serhateng(at)gmail.com
+90 532 256 93 12

Friedrich Nietzsche Yaşam Öyküsü

Friedrich Nietzsche Kimdir? Kısaca Hayatı, Felsefesi, Ölümü

1844 ile 1900 yılları arasında yaşamış olan Alman filozof Friedrich Nietzsche, fikirleriyle Batı felsefesine adeta damgasını vurdu. Filozof olduğu gibi, aynı zamanda şair ve eleştirmen olan Nietzsche, 56 yıllık kısa yaşamı boyunca verdiği eserlerle felsefe tarihine adını kazıdı.

İlk Çağ’ın Latin ve Yunan kültürü hakkında çok bilgili bir alim olan Nietzsche, Antik Çağ ile modern zamanlar arasındaki en büyük filozof olarak kabul ediliyor. Bu yazıda Nietzsche‘nin hayat hikayesine kısa ve özet bir bakış atmaya çalışacağız. Keyifli vakit geçirmeniz dileğiyle başlayalım.

Friedrich Nietzsche Kısaca Hayatı
Friedrich Nietzsche kimdir kısaca
Friedrich Nietzsche hakkında bilgiler

Friedrich Nietzsche Kimdir? Kısaca Hayatı

Varoluşçu Alman filozof Friedrich Nietzsche, 15 Ekim 1844 yılında, şu an Almanya‘nın Lützen şehrinin bir parçası olan Röcken‘de dünyaya geldi. Babası Karl Ludwig Nietzsche, Röcken Protestan Kilisesi’nde bir papazdı. Annesi Franziska Ehler Nietzsche’nin ailesinde de papaz olanlar vardı.

Babasının ona isim verirken Friedrich Wilhelm Nietzsche adını uygun görmesi, Prusya Kralı 4. Friedrich Wilhelm ile aynı gün doğmasından kaynaklanıyor.

Nietzsche’nin Çocukluk Yılları

Nietzsche’yi çocukluk yıllarında en çok üzen durum, babasının bir türlü teşhis konulamayan migren ataklarıydı. Sonrasında buna bir beyin tümörünün sebep olduğu anlaşılacaktı.

Nietzsche’nin babası, 1849 yılında Nietzsche henüz 5 yaşındayken gözleri kör olarak hayata veda etti. Bu durum filozofu derinden etkiledi. Çünkü babasını çok seviyordu ve bütün hayatı boyunca onu saygıyla andı.

Daha ilerde bir yayıncıya açtığı davanın parası ile babasına bir mezar taşı yaptıracak, üstüne şu sözleri yazdıracaktı:

Die Liebe höret nimmer auf

Sevgi asla zeval bulmaz

Nietzsche’nin Eğitim Hayatı

Bu olaydan bir yıl sonra, 1850 yılında annesi, kız kardeşi, anneannesi ve iki teyzesiyle beraber Naumburg’a taşındılar. Burası, onun hem ailesel hem okul anlamında ilk öğrenimini tamamladığı yer olacaktı.

Çok sayıda kadınla birlikte yaşaması, babasının ani ve travmatik ölümü, dini ve baskıcı eğitimler sebebiyle Nietzsche içine kapanık biri olarak büyüdü.

“Güç istenci”, “Bengi dönüş”, “Üst insan”gibi kavramları felsefe sözlüğüne kazandıran bu filozof, ailesinden ve okuduğu okullardan gelen baskıcı dini rejime baş kaldırmadı. Hatta 1858 yılında Protestan yatılı okulu Schulpforta’ya, oradan da papaz olmak için Bonn Üniversitesi’ne gitti. Burada tanrısal kavramları sorgulamaya başladı. Nasıl olurdu da dünyadaki kötülükler tek bir Tanrı’ya mal edilirdi?

Aynı dönem Nietzsche “Tanrı öldü” diyerek okulunu değiştirdi. Filoloji eğitimi almak için Leipzig’e gitti. Burada, yaşamını değiştiren iki adet tesadüfi olay vuku buldu.

  1. Bir tanesi, ziyaret ettiği genelevde kaptığı frengi hastalığıydı. O zamanlar doktorlar hastalarından bu hastalığı saklıyorlardı, çünkü bunun tedavisi yoktu. Bu olay üzerine Nietzsche’nin kadınlarla bir daha cinsel anlamda yakınlaşmadığı söylenir.
  2. Nietzsche’nin hayatını değiştiren ikinci olay ise, eski kitap satan dükkanların birinde gezinirken narşısına çıkan bir kitaptı. Bu kitap, Schopenhauer’in “İstem ve Tasarım Olarak Dünya” adlı eseriydi. Kendi çağına tümden bir karşı çıkış olarak adlandırılan Nietzche’nin düşünceleri, Schopenhauer’in bu karanlık eseri ile birlikte yoğunlaştı. Bu sıralarda filolojiye duyduğu ilgi de sorularına üniversitedeki hocalarından alamadığı cevaplarla birlikte azaldı. Artık kendisini “Schopenhauer’ci” olarak nitelendiriyordu.
Friedrich Nietzsche Felsefesi
Friedrich Nietzsche kimdir kısaca

Bazen insanlar gerçeği duymak istemezler. Çünkü yanılgılarının yok olması işlerine gelmez.

Nietzsche’nin Felsefi Gelişimi ve Schopenhauer

Nietzsche, ”Tanrı Öldü” diyerek esasında şunu söylemek istiyordu: İnsanlar Tanrı’dan olan beklentilerini, istek ve dileklerini tamamen yok edip kendilerini dünyaya ve öz benliklerine adamalılardı. Çünkü insanlar dünyada yapayalnız bir rol oynuyorlardı. Eğer böyle yaparlarsa dünya ile aralarındaki bağ kuvvetlenirdi. Bu varoluşçu post modern yaklaşım, onun iyi ve kötü kavramlarına saldırmasına da neden oluyordu: Ona göre kavramların göreceliliği esas olarak alınmalıydı.

İlköğretim, lise ve üniversite hayatı boyunca ona öğretilmiş olan “Tanrı” düşüncesi ona hastalıklı geliyordu artık. Nasıl bir Tanrı tüm kullarını günahkar sayıp, insanlara acıyarak tüm gerçeği ölümden sonraki dünyaya bırakırdı? Bu yüzden Hristiyanlığı yozlaşmanın en uç biçimi olarak tarif ediyordu.

Aynı zamanda filozof, Hristiyanlık için bilimin düşmanı sözünü de kullandı. Kız kardeşine yazdığı mektupta şu sözleri kullanırken henüz 20 yaşındaydı: “Sonuç olarak insanların yolu ikiye ayrılıyor: huzur ve zevk diye didinip durmak istiyorsan, inan; hakikatin tutkunu olmak istiyorsan, sorgula…”

Schopenhauer’le felsefi olarak tanıştıktan sonra, (filozof Nietzsche’den çok önce ölmüştü ve hiç tanışmamışlardı) “Bir Eğitimci Olarak Schopenhauer” adlı denemesini yayınladı. Bu denemede, Schopenhauer’in karanlık düşüncelerine ihtiyaç duyduğunu ve filozofa büyük bir saygı beslediğini de kabul etti.

Nietzsche’nin Mitolojiden Beslenmesi

Antik Yunan tanrıları Apollon ve Dionysos, Nietzsche’nin estetik kavramını anlatmak için başvurduğu iki mitolojik karakterdir.  Filozofun düşüncesinde anlamca büyük ve yüce kılınır ve  var oluşun özüne konulur. Sanatta estetik kavramının oluşumu bu ikisine bağlıdır.

Apollon sanat ve güneş tanrısı, Dionysos ise şarap ve eğlence tanrısıydı. Bu iki tanrı dolayısıyla eski Yunanlılar sanatsal derinliği keşfettiler. Filozof, doğanın estetik olarak karşılığını bu iki tanrıda buluyordu. “Doğanın elleri” olarak adlandırdığı bu iki kavram aslında yapıcı ve yıkıcı iki güçtür.

Böyle Buyurdu Zerdüşt

“Böyle Buyurdu Zerdüşt” eserinde sıklıkla kullandığı ve tanımını yaptığı “Üst İnsan” kavramı ise Nietzsche’nin felsefeye kazandırdığı bir başka anlamdır. Filozof bu kavramı dini bir düşünce kavramına karşı çıkmak için üretti. Fakat yanlış anlaşıldı ve ırkçı düşünsel kavramların da temellendirildiği bir kavram haline dönüştü.

Filozofun düşüncesine göre insan tamamlanmamış, eksik bir varlıktır ve tüm bu dünyevi nesneleri aşıp, üst insan haline dönüşebilecektir. Bunun için tüm yanılgılarından ve kendi yarattığı yanılsamalardan kurtulması gerekir. Bu noktada dinden bahsediyor, yani dinin insanın yarattığı bir yanılsama olduğunu söylüyor.

Kudret iradesi (Güç İstenci) kavramı ise de yakından bakılması gereken bir başka konudur. Nietzsche’nin düşüncesine ve eserlerinde yazdıklarına göre insanın içinde ortaya çıkmayı bekleyen müthiş bir yaratıcı güç bekliyor, kendini deşarj etmek ve yaratmak istiyor.

Bu noktada düşünce, bir başka düşünür ve psikanalist Abraham Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Piramidi’ndeki son aşama ile benzerlik gösteriyor. İnsan temel ihtiyaçları karşılandıktan sonra kendini gerçekleştirme, içindeki potansiyeli ortaya çıkarma, saygınlık ihtiyacı ile baş başa kalır.

Nietzsche’nin Sözleri ve Düşünceleri

Nietzsche’nin geliştirdiği bir başka düşünce ise “Bengi dönüş” düşüncesidir. Bu düşünceye göre zaman döngüsel bir formdadır ve yaşanmış olan şey yine yaşanacaktır.

Filozof, Bengi Dönüş düşüncesinden eseri Şen Bilim’de şöyle söz eder:

“Yaşadığın ve yaşamakta olduğun bu hayatı, yeniden ve sayısız kere daha yaşamak zorunda kalacaksın; içinde yeni hiçbir şey olmayacak: Yaşamındaki her acı, her sevinç, her bir düşünce ve her bir soluk, tarif edilemeyecek kadar küçük veya büyük her şey, arka arkaya ve aynı sırayla, sana dönecek – ağaçların arasından süzülen şu alacakaranlık ve şu örümcek bile, şu an ve ben kendim bile. Varoluşun sonsuz kum saati, içinde toz lekesi olan sen ile, yeniden ve yeniden başaşağı çevrilecek!”

Friedrich Nietzsche Kimdir? Kısaca Hayatı
Friedrich Nietzsche hayatı kısaca
Nietzsche felsefesi kısa ve özet

Sevgi için yapılan her şey, iyi ve kötüden öte bir anlam taşır.


İlginizi Çekebilecek Başka Bir Yazı: Albert Camus kimdir


Nietzsche’nin Sağlığının Bozulmaya Başlaması

 3 Ocak 1889 tarihinde büyük filozof, sonrasında yinelenecek akıl tutulmalarından birini yaşadı. Yolun ortasında bir atın kırbaçlandığını gördüğü an ata doğru koştu, ona sarıldı ve ağladı. Sonrasında ise yere yığılarak öylece kaldı.

Bu olay sonrasında psikiyatri kliniklerinin yaptığı araştırmalara göre filozof büyük bir psikotik atak içerisindeydi ve psikiyatrinin çözümleri onu iyileştirmede yetersiz kalıyordu. Öncesinde psikozlu manik depresif (Bipolar) teşhisi konsa da sonra bunun “menenjiyom” adlı hastalık olduğu anlaşıldı.

Nietzsche’nin Ölümü

1900 yılının 25 Ağustos öğleden sonrasında, geçirdiği seri inmeler sonucu zaten felç olarak devam ettiği yaşamındaki son inme neticesinde hayata gözlerini yumdu.

Her zaman bu dünyaya erken geldiğini, ölümünden 200 yıl sonra ancak anlaşılacağını söylerdi. Dünya onu, etkilediği edebiyatçılar, felsefeciler ve hatta ilahiyatçılar sayesinde hatırlamaya devam ediyor.


Önerilen Diğer Blog Yazıları


Friedrich Nietzsche kimdir blog yazısı by Ezgi Gül

Friedrich Nietzsche Kimdir? Kısaca Hayatı, Sözleri, Felsefesi

Friedrich Nietzsche Kimdir? Kısaca Hayatı ve Felsefesi was last modified: July 29th, 2018 by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *