düşünülüyor. Ihlara Vadisi‘nde erken dönem Hristiyanlık (Roma) ve sonrasındaki Bizans dönemlerinde yoğun bir yerleşim vardı.

Ihlara, özellikle Bizans döneminde bir inzivaya çekilme merkezi haline geldiği için, çok sayıda kiliseye sahiptir. Ihlara’nın 380 basamakla inilen kısmında Kokar, Püreliseki, Ağaçaltı ve Sümbüllü kiliseleri bulunur. Nehrin karşı kıyısında ise Kemer, Eğritaş, Karanlıkkale ve Yılanlı kiliseleri vardır.

Aksaray şehrinin Güzelyurt ilçesinde bulunan Ihlara Vadisi’nde bu saydıklarımdan çok daha fazla kilise bulunur. Ancak tüm bu kiliseler arasında en çok ziyaret edilen üç tanesi Ağaçaltı, Sümbüllü ve Yılanlı kiliseleridir. Bu kiliselerden daha detaylı olarak bahsetmeden önce, Hristiyanlık tarihinde Kapadokya’nın neden önemli bir yeri olduğuna değinmekte fayda var. Read More