İkona Kırıcılık (İkonoklazm) Nedir?

Bizans’ta İkona Kırıcılık (İkonoklazm) Dönemi Hakkında Bilgi

Roma İmparatorluğu‘nun Hristiyanlığı meşru bir din olarak kabul etmesi yaklaşık 300 yıl sürmüştü. Hz. İsa’nın öğretilerini Kudüs civarında yaymasıyla başlayan süreç, Roma tarafından ilk zamanlar ciddiye alınmadı. Ancak Hz. İsa’nın en önemli havarilerden Aziz Paul ve Aziz Petrus‘un, Roma İmparatorluğu‘nun kalbi olan Roma’ya kadar gitmesi ve Hristiyanlığın önü alınamaz şekilde yayılmaya başlaması, Roma imparatorlarını ciddi önlemler almaya yöneltti.

İmparatorların bazıları, Hristiyanlara zulüm politikası uyguladılar ve binlercesi öldürüldü. Çok tanrılı dine inanan Romalılar, bu yeni dini kendi özbenliklerine tehdit olarak görüyorlardı. Romalıların bakış açısı, 300’lü yıllarda İmparator Konstantin döneminde değişmeye başladı.

Konstantin, Roma İmparatorluğu‘nun büyük reformlara ihtiyacı olduğunu görüyordu. Bu sebeple 315’te yayınladığı Milano Fermanı ile Hristiyanlığı, Roma topraklarında serbest bıraktı. Ardından 325 yılında Nikea (İznik) Konsili’ni topladı ve Hristiyanlığın esaslarını belirledi. Tüm bunları yaparken, pagan dininin simgesi olan Roma‘yı terk etmiş ve başkenti “Yeni Roma” olarak da bilinen Konstantinopolis‘e taşımıştı.

Hristiyanlık, çok kısa bir sürede Romalıların yaşam biçimi haline geldi. İmparator Konstantin‘in Hristiyanlara zulme son vermesinden (315), Hristiyanların paganlara zulüm etmesine kadar (381) 66 yıl geçmesi yetmişti. İmparator Theodosius döneminde, artık devlet dini Hristiyanlık olmuş ve tüm dinamikler tersine dönmüştü. Konstantin’in yeni dinin üzerine inşa ettiği Konstantinopolis, artık imparatorluğun en dindar merkezlerinden biriydi.

Roma İmparatorluğu’nun İkiye Bölünmesi

İmparator Theodosius’un 395 yılındaki ölümüyle Roma İmparatorluğu ikiye bölündü. Batı’nın başkenti Roma iken, Doğu’nun ise başkenti Konstantinopolis‘ti. Ancak Batı Roma, 476’da barbar saldırıları (Gotlar ve Germenler) nedeniyle çöktü. Bizim modern tarihte Bizans İmparatorluğu olarak idrak ettiğimiz Doğu Roma ise varlığını 1453’e kadar sürdürdü.

Bizans İmparatorluğu’nun Yükselişi ve Düşüşü

Bizans’ın yükselişi İmparator Justinianus döneminde doruğa çıktı. Ancak doğal sınırlarını fazlasıyla aşmış olan imparatorluk, Justinianus‘un hemen ardından düşüşe geçmeye başladı. 6. Yüzyıl’da başlayan gerileme dönemi, İmparator Herakleios tarafından geçici olarak durdurulsa da, çabalar tam olarak yeterli olmadı.

Bizans, Batı‘da barbar kabileler (Germenler ve Gotlar) ve Doğu‘da ise Pers İmparatorluğu ile süregelen savaşları, Roma’dan miras almıştı. Ancak 7. Yüzyıl‘da bunlara Slavlar, Avarlar ve Araplar gibi yeni düşmanlar eklenmişti. İmparatorluk büyük kayıplara uğruyor ve küçülüyordu. İşte böyle bir ortamda tahta çıkan İsauria Hanedanı, Bizans’ta İkona Kırıcılık dönemini başlattı.

İkona Kırıcılık (İkonoklazm) Dönemi

Bizans’ta ikonaların (mozaikler, freskler v.b.) varlığı her zaman tartışma konusuydu. Bazı dindarlar bunu dinin gereği olarak görürken, bazıları ise puta tapınma olduğunu iddia ediyordu. İmparator III. Leon, ikonaların yok edilmesinin gerektiğine hükmedince, İkona Kırıcılık, devlet politikası haline geldi.

İmparatorların Bizans sınırları içindeki tüm dini görselleri yok etmeye karar vermesi, zaten çatırdamakta olan Doğu-Batı ilişkilerini iyice çıkmaza soktu. Batı’daki (Roma) en önemli din görevlisi olan Papa ile Doğu’daki Patrik (Konstantinopolis) arasında süregelen bir çekişme vardı. Papa‘nın Hristiyanlık dünyasındaki otoritesi bir seviye üstteydi ve bu siyasi gücünü İkona Kırıcı (İkonoklast) hareketi lanetleyerek kullandı.

1054‘teki Doğu ve Batı Kiliselerinin Ayrılması (Great Schism) vakasına sebep olan temel olaylardan biri de, ikona kırıcılık hareketi olmuştur.

İkona Kırıcılık (İkonoklazm) Nedir?

İmparator III. Leon ile 726 yılında başlayan ve 787‘ye kadar süren I. İkonoklazma dönemi, Bizans sanatına da doğrudan zarar verdi. İmparatorluk sınırları içindeki tüm dini tasvirler yok edilmiş ve bir anlamda Konstantin, Theodosius ve Justinianus gibi büyük imparatorların mirası tahrip edilmişti.

İlk bakışta göze çılgınca gelen bu hareketin, elbette kendine göre bazı sebepleri vardı. Bunlardan birinci sebep, Bizans’ın sürekli yenilgiye uğraması ve toprak kaybetmesiydi. İmparatorlar Tanrı’nın kendilerinden yüz çevirdiğini ve Müslümanları koruyup kolladığını düşünmeye başlamışlardı. Tasvirlerin yasak olduğu İslam dini, bazı tarihçilere göre onlara ilham vermişti.

İkinci sebep ise Kilise kurumunun aşırı zenginleşmesi ve imparatorların otoritesini gölgelemeye başlamasıdır. Asker kökenli İsauria Hanedanı, din adamlarının gücünü kırmak, onların mallarını hazineye devretmek istiyorlardı. Bu amaçla kiliseler ve manastırlar yağmalandı ve altın, gümüş gibi değerli eşyalar devlet hazinesine aktarıldı. Devletin kanını emdiğine inanılan keşişler ise sürgüne gönderildi.

İkona Kırıcılık Akımından Kurtulan Mozaikler
ikona kırıcılık dönemi nedir
İmparator Justinianus’un 6. Yüzyıl Mozaikleri

Ravenna‘da bulunan San Vitale Kilisesi, Bizans’ın erken dönemlerinde yapılmıştı. İçinde Ayasofya‘yı yaptırmış olan İmparator Justinianus‘un ve eşi Theodora‘nın mozaikleri vardı. III. Leon döneminde artık imparatorluk toprakları dışında kalan San Vitale gibi yerler, tasvir kırıcı dönemin verdiği zarardan kurtulmayı başardılar.

İkona Kırıcılık Döneminin Sonu

İkona Kırıcı akım, ilk olarak 726 ile 787 yılları arasında başladı. İkinci dönemi ise 814 ile 843 yılları arasında cereyan etti. İkonoklazma’nın yol açtığı kültür ve sanat yıkımının restore edilmesi, Makedonya Hanedanı‘nın tahta çıkması ile oldu. Ayasofya Müzesi‘ni ziyaret ettiğinizde mihrabın üzerinde görebileceğiniz Hz. Meryem ve Hz. İsa (çocuk olarak tasvir edilmiştir) mozaiği, İkona-Kırıcı dönemin bitmesini kutlamak üzere resmedilen ilk tasvirlerden biridir.

Hagia Theodosia Kilisesi

Bu arada Cibali, Fener, Balat turu sırasında görebileceğiniz bir tarihi eser, dolaylı olarak İkona-Kırıcılık kökenlidir. Rivayete göre tasvir kırıcı dönem başladığında, Sultanahmet‘te bulunan Büyük Saray‘ın önündeki dev Hz. İsa mozaiği sökülmek istenmiş ve dindar bir kadın askerlere engel olmak isterken can vermiştir. Theodosia adındaki bu kadın, sonradan şehit (martyr) mertebesinde kabul edilmiş ve Azize ilan edilmiştir.

İnsanlara şifa dağıttığına inanılan Azize Theodosia‘ya adanan kilise, fetihten sonra camiye çevrilmiş ve “Gül Camii” adını almıştır. Serhat Engül ile Cibali, Fener, Balat turu sırasında bu tarihi eseri ziyaret edebilir ve tam öyküsünü dinleyebilirsiniz.

Cibali’deki Bizans Dönemi Yapısı

bizans tasvir kırıcı dönem
Hagia Theodosia Kilisesi (Gül Camii)

Bizans’ta İkona Kırıcılık Blog Yazısı by Serhat Engül

İkonoklazm (Tasvir Kırıcılık) Nedir?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *