Güzel Atlar Ülkesi Kapadokya

Kapadokya Gezilecek Yerler ve Gezi Rehberi Blog Yazısı

Kapadokya kelimesi Pers kökenli bir kelime olarak, Güzel Atlar Ülkesi anlamına gelir. Kapadokya’nın sıra dışı coğrafyasına masalsı bir anlam katan ismi, günümüzde Kapadokya’nın neden bu kadar ilgi gördüğünü de açıklar.

Kapadokya’yı masallar diyarı yapan özelliklerden en önemlisi peri bacaları. Peri bacaları ve diğer eşsiz coğrafi oluşumlar, bundan milyonlarca yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın oluşturduğu lav ve küllerden meydana gelmişler.

Kapadokya Hakkında Kısa Tarih Bilgisi

Kapadokya, Türkiye‘nin tam merkezinde konumlanan bir yer. Doğanın bir heykeltıraş misali sabırla işlediği ve bugüne taşıdığı doğal eserler ile süslü. Kapadokya‘yı oluşturan tepeler ve vadilerin üzerinde insan yapısı kiliseler, anıt mezarlar ve hatta yeraltı şehirleri de birer mücevher gibi Kapadokya bölgesini süslüyor.

Şehir-devletleri, imparatorluklar ve dini oluşumlar bu bölgede yükselmiş ve yok olmuş. Asırlar boyunca buradan gelip geçen uygarlıklar arasında Hititler, Persliler, Büyük İskender, Roma İmparatorluğu ve Bizans ve Osmanlı var.

Kapadokya Nerede Ve Hangi Şehirleri Kapsıyor?

Kapadokya, aslında birkaç günde gezilebilecek bir yer değil. Bunun sebebi öncelikle coğrafi olarak geniş bir bölgeyi kapsıyor olması. Tarihte Cappadocia olarak bilinen bölge; Nevşehir, Kayseri, Aksaray ve Niğde şehirlerine yayılmış geniş bir alanda konumlanıyor.

Güzelliği bir seferde idrak edilemeyecek farklı mimari yapıların ve doğal güzelliklerin bir arada bulunması nedeniyle, Kapadokya‘yı layıkıyla gezmek biraz zaman istiyor.

Kapadokya Gezilecek Yerler Blog Yazısı 2020

Dilerseniz şimdi Kapadokya’da gezilecek yerleri başlıklar halinde beraber inceleyelim.

  • Göreme Açık Hava Müzesi

Göreme Vadisi‘nin en önemli özelliği, Kapadokya‘nın en etkileyici vadi-kiliselerine sahip olmasıdır. Orta Çağ‘da bu bölgede yaşayan Hristiyan keşişler, yumuşak bir yapıya sahip olan volkanik kayaları oyarak bu kiliseleri meydana getirmişlerdir. Ulaşılması zor yerlerde inşa edilen bu kiliselerin temel amacı, inzivaya çekilerek Tanrı’ya yakın olma ve dünyevi hırslardan arınma arayışıdır. Bir manastır felsefesi söz konusudur.

Bizans İmparatorluğu‘nun Anadolu‘da hüküm sürdüğü yıllarda inşa edilen bu kiliseler, İstanbul’un Kariye Müzesi veya Ayasofya Müzesi gibi Bizans sanatının nadide eserlerini barındırır. Din temalı mozaik ve fresko resmetme konusunda ileri bir medeniyet olan Bizans‘tan, günümüze yadigar kalan en güzel eserler İstanbul ve Kapadokya’dadır.

Buradaki yerleşimin izleri, Antik Çağ‘da yaşamış olan Hititler dönemine kadar geriye gitse de, en belirgin izler Orta Çağ‘daki Bizans döneminden kalmadır.

Göreme‘yi yaz aylarında giderseniz, bölgeyi sabah saatlerinde ziyaret etmeniz önerilir. Zira güneşin yükseldiği saatlerde, vadide yürümek zorlaşır. Keyifli bir yürüyüş yapma şansınız azalır.

Kiliselerdeki freskolar zaman içerisinde rüzgardan, sudan, depremlerden zarar görmüştür. İnsan eliyle verilen zararlar da azımsanmayacak kadar yoğundur. Ancak görseller genel hatlarıyla halen çok güzeldir.

En iyi korunmuş sanat eserleri “Karanlık Kilise” adı verilen kilisededir. Burayı ziyaret etmek için ek giriş ücreti ödenir (Yaklaşık 12 TL)

Göreme Açık Hava Müzesi ziyaretinden sonra, Göreme‘nin merkezini de ziyaret etmeniz önerilir. Ayrıca vadinin dışında kalan ve Göreme’ye yakında konumlanmış Tokalı Kilise‘yi de bu vesile ile görebilirsiniz.

Kapadokya Gezilecek Yerler ve Gezi Rehberi

kapadokyada yapılması gereken şeyler
Göreme Açık Hava Müzesi
  • Ihlara Vadisi

Ihlara Vadisi, Aksaray şehrine 45 kilometre mesafede konumlanıyor. Melendiz Çayı‘nın ortasından geçtiği ve adeta hayat verdiği bu kuru topraklar, büyük bir tarihi zenginliği yansıtıyor.

Ihlara Vadisi‘nde, Bizans keşişlerinin kayalardan oyduğu 60 adet kilise, şapel ve manastır var. Hristiyanlıkta inzivaya çekilme olduça sık rastlanan bir ibadet şekliydi. İstanbul‘da yaşayan birçok sıradan vatandaş gibi, Bizans monarşisine mensup soyluların da Adalar‘daki kiliselerde inzivaya çekildiği tarihte çok görülmüştür.

Bizans keşişleri ise inziva için daha da gözden ırak noktaları tercih ediyorlardı. Bu sebeple Ege Denizi‘ndeki kuş uçmaz kervan geçmez adalar, manastırlar ile doludur. Ihlara Vadisi, sarp yapısı ve ortasından geçen ırmağın eşsiz güzelliği keşişler arasında bir akım yaratmış olsa gerek. Zira 11. ila 13. Yüzyıl arası bu bölgeye çok Hristiyan yerleşmiş ve büyük de bir inşa işine girişmişler.

Bir zamanlar Peristrema adıyla bilinen Ihlara Vadisi’ndeki kiliselerin çoğu şu an yıkık dökük haldeler. Maceraperest ziyaretçiler için Ihlara Vadisi harika bir doğa yürüyüşü imkanı sunuyor. İsterseniz bütün günü vadiyi keşfederek geçirebilirsiniz. Virane yapıları görmek ve fotoğraflamak da mümkün.

Ihlara Vadisi, turistik bir ziyaret için temelde üç bölgeye ayrılıyor. Bunlar Ihlara Köyü, Belisırma Köyü ve Selime Köyü. Bahsini ettiğimiz kiliselerin çoğu Ihlara ve Belisırma‘da bulunuyor.

Şayet tüm gününüzü ayırmak istemiyorsanız, en önemli kiliseleri görebilmenin kestirme bir yolu mevcut. Ihlara Kiliseleri‘ni en kısa yoldan görmek için Ihlara Vadisi Turistik Tesisleri‘nin içinden kiliselere giden merdivenlerden inmeniz gerekiyor. Tabi kısa yol derken, en kolay yol olduğunu söyleyemeyiz. Zira 360 basamak aşağı inmeniz gerekiyor. Tabi bunun bir de geri dönüşü var!

Ancak Ihlara Vadisi, Kapadokya‘da gezilecek en güzel yerlerden biri olduğundan bu zahmete değer.

  • Kapadokya Yeraltı Şehirleri

Kapadokya‘ya doğanın armağan ettiği güzellikler elbette tartışılmaz. Ancak bazen insan yapısı eserler de insanı onlar kadar etkiliyor. Üst satırlarda rahiplerin kilise inşası sırasında, volkanik kayaların yumuşak yapısından faydalandığını söylemiştik.

Geçmişi Hristiyanlıktan çok daha eskiye, milat öncesine dayandığı bilinen yeraltı şehirleri, aynı teknikle yerin 7 kat dibine kadar inmiş. “Böyle muhteşem bir doğası olan bir yerde, bu insanlar yerin onlarca metre altında ne diye sıkış tıkış yaşamışlar?” diyebilirsiniz. Ancak geçmişte yaşanan amansız savaşlar insanları önlem almaya itmiş.

Antik Çağ‘da dünyanın en hareketli yerleşim yerleri olan Avrupa, Anadolu ve Mezopotamya civarında savaşlar hiç bitmemiş. Yunan-Pers Savaşları, Büyük İskender, Roma İmparatorluğu ortalığı kasıp kavurmuş. Ordular Anadolu‘dan bir köprü gibi gelip geçmiş. Yerliler ise böyle zamanlarda buharlaşıp ortadan kaybolmanın bir yolunu bulmuşlar. Köle olarak alınıp, satılmaktan veya yağmalardan korunmuşlar.

Yeraltı şehirlerinin kapıları kaydırılarak oynatılan taşlardan oluşuyordu. Bulunması neredeyse imkansız olan bu mekanlar, adının hakkını verir bir biçimde adeta şehirdi.

Tüneller ve odalar daha sonra erken dönem Hristiyanları tarafından da kullanıldı. Çünkü Roma İmparatorluğu yüzyıllar boyunca Hristiyanlara büyük zulüm uyguladı. Ta ki, İmparator Büyük Konstantin, 325 yılında Milano Fermanı ile dinsel serbestlik tanıyana kadar.

Yeraltı şehirlerinden en meşhur olanları elbette Kaymaklı ve Derinkuyu diyebiliriz. Buralarda mağara otellerde olduğu gibi sıcaklık yaklaşık 13 derecede sabitlenmiş durumda olduğundan, yazın üzerinize bir şal almak isteyebilirsiniz.

Yeraltı şehrine inerken yanınızda su bulundurun, çünkü içeride alma fırsatınız olmayacak. Ayrıca yerlerin biraz engebeli olduğunu düşünerek konforlu bir ayakkabı giymek uygun olur. Yükselik yaklaşık 170 santim civarında olduğundan, kafanıza da dikkat etmeniz gerekiyor.

Kapadokya gezi önerileri ve ipuçları
Kapadokya Yeraltı Şehirleri
  • Paşabağ Rahipler Vadisi

Paşabağı Vadisi, Kapadokya’nın yeryüzü şekillerini gözlemlemek için oldukça uygun bir yer. Dünyanın uydusu Ay‘ın yüzeyini inceler gibi özgün yeryüzü oluşumlarını burada tecrübe edebilirsiniz.

“Rahipler Vadisi” olarak da bilinen Paşabağ‘da yürürken, bir şeyler içecek mola noktaları bulmak da mümkün. Bu güzel vadiyi keşfederken Şapkalı Peribacaları‘nın en güzel örneklerini göreceksiniz.

  • Devrent Vadisi

Devrent Vadisi, gizemli yeryüzü şekilleri ile nam salmış bir yer. Burada bulunan peri bacaları, insan veya hayvan silüetlerine benzetildiği için, ekstra ilgi çekiyor.

Devrent Vadisi’nde gezerken, deveye benzemesi ile ünlü peri bacasını mutlaka görmelisiniz. Buna ek olarak ellerini kaldırmış dua eden bir rahibeye benzeyen başka bir peri bacası daha vardır.

Bu fantastik şekiller sebebiyle Devrent Vadisi‘ne “Hayal Vadisi” veya “Perili Vadi” de denir. Hakkında en çok efsane anlatılan vadi burasıdır.

  • Güray Seramik Ve El Sanatları Müzesi

Avanos sınırları içerisinde bulunan Güray Museum, Kapadokya’ya has çömlek işçiliğinin en nadide eserlerinin sergilendiği bir müze. Dünyanın tek yeraltı seramik müzesi, unvanını da taşıyan bu müze, çömlek sanatının tarihini öğrenmeniz ve nasıl yapıldığını görebilmeniz için ideal bir yer. Bu sebeple bu özgün mekanı Kapadokya gezilecek yerler listenize eklemenizi öneririm.

Kapadokya Gezi Rehberi Blog 2020

kapadokyada görülmesi gereken yerler
Kapadokya Balon Turları
  • Zelve ve Peri Bacaları

Zelve, üst satırlarda bahsettiğimiz Paşabağ Vadisi‘ne 1 km uzaklıkta konumlanıyor. Burada, Zelve‘yi farklı kılan geniş gövdeli ve sivri şapkalı peri bacalarını gözlemleyebilirsiniz.

Zelve’nin başka bir özelliği de, Hristiyan rahipler tarafından ilk yerleşilen ve en son terk edilen yer olması. Burada kurulan kilise ve manastırlar, kendi dönemlerinde önemli birer öğretim merkezi olmuşlar. En çok ilgi çeken üç kilise; Balıklı, Üzümlü ve Geyikli Kiliseleri.

Kapadokya Gezilecek Yerler Blog Yazısı

Kapadokya Gezilecek Yerler Blog Yazısı
Kapadokya Peri Bacaları
  • Uçhisar Kalesi

Uçhisar Kalesi, Kapadokya‘yı izleyebileceğiniz en yüksek noktadır. Roma bürokrasisinin zulmünden kaçan Hristiyanların, kayaları oyarak meydana getirdiği bir kale görünümündedir.

Kapadokya’da Uçhisar’dan biraz daha küçük olan Ortahisar Kalesi bulunur. Geçmişte bu iki kaleden biri düşman saldırısına uğradığında, halkın diğer kaleye kaçmasını sağlayacak bir yeraltı tüneli varmış.

Uçhisar, yüksekliği sayesinde Kapadokya‘nın birçok yerinden görülebiliyor. Kapadokya’yı Uçhisar‘dan daha yüksek bir noktadan görebilmek, ancak sıcak hava balonu turuna katılarak mümkün olabiliyor.

  • Ortahisar

Ortahisar, Kapadokya’daki yerli halkın yaşamını en iyi görebileceğiniz yer. Geçmişte kendi halinde bir köy olan Ortahisar, turizmin tüm Kapadokya coğrafyasına yayılması ile ilgi görmeye başlamış.

Kapadokya’yı yurt dışından gezmeye gelen yabancılar, bu bölgenin güzelliklerine aşık olunca, ev edinmeye de başlamışlar. Batılıların, Kapadokya‘da en yoğun yaşadığı yerlerden biri, Ortahisar’dır diyebiliriz. Çevrede harika mimariye sahip taş evler seçebilirsiniz.

Ortahisar‘ın en dikkat çeken yapısı, adından da anlaşılacağı üzere sarp kayalıkların üzerindeki kalesi. Kalenin üstüne ulaşmak için tüneller ve kayalara oyulmuş bazı odalardan geçmek gerekiyor. Türkiye’nin önemli soğuk hava depolarından biri olarak da bilinen Ortahisar Kalesi‘nin tarihi ise Roma İmparatorluğu döneminde kadar gidiyor.

  • Mustafapaşa

Mustafapaşa Kasabası, 1924 yılına kadar Osmanlı‘nın gayrimüslim halkının yoğunlukta olduğu bir yerleşim alanıymış. Ancak buradaki Rumlar, 1924 nüfus mübadelesi sırasında kasabayı terk etmiş. Kesme taş işçiliğinin nadide örneklerini görebileceğiniz bu kasabada 30’a yakın irili ufaklı kilise bulunuyor.

  • Temenni Tepesi

Osmanlılar‘ın yanı sıra Selçuklular‘ın da önemli izler bıraktığı Temenni Tepesi‘nde, Selçuklulara ait bir anıt mezar bulunuyor. Osmanlı İmparatorluğu‘ndan kalan iki mezar da önemli tarihi eserler arasında. Bir zamanlar Tahsin Ağa Halk Kütüphanesi olarak kullanılan kümbet, Temenni Tepesi‘nin tam ortasında bulunmaktadır.

  • Kapadokya’da Balon Turu

Kapadokya’ya gelip de balon turuna katılmamak olmaz. İnsanı Kapadokya’ya gitmeye özendiren en güzel fotoğraflar, genelde balon turları sırasında çekilmiştir.

Balon turu düzenleyen firmalar, genelde güneş doğmadan sizi bulunduğunuz otelden alarak havalanacağınız balonun olduğu yere götürüyorlar. Bir şeyler içerken balonların uçuşa hazırlandığı anlara tanıklık edebiliyorsunuz.

Balonunuz hazırlandıktan sonra gerekli emniyet tedbirleri alınarak balona alınıyorsunuz. Kapadokya’da genellikle tüm balonlar aynı ya da yakın zamanlarda havalandığından ortaya eşsiz bir manzara çıkıyor.

Daha fazla bilgi için Kapadokya Sıcak Hava Balonu Turu isimli yazıyı okumanızı öneririm.

Kapadokya’da Balon Turları

Kapadokya gezi rehberi blog 2020
Kapadokya’da Balon Turu
  • Kapadokya Gün Batımı Tepesi

Yaklaşık bir iki saati bulan balon yolculuğu, Kapadokya’yı en güzel şekilde izleyebilmenize imkan tanıyor. Eğer balona binmekten korkuyorsanız veya uçan balonları uzaktan izlemek istiyorsanız, “sunset point” ideal bir nokta. Sunset point aynı zamanda gün batımını izleyebilmeniz için de size bir şans tanıyor.

Kapadokya Gezilecek Yerler Blog

Kapadokya Gezilecek Yerler Blog 2020
Kapadokya Günbatımı Tepesi
  • Asmalı Konak İle Biraz Nostalji

Yaşı 30’un üzerindeki birçok insanın izlemiş olduğu, izlemeyenlerin de ismini bir şekilde duyduğu Asmalı Konak Kapadokya’nın önemli turistik yerleri arasındadır.

2000’li yıllarda yayınlanmaya başladığında televizyon fenomeni olan Asmalı Konak’ın çekildiği mekan, günümüzde turistik bir nokta haline geldi. Nevşehir’e uzaklığı 20 kilometre olan Asmalı Konak, yerli turistlerin yanı sıra yabancı misafirlerin de sıklıkla ziyaret ettiği bir yer olma hüviyetini taşıyor.

Kapadokya’ya Gitmeden İzlenmesi Gereken Film

Kapadokya’nın bir diğer özelliği ise çok sert geçmeyen kış mevsimi nedeni ile her mevsim gezilebiliyor olması. Üstelik Kapadokya her mevsim bir başka güzel.

Şayet kış mevsiminde ne kadar güzel gözüktüğünü gitmeden görmek isterseniz, Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu adlı filmini izlemenizi tavsiye ederim. Başrollerinde Haluk Bilginer ve Demet Akbağ gibi usta oyuncuların oynadığı bu filmde, Kapadokya adeta muhteşem bir arka fon olarak tüm sahneleri süslüyor.

Kapadokya Otelleri

Kapadokya’da görülecek yerler kadar konaklanacak oteller de önemli yer tutuyor. Otellerin birçoğu mağaraların içinde konumlanmış olduğundan, coğrafi deneyimlerinizi perçinliyor.

  • Museum Otel

Kapadokya’da butik otellerin belki de en bilineni ve en çok tercih edileni Museum Otel. 2015 yılında En İyi Butik Oteli ödülünü kazanan bu otel, Kapadokya’ya hakim bir noktada konulmanıyor.

Tamamen taş işçiliği ile bezenmiş otuz odası ile misafirlerine kendini özel hissettiren bu otel, Kapadokya’nın En Lüks Butik Oteli‘dir diyebiliriz. Özellikle balayı çiftleri için ideal bir otel olan bu otelde yer bulabilmek için biraz erken rezervasyon yapmak gerekebilir.

Kapadokya’nın En Lüks Otelleri

Museum Otel
  • Sacred House Hotel

Sacred House, insana çok farklı duygular yaşatan bir otel. Dışarıdan Kapadokya‘nın kesme taş evlerine benzeyen otel, içerisini gezince bir Orta Çağ Şatosu izlenimi uyandırıyor. Rönesans sonrasının Neo-Klasik ve Barok mimari öğelerini de barındıran otel, Antik Çağ sanatına da gönderme yaparak sizi mest ediyor.

Yazının girişinde Kapadokya’yı bir masal diyarına benzetmiştik. Eğer bu masalsı atmosferi, konaklama alanınıza da taşımak istiyorsanız, bu olağanüstü oteli gözden geçirin derim.

Kapadokya’daki En İyi Oteller

Kapadokyada gezilmesi önerilen yerler
Sacred House
  • Yunak Evleri

Yunak Hotel, Kapadokya‘nın muhteşem coğrafyasında; doğal oluşumların bir parçasıymış gibi duruyor. Bir tepenin eteklerine konumlanmış olan otel, tepenin yamaçlarına gizlenmiş odalarıyla etkileyici bir ortam vaat ediyor. Otelin büyükçe bir avlusu ve keyifle vakit geçirilecek ortak alanları mevcut.

Konaklama hakkında daha çok bilgi için Kapadokya Otel Tavsiyeleri yazısını öneririm.

Kapadokya Mağara Otelleri

kapadokya gezilecek yer tavsiyeleri
Yunak Hotel

Kapadokya Gezilecek Yerler Blog by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *