Konstantin Forumu

İmparator Konstantin’in inşa ettiği Konstantin Forumu ve Çemberlitaş Sütunu

İmparator Büyük Konstantin (Constantinus), Hristiyanlığı kabul eden ilk Roma İmparatoru olduğu için tarihte özel bir yeri vardır. Çok tanrılı bir inanca sahip olan Roma İmparatorluğu, Konstantin’in hükümdarlığı ile yeni bir döneme girmiş ve takip eden 50 yıl içinde dinsel dönüşümünü tamamlamıştır.

Konstantin‘in yaptığı reformlar dünyanın geleceğini belirlemiş ve Doğu merkezli yeni bir imparatorluğun (Doğu Roma İmparatorluğu) temellerini atmıştır. Barbarların bitmek bilmez saldırıları yüzünden tehlike altında olan kadim başkent Roma, Konstantin döneminden itibaren önemini yitirmiş ve yerini Konstantinopolis (İstanbul) almıştır.

Yeni Başkent Konstantinopolis

Konstantin’in Tetrarşi Dönemi‘nden (Dörtlü Yönetim) tek imparator olarak güçlü bir şekilde çıkması, bir değişime işaret ediyordu. İmparator Diocletianus tarafından getirilen dörtlü yönetim yalnızca iki dönem sonunda iflas etmiş ve yerini tekrar tek bir imparatorun idaresine bırakmıştı. Roma ordularını oluşturan lejyonlar tarafından çok sevilen ve saygı duyulan İmparator Konstantin, son rakibi olan Licinius‘u mağlup ettikten sonra sonsuz bir güce kavuşmuştu. İspanya‘dan, Mezopotamya’ya kadar uzanan Roma topraklarının tek hakimiydi.

Konstantin’in yaptığı ilk şey, köhnemiş eski imparatorluğun simgesi olan Roma’yı terk etmek oldu. Doğu Akdeniz‘deki ticaret yollarına daha yakın bir başkent kurmak istiyordu. Bu amaçla Nicomedia ve Truva‘yı gözden geçirdiği rivayet edilir. Ancak sonuçta küçük bir Yunan kolonisi olan Byzantium‘da karar kılmıştır. Byzantium, bugün Topkapı Sarayı ve Ayasofya gibi tarihi eserlerin bulunduğu İstanbul’un birinci tepesidir.

İmparator Konstantin’in emriyle 324 ile 330 yılları arasında yeni başkentin inşasına girişildi. Adı “Yeni Roma” olarak belirlenen kent, Roma İmparatorluğu‘nun kadim başkenti olan Roma‘ya benzeyecekti. Mimarlar, mühendisler ve sanatçılar buraya akın ettiler. Hummalı bir çalışmanın sonunda 11 Mayıs 330 yılında yeni başkentin inşası tamamlanmıştı.

Kabaca bugünkü Sultanahmet semti sınırlarında kurulan “Yeni Roma” bugünkü Tarihi Yarımada‘nın tamamını kapsamıyordu. Kurulduğu günden itibaren hızla gelişen şehir, İmparator II. Theodosius zamanında (408-450) kabına sığmamaya başladı ve bu sebeple genişletildi. İstanbul’un meşhur surları (Theodosius Surları) 413 yılında inşa edilerek bugünkü Suriçi olarak bildiğimiz tarihi kentin gelişimi tamamlanmış oldu.

İstanbul Surları

blank
Theodosian Walls

Konstantin Forumu Nasıl Kuruldu?

İmparator Konstantin’in Yeni Roma’yı inşası sırasında şehre birçok anıtsal yapı eklendi. Bunlardan en başta gelenleri elbette Büyük Saray (Great Palace of Constantinople), Havariyyun Kilisesi (Church of the Holy Apostles), Hipodrom (Hippodrome of Constantinople) ve Konstantin Forumu (Forum of Constantine) idi. Şehrin bu ilk anıt yapılarından günümüze pek bir şey kalmamıştır. Ancak Konstantin Forumu‘nun merkezini süsleyen Konstantin Sütunu (Çemberlitaş) halen görülebilmektedir.

Şehrin erken döneminde inşa edilen bu yapılara baktığımızda, imparatorun yeni başkente çok önem atfettiğini görürüz. Şehrin aynı Roma gibi görkemli ve bir o kadar da kutsal olmasını istemiştir. İmparatorların yaşayacağı Büyük Saray ve imparatorun onuruna yarışların yapılacağı Hipodrom yan yana inşa edilmiştir. Buna ek olarak insanların bir araya geleceği dev bir meydan olan Konstantin Forumu tasarlanmıştır. Şehre kutsallık atfetmek için de, İsa’nın havarilerine adanmış bir kilise inşa edilmiştir. (Havariyyun Kilisesi)

Konstantin Sütunu’nun Gizemi

Ancak anıtsal sütunların çok önemli olduğu Roma kültüründe, Konstantin Forumu’na da kutsal bir anlam yüklendiğini görürüz. Çünkü Hristiyan tarihçilerin aktardığına göre Konstantin Forumu’ndaki sütunun altına bazı kutsal emanetler yerleştirilmiştir. Nuh‘un gemisini inşa ettiği baltanın ahşap sapı, Musa‘nın içinden su fışkırttığı kaya ve İsa‘nın çarmıha gerildiği gerçek haçın bir parçası sütunun temeline gömülmüştü. Elbette bu anlatılanlar rivayettir ve gerçekliği kanıtlanmamıştır. Ancak yine de Konstantin Forumu’na bir gizem kazandırmaktadır.

Konstantin Forumu
Konstantin Forumu

Üstteki görselin benzerlerini Byzantium1200 isimli sitede görebilirsiniz. Günümüzün Çemberlitaş Tramvay Durağı’nın hemen yanında olan Çemberlitaş Sütunu, Roma döneminde imparatorluk simgesi olan erguvan rengindedir. Nadir bulunan bu renk, imparatorluk kaftanlarını da süslerdi.

Konstantin’in Orta Yolu Bulma Çabaları

Hristiyan tarihçilerin bakışından bir “Aziz” olarak nitelenen İmparator Konstantin, dört dörtlük bir Hristiyan olarak tarif edilir. Ancak Konstantin’in yaptığı şeyleri derinlemesine incelediğimizde, kendine has bir dini anlayışı olduğunu görürüz. Yıllarca Roma imparatorları tarafından baskılanan Hristiyanlık, Konstantin’in yayınladığı Milano Fermanı serbest bırakılmış ve daha yeni yerüstüne çıkabilmişti. Dini çizgilerin henüz muğlak olduğu bu dönemde, Konstantin’in “bağdaştırmacı” bir çizgisi olduğunu görürüz. Henüz büyük bir çoğunluğu Pagan olan Roma ile Hristiyanlık arasında bir harman yaratmak istemiş ve iki tarafı da bir çizgiye getirmeye çalışmıştır.

Bu geçiş döneminin yansımaları, Konstantin Forumu’ndaki sütunda saklıydı. Sütunun tepesinde Truva‘dan getirildiğine inanılan bir Apollon Heykeli vardı. Bu heykel elbette bir pagan simgesiydi. Güneş tanrısı Apollon’un başı yedi tane ışınla bezenmişti. Işınların arasına İsa’nın Çilesi‘ni simgeleyen çiviler çakılmıştı. Yani heykel Roma’nın hem geçmişine, hem de geleceğine göndermelerde bulunuyordu.

Bizans Döneminde Konstantin Forumu

Konstantin Forumu, uzun yıllar şehrin en büyük meydanı olarak kaldı. Batı Roma İmparatorluğu‘nun 476 yılındaki çöküşüyle, Konstantinopolis‘in önemi zirveye çıktı. Kadim Roma’nın tek mirasçısı olan Bizans İmparatorluğu, İmparator Justinianus döneminde en görkemli yıllarını yaşadı. Şehrin en güzel yıllarına şahit olan heykel 1104 yılındaki bir fırtınada yıkıldı. Sütunun tepesi boş kalmasın diye buraya bir haç yerleştirildi.

Konstantinopolis, iniş çıkışlarla da olsa 1204‘teki Latin İstilası‘na kadar dünyanın en büyük ve zengin kenti olarak kalmayı başardı. 1204 ile 1261 yılları arasındaki işgal sırasında şehrin en güzel anıtları talan edildi. Birçok değerli eşya Venedikliler tarafından çalınarak İtalya‘ya götürüldü.

Tarihte Konstantin Sütunu
Çemberlitaş Sütunu

Konstantin Sütunu Nasıl Çemberlitaş Oldu?

1453’teki İstanbul’un Fethi ile şehir Osmanlı İmparatorluğu‘nun hakimiyetine girdi. Bu dönemde sütunun tepesindeki haç söküldü ve günümüzde Çemberlitaş Meydanı‘nın ortasındaki sütun kaldı. Sütuna “Çemberlitaş” denmesinin sebebi, Osmanlı döneminde tadilattan geçen sütunun çevresine demir kelepçeler çakılmasıdır.

Söz konusu kelepçeler sütunun depremlerden etkilenip parçalanmasına engel olmuş ve günümüze ulaşmasını sağlamıştır. Sütunun kaidesinden başlayıp, tepesine kadar çıkan bu destek çemberleri, zamanla hem sütuna, hem de semte ismini vermiştir.

Konstantin Forumu ve Çemberlitaş’ın Tarihi by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *