info@istanbulclues.com

Hindistan’da İngiliz Sömürge Yönetimi Ve Mahatma Gandhi’nin Bağımsızlık Mücadelesi

İngilizlerin, Hindistan’a gelişi 17.yüzyıl başlarına denk gelir. İngilizler, Hindistan kıyılarında bir ticaret kolonisi kurmakla işe başlarlar. O yıllarda Babür İmparatorluğu halen ülkenin mutlak gücü konumundadır. Ayrıca İngilizler, Hindistan’a gelen ilk batılı devlet değildir.

Hindistan’da Bir Sömürge Yönetimi Kuran İlk Devlet Portekizliler Oldu
Portekizlilerin Hindistan'a Çıkışı
Portekizlilerin Hindistan’a Çıkışı

Hindistan Başkentinin Çeyiz Olarak Verilmesi

Aynı yüzyılda Portekizliler, Hindistan’a çoktan yerleşmiş ve ticaret yapmaya başlamışlardır. Fakat İngilizlerin gelişinden rahatsız olmak şöyle dursun, 1661’de Mumbai şehrini İngiltere’ye, II.Charles ile evlenen Portekizli prensesin çeyizi olarak verirler. Bu süreçte elbette Hintlilerin fikri sorulmamıştır. Üç yüz sene daha da sorulmayacaktır.

İngiltere Kraliçesi I.Elizabeth, 17. yüzyılın hemen başında “British East India Company” adında bir şirket kurar ve İngiltere’nin Hindistan’daki ticari faaliyetlerinin tüm haklarını bu şirkete verir. Söz konusu şirket 250 sene boyunca Hindistan’ın yönetiminde etkili olur.

İngiliz – Fransız Çekişmesi

İngilizler, 18. yüzyılda; Hindistan’da için Fransızlarla büyük bir güç savaşına girer ve sonunda üstünlüğü ele geçirirler. 1803 yılına gelindiğinde nihayet Hindistan’ın çok büyük bir bölümü İngilizlerin elindedir artık. Babür İmparatorluğu‘nun da iyice güçsüz düşmesi ile İngilizler ülkenin tek ve mutlak gücü olurlar. Böl ve yönet politikasını kullanarak, zaten birbirinden bağımsız Mihracelerin (Racalar) bölgesel güçler olarak yönettiği Hindistan’ı ustalıkla ellerinde tutarlar.

Hindistan’ın Büyük Britanya İmparatorluğu’na Bağlı Olduğu Sömürü Yılları
İngiliz Sömürge Yönetiminde Hint Halkı
Hindistan’da İngiliz Sömürge Yönetimi altındaki Hint Halkı

Halkın Köleleşmesi Ve İlk İsyanlar

İngilizler, yerel halkın nasıl yaşadığı veya dini inançları konularıyla pek ilgilenmez; daha çok madenlerin işlenmesi, çay üretimi, pamukçuluk gibi para getiren işlerle uğraşırlar. Bu amaçla da sulama kanalları ve demiryolu sistemini çok geliştirirler. Bu süreçte yerel halk gittikçe daha fakirleşir hatta köle haline gelir. Çünkü Hindistan’dan, İngiltere’ye gönderilen pamuk, fabrikalarda işlenip, Hintli zanaatkarların kendi yaptıklarından çok daha ucuz kumaşlar olarak geri döner.

Bu ilgisizlik 1857 yılında büyük bir isyan patlak vermesine sebep olur. Fabrikalarda işçi, tarlalarda çiftçi ve hatta İngiliz ordusunda asker olarak çalıştırılan Hint halkı, sömürge ordusundaki Hint askerlerin dini inançlarına uygun olmayan kurallar yüzünden başkaldırmasını ve bunun sonucunda meydana gelen karmaşayı fırsat bilerek senelerin hıncını almak isterler sömürgecilerden…

Delhi’nin 40 km dışında başlayan isyan tüm ülkeye yayılır ve Hintli isyancılar kadın, çocuk demeden önlerine gelen İngilizleri öldürmeye başlarlar. Bu isyan sırasında İngilizler çareyi Moğolların kalelerine sığınmakta bulurlar.

Neden sonra, İngiliz ordusu yardıma koşar ve isyancılara aynı şiddette bir karşılık verilir. Sonunda isyancıların göstermelik önderi olan Bahadır Şah ve oğulları, Burma’ya sürülür ve zaten artık sembolik bir hale gelen Moğol İmparatorluğu resmen son bulur.

Hindistan’da Bağımsızlık İçin İsyan Edenlerin İngilizler Tarafından Katledilmesi
Hindistan'da İngilizlerin Ayaklanmayı Bastırması
Hindistan’da İngilizlerin Ayaklanmayı Bastırması.

Kraliçe Victoria Dönemi Ve İngiliz Sömürge Yönetimi

Bu isyan aslında bir anlamda karşılığını bulmuştur. Çünkü İngilizler 1858’de “Hindistan’ın daha iyi yönetilmesi kanunu” adında bir kanun çıkarırlar. Artık Hint vatandaşların hakları daha çok önemsenmektedir. British East India Company isimli sömürge şirketi yönetimdeki 250 senelik etkinliğini kaybeder ve 1874’te tarihe karışır. Artık Hindistan direk olarak İngiliz Kraliyeti tarafından yönetilmeye başlanır.

1876’da payeleri arasına “Hindistan İmparatoriçesi” ünvanını da ekleyen Kraliçe Victoria, Hint kamu yönetiminde çalışma hakkının tüm tebaasına ait olduğunu ilan eder ve nihayet bürokraside Hintliler de yer almaya başlar. Hinliler bu noktadan itibaren büyük bir silkiniş yaşar; siyasi arenada, ticarette ve fikir alanında etkin olmaya başlarlar.

1911’de Kral V.George İngiliz kraliyet ailesinden, Hindistan’ı ziyaret eden ilk kişi olur. Sebep ise başkentin Kolkata’dan, Delhi’ye taşınacağının ilan edilmesidir. Kraliyet mimarları sonsuza dek İngilizlerin hüküm süreceğini düşündükleri Hindistan’a yeni bir başkent kazandırmak üzere kolları sıvarlar. Dev hükümet binaları ve sarayları ile Yeni Delhi inşa edilir.

Yeni Delhi’deki İngiliz Sömürge Valiliği Binası Günümüzde Cumhurbaşkanlık Sarayı
İngiliz Sömürge Valisi Sarayı
İngiliz Sömürge Valisi Sarayı

Birinci Dünya Savaşı Ve Hintlilerin Uyanışı

Hür irade taleplerinin dile getirilmeye başlandığı bir dönemde  Birinci Dünya Savaşı patlak verir. Hindistan, İngilizler ile birlikte savaşa girer. Günümüzde başkent Delhi’de, I.Dünya Savaşı’nda hayatını kaybetmiş Hint askerleri anısına büyük bir anıt yükselmektedir.

1917’de Londra, İngiliz İmparatorluğu’nun ayrılmaz parçası Hindistan’ın kendi hükümetinin kurulmasının mümkün olduğunu açıkladı. Hür iradeye yaklaşılmış gibiydi. Ilımlı Hintliler bunu memnuniyetle karşılarken, devrimciler ise bunu bir başlangıç noktası olarak gördüler. Hintlilere eğitim, sağlık, kamu işleri ve tarım konularında yönetim erki verildi. İngiliz bürokratlar ise Hintli bakanların altında çalışmak yerine istifa ediyorlardı.

Mahatma Gandhi Hindistan’ın Bağımsızlık Lideri

Ülkenin kendi kendini yönetmesi için kurulan Kongre Partisi zamanla devrimci bir yapıya dönüştü. Söz konusu partinin en etkili ismi ise Londra’da hukuk eğitimi aldıktan sonra 1915’te ülkesine dönmüş olan Mahatma Gandi’den başkası değildi.

Amritsar Katliamı Ve Hintlilerin İngiliz Askerler Tarafından Kurşuna Dizilmesi
Hindistan Amritsar Katliamı
Hindistan’da Amritsar Katliamı 1919

Amritsar Katliamı

Gandi’nin ilk keskin çıkışı Amritsar katliamından sonra olur. İngiliz misyoneri bir kadının Amritsar kentinde tacize uğradığını ihbar etmesinden sonra bölgenin yerel askeri yöneticisi General Reginald Dyer, meydandaki halka onur kırıcı muamele yapar ve meydandaki insanları ayrım yapmaksızın yerlerde süründürür. Bu olayın üzerinden bir süre geçtikten sonra, Sikh dinindeki bir bayramı kutlamak üzere toplanan binlerce kişi aynı zamanda bu olaydaki aşırılığı protesto ederler. General Dyer bu kez, dağılmaları için uyarıda dahi bulunmadan, 50 askerden oluşan birliğine kalabalığın üzerine ateş açması talimatı verir. Kadın, çocuk; yaşlı genç demeden mühimmat bitene kadar ateş ederler. Mermilerden yara alanlar kadar, ezilerek ölen de birçok insan olur. Resmi kaynaklar 379 ölü, 1100 yaralı açıklaması yapsalar da, Hindistan Hükümeti ölü sayısının 1000’in üzerinde olduğunu beyan eder. Mahatma Gandi dönemin İngiliz yanlısı hükümeti için; “Bu hükümetle işbirliği yapmak günahkarlıktır” diyerek tepki gösterir.

Hindistan Bağımsızlık Mücadelesi Lideri Ve Hindistan’ın Kurucusu Mahatma Gandhi
Hindistan Lideri Mahatma Gandhi
Hindistan Lideri Mahatma Gandhi

Gandi Ve Pasif Direniş

Gandi’nin savunduğu zarar vermemek, pasif direniş kavramları Amritsar kentindeki ilk girişiminde başarısız olmuştur. Fakat zaman içinde meyvesini verir. Gandi 1930’da Ahmedabad kıyısına bir yürüyüş başlatır. Orada İngilizlerin tuz vergisi yasalarına aykırı olarak, denizden tuz elde etme işlemini yapar ve hapse atılır. Çıktıktan sonra Kongre Partisi delegesi olarak Londra’da bir konferansa katılır ve İngilizlerin ilgi odağı olur. Fakat dönünce yine hapse atılır. Bu kez hapiste kastsızların (Dokunulmazlar) haklarını kazanması için ölüm orucuna başlar ve başarılı olur.

1934 yılında Kongre Partisi ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeni ile istifa eder ve kendini halkın eğitimine adar.

1942’de İngiltere’ye karşı yürüttüğü Quit India (Hindistan’ı terk edin) kampanyası ile siyasete dönüş yapar. Fakat kendisi ile birlikte Kongre Partisi’nin birçok üyesi hapse atılır.

1945’te II. Dünya Savaşı sonunda, İngiltere’nin Hindistan’dan çıkacağı kesinleşir. Fakat bu kez ülkenin bölünmesi gündeme gelir. İktidardaki Kongre Partisi Müslüman birliğini tanımayı reddeder. Gandi tarafları sükunete davet eder. Ülkedeki umutsuz Müslüman azınlığı temsil eden Muhammet Ali Cinnah, “Hindistan ya ikiye bölünür, ya da yok olur” diyerek uzlaşmaz bir tavır içine girer. 1946’da patlak veren çatışmalarda iki taraftan da binlerce kişi ölür.

Hindistan’ın Özgürlüğüne Kavuşması

Olayları durduramayacağını anlayan İngilizler, 1947’de ülkeyi terk ederler. Hindistan 1948’de tam bağımsızlığa kavuşur fakat iç savaş tehlikesi kapıdadır. Gandi iç savaşı göze alarak bölünmeye karşı çıkar fakat Müslümanları ülkede istemeyen bir Hindu fanatik tarafından öldürülür.

Hindistan’ın Bölünmesi Ve Pakistan’ın Oluşması

Sonunda Pakistan ve Bengal, Hindistan’dan ayrılır. Fakat Hindistan’da yaşayan Müslümanların, Pakistan topraklarında kalan Hinduların nüfus değişimi sırasında büyük katliamlar olur. İki taraf da hıncını yolcu trenleri ile yer değiştiren mültecilerden alır.

Sonuç olarak Hindistan, içinden Pakistan gibi dev bir Müslüman ülke çıkardıktan sonra bile dünyadaki en büyük Müslüman nüfuslardan birine sahiptir. Zira 130 milyon Müslüman halen Hindistan’da yaşar. Bu da Endonezya ve Pakistan’dan sonra dünyanın en büyük Müslüman topluluğudur. (Türkiye ve İran’ın toplamına yakın bir rakam!)

Hindistan’ın Başkenti Mumbai (Bombay) Şehrindeki Tac Mahal Hotel
Mumbai Tac Mahal Hotel Hindistan
Hindistan’ın başkenti Mumbai’deki Tac Mahal Hotel

Modern Hindistan

Hindistan bağımsızlığına kavuştuktan sonra birçok bağımsızlığını sonradan kazanan sömürge ülkesi gibi, diktatörlüklere veya askeri cuntalara sürüklenmez ve kendi gücü ile kendi kurumlarını geliştirerek demokrasi dersi verir.

Önceleri tarıma dayanan ekonomisi bulunan Hindistan, bugün sanayi ve bilişim sektöründe dünyanın önce gelen güçlerinden birisi olmuştur. Ayrıca geleceğin süper güç adayları arasında gösterilmektedir.


Önerilen Blog Yazıları:


Serhat Engül

Hindistan’da İngiliz Sömürge Yönetimi Ve Gandhi was last modified: August 19th, 2017 by Serhat Engül

3 thoughts on “Hindistan’da İngiliz Sömürge Yönetimi Ve Gandhi”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

20 − nine =