Bizans Askerleri Ve Kıyafetleri

Yedinci Yüzyılda Bizans İmparatorları

Bir önceki yazıda Altıncı Yüzyılda Bizans İmparatorları‘ndan bahsetmiştik. İmparator I. Anastasius‘tan başlayan ve İmparator Mavrikios’a kadar uzanan bu liste, bir anlamda Bizans İmparatorluğu’nun yükselişini de konu alıyordu. Bu yazıda ise Yedinci Yüzyılda Bizans imparatoru olan Phocas, Heraklius, III. Konstantinos, II. Konstans, IV. Konstantinos ve II. Justinianos‘tan bahsedeceğiz.

Başta sıkıcı ve karışık gözüken, fakat derine indikçe “Taht Oyunları” kıvamında bir heyecan fırtınası yaşatan Bizans tarihini, en başından sonuna kadar ayrıntısı ile sizlerle paylaşıyor olacağım. Size naçizane tavsiyem, ilk yazıdan başlamanız ve tüm olayları hazmederek okumanız.


Yedinci Yüzyılda Bizans İmparatorları Listesi

  • Bizans İmparatoru Phocas (veya Phokas)
  • Bizans İmparatoru Heraklius (Heraclius veya Herakleios)
  • Bizans İmparatoru III. Konstantinos (Constantinus veya Konstantin)
  • Bizans İmparatoru II. Konstans (Constans)
  • Bizans İmparatoru IV. Konstantinos (Constantinus veya Konstantin)
  • Bizans İmparatoru II. Justinianos (Justinianus veya Jüstinyen)

1. Bizans İmparatoru Phocas (602-610)

Bizans imparatoru Phocas, asker kökenli ve oldukça sert mizaçlı biriydi. Tahta çıktığı yıllarda Bizans İmparatorluğu çok hassas bir durumdaydı. Doğu’da Sasani İmparatorluğu, Batı’da ise Avarlar ve Slavlar askeri tehdit oluşturuyordu. Selefi Mavrikios kadar becerikli bir yönetim gösteremeyen Phokas, imparatorluğu sadece birkaç yılda yıkılmanın eşiğine getirdi. Read More

blank

Efes Hadrian Tapınağı Tarihi ve Mimarisi

Hadrian Tapınağı

Efes Antik Kenti’ndeki Hadrian Tapınağı Tarihi

İmparator Hadrianus’un onuruna inşa edilen tapınak, her ne kadar zamanla tahribata uğramış olsa da, hâlâ Efes Antik Kenti‘nin en önemli tarihi eserleri arasında yer alıyor. Efes’e gitmeyi planlıyorsanız, Roma döneminin görkemli mimarisini yaşatan bu tapınağı mutlaka görmelisiniz. Bu yazımızda, Hadrian Tapınağı’ndan ve bu tapınağın onuruna inşa edildiği Roma İmparatoru Hadrianus’tan bahsedeceğiz.

Efes Hadrian Tapınağı Tarihi

Hadrian Tapınağı, Efes Antik Kenti’ndeki en iyi korunmuş yapılardan biridir. Tapınağın hikâyesi, İmparator Hadrianus’un M.S. 128 yılında Efes kentini ziyaret etmesiyle başlar. Tapınak, P. Quintilius tarafından, imparatorun ziyareti şerefine inşa edilmiştir ve 138 yılından önce bitirildiği tahmin edilir.

Tapınağın önünde yer alan yazıtlı kaideler ise MS 293-305 yılları arasında yapılmıştır. Diocletian, Maximian, Konstantin ve Galerius isimli imparatorların heykellerinin tabanları hâlâ tapınağın ön kısmında mevcut olsa da heykellerin orjinalleri henüz bulunmuş değildir.

Roma tarihi ile ilgili olanlar, üstte adını andığım dört imparatorun, Roma’da önemli bir dönemi temsil ettiğini hemen anlayacaklardır. Eğer Diocletianus ile başlayan ve Konstantin‘in mutlak hakimiyeti ile sonlanan Roma’da Dörtlü Yönetim konusunu derinlemesine öğrenmek isterseniz, Roma’da Tetrarşi Dönemi isimli yazıya bakabilirsiniz. Read More

blank

Dolmabahçe Sarayı Giriş Ücreti GÜNCEL 2020

Dolmabahçe Sarayı Giriş Ücreti

Bu yazıda Dolmabahçe Sarayı için güncel giriş ücreti ve ziyaret saatleri gibi bilgileri bulabilirsiniz. Yazının doğru bilgileri aktarması için her ay güncellemeye gayret ediyorum. Müzenin bilet fiyatları ve giriş saatleri hakkındaki bilgiler en son 18 Temmuz 2020 tarihinde güncellenmiştir.

Dolmabahçe Sarayı Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

İstanbul’a ayak basan ilk Osmanlı padişahı olan Fatih Sultan Mehmet, ilk iş olarak Beyazıt‘ta bir saray yaptırdı. Sultanahmet’te bulunan Topkapı Sarayı’nın inşaatı sırasında bu sarayda yaşadı. Topkapı Sarayı, padişah tarafından devlet işlerinin görüşüleceği bir toplantı merkezi ve geleceğin bürokratlarının yetiştirileceği bir okul olarak dizayn edilmişti. Dört büyük avludan oluşan Topkapı Sarayı, Türklerin Orta Asya geleneğinin izlerini taşıyordu.

Osmanlı İmparatorluğu‘nun yükseliş dönemi boyunca, tarihte en çok adı geçen Osmanlı padişahları bu sarayda yaşadılar. Kanuni Sultan Süleyman döneminden itibaren, padişahın eşi Hürrem Sultan‘ın etkisiyle,  Beyazıt’taki Eski Saray’da bulunan Harem de Topkapı Sarayı’na taşındı. Böylece padişah ve ailesinin yaşadığı saray, Marmara Denizi kıyılarına kadar genişledi. Bu dönemde yaşam İstanbul Tarihi Yarımada ile sınırlıydı. Read More

blank

Efes Selçuk Gezilecek Yerler ve Tarihi Eserler

Selçuk Gezilecek Yerler

İzmir’in Selçuk İlçesinde ve Efes Çevresinde Gezilecek Yerler

Efes Antik Kenti, İstanbul’daki Ayasofya ve Topkapı Sarayı ile birlikte Türkiye’nin en çok ziyaret edilen tarihi eseridir. Antik Yunan ve Roma dönemi boyunca çok önemli bir şehir olan Efes, dünyanın en iyi korunmuş antik kentlerinden biri olarak öne çıkar. Efes’te yürürken, kendinizi Antik Çağ‘da yaşamış bir Roma vatandaşı olarak hayal edebilirsiniz. Efes’in meşhur Kuretler Caddesi, muhteşem manzarası ile size bu hayali kurma fırsatı verecektir.

Efes; Antik Yunan ve Roma dönemlerinde olduğu kadar, Bizans döneminde de önemli bir kültür merkeziydi. Bu sebeple yalnızca günümüzün antik kent sınırlarında değil, çevresinde de önemli tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Bu yazıda sizlere Efes’in içinde bulunduğu Selçuk ilçesinde gezilecek yerleri tanıtmaya çalışacağım. Read More

blank

Celsus Kütüphanesi Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

Celsus Kütüphanesi Tarihi

Efes Celsus Kütüphanesi Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

Efes Kenti, antik tarihin en önemli felsefe ve kültür merkezlerinden birisiydi. Şehir ilk olarak Atina Kralı Androklos tarafından kurulmuş ve Ege’de konuşlanmış olan İyonya şehir-devletlerinden biri olarak varlık göstermişti. İşlek bir liman kenti olduğu için hızla gelişen ve zenginleşen Efes, yüzyıllar boyunca önemli bir cazibe merkezi oldu.

Sırasıyla Lidya Krallığı, Pers İmparatorluğu, Büyük İskender, Diadoklar ve Roma İmparatorluğu egemenlikleri altında yaşayan Efes Kenti, muhteşem bir tarih ve kültür birikimine sahip olmuştur.

Efes Celsus Kütüphanesi Hakkında Bilgi

Celsus Kütüphanesi, Roma İmparatorluğu‘nun altın yıllarında inşa edildi. Roma, Cumhuriyet’ten, İmparatorluğa geçtiği M.Ö 27 yılından itibaren iki asır boyunca sürekli yükselmiş ve Trajan ve Hadrian gibi imparatorlar döneminde zirveyi görmüştü.

Roma‘nın imparatorluğa evrilmesinin mimarı olan İmparator Augustus‘un (Jül Sezar’ın manevi oğlu) attığı sağlam temeller bu iki imparatorun döneminde adeta meyve vermiştir. Efes gibi Roma‘nın Doğu‘daki en önemli kentinde, bu dönemin ihtişamını görmek mümkündür.

Read More

blank

Adıyaman Nemrut Dağı Giriş Ücreti 2020

Nemrut Dağı Ören Yeri

Adıyaman Nemrut Dağı Ören Yeri Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Makedonya İmparatorluğu‘nun kralı II. Philip, M.Ö. 336 yılında bir suikaste kurban gitti. Yerine geçen oğlu İskender (Alexander) ise dünyanın kaderini değiştirecek biriydi. Günümüzün Yunanistan sınırları içindeki Makedonya’da taç giyen Büyük İskender, krallığında huzuru sağladıktan hemen sonra sefere çıktı.

Anadolu’ya 32.000 piyade ve 5100 süvari ile giriş yapan İskender, güçlü Pers krallığını Küçük Asya‘dan söküp attı. Uzun yıllardır Pers işgalinde olan Yunan şehir devletleri, İskender’i bir kahraman gibi karşılamıştı. Özgürleştirilen şehirlerden biri, günümüzün en meşhur antik kentlerinden olan Efes‘ti.

Dünyanın en büyük imparatorluğunu kurmaya niyetli olan İskender, önce İran‘a, sonra Antik Mısır‘a ve nihayetinde Hindistan‘a kadar ilerlerdi. Bilinen dünyanın büyük bir bölümünü ele geçiren İskender, yaptığı askeri seferler aracılığı ile antik medeniyetlerin kültürel mirasını da birbiriyle harmanlamıştı. Büyük İskender sayesinde Antik Yunan mirası tüm dünyaya yayıldı. Batı ile Doğu arasında adeta bir kültür köprüsü oluştu. Read More

blank

Trabzon Sümela Manastırı Giriş Ücreti 2020

Sümela Manastırı, özünde Hz. İsa’nın annesi Meryem‘e adanmış bir ibadet yeridir. Sarp bir tepe üzerinde kurulmuş olan Manastır, erken dönem Hristiyan dünyasında bir inzivaya çekilme yeriydi.

Manastır, Trabzon‘un Maçka ilçesindeki Karadağ’ın eteklerine kurulmuştur. Deniz seviyesinden yaklaşık 1200 metre yükseklikte konumlanır ve Altındere Vadisi’ne tepeden bakar.

Manastıra adını veren “Sou Mela” kelimeleri, aslında Karadağ‘ın eski adıdır. Manastır’ın orijinal adı Karadağ Kutsal Meryem Manastırı‘dır. Uluslararası kaynaklarda ise Panagia (Hz. Meryem’e kutsallık atfeden bir sıfat) Soumela Monastery olarak geçer.

Hem Bizans, hem de Osmanlı dönemlerinde dini işlevini sürdürmüş olan Manastır, 1923‘teki nüfus mübadelesinden sonra terk edilmiştir. 1930‘larda çıkan bir yangın sebebiyle manastırın önemli bir bölümü yanmış ve harabeye dönmüştür. Yakın zamanda yapılan çalışmalar sonunda Sümela Manastırı‘nın restorasyonu tamamlanmış ve ziyarete açılmıştır. Read More

blank

Kapadokya Ihlara Vadisi Giriş Ücreti 2020

Ihlara Vadisi, Kapadokya’nın en güzel doğa harikalarından biridir. Hasan Dağı‘ndan püsküren lavların oluşturduğu volkanik toprağı, Melendiz Nehri‘nin binlerce yıl içinde şekillendirmesi ile oluşmuştur. Melendiz’in ustalıkla şekil verdiği Ihlara, dünyada içinde insanların yaşadığı en büyük kanyon olarak bilinir.

İnsan ve doğanın muhteşem uyumunu simgeleyen Ihlara’da, geçmişte 80.000 civarında insanın yaşadığı düşünülüyor. Ihlara Vadisi‘nde erken dönem Hristiyanlık (Roma) ve sonrasındaki Bizans dönemlerinde yoğun bir yerleşim vardı.

Ihlara, özellikle Bizans döneminde bir inzivaya çekilme merkezi haline geldiği için, çok sayıda kiliseye sahiptir. Ihlara’nın 380 basamakla inilen kısmında Kokar, Püreliseki, Ağaçaltı ve Sümbüllü kiliseleri bulunur. Nehrin karşı kıyısında ise Kemer, Eğritaş, Karanlıkkale ve Yılanlı kiliseleri vardır.

Aksaray şehrinin Güzelyurt ilçesinde bulunan Ihlara Vadisi’nde bu saydıklarımdan çok daha fazla kilise bulunur. Ancak tüm bu kiliseler arasında en çok ziyaret edilen üç tanesi Ağaçaltı, Sümbüllü ve Yılanlı kiliseleridir. Bu kiliselerden daha detaylı olarak bahsetmeden önce, Hristiyanlık tarihinde Kapadokya’nın neden önemli bir yeri olduğuna değinmekte fayda var. Read More

blank

Şanlıurfa Göbeklitepe Giriş Ücreti 2020

Göbeklitepe, tarihteki adı Edessa olan Şanlıurfa‘nın sınırları içinde yer almaktadır. Türkiye’nin güneydoğu bölgesindeki Urfa şehri, binlerce yıl öncesine uzanan tarihiyle, “Peygamberler Şehri” olarak da bilinir.

Türkiye’nin üzerinde konumlandığı Anadolu coğrafyasında tarihteki birçok inancın kalıntıları bulunabilir. Hititler, Antik Yunan ve Roma döneminin çok tanrılı dinleri buna örnektir. Hitit Uygarlığı’nın başkenti olan Hattuşa’daki Yazılıkaya veya Efes‘teki Artemis Tapınağı, çok tanrılı dinlerin tarihinde önemli birer mirastır.

Sonrasında Antakya, Efes ve Kapadokya gibi yerler de tek tanrılı bir din olan Hristiyanlığın tarihinde önemli rol oynamıştır. Örneğin, Hristiyanlığın en önemli havarilerinden olan Aziz Petrus, Antakya’da Hristiyanlığın ilk kilisesi olan Saint Pierre Kilisesi’ni kurmuştur. Roma askerlerinin zulmünden kaçan Hristiyanlar, Kapadokya’daki Derinkuyu ve Kaymaklı yeraltı şehirlerine sığınmış ve ibadetlerini gizlice gerçekleştirmiştir.

Dünyanın İlk Tapınağı Göbeklitepe

Anadolu toprakları, yakın zamanda medeniyet tarihini değiştirecek kadar önemli bir buluşa sahne oldu. Bilinen en eski dini yapılar olan Mısır’daki Piramitler, İngiltere‘deki Stonehenge gibi yapılardan daha eski bir Tapınak, Şanlıurfa‘nın 16 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Göbeklitepe‘de yapılan kazılarda ortaya çıkarıldı.

Tarih öncesi çağlar hakkındaki bilgilerimizi değiştirecek kadar önemli olan Gobekli Tepe, UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi‘nde yerini aldı. Read More

blank

Artemis Tapınağı Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

Artemis Tapınağı

Efes Artemis Tapınağı Tarihi Hakkında Kısa  ve Özet Bilgi

Efest Antik Kenti’nin en önemli yapılarından biri olan Artemis Tapınağı, ne yazık ki bugün geride bıraktığı birkaç kalıntı dışında mevcut değil. Ancak tapınaktan geriye kalan harabelerden bile bir zamanlar ne kadar büyük ve görkemli olduğunu anlamak mümkün.

Vahşi doğa, ay ve avcılık tanrıçası Artemis’e adanan bu tapınak, Antik Dünya’nın Yedi Harikası listesinde yer alıyordu. Yolunuz İzmir’e düşerse, tapınağın kalıntılarını görmeyi mutlaka programınıza eklemelisiniz. Read More