info@istanbulclues.com

Granada Gezi Rehberi Ve Elhamra Sarayı

İspanya Gezisi Yazıları – Bölüm 3

Cordoba’dan Granada’ya Yolculuk Heyecanı

Terminalden bindiğim otobüsle Granada’ya doğru yol alırken hala Cordoba şehrinde geçirdiğim güzel anların etkisindeydim. İki şehir arasındaki alabildiğine geniş araziler ve tarlaları izlerken müzik çalarımın kulaklığından gelen tınılar bana inanılmaz bir coşku ve neşe aşılıyordu.

Müzik tarzı gözetmeksizin tepeleme doldurduğum hafıza, “shuffle” modunda bana hoş sürprizler yapıp duruyordu. Neler yoktu ki içinde! Keane “Nothing in my way”, Coldplay “The scientist”, Tori Amos “A sorta fairytale”, Oasis “Wonderwall”, Metallica “King nothing”,  Tina Turner “Simply the best”, Modjo “Lady”, Him “Right here in my arms”, Marc Anthony “You sang to me” ve daha birçoğu… Öylesine duygu yüklüydüm ki geride bıraktıklarım için, ve öylesine coşku doluydum ki yaşanacak şeyler için…

Endülüsya’nın Damakta Bıraktığı Muhteşem Tad

İspanya’da gezdiğim ilk iki şehir olan Sevilla ve Cordoba bana muhteşem hatıralar bırakmıştı. Bir kez daha “İyi ki gelmişim” dedirtmişti bana… Önümde ise gezecek dört şehir daha vardı. Ah! Adlarını bile saymak ne güzeldi o şehirlerin. Granada, Toledo, Madrid ve Barselona. İsimleri bile dolu doluydu benim için. Haklarında onlarca satır okuduğum, ressamlarına aşık olduğum, hikayelerini merakla okuduğum masal diyarlardı hepsi. Otobüsün penceresinden gözüm geniş araziler, tarlalar ve saman balyalarının arasında bir ortaçağ şatosuna ilişiveriyordu bazen. İşte o anlarda coşkum bir kat daha artıyordu. Patlayacak bomba gibi hissediyordum kendimi. Koltuğuma sığmıyor şarkıların ritmiyle sağa sola yaslanıp duruyordum. Böyle anlarda kimin ne düşündüğü umrumda bile değildi. Dünyayı omuzlarında taşıyan Atlas sarhoş olmuştu sanki! Omzundan düşürdüğü dünya top gibi bir o yana, bir bu yana yuvarlanıp duruyordu oralarda. Şarap tanrısı Dianisos’un festivaline mi katılmıştı acaba?! Zeus’un kızı Athena kulağımda şarkı söylüyordu “Ah! Yaşamak varyaaa!”

Granada Şehri Seyahatimin En Güzel Anlarından Biri
yasamak-var-ya-serhat-engul
Yaşamak var ya!

Granada Şehrine Varış Ve İlk İzlenimler

Bu maksimum keyifle ulaştım Granada otobüs terminaline. Elimde kalacağım hostele nasıl varılacağını anlatan bir yazı vardı. Yazıda oldukça karışık ve anlaşılmaz bir tarifin sonunda aynen şöyle yazıyordu: “Couldn’t be easier” – “Daha kolay olamazdı”.  Evet ben de bu tarife güvenerek Granada katedralinin önünde şehir hatları otobüsünden indim. Sonra da tarifte anlatıldığı gibi Katolik Isabel & Cristof Colomb heykelinin önüne geldim. BBVA bankasını bulup yanındaki sokağa girmem gerekiyordu. Buraya kadar her şey çok güzeldi. İki farklı yönde de BBVA bank olmasını hesaba katmazsak tabi… Sırtımdaki büyük bir komando çantası ve önümde bir sırt çantası ile yürümeye başladım. Gittiğim yerde bir konser alanı ve oldukça coşkulu bir topluluk gördüm. Sonra fark ettim ki yanlış yöne gitmişim. Döndüm ve toplam yarım saat sürecek bir karmaşanın sonunda hosteli buldum. Sonra öğrendim ki bu sorunları yaşayan sadece ben değilmişim. “Couldn’t be harder” yani J Avrupa’da kaldığım hosteller arasında -en zor bulunabilme- oscarını 45 dakika ile Venedik’teki Domus Civica’ya vermiştim. Yardımcı hostel olarak da Granada’nın Avrupa’nın en iyi 10 hosteli arasına (nasılsa!) girmiş olan Funky Backpacers’a veriyorum 🙂

Günümün büyük bir bölümünü Cordoba’yı gezmek için harcadığımdan, Granada’ya ulaştığımda akşam saatleriydi. Odamdaki Avustralya’lı neşe dolu çiftle tanışıp iki çift laf ettikten sonra kendimi sokağa attım. Yatağa yattığımda gün içinde ne kadar yorulduğumu fark ettim. Tüm gün gezmek, yolculuk yapmak ve sonunda hosteli aramak için dolanıp durmak beni çok yormuştu. Bebek gibi uyumuştum.

İspanya’nın Endülüs Bölgesi’nin En Güzel Şehri Granada
alhambra-sarayindan-granada-sehri
Elhamra Sarayı’nın burçlarından Granada şehrine kuşbakışı

Granada Şehrinde Gezilecek ve Görülecek Yerler

Ertesi sabah kahvaltımı eder etmez ilk işim bir bisiklet kiralamak oldu. Sevilla’dan yola çıkacak olan arkadaşım Amy şehre öğleden sonra gelecekti. O gelmeden şehri biraz turlamak ve yollara aşina olmak istiyordum. Böylece Granada gezisi serüvenim başlamış oldu.

Albayzin Tepesinden Elhamra Sarayı’na Bakış
albayzin-tepesinden-elhamra-sarayi
Albayzin tepesinden hayranlıkla Elhamra Sarayı’nı izleyen insanlar.

Albayzin Mahallesi (Tepesi) Ve Flamenko

Bisikletle Granada’nın efsanevi sarayı Alhambra’nın karşısına gelen Albayzin tepesine tırmandım. Albayzin’in karmaşık ve dar yollarında 40 dereceye varan sıcakta elimdeki harita ile yön bulmak ve dik yokuşları tırmanmak oldukça zor oldu. Yine de tesadüfen Alhambra’yı en iyi gören noktayı bulabildim. Bir kilise bahçesi olan bu noktanın popülaritesi kilisenin arkasındaki meydandaki restoranların çokluğundan da belliydi. Akşam saatlerinde sarayın ışıkları yandığında burada gerçekten de muhteşem bir manzara olacağına emindim. Akşam Amy’yi de buraya getirmeye karar verdim.

Dönüş ise çok keyifli oldu. Bisikleti şehir merkezindeki katedral yönünde yokuş aşağı bırakıverdim. Bir yandan şehrin güzel manzarasını keyifle izlerken, bir yandan da inişin tadını çıkarıyordum.  Bu şekilde şehir merkezine indim. Sonra da bilerek sokaklarda kayboldum. Bisikletim oldukça sokaklarda kaybolmak hiç sorun değildi. Nasılsa Albayzin tepesi haricinde düzlüklerden oluşan şehir merkezinde bir oraya bir buraya salınacak çok vaktim vardı. Bu uzun bisiklet seyahatinden sonra haritada gezdiğim sokakları işaretlemek için bir kafeye oturup kahve içtim. Bu arada İspanya’daki seyahatim boyunca bu bahaneyle kaç sefer mola verdiğimi tahmin bile edemezsiniz. 🙂 Fark ettim ki şehir merkezini kapsayan haritanın neredeyse en uç noktalarına kadar gitmişim. Yorgunluk bastırıverdi tabi ki… Bende hostele dönüp uzanıverdim yatağa. Çok geçmeden Amy’nin şehre vardığına dair mesajı geldi. Onun da benim bir gün önce yaşadığım hostel bulma kabusunu yaşamaması için, onu katedralin orda karşıladım.

Hostelde biraz siesta yaptıktan sonra akşamüstü beraber dışarı çıktık. Benim gündüz izlediğim yoldan Albayzin tepesine tırmandık. Akşam saatlerinde çingene çalgıcıların ve büyük bir kalabalığın toplandığı kilise bahçesine vardık.

Akşam yemeğimizi orda yedikten sonra birlikte şehir merkezine indik. Çoğunluğunu Arapların oluşturduğu bir çarşıya girdik. Amy çok güzel bir elbise aldı, bende harika işlemeleri olan deri bir bileklik. Sıra biraz sangria içmeye gelmişti. Şehir merkezinin barlar sokağı olarak tanımlayabileceğim bir mekana gittik. Sangiranın ve tapa mezelerin tadını çıkardık.

İspanya’nın En Güzel Sarayı Elhamra’nın Girişi
alhambra-sarayina-hayran-kalan-gezginler
Elhamra Sarayı’nın giriş kapısı, gezginler heyecan içinde makineleri hazırlıyor.

Endülüs’ün Yıldızı Alhambra (Elhamra) Sarayı

Hostele döndüğümüzde saat gece yarısını geçiyordu. Ertesi sabah Alhambra Sarayı’na girebilmek için 6’da kalkmam ve gişenin önünde kuyruğa girmem gerekiyordu. Aslında gişe 8’de açılacaktı, fakat İspanya’ya vardığımdan beri Alhambra Sarayı’nın önündeki kuyrukla ilgili öyle hikayeler duymuştum ki! Söylentiler konuda oldukça endişelenmeme sebep olmuştu. Oraya gidip de kapıda kalmaya hiç niyetim yoktu. Amy ise biletini üç ay önceden internetten satın almıştı. Ben de denedim fakat üzülerek fark ettim ki, sonraki iki hafta için biletler daha o zamandan tükenmişti. Biletlerin %70’i internetten, kalan %30’u ise kapıdan satılıyordu. Tanrım! Hayatımda gördüğüm en yoğun müzeydi bu. Floransa’daki Uffizi’den bile daha yoğundu.

Gece üçte yatmış olmama rağmen sabah 05:30’da kalktım. Sokakta bulduğum ilk taksiye binip Alhambra’ya gittim. Bilet gişesinin önündeki kuyrukta sabah 05:45 itibari ile 20 kişi vardı. Fakat her geçen dakika kuyruk uzuyordu. Üstümde yalnızca t-shirt olduğundan ısınmak için kuyruktaki bir çok insan gibi bazen hoplayıp, zıplıyordum. Bu müze bir fenomen olmalıydı. Böylesi bir kuyrukta bekledikten sonra içeride göreceğim şeyler hakkında gittikçe daha çok meraklanıyordum.

Elhamra Sarayı’nın Muhteşem İşçiliği
elhamra-sarayinin-muhtesem-suslemeleri
Öylesine güzel ki! Saatlerce kuyruk beklemeye değer!

Neyse ki sabah 07:30’da müzenin kafeteryası açıldı ve sıcak bir kahve alabildim. 08:00’de ise gişe açıldı. O saatte kuyruk öylesine uzundu ki dürbün olmadan sonunu göremezdim : ) Abartısız bir şekilde uzun olan kuyruk kıvrıla kıvrıla ağaçların arasında kaybolup gidiyordu. Önümde sadece 20 kişi olmasına rağmen yarım saat kuyrukta bekledim. Amy ise saat 08:00’de gelip rezerve gişesinden biletini alıverdi. Doğal olarak benden önce saraya girdi. Neyse ki tüm bu kalabalığa rağmen içerde buluşabildik.

Endülüs Emevilerinin Muhteşem Duvar ve Tavan Süslemeleri
elhamra-sarayi-sutunlari
Elhamra’daki muhteşem işçilik

Alhambra Sarayı’nın Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

Alhambra sarayı tarihi anlamda çok önemli bir yerdi. Asırlarca güney İspanya’da hüküm süren Araplar, İspanyol Katolik birliğinin kurulması ile adım adım gerilemeye başlamışlardı. Önce Toledo, sonra Sevilla ve Cordoba’yı kaybettiler. Son kale olarak Granada kalmıştı. Granada’da XIV.Yy’da inşa edilen saray bugün Endülüsya dediğimiz, Güney İspanya’da, 711-1492 yılları arasında hüküm süren Arap kültürünün doruk noktasını oluşturuyordu. İspanya’daki gezim boyunca son Nasri Sultanı XII.Muhammed’in yenilgiden sonra bu şehrin anahtarını savaş meydanında Kraliçe İsabel ve Kral Fernando’ya teslim ederken resmeden bir çok tablo görmüştüm. Katolikler İspanya’daki Endülüs Arap kültürünü çok iyi koruyup, benimsemelerine rağmen aynı zamanda onları bu ülkeden kovan İsabel’e de büyük saygı duyuyorlardı.

V.Charles Sarayı

Saray çok büyük bir kompleksti. Önce sarayın Hristiyanlar tarafından eklenen bir bölümü olan V.Charles Sarayı’nı gezdik. Alhambra’nın içindeki en önemli konut olan Nasri Sarayı’na giriş biletlere işlenen saatten önce mümkün değildi. İçerde yığılma olmasını önlemek için, bu alana ziyareti yarım saatle sınırlandırmışlardı ve 08:30’da girdiğim sarayda bu bölümü ancak 09:00’da ziyaret edebilecektim biletimde yazan saate göre…

Elhamra Sarayı’ındaki İspanyol Mimarisi V.Charles Sarayı
v-charles-sarayi-granada
V.Charles Sarayı. O zaman geniş açı objektifim olmadığı için bu kadar çekebilmişim.

Nasri Sarayı

Nasri Sarayı’nın içindeki işlemeleri ve güzellikleri anlatacak kelime bulamıyorum. En iyisi fotoğraflar anlatsın bu güzelliği…

Nasri Sarayı’nın Muhteşem Sütunları
elhamra-sarayi-mimarisi
Nasri Sarayı’nın eşsiz mimarisi ve ince sütunları.
Elhamra Sarayı bahçeleri
elhamra-sarayi-bahceleri
Elhamra Sarayı bahçeleri
Alhambra Sarayı’nın İnsana Ferahlık Veren bahçeleri
elhamra-sarayi-granada
Elhamra Sarayı insanın içini ferahlatan bir yer.

Generalife Yazlık Saray

Nasri sarayından sonra sarayın bir ömre bedel güzellikteki Generalife, yani yazlık saray kısmını gezdik.
Sarayda yaptığımız son şey ise; Amy ile sarayın Albayzin’e tepeden bakan burçlarına tırmanıp hatıra fotoğrafı çektirmek oldu.

ispanya-seyahat-arkadasim-amy
Seyahat arkadaşım Amy.

Şehirde kalan zamanımızı öğlen yemeği yemek ve İspanya’nın en ünlü kraliçesi Katolik İsabel ve eşi Ferdinand’ın ve çocuklarının da lahitlerinin içinde bulunduğu Granada Katedrali’ni gezmekle geçirdik.

Elhamra Yazlık Saray
elhamra-yazlik-saray-granada
Elhamra Yazlık Saray

Madrid’e Yolculuk

Granada serüvenim akşam saatlerinde trenle Madrid’e yola çıkmamla sona erdi. Amy ise Valencia’ya gidecekti. Domates festivaline gittiği için onu kıskanmadım desem yalan olur : ) Valencia’ya giden tüm tren, otobüs ve uçaklar çoktan dolduğu için rotamı değiştirme şansım da yoktu. Bu da İspanya’ya ilerde yeniden gelmek için bir sebep olarak kaldı.

Aynı İtalya’ya ilerde bir gün dönmeme sebep olacak Siena şehri gibi. 🙂


İspanya Seyahatinin Bir Sonraki Durağı: Bölüm 4: Madrid Gezi Notları


Önerilen Blog Yazıları:


Tüm Fotoğraflar Yazara Aittir. Tüm Hakları Saklıdır.

© Granada (Gırnata) Elhamra Sarayı Gezi Rehberi Ve Seyahat Tavsiyeleri Blog 2017 ve 2018

Serhat Engül

Granada Gezi Notları Ve Elhamra Sarayı was last modified: June 20th, 2017 by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

1 × one =