İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Antik Çağ’ın en üretken medeniyetleri Antik Yunan, Antik Mısır, Mezopotamya ve Çin‘di. Antik Çağ’ın sonlarına doğru ise bilinen dünyanın büyük bir kısmı Roma İmparatorluğu‘nun çatısı altında toplandı. Julius Caesar ile başlayan yükseliş, İmparator Augustus döneminde devam etti. Trajan, Hadrianus ve nihayet Marcus Aurelius döneminde doruğa ulaştı. Roma lejyonları, Uzak Doğu haricinde kalan tüm antik merkezlerde kontrolü ele geçirmişti.

Romalılar, Antik Yunan‘dan (ve diğer medeniyetlerden) miras aldıkları felsefe, tıp ve astonomi bilimlerinin üzerine; idari, hukuksal ve mimari alanlarda önemli kazanımlar eklediler. Antik Çağ’da insanlığın ilerleme hızı gerçekten yüksekti. Ancak Roma İmparatorluğu‘nun zayıflaması ve Batı Roma’nın 476‘da çökmesiyle, geç dönem Antik Çağ’ın lokomotifi olan Avrupa medeniyeti, derin bir karanlığa gömüldü.

Çoğu tarihçiye göre Roma İmparatorluğu‘nun doğu ve batı olarak bölündüğü 395 yılı, Orta Çağ’ın da başlangıcıdır. Batı Roma barbar saldırılarına dayanamayıp, 476 yılında çökerken; bizim Bizans İmparatorluğu olarak bildiğimiz Doğu Roma ise 1453‘e kadar varlığını sürdürmüştür.

Batı Roma’nın çöküşü ile bir kargaşaya sürüklenen ve kurtuluşu bir “baba figürü” olarak gördüğü Roma Psikoposu Papa‘da bulan Avrupa, Skolastik Dönem‘e adım atmış oldu. Papa’nın ve diğer din adamlarının etkili olduğu ve bilimin geri plana atıldığı bu dönem, yaklaşık bin yıl sürecekti. Galileo Galilei, Nikolas Kopernik ve Isaac Newton gibi bilim insanları, Batı’yı düştüğü bu duraklama döneminden çıkardılar ve Rönesans‘ı (yeniden doğuş) başlattılar.

İslam’ın Yükselişi

Batı Roma‘nın çoktan yıkıldığı ve Bizans‘ın da Hristiyanlık’taki teolojik ayrışmalar (Ariusçuluk, Monofizitlik v.b.) ile boğuştuğu bir dönemde, Mekke’de Hz. Muhammed varlığını gösterdi. Yaydığı İslam öğretisi o kadar etkili oldu ki, asırlardır kendi halinde bir yaşam süren Arap kavimlerini harekete geçirdi.

Hz. Muhammed sayesinde bir bayrak altında toplanan Araplar; Mısır ve Mezopotamya gibi Antik Çağ’ın mirasını taşıyan yerleri fethettiler. Bununla da sınırlı kalmayarak Asya içlerine ilerlediler ve Hindistan‘a kadar uzanan bir etki alanı kurdular. Emeviler döneminde Afrika‘nın tamamı ele geçirildi ve hatta İspanya’nın güneyi (Endülüsya) bile fethedildi. Böylece İber Yarımadası‘ndan, Endonezya‘ya kadar uzanan bir İslam kuşağı kurulmuştu.

Avrupa‘nın karanlık çağa girdiği bu dönemde, İslam alimleri Antik Çağ bilimini devraldılar. Antik Yunan filozoflarının çalışmaları, Antik Mısır‘ın astronomideki ileri teknolojisi idrak edildi. Üniversiteler kuruldu ve bilim alanında hızlı ilerlemeler kaydedildi.

Günümüz üniversitelerindeki rektörlük ve dekanlık gibi terimler ilk olarak İslam ünversitelerinde kullanıldı. (Kaynak: History of Christianity by Diarmaid MacCulloch).  Abbasiler dönemine gelindiğinde Bağdat dünyanın en gelişmiş ve medeni şehirlerinden biriydi.

İslam ordularının kuzey cephesinde Bizans‘a karşı üst üste kazandığı zaferler, Bizans imparatorlarını rahatsız etmişti. Tanrı’nın onlara sırt çevirdiğini düşünüyor ve nerede yanlış yaptıklarını araştırıyorlardı. Aradıkları günah keçisini kiliselerde buldular.

8. Yüzyıl’daki Bizans imparatorlarına göre kiliselerde tapınılan ikonalar, putperestlik ile eşdeğerdi. Tüm yenilgileri ve felaketleri bu ibadet biçimine bağlayan İmparator III. Leon, Bizans sınırlarındaki tüm kiliselerdeki ikonaları, mozaikleri ve freskleri parçalattı. Yerine ise camilerdeki gibi geometrik şekiller çizildi. Bu olaylar zaten bölünmüş olan Hristiyanlık dünyasını iyiden iyiye bir iç savaşa sevk etti.

İslam’ın yükseliş yıllarında Farabi, İbn-i Sina, İbn-i Rüşd, Gazzali, İbni-i Haldun ve Mevlana gibi filozoflar ortaya çıktı. Fizik, kimya, astronomi, denizcilik ve mimari gibi alanlarda büyük ilerlemeler kaydedildi. İşte yazımızın ana konusu olan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, İslam’ın insanlığa kazandırdığı eserlerin bir sergisidir.

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi Giriş Ücreti

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi giriş ücreti 14 Türk Lirası‘dır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olan bu müzede Müze Kart geçerlidir.

70 TL karşılığında alabileceğiniz bir müzekart ile civardaki Topkapı Sarayı, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Ayasofya ve Türk İslam Eserleri Müzesi gibi yerleri de ayrıca gezebilirsiniz.

Müzedeki Tarihi Eserler

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi giriş ücreti 2020
İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi Ziyaret Saatleri

Yaz Dönemi (1 Nisan ile 1 Ekim Arası)

Sabah 09:00 ile akşam 19:00 saatleri arasında açıktır.

Kış Dönemi (1 Ekim ile 1 Nisan Arası)

Sabah 09:00 ile akşam 16:45 saatleri arasında açıktır.

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi Nerede ve Nasıl Gidilir?

Müzeye gitmek için T1 tramvay hattı ile Gülhane veya Sultanahmet‘e gidebilirsiniz. Gülhane Tramvay İstasyonu‘ndan yürüyerek 5 dakikada Gülhane Parkı’nın kapısından girebilir ve müzeye kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Sultanahmet Tramvay İstasyonu‘ndan da yine tramvay raylarını izleyerek Sirkeci istikametine inerseniz, Gülhane Parkı’nın anıtsal giriş kapısını göreceksiniz.

Gülhane Parkı’nın kapısından girdikten sonra sola devam edip parkın içinden ilerlerseniz, karşınıza İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi çıkacak. Şayet müzekartınız varsa ve diğer müzeleri de aynı gün içinde görmek isterseniz, yine Gülhane Parkı‘nın içinden İstanbul Arkeoloji Müzesi ve Topkapı Sarayı‘na da kolayca ulaşabilirsiniz.

Müze Gezi Yazısı by Serhat Engül

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi Giriş Ücreti 2019/2020

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *