info@istanbulclues.com

İznik Çini Sanatının Tarihi Ve Özellikleri

İznik kenti hem Roma, hem de Osmanlı tarihinde özel bir yere sahiptir. Roma İmparatoru Konstantin, Hristiyanlık dininin esaslarını belirlemek üzere ilk konsili, o dönemde Nikea adıyla anılan bu şehirde toplamıştı. (M.S. 325)

İznik Çini Atölyeleri

İznik, 1331 yılında bir Osmanlı kenti oldu. Osmanlı öncesinde de bir çömlekçilik merkezi olan şehir, Osmanlı tarihi boyunca İmparatorluğun en kaliteli çinilerini üreten şehir olarak nam saldı. İznik’in çömlek atölyeleri Osmanlı egemenliği ile birlikte, üretimlerini İslam beğenisine uyarladılar.

İznik çinilerinin üretim kapasitesi ve işçilik kalitesi anlamında zirve yaptığı dönem ise klasik dönem Osmanlı mimarisinin doruğu olan 16. Yüzyıl oldu. Bu görkemli çağda, atölyeleri Mimar Sinan’ın yönlendirdiği düşünülmektedir.

Kanuni Sultan Süleyman Türbesindeki İznik Çinileri

Kanuni Sultan Süleyman Türbesi
Bir Mimar Sinan eseri olan Kanuni Sultan Süleyman Türbesi © Serhat Engul

Türk Çini Sanatının Tarihsel Gelişimi

İznik, ne kadar çinileri ile nam salacak olsa da Osmanlıların erken dönemlerinde yaptıkları Türbe, Cami ve Sarayları süsleyen çiniler henüz İznik çinileri değildir.

Osmanlılar önemli bir Çin seramiği ithalatçısıydı ve sarayda protokol için Çin porselenleri kullanıldı. Çin medeniyeti çömlekçilikte çok ileri olduğu için Osmanlı’nın ilk dönemlerinden itibaren üretimde Çin motiflerinin etkisi görülmüştür.

Tebriz Çinilerinin Etkisi

Yine ilk dönemlerdeki birçok tarihi eserde, Tebriz çiniciliğinin etkilerini de görürüz. Osmanlı’ya İran’dan gelen Tebrizli ustalar, İlk başkentler olan Bursa ve Edirne’deki yapılara emek vermiştir.

Osmanlı Çinilerinin Kimlik Kazanması

İstanbul’un fethedilmesinden sonra, Fatih Sultan Mehmet’in teşvikiyle bir imparatorluk üslubunun oluşması sağlanır. Osmanlılar, halıda ve hat sanatında olduğu gibi, çinide de farklı üsluplardan bir harman oluşturmayı başarırlar. Hatayi denen Çin üslubu ve Rumi adı verilen Bizans üslubu birleştiren ve yeni bir üslup benimseten kişi, Baba Nakkaş’tır. Bu dönemden sonra İznik Çini Sanatı büyük bir yükselişe geçer.

İznik Çinilerinin Kısaca Özellikleri

İznik çiniciliğinin bu kadar ön plana çıkmasının bir nedeni de, çinilerin hammaddesi olan silisli toprağın İznik çevresinde bolca bulunabilmesidir. İznik atölyeleri, Osmanlı’nın zenginleştiği dönemde başkentin gittikçe artan ihtiyacına cevap vermeyi başarabilmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu‘nun muhteşem yüzyılı olan 16.Yüzyılda, camilerin iç mekanını kaplayan çini panolar ve sofra takımları için büyük çapta üretimler yapılır.

Haseki Hürrem Sultan Türbesi İznik Çinileri

Haseki Hürrem Sultan Türbesi
Haseki Hürrem Sultan Türbesi © Serhat Engul

İznik Çinilerinin Zirve Dönemi Hakkında Bilgi

İznik atölyeleri bu dönemde yaratıcılığı da pekiştirmiş ve çinilere yeni renkler katarak onları daha da ilgi çekici, göz alıcı hale getirmeyi başarmıştır. Ağırlıklı olarak mavi, beyaz olarak üretilen çinilere, 1530 yılında turkuaz, 1540’ta zeytuni ve eflatun renkleri eklenir. Nihayet 1550’lerde domates kırmızısı kullanılmaya başlanır ve bu renk bereketi ve zenginliği temsil ettiği için çok tutulur.

İznik Çini Sanatı Örneklerinin Görüleceği Tarihi Eserler

Bu bahsi geçen renklerdeki çinilerin en güzel örnekleri, imparatorluğun zirve yaptığı dönemde inşa edilen Hürrem Sultan Türbesi, Rüstem Paşa Camii ve Selimiye Camii’nde görülebilir. Topkapı Sarayı bünyesinde bulunan Harem Dairesi bölümünde, Mimar Sinan tarafından inşa edilen III.Murat Has Odası da yine bu sanatsal zenginliğin örneklerine rastlayacağımız bir yerdir.

Topkapı Sarayı III.Murat Has Odası
Topkapı Sarayı III.Murat Has Odası © Serhat Engul

İznik Çinilerinin Önemini Yitirmesi

İznik çinilerinin zirvede olduğu dönemdeki son büyük üretim, Sultanahmet Camii’nin iç mekanı için yapıldı. Sultan Ahmed Camii’nin yabancı ziyaretçiler tarafından Mavi Cami diye adlandırılması, içindeki bu muhteşem İznik çinilerinden dolayıdır.

Mavi İznik Çinileri İle Süslü İstanbul Sultanahmet Camii
sultanahmet-camii-kubbesi
Sultanahmet Camii © Serhat Engül

Osmanlı’nın zirve yaptığı dönemde art arda inşa edilen Cami, Türbe ve Köşkleri süsleyen çiniler, imparatorluğun duraklamasıyla beraber ihtişamını yitirdi. Fetihlerden kazanılan ganimetler ile inşa edilen büyük imparatorluk camileri artık yapılmamaya başlandı. Çünkü savaşmak artık bir getiriden çok, büyük bir külfet halini almaya başlamıştı.

Kütahya Çini Sanatının Ön Plana Çıkması

17.Yüzyıl sonlarından itibaren İznik çinilerinin üretim potansiyeli düşmeye başladı. Kütahya bu konuda öne geçen yeni çini üretim merkezi oldu. Fakat Kütahya çinileri hiçbir zaman İznik çinilerinin ihtişamına erişemedi.

İznik çinicilik üslubu çini sanatında halen en üst kaliteyi temsil etmektedir.

İznik Çinileri İle Dekore Edilen Topkapı Sarayı Bağdat Köşkü
4.Murad'ın Bağdat Köşkü
Klasik Osmanlı mimarisinin son eserlerinden Bağdat Köşkü © Serhat Engul

Önerilen İlgili Yazılar:


© İznik Çini Sanatı Tarihi, Hakkında Bilgi, Özellikleri Ve Kütahya Çinileri

Serhat Engül

İznik Çini Sanatının Tarihi was last modified: September 16th, 2017 by Serhat Engül

2 thoughts on “İznik Çini Sanatının Tarihi”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

12 − 6 =