Fethiye Müzesi Hakkında Bilgi

İstanbul Fethiye Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Hristiyanlık öğretisinin ilk ortaya çıkışı, İmparator Augustus dönemine denk gelir. Kudüs yakınlarında (Beytüllahim) doğan Hz. İsa, çevresinde topladığı küçük gruba öğretilerini aktarır ve 30’lu yaşlarda haksız bir şekilde idam edilerek (çarmıha gerilmek suretiyle) hayata gözlerini yumar.

Hristiyanlık öğretisi, Hz. İsa’nın öğrencisi gibi yetiştirdiği havariler tarafından dünyaya yayılır. Havariler, Hz. İsa’nın mirasını bilinen dünyadaki tüm önemli merkezlere (Roma, Efes, Antakya, İskenderiye v.b.) yaymaya gayret ederler. Ancak çabaları belli bir yere kadar faydalı olur. Çünkü karşılarında Roma İmparatorluğu‘nun devlet otoritesi vardır ve Hristiyanlığı kendi varlığına direkt bir tehdit olarak algılamaktadır.

Asırlar boyunca çeşitli zulümlere maruz kalan Hristiyanların talihi, İmparator Konstantin döneminde döner. Roma’da Tetrarşi Dönemi yazısında anlattığım üzere, Milvian Köprüsü Savaşı‘ndan önce Konstantin bir rüya görür ve askerlerinin kalkanlarının üzerine haç şekli çizerse savaşı kazanacağı müjdelenir. Savaşı kazanan Konstantin, Hristiyanlığa sıcak bakmaya başlar ve 315’teki Milano Fermanı ile Hristiyanlık dinini Roma topraklarında serbest bırakır.

İmparator Konstantin dönemine kadar Roma çok tanrılı bir inanca sahipti ve Hristiyanlık yer altında kalmış bir örgütlenmeydi. Resmi kurumları ve bir ruhban sınıfı yoktu. Konstantin 320’li yıllarda iki önemli şey yaptı. Birincisi Roma İmparatorluğu’nun başkentini İstanbul‘a (Konstantinopolis) taşıdı. İkincisi ise Hristiyanlık dininin esaslarını belirlemek üzere İznik‘te (Nikaea) İznik Konsili‘ni topladı.

Konsilde Kilise yapılanmasının esasları masaya yatırılmış ve 5 temel Hristiyanlık Merkezi belirlenmişti. Bu beş şehir Roma, Konstantinopolis, Antakya, Kudüs ve İskenderiye idi. Antik Çağ’ın en önemli kentlerinden olan bu merkezlerin her birine bir psikopos atandı. Roma’daki Psikopos yaygın olarak “Papa”, İstanbul’daki Psikopos ise “Patrik” olarak bilinir. Papa ile Patrik arasında fikir ayrılıkları ve kavgalar, Orta Çağ‘ın Hristiyanlık tarihine adeta damga vurdu.

Pammakaristos Manastırı

Olaylara böyle bir giriş yapmamın sebebi, İstanbul’da Patrikhane olarak görev yapmış binaları da vurgulamak içindi. Zira Konstantinopolis Patrikhanesi, asırlar boyunca Doğu Hristiyanları’nın ruhani merkezi oldu. Günümüzde Doğu Kilisesi alt gruplara ayrılmış olsa da, (Yunan, Bulgar, Rus ve Ukrayna Patriklikleri) halen İstanbul’daki patrik onursal olarak eşitler arasında birinci (primus inter pares) kabul edilir.

1453’ten sonra Ayasofya camiye çevrilince, Patrikhane şehrin en büyük ikinci kilisesi olan Havariyyun Kilisesi‘ne taşındı. Birkaç yıl orada kaldıktan sonra bugün Fethiye Müzesi olarak bildiğimiz Pammakaristos Manastırı‘na geldi. Pammakaristos, Sultan III. Murad döneminde camiye (Bkz: Fethiye Camii) çevrilince, Patrikhane son kez taşındı ve bugünkü Fener Rum Patrikhanesi‘ne yerleşti.

Bizans Dönemi Eseri Pammakaristos
Fethiye Müzesi giriş ücreti ve saatleri
Fethiye Müzesi (Pammakaristos Manastırı)

Fethiye Müzesi’nin Tarihi

Pammakaristos Manastırı çoğu tarihçi tarafından Komnenos Hanedanı (11. Yüzyıl) dönemine tarihleniyor. (Kaynak: TheByzantineLegacy) Ancak İstanbul’da 1204 ile 1261 yılları arasında yaşanan Latin İstilası sebebiyle, şehrin birçok önemli binası gibi burası da harabeye dönmüş.

Konstantinopolis, 57 yıllık işgalden sonra tekrar geri alınınca; bu kiliseye sahip çıkan kişi önemli Bizans bürokratlarından Michael Tarchaneiotes olmuş. Kiliseyi yeniden ihya eden Michael, aynı zamanda İmparator VIII. Mihail Paleologos‘un da akrabasıymış.

Yüksek rütbeli Bizans aristokratlarının kiliselere hamilik yapmasını Kariye Müzesi‘nin tarihinde de görürüz. 14. Yüzyıl’da yaşayan Thedoros Metokhites, o dönemde Chora Kilisesi olarak bilinen Kariye’yi ihya etmiş ve içindeki muhteşem mozaikleri yaptırmıştır.

Pammakaristos ve Chora gibi kiliseleri restore eden ve güzelleştiren bürokratlar, her iki kiliseye de birer mezar şapeli (Parekklesion) eklemiş ve öldüklerinde buraya defnedilmişlerdir.

Fethiye Müzesi Giriş Ücreti 2019

Fethiye Müzesi giriş ücreti 6 Türk Lirası‘dır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olan bu müzede Müze Kart geçerlidir. Müzekart ile yakın mesafedeki Kariye Müzesi’ni de ziyaret edebilirsiniz.

Fethiye Müzesi Ziyaret Saatleri

Yaz Dönemi (1 Nisan ile 1 Ekim Arası)

Sabah 09:00 ile akşam 19:00 saatleri arasında açıktır.

Kış Dönemi (1 Ekim ile 1 Nisan Arası)

Sabah 09:00 ile akşam 17:00 saatleri arasında açıktır.


Fethiye Müzesi’nin Restorasyonu Hakkında Bilgi

Fethiye Müzesi, Ayasofya Müzesi Müdürlüğü‘ne bağlı müzelerden biridir. 2018 yılı itibari ile tadilata girmiştir ve ne zaman açılacağı tam olarak belli değildir. Müzenin tadilatı ile ilgili güncel durumu Fethiye Müzesi’nin resmi sitesinden takip edebilirsiniz.


Fethiye Müzesi Giriş Ücreti, Saatleri ve Tarihi by Serhat Engül

Fethiye Müzesi (Pammakaristos Manastırı) 2019

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *