info(at)istanbulclues.com

İspanya Gezi Rehberi Ve Seyahat Tavsiyeleri

Bu rüya ülkeye yelken açmayı henüz bir önceki İtalya biter bitmez düşlemeye başlamıştım. Esasında planımda bir İspanya-Portekiz seyahati vardı. Ancak İspanya öylesine büyük ve güzel bir ülkeydi ki! Senelik iznimin ikisini birden keşfetmeye yetmeyeceğini çok geçmeden anladım.

İspanya Gezi Notlarım

İspanya seyahatini planlarken karşılaştığım en büyük problem İspanya’ya direk uçuşların çok pahalı olmasıydı. Madrid ve Barselona şehirlerine direk uçuşu olan Türk Hava Yolları ve Iberia Airlines çok fahiş fiyatlara seyahat imkanı sunuyordu.

Avrupa’daki arkadaşlarımın Ryan Air, German Wings, EasyJet, Myair, Corendon gibi firmalarla ne kadar uygun fiyata seyahat ettiğini bilerek, bin lira civarında parayı sadece bir uçuşa ödemek israf diye düşündüm. Çünkü çok daha ucuza uçup, bütçemi geziyi güzelleştirmeye harcamak mümkündü. Yalnız biraz zaman ve enerji feda etmek gerekecekti.

Madem alternatif uçak şirketlerini kullanacaktım, madem aktarma yapmayı göze alıyordum;  o zaman alternatif bir rotaya uçmalıydım. Sonuç olarak rotayı gezimin en uzak noktası olan Endülüsya’nın gözbebeği Sevilla’ya kırmaya karar verdim. Çok doğru bir karar verdiğimi yolculuk esnasında anlayacaktım.

Barselona’nın Sagrada Familia (Kutsal Aile) Katedrali
Barcelona Sagrada Familia Katedrali
Mimar Antoni Gaudi’nin Barcelona şehrindeki La Sagrada Familia Katedrali

İspanya Seyahati Başlangıcı

18 Ağustos günü Myair uçak şirketinin Milano uçağıyla İstanbul Sabiha Gökçen’den ayrıldım. Böylece 17 gün sürecek olan gezimin başlangıcını yapmış oldum. İtalya’ya vardığımda saat akşam sekiz civarıydı. Sabaha karşı saat 06:00’da, Sevilya’ya bu kez Ryanair uçağıyla uçacaktım. Aradaki vakti geçirmek için Orio El Serio hava alanının içinde olduğu küçük bir ilçe olan Bergamo’da konaklamaya karar verdim. Bir sene sonra yine İtalya’daydım işte! Bunu havaalanının Bergamo’ya giden otobüsten inip ilçeye ayak basınca iliklerime kadar hissettim diyebilirim. Sanki çok severek izlediğim bir filmi durdurup, içecek bir şeyler almaya gitmiştim ve geri dönmüştüm. Yeniden “Play” tuşuna bastığımda o sıcacık, içten atmosferin içinde buluvermiştim kendimi… Yine aynı film seti, aynı arka plan ve aynı figüranlar. Başrolde ise bendeniz. Çünkü bu benim gerçekleşen rüyam ve benim hayat bulan serüvenimdi. Yepyeni bir seyahat başlamak üzereydi. (Bkz: İtalya Gezi Yazılarım)

Bergamo’dan, Sevilla’ya Uçuş

Turistik açıdan kendini geliştirmeye çalışan Bergamo’da küçük ama sevimli bir otele attım kendimi… Eşyalarımı bıraktıktan sonra hemen sokağa çıktım. Bu küçük, dingin ve düzenli şehrin sokaklarında birkaç tur atıp İtalya’nın havasını içime çektim. Yol üstünde sıralanmış Patisseria’lardan birinde oturdum. Bu küçük mekan müşterilerine o sıcak yaz akşamında kaldırımdan geçen herkesi izleme imkanı verecek şekilde dizmişti masalarını. Oturup biramı yudumlarken, akşam sokaklara dökülmeyi seven İtalyanları izliyordum bir yandan. Yemeğimi yerken o anı içime çektim. Hafızama kazıdım ve bu satırlara dökene kadar sakladım. Çünkü İtalya’daki zamanım çok kısıtlıydı bu sefer. “Sevgili İtalya! Bu seferlik ne yazık ki, yalnızca aktarma durağım olarak kaldın. Görkemli Trevi çeşmesindeki Denizler Tanrısı Neptün şahidim olsun ki seni görmeye tekrar geleceğim!”

Otelde uyuyarak geçirdiğim yalnızca birkaç saatlik zaman sabaha karşı 04:00’te doldu. Çantalarımı alıp havaalanına geri döndüm. Ryanair ile ilk defa uçacaktım. Methini çok duyduğum ucuz uçak şirketlerinin piri Ryanair bir dakika dahi rötar yapmadan alandan havalandı. Barselona’dan Milano’ya dönüş uçuşum için de kullandığım bu şirketten çok memnun kaldım. Eminim ki bu şirket uçuş yaptığı sayısız Avrupa şehirlerinin arasına İstanbul’u da kattığında; Türk gezginler çok farklı rotalara seyahat etmekte özgür olacak.

Sevilla’ya ayak bastığım andan sonrasını diğer yazılarıma bırakıyorum. Bu giriş yazısında ise sizlere İspanya hakkındaki izlenimlerime dayanarak genel bilgi vermek istiyorum. Bu yazıdan sonra sırasıyla Sevilla, Cordoba, Granada, Madrid, Toledo ve Barselona şehirlerine yaptığım gezileri anlatan yazılar yayınlayacağım.

İspanya Tarihi Hakkında Genel Bilgi

İspanya hiç şüphesiz sıcak karakteri ile Avrupa’nın en ilgi çekici ülkelerinden biri. İspanya denince akla gezmeyi, eğlenmeyi, geç saatlere kadar sokaklarda vakit geçirmeyi seven insanlar geliyor. İspanyollar geç saatlerde yemek yiyip, akşam saatlerini sokaklarda turlayarak, çeşitli Tapas barlarda enfes Sangria’larını yudumlayarak geçiriyorlar. İnsanlar içten rahat, kaygısız ve canlı bir görünüm çiziyor.

Endülüsya Haritası
İspanya Endülüsya Haritası
İspanya’nın Endülüsya Bölgesi Haritası

Endülüsya Şehirleri Sevilla, Cordoba ve Granada

İspanya doğanın cömert davrandığı bir ülke… Geniş kumsalları, zengin mutfağı ve karakteristik özellikleri ile dikkat çekiyor. İspanya’nın güneyi yüzlerce yıl Müslüman Arapların etkisinde kaldığından, geniş çaplı bir melez kültür göze çarpıyor. İspanyolların da sahiplendiği bu kültürü Endülüsya adı verilen güney eyaletindeki şehirlerde gözlemlemek gerek. Arapların süslü mimari tarzının üstüne eklenen İspanyol-Hristiyan mimari üslubu –Bu şehirlerdeki güçlü Musevi varlığının da karışımıyla-  ortaya Mudejar denilen bir melez tarz çıkarmış. Bu tarzı çıplak gözle görebileceğimiz eserlerin en başında Sevilla, Cordoba ve Granada’daki saraylar ve –sonradan kiliseye çevrilmiş olan- camiler geliyor.

Endülüsya bize çok da yabancı olmayan bu mimari tarzı ve sıcak flamenko kültürünün yuvası olmasıyla insanı bir mıknatıs gibi kendine çekiyor. Türk gezginler arasında pek de popüler olmadığını düşündüğüm bu bölge kesinlikle ziyaret edilmeli diye düşünüyorum.

Granada Şehrinin Isabel ve Ferdinand Tarafından Ele Geçirilmesi
Isabel Ve Ferdinand Reconquista
Francisco Pradilla’nın Granada’nın düşüşünü betimleyen tablosu. Son Endülüs Emiri, şehrin anahtarını Isabel ve Ferdinand’a teslim ediyor.

Isabel & Ferdinand Ve Reconquista

İspanyollar Arap etkisini benimsiyorlar benimsemesine… Fakat yine de 1469 yılında Aragon prensi Fernando ile evlenerek Katolik İspanya’nın Araplara karşı birleşmesine önderlik eden I. Isabel’e de çok büyük saygı duyuyorlar. Nitekim 15.Yüzyıl’a kadar ayrı krallıklar halinde bulunan İspanya’nın Kastilya Kraliçesi Isabel ve Aragon prensi Ferdinand’ın evlenmesiyle tek bayrak altında toplanması, Arapların İspanya’dan tasfiye edilmesine giden yolu açmış.

Katolik İspanya’nın tüm topraklarını Araplardan geri alması 1492’de son kale olan Granada’nın düşmesiyle gerçekleşiyor. Bu yüzden Memleketin her yerinde Isabel’e duyulan saygıdan ötürü, kendisine heykeller ve köprüler atfedilmiş. Düzinelerce ünlü ressam Granada’nın düşüşünü, şehrin anahtarını Isabel ve Fernando’ya teslim eden son Nasri sultanı XI.Muhammed’i tablolarına yansıtmış.

Kristof Kolomb’un Yeni Dünya’nın Keşfi İçin Görevlendirilmesi

kristof-kolomb-kralice-isabel-ve-ferdinand

Kristof Kolomb’un Amerika Kıtasında Karayipler’e Ayak Basması

Kristof Kolomb'un Amerika Kıtasını Keşfi

Christof Colomb Ve Yeni Dünya’nın Keşfi

Aslına bakarsanız Isabel şöhretini sadece Arapları yenmekten almıyor. Amerika’nın keşfine de dolaylı olarak yön veren bir şahsiyet Kraliçe Isabel. Hikayeyi biraz açalım. Ünlü denizci kaşif Kristof Kolomb 15.Yy. sonlarında çok önemli bir ticari merkez olan Hindistan’a batıdan sürekli deniz yolunu izleyerek ulaşabileceğini iddia eder. Bu amacını gerçekleştirmek için devlet desteği alması gereken Colomb, önce Portekiz kralı II.John’a başvurur; fakat reddedilir. Isabel ve Fernando’ya başvurmaya karar verir. Uzun uğraşlardan sonra İspanya’nn desteğini almayı başarır.

Granada’nın düştüğü sene olan 1492’de yola çıkan Colomb vardığı yeri Hindistan zannederek Amerika kıtasına ayak basar. Gördüğü ilk yere San Salvador ismini verir. Oradaki yerlileri ise Hinliler olarak adlandırır. O gün bugündür Amerika yerlileri Indians, yani Hintiler olarak bilinir. Ne yazık ki tarih sahnesinde büyük heyecanla okuduğumuz bu büyük keşif; Amerika kıtasında büyük yerli medeniyetlerinin yok olmasına zemin hazırlamıştır. Bu konuya Sevilla yazımda daha detaylı değineceğim.

Goya’nın Prado Müzesi’nde Sergilenen Parasol İsimli Eseri
The Parasol (Güneşlik) By Francisco Goya Prado Müzesi
İspanya’nın en ünlü ressamı Goya’nın Parasol isimli tablosu (Prado Müzesi, Madrid)

İspanyol Sanatının Altın Dönemi

Yeni kıtadan sağlanan zenginlikler İspanya’da bir altın çağ yaşanmasına neden olur. Avrupa’nın parlayan yıldızı haline gelir İspanya. Avusturya kökenli Habsburg hanedanının hüküm sürmeye başladığı bu çağda Valazquez, El Greco gibi ressamlar ve Cervantes gibi yazarlar çıkarır bağrından İspanya… Bu dönemin ressamlarının tablolarına Prado Müzesi yazımdan göz atabilirsiniz

Ne yazık ki, yeni kıtadan edindiği zenginlikleri savaş meydanlarında tüketir Katolik İspanya. Hanedan Fransız Bourbon’lara geçer. Bu dönemde III.Carlos adlı kral döneminde yine güçlü bir dönem geçirir. III.Carlos’un heykeli bugün güneş meydanı anlamına gelen Puerta Del Sol’da Madrid’in kalbindedir.

Diktatör Franco Ve İspanya İç Savaşı

Sonradan gelen I. ve II. Cumhuriyet dönemleri yerini iç savaşa, iç savaş ise ülkeyi Franco isimli bir diktatörün sert iktidarına taşır. Mussolini ve Hitler’in emsali olan Franco ülkedeki azınlıklara kan kusturur. Kökleri ve dilleriyle gurur duyan Katalanlar sırf kendi dillerini konuştukları için ardı ardına idam edilirler. Bu acı zamanları sembolize eden bir anıt bugün Katalonya’nın kalbi Barselona’da yükselmektedir.

İspanya’nın şansı ise Franco’nun kendi halefi ilan ettiği Juan Carlos’un aydınlık ve demorat bir İspanya için çalışması olmuştur. Bugün bildiğimiz liberal, modern ve özgür İspanya’nın Avrupa sahnesine çıkmasına giden yol 1975’te Franco’nun ölümü ile açılmıştır.

Antoni Gaudi’nin Casa Mila İsimli Mimari Şaheseri Barselona, İspanya
Antoni Gaudi'nin Eseri Casa Mila Barcelona
Antoni Gaudi’nin Eseri Barcelona kentindeki “Casa Mila”

Modern İspanya

Modern İspanya ise bağrından Salvador Dali, Pablo Picasso gibi muhteşem ressamlar ve Antoni Gaudi gibi Barselona’ya mal olmuş modernizm gönüllüsü dahi mimarlar çıkarmıştır.

Bu kısa İspanya tarihi bilgisini, İspanya’daki seyahatimi şehir şehir anlatacağım diğer yazılarıma zemin hazırlamak için derledim arkadaşlar. Umarım beğenirsiniz.


İspanya Seyahati Yazı Serisi Bölüm 1: Flamenko’nun Beşiği Sevilla


Önerilen Blog Yazıları


© İspanya Gezi Rehberi Ve Seyahat Tavsiyeleri 2017 ve 2018

Serhat Engül

Lisanslı Tur Rehberi

Akdeniz’in İncisi İspanya Gezi Notları was last modified: June 6th, 2017 by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

one + nineteen =