info(at)istanbulclues.com

Pera Semti Tarihi Ve Otelleri

Günümüzde, İstanbul’un en popüler semtlerinden biri,  tarih boyunca büyüyen ve genişleyen Pera, yani günümüzdeki ismiyle Beyoğlu’dur.

Bizans döneminde, surlarla çevrili başkent Konstantinopolis yapılarla doldukça,  yerleşim Haliç’in öte tarafına doğru taşmaya başladı. Surların ötesinde bilinen ilk yerleşim alanı, bugün Galata Kulesi’nin olduğu bölgede, bir İtalyan ticaret kolonisi olarak hayat bulmuştu.

Zamanla Galata bölgesi de yoğunlaştıkça, şehir kuzeye doğru uzandı. Yunanca’da “Uzak” anlamına gelen Pera’ya doğru genişledi. Ne var ki, Pera’nın popüler bir yerleşim yeri olmak için birkaç yüzyıl daha beklemesi gerekecekti.

Bizans Dönemi İstanbul
Bizans Dönemi İstanbul’unda Galata ve Pera

19 Yy’da İstanbul

Osmanlı Sultanı Abdülmecid, 1856 yılında geleneksel Topkapı Sarayı’nı terk etmiş ve Haliç’in öte yakasındaki Dolmabahçe Sarayı’na taşınmıştır. Bu değişim, Haliç’in kuzey yakasındaki Pera ve Boğaziçi üzerinde müthiş bir etki yapar.

Bölgede ardı ardına Büyükelçilik binalarının açılmasıyla Pera, Osmanlı’daki yabancı yerleşimcilerin uğrak yeri olmuş. Osmanlı’nın Avrupalı yerleşimcileri (Levantenler) ve zengin gayrimüslim halk buraya yerleşmiştir.

Neo-Klasik, Barok, Art Nouveau mimari üsluplarında birbirinden güzel binalar inşa edilmekte ve bu dönemin kültürel zenginliğini en fazla Grand Rue De Pera, yani günümüzün İstiklal Caddesi’nde görülmektedir. Güzel konsolosluk binaları, konaklar, oteller, restoranlar günümüzde hala yerli yerindedir.

Grand Rue De Peraa
19.Yüzyıl’da Grand Rue De Pera (İstiklal Caddesi)

Şehrin yeni yerleşim merkezindeki yaşam kalitesi Tarihi Yarımada’yı çok gerilerde bırakır. Öyle ki, Tarihi Yarımada halkı, mütevazi ve muhafazakar bir hayat sürerken; Pera bölgesi davetler, balolar, sanat faaliyetleri ile Doğu’nun Paris’i olarak anılır olmuştu.

Pera bölgesindeki bu kültürel atılım ve zenginleşme, kendini Boğaziçi kıyılarında da göstermiştir. 19.Yüzyıl’ın ikinci yarısında, şehzadeler, paşalar, büyükelçiler ve şehrin yerli yabancı zenginleri, kendilerine lüks yazlıklar inşa etme yarışına girmiştir. Bu yüzyılda şehrin elitlerinin kışlık mekanı Pera, yazlık mekanı ise Boğaziçi kıyıları olmuştur.

View from Istanbul New City
Pera Semti’nden Haliç ve Tarihi Yarımada’ya bakış.

Pera’nın Otel Ve Restoranları

İstiklal Caddesi’nde Taksim Meydanı’ndan Tünel yönünde yürürken sağınızda Asmalı Mescit isimli bir sokak göreceksiniz. Bu sokak ismini artık var olmayan küçük bir camiden almıştır. Sanat galerileri, restoran ve barları ile ünlü olan bu dar ve uzun sokak görmeye değer bir yerdir.

Asmalı Mescit’ten aşağı devam ederek, günümüzün Pera semti boyunca uzanan Meşrutiyet Caddesi’ne ulaşabilirsiniz. Bu cadde İstiklal Bulvarı’na paralel olarak uzanan bir caddedir. İstiklal Caddesi gibi Tünel Meydanı’ndan başlar ve İngiltere Konsolosluğu’na kadar devam eder.

Para Palas Oteli

Meşrutiyet Caddesi’nin tam merkezinde Pera Palas Oteli vardır. Pera Palas, 1895 yılında İstanbul’da birçok güzel eserler bırakan Alexander Vallury isimli Fransız mimar tarafından inşa edilmiş zarif bir yapıdır. Avrupa’dan zengin yolcularını taşıyan Orient Express treninin misafirleri genelde bu otelde konaklardı. Otelde Agatha Cristie, Greta Garbo, İngiltere Kralı VIII.Edward ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk konaklamıştır.

Agatha Christie ünlü romanı Murder In The Orient Express romanını bu otelde konakladığı dönemde yazmıştır. Günümüzde Pera Palace Jumeriah olarak halen İstanbul’un en şık otellerinden biridir.

Pera’nın diğer bir tarihi oteli Büyük Londra Oteli’dir. Köklü bir geçmişe sahip olan bu otelde ünlü yazar Ernest Hemingway konaklamıştır. Günümüzde eski pırıltılı günlerini aratsa da, iyi bir alternatiftir.

Pera Müzesi

Pera’nın en önemli sanat evi, kuşkusuz ki Pera Müzesi’dir. Eskiden Bristol Oteli olarak bilinen bina, bir müzeye dönüştürülmüş ve çeşitli özel koleksiyonlara ev sahipliği yapmaktadır.

Müzenin en önemli sanat eseri ise Osmanlı resim sanatının en önemli temsilcisi olan Osman Hamdi’nin 1906’da resmettiği “Kaplumbağa Terbiyecisi” adındaki tablodur. Osman Hamdi aynı zamanda İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin kurucusudur.

Soho House Pera Istanbul
Soho House Hotel Pera Istanbul

Soho House Hotel

Eski Amerikan Konsolosluğu binasının bir otele dönüştürülmesi ile açılan Soho House Hotel, ziyaretçisine ferahlık veren yemyeşil bir bahçeye sahip. Otelin lobisine adım attığınızda, iç mekanın klasik ve modern dekorasyonun harika bir karışımı ile döşendiğini fark ediyorsunuz.

Bahçeden lobi arasında kusursuz bir uyum göze çarpıyor. Lobi katındaki bar, kitaplıklar, mobilyalar ve hatta resepsiyon deski büyük bir incelikle seçilmiş ve hiçbir şekilde dekorasyonu gölgelemiyor.

Soho’nun bünyesinde bir İtalyan restoranı, bir bahçe restoranı, gece kulübü, spa ve hamam bulunuyor.

Soho’nun tüm bu güzel özelliklerinin yanında tek bir olumsuz yanı var: İçeri üye olmayanlar giremiyor.

Pera Restoranları

İskandinavya’dan nehirler aracılığı ile Bizans dönemi İstanbul’una gelen tarihin meşhur denizcileri Vikingler, Konstantinopolis’e “Mikla”  ismini vermişlerdir.

Pera’nın tam merkezinde, The Marmara Pera Oteli’nin teras katında bu tarihsel adı taşıyan Mikla Restoran vardır. Bu restoran hem eşsiz manzarası, hem de leziz yemekleri ile şehrin en popüler yeme-içme mekanlarından biridir.

Pera’nın diğer önemli restoranları olarak NuPera, Meze by Lemon Tree ve Big Chefs sayılabilir.

Son olarak The Peak Otel bünyesindeki Junction Pub da, bölgenin başarılı snack barlarından biridir.


Tavsiye Edilen Yazılar:


Serhat Engül

Pera Semti Tarihi Ve Otelleri was last modified: August 28th, 2017 by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

5 × five =