Dolmabahçe Sarayı Giriş Ücreti GÜNCEL 2020

Dolmabahçe Sarayı Giriş Ücreti

Bu yazıda Dolmabahçe Sarayı için güncel giriş ücreti ve ziyaret saatleri gibi bilgileri bulabilirsiniz. Yazının doğru bilgileri aktarması için her ay güncellemeye gayret ediyorum. Sayfa içeriği en son 5 Temmuz 2020 tarihinde güncellenmiştir.

Covid-19 salgını nedeniyle İstanbul’daki müzelerin açılış/kapanış saatleri değişebilmektedir. Bu sebeple gitmeden önce “Dolmabahçe Sarayı Ziyaret Saatleri” başlığı altında paylaştığım linkten sarayın resmi internet sitesini ziyaret edebilir ve güncel giriş saatlerini son bir kez teyit edebilirsiniz.

Dolmabahçe Sarayı Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

İstanbul’a ayak basan ilk Osmanlı padişahı olan Fatih Sultan Mehmet, ilk iş olarak Beyazıt‘ta bir saray yaptırdı. Sultanahmet‘te bulunan Topkapı Sarayı’nın inşaatı sırasında bu sarayda yaşadı. Topkapı Sarayı, padişah tarafından devlet işlerinin görüşüleceği bir toplantı merkezi ve geleceğin bürokratlarının yetiştirileceği bir okul olarak dizayn edilmişti. Dört büyük avludan oluşan Topkapı Sarayı, Türklerin Orta Asya geleneğinin izlerini taşıyordu.

Osmanlı İmparatorluğu‘nun yükseliş dönemi boyunca, tarihte en çok adı geçen Osmanlı padişahları bu sarayda yaşadılar. Kanuni Sultan Süleyman döneminden itibaren, padişahın eşi Hürrem Sultan‘ın etkisiyle,  Beyazıt’taki Eski Saray’da bulunan Harem de Topkapı Sarayı’na taşındı. Böylece padişah ve ailesinin yaşadığı saray, Marmara Denizi kıyılarına kadar genişledi. Bu dönemde yaşam İstanbul Tarihi Yarımada ile sınırlıydı.

Geleneksel Topkapı Sarayı

blank
Topkapı Sarayı

Boğaziçi Kıyılarının Önem Kazanması

18. Yüzyıl‘a gelindiğinde, Osmanlı padişahları Beşiktaş sahilindeki saraylarda daha çok vakit geçirmeye başlamışlardı. Erken dönemde Tarihi Yarımada ile sınırlı olan yaşam, bu dönemde Boğaz kıyılarına doğru yayılmaya başladı. Özellikle Beyoğlu ve Beşiktaş gibi semtler, hızla gelişiyordu.

Padişah olduktan sonra Topkapı Sarayı‘nda hiç yaşamayan ilk Osmanlı Sultanı, II. Mahmud oldu. Selefi III. Selim‘in ölümüyle sonuçlanan yeniçeri isyanı, padişahın zihninde çok kötü anılar bırakmıştı. Beşiktaş’taki sahil sarayında yaşayan II. Mahmud, Osmanlı İmparatorluğu‘nda reform ve batılılaşmanın da önünü açtı. İşlevini yitirmiş olan yeniçeri ocağı kaldırıldı ve yerine batı nizamında bir ordu kuruldu. Kıyafetler ve yaşam tarzı, modern dünyaya uyarlandı.

Dolmabahçe Sarayı’nı Kim Yaptırdı?

Sultan Mahmud’un oğlu, Sultan Abdülmecid, modern bir eğitim almıştı. Osmanlı’nın büyük bir değişim geçirdiği bir dönemde tahta çıkan Abdülmecid, dünyadaki gelişmeleri de yakından takip ediyordu. Dünyadaki finansal gelişmeler, İstanbul‘da da karşılık bulmuş ve ardı ardına bankalar ve sigorta şirketleri açılmıştı. Batılı sermayedarlar tarafından İstanbul’a yapılan yatırımlar, başta gayrimüslim vatandaşlar olmak üzere, Türk işadamları tarafından da destekleniyordu.

Osmanlı İmparatorluğu‘nun son yüzyılında, başkentin ileri gelenleri, çocuklarını eğitim almaları için Paris’e gönderiyordu. Yaşam tarzının hızla batılılaştığı bu dönemde, Fransızca ikinci dil haline gelmişti. Paris‘te eğitim alan Osmanlı vatandaşları, batılı mimari tarzını da İstanbul‘a taşıdılar. 19. Yüzyılda bir dönem saray mimarlığı yapan Balyan ailesi de, aynı şekilde yetişmişti.

1850’li yıllarda, Sultan Abdülmecid yeni bir saray yaptırmaya karar verdi. Batı nizamında inşa edilecek bu yeni sarayın mimarları da, Balyan ailesi üyeleri olacaktı. Nikoğos Balyan ve Garabet Balyan, Neo-Klasik ve Barok mimari üsluplarını kullanan bir bina inşa ettiler. Binanın mimarisini Osmanlı dekorasyon öğeleri ile de taçlandırdılar.

Sarayın içinde kullanılan mobilyalar, Fransa’dan ithal edildi. Muhteşem kristal avizeler ise İngiltere‘den getirtilmişti. İtalya‘dan yetenekli bezeme ustaları ve ressamlar da sarayın duvarlarını süslediler. Sarayın altyapısı ise 19. Yüzyılın en modern teknikleri ile donatılmıştı.

Dolmabahçe Sarayı Giriş Ücreti ve Saatleri

Dolmabahçe Sarayı Giriş Ücreti 2020 ve 2021
Dolmabahçe Sarayı

Dolmabahçe Sarayı Hakkında İlginç Bilgiler

Dolmabahçe Sarayı ilk inşa edildiği yıllarda şimdiki halinden daha büyüktü. Günümüzde Vodafone Arena stadının olduğu bölgede sarayın bazı ek binaları bulunuyordu. Bu binalardan en önemlisi, görkemli bir tiyatro salonuydu.

Dolmabahçe Sarayı Tiyatrosu, 12 Ocak 1859’da büyük kutlamalarla açılmıştı. İlk Türkçe tiyatro oyunu olan “Şair Evlenmesi” Dolmabahçe’de oynanmak üzere şair, gazeteci İbrahim Şinasi Efendi’ye ısmarlandı. Bulunduğu bölgeye büyük bir kültürel hareketlilik getiren tiyatro, maalesef 1863 yılında yandı ve bir daha onarılamadı.

Dolmabahçe Sarayı’nda çalışan görevliler için günümüzde Akaretler Yokuşu olarak bilinen yerde lojmanlar yapılmıştı. Akaretler Sıra Evleri olarak da bilinen bu evler günüzümün en lüks semtlerinden birinde konumlanır. 2008 yılından itibaren birkaç kez restorasyon geçiren bu binalar, günümüzde W Hotel‘e ev sahipliği yapmaktadır.

Dolmabahçe Sarayı, İstanbul’da elektrik ve merkezi ısıtma gibi sistemlerin ilk kullanıldığı binalardan biridir. Elektriğin İstanbul‘da yeni yaygınlaşmaya başladığı bir dönemde inşa edilmiştir.

Sultan Abdülmecid, yeni yapılacak olan sarayda dünyanın en güzel halılarının olmasını istiyordu. Bergama, Uşak ve Kayseri halıları o dönemde zaten tüm Avrupa’ya ihraç ediliyordu ve dünyaya nam salmıştı. Ancak padişah dev halılar üretecek yeni bir tesis açılmasını istedi. Bu amaçla Hereke‘de halı atölyeleri kuruldu. Burada yapılan halılar o kadar kaliteliydi ve güzeldi ki, Türk halısı denince dünyada akla gelen bir marka olmayı başardı.

Dolmabahçe Sarayı Giriş Ücreti Ne Kadar 2020

Dolmabahçe Sarayı giriş ücreti 90 Türk Lirası‘dır. Türk vatandaşlarına indirimli tarife uygulanır. Dolmabahçe Sarayı’nda müzekart yalnızca Harem Dairesi bölümünde geçerlidir. Bunun sebebi, Dolmabahçe Sarayı’nın Kültür ve Turizm Bakanlığı‘na değil, TCMB Milli Saraylar‘a bağlı olmasıdır.

Dolmabahçe Sarayı birden fazla bölümden oluştuğu için, bilet fiyatları da farklılık gösterir. Örneğin sarayın en büyük kısmı olan Selamlık için bilet fiyatı 90 Türk Lirası‘dır. Ancak Harem Dairesi‘ni de gezmek isterseniz 60 TL ekstra ücret ödenmesi gerekmektedir. Ayrıca Saray Koleksiyonları Müzesi isimli bölümün ücreti 30 TL’dir. Türk vatandaşlarına bu ücretler üzerinden %50 indirim uygulanır.

Dolmahçe Sarayı’na Müzekart ile Girilir Mi?

1 Ocak 2020’de alınan kararla TBMM Milli Saraylar’a bağlı müzelerde Müzekart geçerli hale gelmiştir. Örneğin Beylerbeyi Sarayı ve Yıldız Sarayı‘nda (Şale Köşkü) Müzekart geçer. Ancak Dolmabahçe Sarayı’nda durum biraz daha karışıktır. Müzekart, Dolmabahçe Sarayı’nın ana binası olan Selamlık ve ek binası olan Saray Koleksiyonları Müzesi’nde geçmez. Yalnızca Harem Dairesi bölümünde geçerlidir.

Kulaklık (Audio Guide) Sistemi Hakkında Bilgi

Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Yıldız saraylarında 2018 yılından itibaren kulaklık sitemi ile anlatım (audio guide) uygulaması başladı. Önceden sarayın kapısında belli bir kalabalığın birikmesi bekleniyordu ve kişi sayısı 20 civarı olduğunda sarayın tur rehberi eşliğinde geziliyordu.

Şimdi ise sarayın gişesinden biletinizi aldıktan sonra, turnikelerin yanındaki odadan kulaklık sistemini teslim alıyor ve dijital anlatım eşliğinde kendiniz geziyorsunuz. (kulaklık sistemi bilet fiyatına dahildir)

Dolmabahçe Sarayı Ziyaret Saatleri 2020

Dolmabahçe Sarayı, sabah 09:00 ile akşam 16:00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Sarayın ana binası 16:00’da kapansa da köşk ve kasırlar saat 16:30‘a kadar ziyaret edilebilir. Dolmabahçe Sarayı, köşk ve kasırlar; Pazartesi günleri ziyarete kapalıdır.

Dolmabahçe Sarayı, TBMM Milli Saraylar tarafından işletilen diğer saraylar gibi (Beylerbeyi Sarayı ve Yıldız Sarayı) Pazartesi günleri ziyarete kapalıdır.

İstanbul’daki müzelerin giriş saatlerinde etkinliklere ve tadilatlara bağlı olarak değişiklik olabilir. Müzeye gitmeden önce TCMB Milli Saraylar’ın resmi internet sayfasını ziyaret edip, son durumu gözden geçirmenizi öneririm.

Dolmabahçe Sarayı Nerede?

Dolmabahçe Sarayı, Beşiktaş semtinin en yoğun yerlerinden birinde konumlanır. Taksim Meydanı ile Beşiktaş sahilini birbirine bağlayan ana caddelerden biri, sarayın önünden geçmektedir. Beşiktaş’ın Vodafone Park Stadı’nın hemen yanıbaşında olan saray, aynı zamanda Kabataş, Maçka-Taksim ve Beşiktaş yollarının kesiştiği yerdedir.

Dolmabahçe Sarayı ve Çevresi

Dolmabahçe Sarayına nasıl gidilir harita
Dolmabahçe Sarayı Haritası

Tam çözünürlüklü halini görüntülemek için haritanın altındaki linke tıklayınız.

Dolmabahçe Sarayı’na Nasıl Gidilir?

Dolmabahçe Sarayı’na gitmek isterseniz, Avrupa Yakası’nın ulaşım merkezlerinden biri olan Kabataş‘a ulaşmanız yeterli olacaktır. Tramvay, vapur ve füniküler aracılığı ile Dolmabahçe Sarayı’na gitmek oldukça kolaydır.

Avrupa Yakası’nda Dolmabahçe Sarayı’na gitmenin en iyi yolu tramvaya binmektir. Zira tramvayın son durağı olan Kabataş, Dolmabahçe Sarayı’na sadece birkaç dakika yürüme mesafesindedir. Beşiktaş yönünden gelenler ise otobüs ile ulaşım sağlayabilirler. Taksim’den ise füniküler aracılığı ile Kabataş’a inerek, Dolmabahçe Sarayı’na ulaşılabilir.

Dolmabahçe Sarayı’na, Anadolu Yakası’ndan Üsküdar-Kabataş veya Kadıköy-Kabataş motorlarına veya vapurlarına binerek ulaşabilirsiniz. Saray, Kabataş Motor ve Vapur iskelelerinden yalnızca birkaç dakikalık yürüyüş mesafesinde konumlanır.

Dolmabahçe Sarayı Giriş Ücreti by Serhat Engül

blank

Topkapı Sarayı Giriş Ücreti GÜNCEL 2020

Topkapı Sarayı Müzesi Giriş Ücreti

Bu yazıyı yazmamın amacı sizlere Topkapı Sarayı giriş ücreti ve ziyaret saatleri hakkında GÜNCEL bilgiler vermekti. Ancak Topkapı Sarayı‘nı yüzlerce kişiye gezdirmiş bir rehber olarak, biraz fazladan bilgi paylaşmamın faydalı olabileceğini düşündüm. Öyle ya, eğer sarayla ilgili bilgi edinmeye çalışıyorsanız, orayı gezmeyi planlıyorsunuz demektir.

Dünyayı Youtube videolarından takip ettiğimiz bugünlerde, uzun bir makaleyi okumak hepimize zor geliyor. O yüzden bu kısa okuma parçasını size sarayda eşlik eder gibi kaleme almaya çalışacağım. Elbette Topkapı Sarayı‘nda gezilecek yerlerin sayısı çok fazla ve görülecek her bir eşyanın kendi hikayesi var. Detaylara meraklı biri iseniz, Topkapı Sarayı’nda bütün bir günü bile geçirebilirsiniz. Ancak Topkapı Sarayı’nı ziyaret için normal şartlarda 3 ila 4 saat arasında bir zaman ayırmanız yeterli olacaktır. Read More

blank

İstanbul’da Bizans Dönemi Sarnıçları

İstanbul’daki Bizans Sarnıçları

İstanbul’da Gezilecek Bizans Dönemi Sarnıçları

İstanbul, milattan önce 660 yıllarında, Antik Yunanistan‘dan göçen bir grup insan tarafından kuruldu. Korint Körfezi‘ndeki Megara kentinden göçen yerleşimciler, şimdi Sarayburnu (Seraglio Point) olarak bilinen noktaya yerleşmeye karar verdiler.

Elbette bu karar bir tesadüf eseri verilmemiştir. Günümüzde Topkapı Sarayı‘nın olduğu İstanbul’un birinci tepesi, muhteşem bir manzaraya ve stratejik bir öneme sahiptir. Bu konumu avantaja çevirmek isteyen Byzas, gelecekte kendi adını alacak olan şehri buraya kurmaya karar vermiştir.

Tarihi Yarımada‘ya yerleşmeye karar verenler, ilk etapta su eksikliğini hissetmemiş olabilirler. Ancak Suriçi adıyla andığımız İstanbul’un tarihi bölgesinde, su kaynakları çok kısıtlıdır. Bu eksiklik asırlarca sürekli olarak artacak olan şehir nüfusunun bir numaralı problemi olacaktır.

Lider Byzas’ın kurduğu şehir, onun anısına Byzantion (İng. Byzantium) olarak anılmaya başlar. Milattan sonra 195 yılına kadar varlığını sürdüren şehir, İmparator Septimus Severus‘un şehre ayak basmasıyla Roma İmparatorluğu‘nun himayesi altına girer.

Romalılar ilk yıllarında şehre çok önem vermezler. Latinleşmiş adıyla Byzantium, Roma’nın himayesi altındaki yüzlerce şehirden biri olarak kalır. Ancak milattan sonra 300’lü yıllarda İmparator Konstantin tahta çıkar. Yaptığı ilk şeylerden biri de başkenti doğuya taşımak olacaktır. İtalya‘daki Roma’nın işlevini sürdürecek olan Yeni Roma, Byzantium‘dur. Şehir baştan başa tekrar inşa edilir ve büyütülür.

İmparator Konstantin de aynı Byzas gibi stratejik bir karar vermiştir. Roma İmparatorluğu‘nun yüzlerce yıllık düşmanları olan Germen Halkları (Barbarlar) ve Pers İmparatorluğu‘na eşit mesafede bir yerde olmayı tercih etmiştir. Roma senatörleri ve soyluları Yeni Roma’ya akın ederler. Şehrin nüfusu bir anda artar. Ancak su kıtlığı da bir numaralı problem olur.

Bu noktada büyük bir su kemeri inşasına başlanır. İstanbul’un su problemini çözecek olan bu su taşıma sistemi, birkaç onyıl sonra, İmparator Valens zamanında tamamlanacaktır. Bugün Bozdoğan Kemeri olarak andığımız Valens Su Kemeri de adını bu imparatordan alacaktır. Read More

blank

Müzekart Geçerli Olan Yerler İstanbul 2020

Müzekart Kullanımı Hakkında Bilgiler

Müze Kart Fiyatı Ne Kadar? İstanbul’da Müzekart Geçerli Olan Yerler

Müzekart Nedir?

İstanbul’un Ayasofya, Topkapı Sarayı, Arkeoloji Müzesi gibi büyük müzelerini, yılda milyonlarca kişi ziyaret ediyor. Bu müzelerin ağırlıklı ziyaretçisi yabancı turistlerden oluştuğu için, giriş ücretleri de biraz Avrupa Müzeleri‘nin fiyatlarıyla orantılı olarak belirleniyor.

10 Dolar veya 10 Avro‘ya denk gelen bir müze giriş ücreti ödemek, yabancı ziyaretçilere anormal gelmeyecektir. Çünkü Avrupa‘nın en büyük sanat galerileri olan Louvre, Prado ve Uffizi müzeleri de benzer oranda bir giriş ücreti talep ediyorlar. Ancak Türk Lirası bazında ücretler 60-70 civarı bir paraya denk geldiği için yerli turistlere çok yüksek bir maliyet çıkıyor.

Bu şartlarda Kültür ve Turizm Bakanlığı, yerli turistlerin müzeleri ziyaret etmesini teşvik edecek bir çözüm yolu bulmaya yöneldi. Müzekart denen pratik ziyaretçi kartı da böylece ortaya çıktı. Read More

blank

Efes Selçuk Gezilecek Yerler ve Tarihi Eserler

Selçuk Gezilecek Yerler

İzmir’in Selçuk İlçesinde ve Efes Çevresinde Gezilecek Yerler

Efes Antik Kenti, İstanbul’daki Ayasofya ve Topkapı Sarayı ile birlikte Türkiye’nin en çok ziyaret edilen tarihi eseridir. Antik Yunan ve Roma dönemi boyunca çok önemli bir şehir olan Efes, dünyanın en iyi korunmuş antik kentlerinden biri olarak öne çıkar. Efes’te yürürken, kendinizi Antik Çağ‘da yaşamış bir Roma vatandaşı olarak hayal edebilirsiniz. Efes’in meşhur Kuretler Caddesi, muhteşem manzarası ile size bu hayali kurma fırsatı verecektir.

Efes; Antik Yunan ve Roma dönemlerinde olduğu kadar, Bizans döneminde de önemli bir kültür merkeziydi. Bu sebeple yalnızca günümüzün antik kent sınırlarında değil, çevresinde de önemli tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Bu yazıda sizlere Efes’in içinde bulunduğu Selçuk ilçesinde gezilecek yerleri tanıtmaya çalışacağım. Read More

blank

Celsus Kütüphanesi Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

Celsus Kütüphanesi Tarihi

Efes Celsus Kütüphanesi Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

Efes Kenti, antik tarihin en önemli felsefe ve kültür merkezlerinden birisiydi. Şehir ilk olarak Atina Kralı Androklos tarafından kurulmuş ve Ege’de konuşlanmış olan İyonya şehir-devletlerinden biri olarak varlık göstermişti. İşlek bir liman kenti olduğu için hızla gelişen ve zenginleşen Efes, yüzyıllar boyunca önemli bir cazibe merkezi oldu.

Sırasıyla Lidya Krallığı, Pers İmparatorluğu, Büyük İskender, Diadoklar ve Roma İmparatorluğu egemenlikleri altında yaşayan Efes Kenti, muhteşem bir tarih ve kültür birikimine sahip olmuştur.

Efes Celsus Kütüphanesi Hakkında Bilgi

Celsus Kütüphanesi, Roma İmparatorluğu‘nun altın yıllarında inşa edildi. Roma, Cumhuriyet’ten, İmparatorluğa geçtiği M.Ö 27 yılından itibaren iki asır boyunca sürekli yükselmiş ve Trajan ve Hadrian gibi imparatorlar döneminde zirveyi görmüştü.

Roma‘nın imparatorluğa evrilmesinin mimarı olan İmparator Augustus‘un (Jül Sezar’ın manevi oğlu) attığı sağlam temeller bu iki imparatorun döneminde adeta meyve vermiştir. Efes gibi Roma‘nın Doğu‘daki en önemli kentinde, bu dönemin ihtişamını görmek mümkündür.

Read More

blank

Adıyaman Nemrut Dağı Giriş Ücreti 2020

Nemrut Dağı Ören Yeri

Adıyaman Nemrut Dağı Ören Yeri Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Makedonya İmparatorluğu‘nun kralı II. Philip, M.Ö. 336 yılında bir suikaste kurban gitti. Yerine geçen oğlu İskender (Alexander) ise dünyanın kaderini değiştirecek biriydi. Günümüzün Yunanistan sınırları içindeki Makedonya’da taç giyen Büyük İskender, krallığında huzuru sağladıktan hemen sonra sefere çıktı.

Anadolu’ya 32.000 piyade ve 5100 süvari ile giriş yapan İskender, güçlü Pers krallığını Küçük Asya‘dan söküp attı. Uzun yıllardır Pers işgalinde olan Yunan şehir devletleri, İskender’i bir kahraman gibi karşılamıştı. Özgürleştirilen şehirlerden biri, günümüzün en meşhur antik kentlerinden olan Efes‘ti.

Dünyanın en büyük imparatorluğunu kurmaya niyetli olan İskender, önce İran‘a, sonra Antik Mısır‘a ve nihayetinde Hindistan‘a kadar ilerlerdi. Bilinen dünyanın büyük bir bölümünü ele geçiren İskender, yaptığı askeri seferler aracılığı ile antik medeniyetlerin kültürel mirasını da birbiriyle harmanlamıştı. Büyük İskender sayesinde Antik Yunan mirası tüm dünyaya yayıldı. Batı ile Doğu arasında adeta bir kültür köprüsü oluştu. Read More

blank

Trabzon Sümela Manastırı Giriş Ücreti 2020

Trabzon Sümela Manastırı

Trabzon Sümela Manastırı Giriş Ücreti, Saatleri ve Tarihi Hakkında Bilgi

Sümela Manastırı, özünde Hz. İsa’nın annesi Meryem‘e adanmış bir ibadet yeridir. Sarp bir tepe üzerinde kurulmuş olan Manastır, erken dönem Hristiyan dünyasında bir inzivaya çekilme yeriydi.

Manastır, Trabzon‘un Maçka ilçesindeki Karadağ’ın eteklerine kurulmuştur. Deniz seviyesinden yaklaşık 1200 metre yükseklikte konumlanır ve Altındere Vadisi’ne tepeden bakar.

Manastıra adını veren “Sou Mela” kelimeleri, aslında Karadağ‘ın eski adıdır. Manastır’ın orijinal adı Karadağ Kutsal Meryem Manastırı‘dır. Uluslararası kaynaklarda ise Panagia (Hz. Meryem’e kutsallık atfeden bir sıfat) Soumela Monastery olarak geçer.

Hem Bizans, hem de Osmanlı dönemlerinde dini işlevini sürdürmüş olan Manastır, 1923‘teki nüfus mübadelesinden sonra terk edilmiştir. 1930‘larda çıkan bir yangın sebebiyle manastırın önemli bir bölümü yanmış ve harabeye dönmüştür. Yakın zamanda yapılan çalışmalar sonunda Sümela Manastırı‘nın restorasyonu tamamlanmış ve ziyarete açılmıştır. Read More

blank

Kapadokya Ihlara Vadisi Giriş Ücreti 2020

Kapadokya Ihlara Vadisi

Kapadokya Ihlara Vadisi Giriş Ücreti, Saatleri ve Kiliseleri Hakkında Bilgi

Ihlara Vadisi, Kapadokya‘nın en güzel doğa harikalarından biridir. Hasan Dağı‘ndan püsküren lavların oluşturduğu volkanik toprağı, Melendiz Nehri‘nin binlerce yıl içinde şekillendirmesi ile oluşmuştur. Melendiz’in ustalıkla şekil verdiği Ihlara, dünyada içinde insanların yaşadığı en büyük kanyon olarak bilinir.

İnsan ve doğanın muhteşem uyumunu simgeleyen Ihlara’da, geçmişte 80.000 civarında insanın yaşadığı düşünülüyor. Ihlara Vadisi‘nde erken dönem Hristiyanlık (Roma) ve sonrasındaki Bizans dönemlerinde yoğun bir yerleşim vardı.

Ihlara, özellikle Bizans döneminde bir inzivaya çekilme merkezi haline geldiği için, çok sayıda kiliseye sahiptir. Ihlara’nın 380 basamakla inilen kısmında Kokar, Püreliseki, Ağaçaltı ve Sümbüllü kiliseleri bulunur. Nehrin karşı kıyısında ise Kemer, Eğritaş, Karanlıkkale ve Yılanlı kiliseleri vardır.

Aksaray şehrinin Güzelyurt ilçesinde bulunan Ihlara Vadisi’nde bu saydıklarımdan çok daha fazla kilise bulunur. Ancak tüm bu kiliseler arasında en çok ziyaret edilen üç tanesi Ağaçaltı, Sümbüllü ve Yılanlı kiliseleridir. Bu kiliselerden daha detaylı olarak bahsetmeden önce, Hristiyanlık tarihinde Kapadokya’nın neden önemli bir yeri olduğuna değinmekte fayda var. Read More

blank

Şanlıurfa Göbeklitepe Giriş Ücreti 2020

Göbeklitepe Ören Yeri

Şanlıurfa Göbeklitepe Ören Yeri Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Göbeklitepe, tarihteki adı Edessa olan Şanlıurfa‘nın sınırları içinde yer almaktadır. Türkiye‘nin güneydoğu bölgesindeki Urfa şehri, binlerce yıl öncesine uzanan tarihiyle, “Peygamberler Şehri” olarak da bilinir.

Türkiye’nin üzerinde konumlandığı Anadolu coğrafyasında tarihteki birçok inancın kalıntıları bulunabilir. Hititler, Antik Yunan ve Roma döneminin çok tanrılı dinleri buna örnektir. Hitit Uygarlığı‘nın başkenti olan Hattuşa’daki Yazılıkaya veya Efes‘teki Artemis Tapınağı, çok tanrılı dinlerin tarihinde önemli birer mirastır.

Sonrasında Antakya, Efes ve Kapadokya gibi yerler de tek tanrılı bir din olan Hristiyanlığın tarihinde önemli rol oynamıştır. Örneğin, Hristiyanlığın en önemli havarilerinden olan Aziz Petrus, Antakya’da Hristiyanlığın ilk kilisesi olan Saint Pierre Kilisesi‘ni kurmuştur. Roma askerlerinin zulmünden kaçan Hristiyanlar, Kapadokya’daki Derinkuyu ve Kaymaklı yeraltı şehirlerine sığınmış ve ibadetlerini gizlice gerçekleştirmiştir.

Dünyanın İlk Tapınağı Göbeklitepe

Anadolu toprakları, yakın zamanda medeniyet tarihini değiştirecek kadar önemli bir buluşa sahne oldu. Bilinen en eski dini yapılar olan Mısır‘daki Piramitler, İngiltere‘deki Stonehenge gibi yapılardan daha eski bir Tapınak, Şanlıurfa‘nın 16 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Göbeklitepe‘de yapılan kazılarda ortaya çıkarıldı.

Tarih öncesi çağlar hakkındaki bilgilerimizi değiştirecek kadar önemli olan Gobekli Tepe, UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi‘nde yerini aldı. Read More