İznik Çinileri

İznik Çinileri Tarihi Hakkında Kısa ve Özet Bilgi

İznik kenti hem Roma, hem de Osmanlı tarihinde özel bir yere sahiptir. Roma İmparatoru Konstantin, Hristiyanlık dininin esaslarını belirlemek üzere ilk konsili, o dönemde Nikea adıyla anılan bu şehirde toplamıştı.

İznik, 1331 yılında bir Osmanlı kenti oldu. Osmanlı öncesinde de bir çömlekçilik merkezi olan şehir, Osmanlı tarihi boyunca imparatorluğun en kaliteli çinilerini üreten şehir olarak nam saldı. İznik’in çömlek atölyeleri Osmanlı egemenliği ile birlikte, üretimlerini İslam beğenisine uyarladılar.

İznik çinilerinin üretim kapasitesi ve işçilik kalitesi anlamında zirve yaptığı dönem ise Osmanlı mimarisinin doruğu olan 16. Yüzyıl oldu. Bu görkemli çağda, atölyeleri Mimar Sinan’ın yönlendirdiği düşünülmektedir.

İznik Çinileri Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

İznik, ne kadar çinileri ile nam salacak olsa da, Osmanlıların erken dönemde yaptıkları türbe, cami ve sarayları süsleyen çiniler henüz İznik çinileri değildir.

Osmanlılar önemli bir Çin seramiği ithalatçısıydı ve sarayda protokol için Çin porselenleri kullanıldı. Çin Uygarlığı çömlekçilikte çok ileri olduğu için, Osmanlı’nın ilk dönemlerinden itibaren üretimde Çin motiflerinin etkisi görülmüştür.

Yine ilk dönemlerdeki birçok tarihi eserde, Tebriz çiniciliğinin etkilerini de görürüz. Osmanlı’ya İran’dan gelen Tebrizli ustalar, İlk başkentler olan Bursa ve Edirne’deki yapılara emek vermiştir.

Osmanlı Çinilerinin Kendi Karakterini Kazanması

İstanbul’un fethedilmesinden sonra, Fatih Sultan Mehmet’in teşvikiyle bir imparatorluk üslubunun oluşması sağlanır. Osmanlılar, halıcılık ve hat sanatı konularında olduğu gibi, çinide de farklı üsluplardan bir harman oluşturmayı başarırlar. Hatayi denen Çin üslubunu ve Rumi adı verilen Bizans üslubunu birleştiren ve yeni bir üslup benimseten kişi, Baba Nakkaş’tır. Bu dönemden sonra İznik Çinileri büyük bir yükselişe geçer.

İznik çiniciliğinin bu kadar ön plana çıkmasının bir nedeni de, çinilerin hammaddesi olan silisli toprağın İznik çevresinde bolca bulunabilmesidir. İznik atölyeleri, Osmanlı’nın zenginleştiği dönemde başkentin gittikçe artan ihtiyacına cevap vermeyi başarabilmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu‘nun muhteşem yüzyılı olan 16. Yüzyıl‘da, camilerin iç mekanını kaplayan çini panolar ve sofra takımları için büyük çapta üretimler yapılır.

İznik atölyeleri bu dönemde yaratıcılığı da pekiştirmiş ve çinilere yeni renkler katarak onları daha da ilgi çekici, göz alıcı hale getirmeyi başarmıştır. Ağırlıklı olarak mavi, beyaz olarak üretilen çinilere, 1530 yılında turkuaz, 1540’ta zeytuni ve eflatun renkleri eklenir. Nihayet 1550’lerde domates kırmızısı kullanılmaya başlanır ve bu renk bereketi ve zenginliği temsil ettiği için çok tutulur.

İstanbul’da İznik Çinileri İle Süslü Tarihi Eserler

Bu bahsi geçen renklerdeki çinilerin en güzel örnekleri, imparatorluğun zirve yaptığı dönemde inşa edilen Hürrem Sultan Türbesi, Rüstem Paşa Camii ve Selimiye Camii’nde görülebilir.

Ayrıca Topkapı Sarayı bünyesinde bulunan Harem Dairesi bölümünde, Mimar Sinan tarafından inşa edilen III.Murat Has Odası da yine bu sanatsal zenginliğin örneklerine rastlayacağımız bir yerdir.

Topkapı Sarayı III. Murat Has Odası

iznik çinileri hakkında kısa bilgi
III.Murat Has Odası

İznik Çinilerinin Önemini Yitirmesi

İznik çinilerinin zirvede olduğu dönemdeki son büyük üretim, Sultanahmet Camii’nin iç mekanı için yapıldı. Sultanahmet Camii’nin yabancı ziyaretçiler tarafından Mavi Cami diye adlandırılması, içindeki mavi renkli İznik çinilerinden dolayıdır.

Osmanlı’nın zirve yaptığı dönemde art arda inşa edilen cami, türbe ve köşkleri süsleyen çiniler, imparatorluğun duraklamasıyla beraber ihtişamını yitirdi. Fetihlerden kazanılan ganimetler ile inşa edilen büyük imparatorluk camileri artık yapılmamaya başlandı. Çünkü savaşmak artık bir getiriden çok, büyük bir külfet halini almaya başlamıştı.

Kütahya Çini Sanatının Ön Plana Çıkması

17. Yüzyıl sonlarından itibaren İznik çinilerinin üretim potansiyeli düşmeye başladı. Kütahya bu konuda öne geçen yeni çini üretim merkezi oldu. Fakat Kütahya çinileri hiçbir zaman İznik çinilerinin ihtişamına erişemedi. İznik çinicilik üslubu çini sanatında halen en üst kaliteyi temsil etmektedir.

İznik Çini Sanatı Tarihi by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *