Pisa Gezi Rehberi

İtalya Gezisi Yazıları – Bölüm 5 – Pisa Gezi Rehberi

Floransa’daki son günümde iki büyük müze olan Uffizi ve Palazzo Pitti’yi gezdiğimden bahsetmiştim. Bu uzun gezi beni öyle yormuştu ki geziye çıktığımdan beri ilk defa bu kadar erken bir saatte yatmıştım. Ertesi sabah son kez Floransa’daki hostelimde uyandım ve kahvaltıdan sonra çantamı toplayıp tren istasyonuna yöneldim.

Floransa’ya yalnızca bir saat uzaklıkta olan meşhur Pisa şehrinin yolunu tutacaktım. Aslında bu noktada karar verirken bir ikileme düşmüştüm. Çünkü en az Pisa kadar büyüleyici ortaçağ kenti olan Siena da ilgimi çekiyordu. Üstelik ikisi de Floransa’ya aynı mesafedeydi.

Bir an iki şehri birden gezmeyi düşündüm fakat buna imkan yoktu. Sebep ise Roma’daki hostelime rezervasyonu Floransa’dan ayrıldığım gün için yaptırmıştım. Otelcilikte no-show olarak tabir edilen, rezervasyon yaptırdığım halde gitmeme cezasını ödemek istemiyordum. Üstelik rezervasyonum yanabilir ve Ağustos gibi yoğun bir sezonda kalacak yer bulma sıkıntısı çekebilirdim.

Bu yüzden iki şehirden birini seçip onu günübirlik ziyaret etme şansım vardı. Yaptığım gezi dar zamanlı ve çok amaçlı olduğundan, bazen zamanla yarış gibi geçiyordu. Doğru yerlerde doğru kararlar vermezsem trenleri kaçırabilir, kalacak yer bulamayabilir veya gereksiz harcamalar yapabilirdim.

Sonuç olarak Pisa’da karar kıldım. Siena kenti ise ilerde bir gün İtalya’ya dönmek için bir sebep olarak kaldı. Roma’daki meşhur Trevi Çeşmesi’ne mutlaka bir gün Roma’ya geri dönmek isteyenlerin para atması gibi, bende kendime bu güzel ülkeye dönmek için bir sebep yaratmış oldum.

Pisa Şehrine Varış

Trene binmemle inmem bir oldu. Bir saat sonra Pisa’ya varmıştım. İlk işim tren istasyonları yakınlarında bir restoranda karnımı doyurmak oldu. Favori pizzam olan Quattro Stagioni‘den yedim.

Pisa ilk bakışta çok sakin ve düzgün bir şehirdi. Haritayı elime aldıktan sonra şehrin kuzey kısmında konumlanmış olan tarihi merkeze doğru yola çıktım. Bu merkezin çok güzel bir ismi de vardı: “Campo dei Miracoli” yani Mucizeler Meydanı.

Pisa Gezi Rehberi Blog Yazısı
Mucizeler Meydanı

Pisa Gezi Rehberi Blog Yazısı

İtalya, tarihi boyunca (1861’e kadar) ulus bütünlüğü sağlayamamış ve kent devletinden meydana gelen bir yarımada olmuş. Pisa da Venedik, Cenova, Roma, Floransa, Bologna v.b. gibi bir İtalyan kent devletidir. 12. Yüzyıl’da deniz ticareti ile zenginleşen Pisa, kültürel ve bilimsel devrim yaşamış ve bugün hayranlıkla izlediğimiz Pisa Katedrali ve vaftizhanesi, Pisa Kulesi gibi muhteşem yapıtları ortaya çıkarmıştır.

İlk olarak Pisa şehrini ikiye bölen Arno Nehri’nin kıyısında küçük ve sevimli bir gotik kilise olan Santa Maria Della Spina objektifime takıldı.

Pisa Gezilecek Yerler
Santa Maria Della Spina

Köprüyü geçtikten sonra mucizeler meydanına kısa bir yürüyüşten sonra ulaştım. Meydanın manzarası insana küçük dilini yutturacak kadar çarpıcıydı. Çocukluğumdan beri kafamda İtalya ile özdeşleştirdiğim eğik çan kulesi sağımda, tamamı mermerden müthiş bir işçilikle süslenmiş Pisa Katedrali karşımda, vaftizhanesi ise solumda kalıyordu.

Bu muhteşem manzarayı doya doya seyrettim ve fotoğraf çekmeye başladım. Meydandaki heykelleri çok sevmiştim. Çünkü bana harika bir fotoğraf malzemesi oldular.

Pisa Gezilecek Yerler Blog

İtalya'nın Pisa Şehri Gezi Rehberi
Pisa Kulesi ve Heykeller
  • Pisa Katedrali

Ne yazık ki fahiş fiyatı (15€) nedeniyle Pisa kulesi’ne çıkmadım. Onun yerine 10€ ödeyerek iki mekan birden gezme şansım vardı. Bende katedrali ve yanındaki müzeyi seçtim. Yaklaşık bin yaşında olan ve Romanesk mimarisi ile inşa edilmiş Pisa Katedrali, İtalya’da gezdiğim onlarca katedral içinde ilk 5 arasına girecek kadar iyiydi. Bu sebeple yaptığım seçimden hiç pişman olmadım.

  • Pisa Kulesi Tarihi

Pisa kulesi İtalya’nın simgesi haline gelmiş bir yapı. Yapımına 1173 yılında başlanmış olan kule 1274 yılında henüz üçüncü katı inşa edilirken eğilmeye başlar. Sığ temellerine rağmen inşası devam eden kule ancak 1350 yılında tamamlanır.

Galileo Galilei düşen objelerin hızıyla ilgili deneyini bu kuleye çıkarak yapar. Pisa Kenti, gururu olan güçlü donanmasını bu kulenin girişindeki oymalarla ölümsüzleştirir.

Pisa Gezisinin Sonu ve Roma’ya Yolculuk

Bu kentteki geziden sonra 20 dakikalık tren mesafesinde olan Lucca kentini de ziyaret etmeyi arzulamıştım. Fakat maalesef Roma trenine yetişemeyeceğim için bu fikirden vazgeçtim. Bu küçük ve etkileyici kenti de gezmeyi bir sonraki İtalya seyahatime bırakmış oldum.

Sırada uygarlıklar başkenti, yüzyıllarca dünyanın merkezi olmuş Roma vardı. Roma, tarihi anlamda aşık olduğum şehir olan İstanbul’un kardeşiydi aslında. Bir dönem ikisi de Roma İmparatorluğu‘na eş başkentlik yaptığı için İstanbul’daki tarihin izlerini orda sürmeye devam etmek mümkündü. Heyecanla tren istasyonuna geri döndüm ve Roma trenini beklemeye başladım.

Serinin devamını Roma Gezi Rehberi isimli yazıda okuyabilirsiniz.

Pisa Gezi Rehberi Blog Yazısı by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *