Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi

İstanbul’un Fener Semti Tarihi ve Rum Ortodoks Patrikhanesi

Konstantinopolis (İstanbul’un fetihten önceki adı) şehrinin 1453 yılında Osmanlılar tarafından fethi ile Doğu Kilisesi’nin tarihinde yeni bir sayfa açılır.  O tarihe kadar 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu’nun himayesinde olan Ortodoks Patrikhanesi, kendisini bir anda yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulur.

Ancak korkulan olmamıştır. Sultan II. Mehmed, Ortodoks Patrikhanesi’nin varlığını sürdürmesini istemektedir. Yalnız genç padişahın bir koşulu vardır: Patrikhane kilisesi olan Ayasofya, camiye çevrilecek ve Patrikhane başka bir yere taşınacaktır.

Patrikhane’nin yeni ikametgahı olarak şehrin en büyük ikinci kilisesi olan Havariyyun Kilisesi seçilir. Patrikhane bir süre orada varlığını sürdürür. Ancak bir süre sonra oradan da taşınması gerekecektir. Patrikhane’nin fetihten sonraki yolculuğu yaklaşık 150 yıl sürer ve 1590‘larda bugün içinde bulunduğu Fener semtine taşınması ile son bulur.

Bundan sonra Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi olarak anılacak olan ibadethane, beraberinde Rum asıllı Osmanlı vatandaşlarının da semte yerleşmesine vesile olur. Bizans döneminden kalan en köklü aileler, Fener semtinin eğimli sokaklarında kendilerine güzel evler inşa ederler.

Bugün Fener-Balat turları ile yeniden keşfedilen bu tarihsel zenginlik, Instagram‘ın da görsel etkisi ile her geçen gün daha çok ilgi çekiyor. Bölgede birbiri ardına açılan kafelerden de bu gelişimi gözlemlemek mümkün. Şimdi kısaca Patrikhane’nin tarihine değinelim.

Fatih Sultan Mehmet Ve Bizans Mirası

Günümüz İstanbul’unun tarihsel zenginliğinde, Fatih Sultan Mehmet’in iyi eğitimli ve geniş görüşlü bir Padişah olmasının büyük payı vardır. Zira Sultan Mehmet, fetihten sonra yeni Roma İmparatoru olarak da anılmak istemiş ve Bizans’tan, yani esas ismi ile Doğu Roma‘dan kalan hiçbir yapıya en ufak bir zarar vermemiştir.

Genç Sultan öncelikle bir ferman yayınlayarak, şehrin Rum (Romalı) halkının can ve mal güvenliğini sağlar. Sonra da Ortodoks Patrikhanesi’nin merkezini Ayasofya’dan, başka bir yere taşır.

Patrikhane kilisesi olan Aya Yorgi‘nin ve kiliseye din adamı yetiştiren Fener Rum Lisesi‘nin art arda bugünkü yerine taşınmasıyla, patrikhanenin nihai adresi de belli olmuştur.

Patrikhane Bahçesi ve Aya Yorgi Kilisesi

Aya Yorgi Kilisesi

Cibali, Fener ve Balat Semtleri

Tarihte ismi Phanarion olarak geçen Fener Semti, Osmanlı dönemi boyunca Ortodoks Hristiyanların yaşadığı bir bölge olarak var oldu. Bu bölgenin en büyük güzelliği İstanbul’un tarihini ve kozmopolit yapısını mükemmel bir şekilde yansıtmasıdır.

Zira aynı bölgedeki Cibali semti ağırlıklı olarak Müslüman mahallesi, Fener semti Hristiyan mahallesi, Balat semti ise Musevi mahallesi olarak bilinir. Bu yerleşim yerleri, İstanbul’un Tarihi Yarımada‘sı içinde yer almış ve semt sakinleri yüzyıllarca barış içinde yaşamıştır.

Fener Ortodoks Patrikhanesi Ve Tarihi Eserleri

İstanbul’un bu güzel semtinde tarihi Rum Ortodoks Patrikhanesi halen aktiftir ve ziyaretçi kabul etmektedir. Patrikhane kompleksi içindeki Aya Yorgi Kilisesi, muhteşem altın varaklı altarı ile İstanbul’un gizli bir mücevheridir.

Aya Yorgi Kilisesi’nin Muhteşem İkona Duvarı

Aya Yorgi Kilisesi

Moğolların Meryemi Kilisesi

Fener’de, İstanbul’un fetihten günümüze işlevini kesintisiz sürdürmüş olan Moğolların Meryemi Kilisesi halen ziyaret edilebilir. Kilisenin ithaf edildiği Azize Meryem’in biraz dokunaklı bir hikayesi vardır. Ayrıca bu kilise Fatih Sultan Mehmet’in bizzat yayınladığı bir ferman ile diğer Bizans Kiliselerinin aksine camiye çevrilmemiştir.

Fener Rum Lisesi

Patrikhane’ye uzun yıllar din adamı yetiştirmiş Fener Rum Erkek Lisesi, (Kırmızı Lise olarak da bilinir) Fener semtinin en yüksek noktasındadır ve sahilden bile kolaylıkla seçilebilir.

Bu okuldan mezun olmuş başarılı bir öğrenci olan Konstantin Dimadis’in yeniden inşa ettiği okul, Neo-Gotik mimarisi ile çok heybetlidir. Osmanlı’nın son döneminde, Fener semtinin ileri gelenlerinden toplanan paralarla yeniden inşa edilen bu okul, 1881’de yeniden hizmete açılmıştır.

Günümüzde dini eğitim veren bir İlahiyat Fakültesi değil, MEB’e bağlı bir öğrenim kurumudur. Ancak okulun özel bir statüsü olduğunu ve sadece Ortodoks asıllı çocuklara eğitim verdiğini de eklemek gerek. Maalesef günümüzde eskisi kadar öğrencisi olmayan okulda, 2018 itibariyle 30-40 öğrenci kalmıştır.

Fener Rum Lisesi (Kırmızı Lise)

Fener Rum Lisesi Bahçesi © Fotoğraf: Serhat Engül

Osmanlı Döneminde Rumlar

İstanbul’un Fener semtinde yaşayan Rum kökenli vatandaşlar, Osmanlı’nın Batı eyaletlerinde önemli yöneticiler olarak görev almışlardır. Bunun yanında batı dillerine olan yatkınlıklarından dolayı da sarayda çevirmen olarak da çalışmışlardır. Bu bağlamda Osmanlı İstanbulu‘nda yaşayan Rumların, Avrupa ile Osmanlı İmparatorluğu arasında bir köprü vazifesi gördüğünü söylemek yanlış olmaz.

Rumlardan bir kısmı bürokrat olarak sarayda görev alırken, diğer bir kısmı da ticaretle uğraşıp zenginleşmişlerdir. Bu nedenle Fener bölgesinde zengin bir yerel mimari göze çarpar. Sokak aralarında antik görünümlü sütunlar ve heykeller ile süslü evler görülebilir.

Buna ek olarak geçmişte gayrimüslim cemaatin ne kadar kalabalık olduğunu kanıtlayacak kadar çok kilise de vardır. Bu zenginlik bize Osmanlı dönemindeki yaşamın ne kadar renkli olduğunu da kanıtlar.

Kırmızı Lise Olarak Da Bilinen Fener Rum Lisesi
Fener Semti Tarihi Ve Rum Ortodoks Patrikhanesi
Fener Rum Lisesi (Kırmızı Lise)

Günümüzde Fenerli Rumlar

Mahallenin eski ailelerinden maalesef çok azı halen burada yaşar. Köklü ve zengin aileler geç Osmanlı döneminde (19.Yüzyıl) kıymetlenen Boğaziçi kıyılarına, Adalar’a ve diğer modern semtlere yerleşmiştir.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra İstanbul’da Rum kökenli nüfus oldukça azalmış ve Rum asıllı vatandaşlar başka yerlere göç etmiştir. Günümüz İstanbul’unda Beyoğlu, Şişli, Beşiktaş, Adalar semtlerinde halen Rum Ortodoks yurttaşlar vardır.

Osmanlı döneminde Türklerle yüzyıllarca birlikte yaşayan Rumlar, İstanbul’un bugünkü karakterini kazanmasında büyük rol oynamıştır. Şehrin birçok restoranı, meyhanesi, pastanesi halen Rum asıllı vatandaşlar tarafından işletilir ve İstanbul’un lezzetine lezzet katar.

Fener Mahallesinin İnişli-Çıkışlı, Rengarenk Sokakları
Fener Sokakları © Fotoğraf: Serhat Engül

Fener Ve Balat Semtlerinde Fotoğraf Çekmek

Fener ve Balat semtleri fotoğraf çekmeye gönül vermiş insanlar için çok güzel kareler sunmaktadır. Gemişten bugüne dokusunu korumuş olan semtlerdeki Rum ve Osmanlı evleri, tarihi cami, kilise ve sinagoglar ve tabi ki semtin afacan çocuklarını fotoğraflamak büyük keyiftir.

Kiremit Caddesi

Örneğin Fener semti sınırları içinde kalan Kiremit Caddesi‘nde yan yana sıralanmış 5 tane renkli ev vardır. Bu evler, Balat’ta fotoğraf çekmek söz konusu olduğunda en çok tercih edilen noktalardan biridir.

Fener Kiremit Caddesi

Merdivenli Yokuş

Buna ek olarak Balat semtinin arka sokaklarında kalan Merdivenli Yokuş da mükemmel bir fotoğraf çekim noktasıdır. Burada yan yana sıralanmış 7 tane rengarenk ev olduğu gibi, sokağın arnavut kaldırımlı dekoru da fotoğrafınıza nostaljik bir hava katacaktır.

Balat Merdivenli Yokuş

Fener ve Balat Sokakları

Fener ve Balat semtlerinde gezmek istiyorsanız, bölgede gezilecek yerleri etraflıca ele alan Fener Balat Gezilecek Tarihi Yerler isimli yazıya da göz atabilirsiniz. Titizlikle kaleme aldığım bu yazıda, bölgeye yıllardır tur düzenleyen bir tur rehberi olarak, bildiklerimin büyük bir kısmını paylaşmaya çalıştım.

Fener ve Balat semtlerini tarihi detaylı olarak öğrenerek gezmek, yaklaşık 4 saatinizi alacaktır. Verilecek olan yemek ve kahve molaları, bu güzel deneyimi tüm güne yayabilir.


Fener Semti Hakkında Tarih Bilgisi by Serhat Engül

Fener Semti Tarihi ve Rum Ortodoks Patrikhanesi 2019-2020

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *