Harbiye Askeri Müzesi Tarihi ve Eserleri

Harbiye Askeri Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Silahlar, tarih boyunca ülkelerin gücünü belirleyen en önemli unsurlar arasında yer almıştır. Tarihteki büyük değişimlerin çoğu silah teknolojisindeki değişimlerle açıklanır. Örnek vermek gerekirse, Osmanlı’nın surları tahrip edecek güçte toplar geliştirmesinin İstanbul’un fethinde, dolayısıyla bir çağın değişmesinde önemli bir rol oynadığı söylenir. Sonuç olarak, dünya tarihini anlamak için harp tarihini bilmek gerekir.

Şişli’nin Harbiye semtinde yer alan Harbiye Askeri Müzesi, 15. Yüzyıl’dan yakın tarihe kadar üretilmiş silahlardan oluşan zengin bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Askeri tarihe meraklıysanız, bu müzeyi ziyaret etmenizi kesinlikle tavsiye ederiz.

Harbiye Askeri Müzesi Hakkında Bilgi

Harbiye Askeri Müzesi, Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı’na bağlı olarak hizmet veriyor. Osmanlı döneminden itibaren kullanılan silahlara ev sahipliği yapan müze, koleksiyonlarının zenginliği bakımından dünyanın önde gelen harp tarihi müzeleri arasında yer alıyor.

Müzede 1400’lerden yakın tarihe kadar farklı zamanlarda üretilmiş 5000 eser bulunuyor. Silahlar koleksiyonun başlıca ögeleri olmakla birlikte, silah kılıfları, zırh, kalkan, miğfer gibi kıyafetler, çadırlar, sancaklar ve harp tarihiyle ilgili diğer objeler de sergileniyor.

Harbiye Askeri Müzesi’nin Tarihi

Harbiye Askeri Müzesi, 1862 yılında II. Abdülhamit tarafından inşa edilen Mekteb-i Harbiye (Harp Okulu) binasında bulunuyor. Ancak müzenin tarihini bu binanın inşasından çok daha öncesine dayandırmak gerekiyor.

Türkler İstanbul’u fethettiklerinde, Aya İrini Kilisesi “Cebehane” olarak anılan bir silah deposuna dönüştü. Değerli silahlar ve harp eşyaları burada depolandı. Cebehane, III. Ahmet dönemindeki askeri reformlar doğrultusunda, Dâr-ül-Esliha (Silahların Evi) olarak düzenlendi. Dar-ül Esliha, silahların yalnızca depolandığı değil aynı zamanda sergilendiği bir yerdi. III. Ahmet tarafından yapılan kitabe bugün Aya İrini’de hâlâ görülebilir.

Dar-ül Esliha’nın tam anlamıyla bir müze hâline getirilmesi ise 1846 yılında mümkün oldu. Tophane Müşhiri Ahmet Fethi Paşa, Aya İrini’yi bir sergileme mekanı hâline getirdi ve bu koleksiyon “Müze-i Hümayun” olarak anılmaya başlandı.

Askeri Müze, bu tarihten 1940 yılına kadar Aya İrini’de faaliyetini sürdürdü ve II. Dünya Savaşı yıllarında, eserlerin olası bir savaştan zarar görmemesi için koleksiyonun Anadolu’ya taşınmasına karar verildi. Koleksiyon, 1949 yılında Maçka Silahhanesi’ndeki depodan tekrar İstanbul’a getirildi.

Ancak 1959 yılına kadar sergi alanı olarak kullanılan Harbiye Mektebi Jimnastikhanesi, koleksiyonlar için yetersiz kalıyordu. Bu yüzden, 1964 yılında Mekteb-i Harbiye binasının müze yapılmasına karar verildi. Bina, Türkiye’nin önemli mimarlarından Prof. Dr. Nezih Eldem tarafından restore edildi. Müze, restorasyon bittikten sonra 10 Şubat 1993 günü ziyarete açıldı.

Askeri Müzenin Bölümleri

Harbiye Askeri Müzesi’nde 27 adet teşhir salonu bulunuyor. Salonların çoğunda tarihi koleksiyonlar sergilenmekle birlikte, I. Dünya Savaşı, Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Savaşı gibi önemli tarihi olaylar için dizayn edilmiş salonlar da bulunuyor.

Bununla birlikte, askeri yazışmalarda kullanılan ferman, berat ve yazma eserlerin de sergilendiği bir salon var. Ancak müzenin genel konseptine uygun olarak “harp tarihi” ile ilgili olan kısımlardan bahsetmekte fayda var.

Diğer salonları gezmeye başlamadan önce Giriş ve Tanıtım salonlarında vakit geçirmeniz faydalı olacaktır. Giriş Salonu’nda, müze binasının maketi ve koleksiyondan örnek olarak alınan objeler bulunuyor. Müzenin tarihçesiyle ilgili görseller ve informatik yazılar ise Tanıtım Salonu’nda yer alıyor.

Atıcı Silahlar Salonu’nda ok ve okçuluk ile ilgili eserler sergileniyor. Burada genel olarak 17 ve 19. Yüzyıl’lar arasında üretilen oklar, yaylar, ok hedefleri, yay germe gereçleri gibi okçuluk ile ilgili malzemeler bulunuyor.

Atçılık ve binicilik ile ilgili eserler, Binicilik Salonu‘nda sergileniyor. Burada, 19 ve 20. Yüzyıllar’da üretilen süvari malzemelerini de inceleyebilirsiniz. Bu yıllarda revaçta olan Alman ve İngiliz tipi eyerler, atçılık koleksiyonunda önemli bir yer tutuyor.

İstanbul’un fethini gerçekçi bir illüstrasyon ile görmek için Fatih ve Yavuz Köşesi’ni inceleyebilirsiniz. Burada, Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim’in atlı heykelleri bulunuyor. Ayrıca, İstanbul’un fethindeki önemli olaylardan biri olan, gemilerin karadan Haliç’e indirilmesi panaromik bir maket ile gösteriliyor.

Orta Çağ ve Yeni Çağ’dan kalan silahlar, Kesici Silahlar ve Savunma Silahları salonlarında sergileniyor. Avrupa’da üretilmiş kılıç, mızrak gibi silahları Kesici Silahlar Salonu’nda inceleyebilirsiniz. Savunma Silahları Salonu’nda ise, yine çoğunlukla Orta Çağ Avrupası’nda üretilen silahlar, miğferler, yüz siperlikleri bulunuyor. Burada genel olarak 14 ve 16. Yüzyıl’lar arasında üretilen silahlar yer alıyor.

Ateşli Silahlar ve Top Maketleri salonları da 15 ve 20.yüzyıllar arasında imal edilen tüfek, top gibi silahlara ev sahilpliği yapıyor. Osmanlı ve Avrupa yapımı tüfekler, tabancalar,  fitiller ve tüfek malzemeleri, Ateşli Silahlar Salonu’nda sergileniyor. Yine Osmanlı döneminden kalan ahşap ve metal top modelleri, Top Maketleri Salonu’nda teşhir ediliyor.

Türk askerinin Kosova, Bosna, Somali gibi barışı korumak için görevli olduğu yerlerde kullandığı sancak, üniforma, madalya gibi malzemeler Somali-Bosna-Kosova Salonu’nda bulunuyor.

Osmanlı tarihine ilgi duyuyorsanız, Askeri Kıyafetler Salonu’nu özel olarak görmelisiniz. Nitekim, askeri kıyafetlerde yapılan değişiklikler, Osmanlı’nın modernleşme sürecinde önemli bir yer tutuyor. Burada Yeniçeri Ocağı’nın kurulmasından 20. Yüzyıl’a kadar, Osmanlı askerlerinin giydikleri kıyafetleri, barışta halktan, savaşta ise düşmandan ayırt edilebilmeleri için kullanılan başlıkları görebilirsiniz.

17.yüzyıldan itibaren kullanılan askeri çadırlar, çadır eşyaları ve parçalarını Çadırlar Salonu’nda görebilirsiniz. Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet dönemlerine ait askeri sancaklar ise Bayrak ve Sancaklar Salonu’nda yer alıyor.

Malazgirt Savaşı’nı Betimleyen Tablo
Harbiye Askeri Müzesi Giriş Ücreti 2020
Malazgirt Savaşı’nda Selçuklu Sancakları

Harbiye Askeri Müzesi Mehteran Takımı

Mehter dinletisi, müzenin Atatürk salonunda 15:00 ile 16:00 saatleri arasında yapılıyor. Müzenin açık olduğu her gün, Mehteran orkestrasını burada dinleyebilir ve mehterin tarihçesiyle ilgili 20 dakikalık sinevizyonu izleyebilirsiniz.

Harbiye Askeri Müzesi Giriş Ücreti 2019/2020

Harbiye Askeri Müzesi giriş ücreti 6 Türk Lirası‘dır. Öğrenci kimliğiniz varsa, müzeye ücret ödemeden giriş yapabilirsiniz. Bu müzede müze kart geçmemektedir.

Harbiye Askeri Müzesi Ziyaret Saatleri

Harbiye Askeri Müzesi, sabah 09:00 ile akşam 17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Pazartesi ve Salı günleri ise ziyarete kapalıdır. Bunun yanında, dini bayramların ilk günlerinde ve yeni yılın ilk gününde de kapalıdır.

Harbiye Askeri Müzesi Nerede ve Nasıl Gidilir?

Harbiye Askeri Müzesi, ulaşımı kolay bir lokasyonda bulunuyor.

Zeytinburnu-Kabataş tramvay hattına binip Fındıklı’da indikten sonra, kısa bir yürüyüşle müzeye ulaşabilirsiniz. Aynı şekilde, Füniküler ya da metroda Taksim durağında indikten sonra, Gezi Parkı’nın yanındaki yoldan Şişli’ye doğru yürüyerek Harbiye Askeri Müzesi’ni kolaylıkla bulabilirsiniz.

Taksim-Kabataş, Beyoğlu-Taksim, Çağlayan-Eminönü, Çağlayan-Yenikapı, Hasköy-Şişli-Taksim hatları da müzenin önünden geçer. Bu hatlardan birine binip Harbiye durağında indikten sonra müzeye ulaşabilirsiniz.

Harbiye Askeri Müzesi’nin resmi internet sitesine bu linkten ulaşabilirsiniz.

Harbiye Askeri Müzesi Giriş Ücreti by Serhat Engul

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *