Sultanahmet’te Gezilecek Yerler

Sultanahmet’te Gezilecek Yerler, Tarihi Eserler, Camiler ve Müzeler

İstanbul’da tarihi eserleri gezmek söz konusu olunca, ilk akla gelen yer genelde Sultanahmet olur. Zira Ayasofya, Topkapı Sarayı ve Yerebatan Sarnıcı gibi, İstanbul’un en çok ziyaret edilen müzeleri burada konumlanır.

Yüzlerce kez bu tarihi eserleri gezdirmiş bir tur rehberi olarak, bölgeyi gezerken size faydalı olabilecek bilgileri paylaşmak istiyorum. Bu gezi yazısında, Sultanahmet’te gezilecek tarihi yerler hakkındaki bilgilere bakabilir ve daha ayrıntılı yazılara giden linkleri tıklayabilirsiniz.

  • Ayasofya Müzesi

532 yılında yapımına başlanan ve 537 yılında tamamlanan bu muhteşem tarihi eser, Bizans imparatoru Justinianus tarafından, Anadolu’nun iki önemli mimarına yaptırılmış. Tralles’li (Aydın) Anthemios ve Miletus’lu (Milet) Isidoros isimli bu mimarlar, insanlık tarihinin o güne kadar görmüş olduğu en büyük kubbeli yapıyı inşa etmişler.

Ayasofya’nın insanlar üzerinde uyandırdığı merak ve heyecan yüzyıllarca sürmüş ve yaklaşık bin yıl boyunca dünyanın en büyük mabedi olarak kalmış. 16.Yüzyıl’da, Vatikan’daki Aziz Petrus Bazilikası yeniden inşa edilince, Ayasofya’yı büyüklük açısından geride bırakmış.

Ayasofya, yılda 3 milyonu aşan ziyaretçi sayısıyla, Sultanahmet’te gezilecek müzeler arasında ilk sırada geliyor. Ayasofya ile ilgili bol fotoğraf ve ayrıntı içeren bir gezi yazısına, Ayasofya Gezi Rehberi linkinden ulaşabilirsiniz.

Sultanahmet’te Gezilecek Yerler

Sultanahmet'te gezilecek yerler
Ayasofya Müzesi
  • Topkapı Sarayı Müzesi

Roma İmparatorluğu, 395 yılında, İmparator Theodosios‘un ölümüyle ikiye ayrılmış. Batı Roma İmparatorluğu yalnızca 81 yıl sonra (476’da) çökerken, Doğu Roma İmparatorluğu (yani Bizans) varlığını 1453’teki İstanbul’un fethine kadar sürdürmüş.

Bizans İmparatorluğu‘nun tarihi boyunca zaferler olduğu gibi, büyük felaketler de var. Bunların en kötüsü ise 1204 yılında başlayan Latin İstilası (IV. Haçlı Seferi) olmuş. 57 yıl boyunca işgal altında kalan şehrin tüm zenginlikleri Haçlılar tarafından yağmalanmış.

Rivayete göre, Fatih Sultan Mehmet İstanbul’a adımını attığında, Ayasofya‘nın çatısına çıkıp şehri seyre dalmış. Ancak şehrin virane görüntüsü karşısında, büyük bir hayal kırıklığı yaşamış. Orta Çağ‘ın en meşhur şehri Konstantinopolis, Latin İstilası’ndan sonra asla eskisi gibi toparlanamadığı için, bir kasabadan farksızmış.

Belki de Fatih Sultan Mehmet, Konstantin döneminde inşa edilen ve Justinianus döneminde ihya edilen Büyük Saray‘da yaşamayı düşlemişti. Ancak sarayın durumu çok kötü olduğu için, kendi sarayını inşa etmeye karar verdi. Bu amaçla İstanbul’un en güzel tepesinde Topkapı Sarayı‘nın inşaatına başladı.

Topkapı Sarayı, İstanbul’un Ayasofya’dan sonra en çok ziyaret edilen müzesi konumundadır. Doğa ile iç içe yapısı ile İstanbul’un kargaşasından bunalan insanlar için güzel bir kaçış yeridir. Layıkıyla gezmek tüm gününüzü alacaktır. Şayet gezerken yardım almak isterseniz, Topkapı Sarayı Gezi Rehberi yazısını okuyabilirsiniz.

Sultanahmet’te Gezilecek Müzeler

Sultanahmet gezilecek tarihi yerler
Topkapı Sarayı
  • Sultanahmet Camii

Sultanahmet Camii, şehri ziyaret eden turistler tarafından Mavi Cami (Bkz: Blue Mosque) olarak biliniyor. Dışarıdan caminin neden mavi renk ile özdeşleştirildiğini anlamak mümkün değil. Ancak içine girip de duvarlardaki İznik çinilerini ve kubbedeki kalem işlerini görünce sebebini anlıyorsunuz. Yapının süslemelerindeki dört ana renkten en baskın olanı kesinlikle mavi, ve bu da camiye özgün karakterini kazandırıyor.

Meşhur Osmanlı mimarı Mimar Sinan’ın öğrencisi olan Sedefkar Mehmet Ağa tarafından yapılan cami, 1609 ile 1616 yılları arasında sadece 7 senede tamamlanmış.

Bu cami, Sultanahmet’te gezilecek camiler arasında en başta geliyor. Ancak eğer vaktiniz varsa 15 dakikalık bir yürüyüş yaparak Süleymaniye Camii‘ni de gezmenizi ve büyük usta Mimar Sinan’ın eserini de tecrübe etmenizi öneririm.

Sultanahmet’te Gezilecek Camiler

Sultanahmet'te gezilecek tarihi eserler
Sultanahmet Camii
  • Yerebatan Sarnıcı

Bizans döneminde İstanbul’da yüzlerce sarnıç olduğunu biliyoruz. Bunun başlıca sebebi, İstanbul Tarihi Yarımada‘nın su kaynaklarının çok kısıtlı olması. Şehirdeki yerleşimin ilk evresi olan Antik Yunan döneminde (Bkz: Byzantion) nüfus seyrek olduğundan kısıtlı su kaynakları ile idare etmeyi başarmışlar.

Byzantion, İmparator Konstantin tarafından yeniden imar edilmiş ve 330 yılında Roma İmparatorluğu‘nun ikinci başkenti olarak açılmış. Şehre bir anda büyük bir insan akını olunca, su kıtlığı da büyük bir problem olmuş. İmparator Valens‘in uzaklardan şehre su taşımak üzere inşa ettiği kemerler sayesinde, İstanbul asırlarca su sıkıntısı çekmemiş. Hatta Osmanlılar da bu kemerleri kullanmaya devam etmişler.

İstanbul üç taraftan denizlerle çevrili ve kuşatmaya çok müsait olduğu için, su depolamak bir mecburiyet olagelmiş. Orta Çağ boyunca Konsantinopolis, Fatih Sultan Mehmet’ten önce de defalarca kuşatılmış fakat güçlü surları sayesinde ayakta kalmış.

Şehir halkı bazen aylarca süren bu kuşatmalar sırasında, sarnıçlardan su içerek hayatta kalmışlar. İstanbul‘un altında bir yeraltı şehri olduğunu çok azımız biliyoruz. Yüzlerce sarnıç ve onları birbirine bağlayan dehlizler, Tarihi Yarımada boyunca keşfedilmeyi bekliyor.

Bu sarnıçlar arasında elbette en ünlüsü Yerebatan Sarnıcı olarak biliniyor. Antik Yunan kenti Byzantion’dan devşirme sütunlardan inşa edilen bu su deposu, adeta bir saray kadar güzel.

Sultanahmet Gezi Rehberi Yazısı

Sultanahmet Gezilecek Yerler Blog Yazısı
Yerebatan Sarnıcı
  • Hipodrom (Atmeydanı)

Hipodrom, İstanbul’un en eski tarihi eserlerinin bulunduğu yer. 3500 yıllık Dikilitaş (Mısır Obeliski) ve 2500 yıllık Yılanlı Sütun, günümüzün At Meydanı’nda yükseliyorlar.

İmparator Konstantin tarafından inşa edilen Hipodrom, Roma ve Bizans dönemlerinde İstanbul’un başlıca eğlence merkeziydi. Savaş arabaları (Bkz: Chariot) arasında yapılan yarışları, imparator da özel locasından (Bkz: Kathisma) izlerdi.

Şehrin en büyük etkinlik alanı burası olduğu için, isyanlar da burada patlak vermiştir. Örneğin, Bizans’ın en büyük imparatoru olan Justinianus‘u, neredeyse canından edecek olan Nika Ayaklanması da burada başlamış ve tüm şehre yayılmıştı. İsyanı bastırmak için müdahale eden ünlü general Belisarius, Hipodrom’da kıstırdığı 30.000 isyancıyı kılıçtan geçirmişti.

Sultanahmet’te Görülmesi Gereken Yerler

Sultanahmet Gezi Rehberi
Hipodrom (At Meydanı)
  • Küçük Ayasofya Camii

İstanbul’un mimari tarihine baktığımızda, şehrin dönüşümünde kilometre taşı olan dört kişi görüyoruz. Bunlar Byzas, Konstantin, Justinianus ve Fatih Sultan Mehmet. Farklı dönemlerde şehrin yeniden yapılanmasına önayak olan bu önemli kişiler, İstanbul’un 2700 yıllık tarihinde en belirgin figürler olmuşlar.

Byzas şehri ilk kuran kişi olarak öne çıkıyor. Konstantin ise küçük bir kent olan Byzantion’u, Roma İmparatorluğu’nun eş başkenti Konstantinopolis haline getirmiş. Justinianus; Aya İrini, Ayasofya ve Yerebatan Sarnıcı’nı inşa etmiş. Fatih Sultan Mehmet ise şehre yeni bir kültürün imzasını atarak Topkapı Sarayı ve Fatih Camii’ni yaptırmış.

Küçük Ayasofya‘nın ise tarihte ayrı bir önemi var. Günümüzde cami olarak hizmet veren 1500 yıllık yapı, aslında Hristiyanlık aleminin iki önemli azizine adanmış bir kilise. Geçmişteki adı Sergius ve Bacchus Kilisesi idi.

İmparator Justinianus‘un eşi Theodora tarafından inşa edilen yapı, Ayasofya’ya çok benzediği için “Küçük Ayasofya” olarak da anılır. Yapımına Ayasofya’dan beş yıl önce 527’de başlanmış ve 536’da tamamlanmış. Bazı kaynaklara göre Ayasofya’nın dev kubbesinin bir provası burada yapılmış.

Sultanahmet’te Gezilecek Tarihi Eserler

Sultanahmet'te görülmesi gereken yerler
Küçük Ayasofya Camii
  • İstanbul Arkeoloji Müzesi

Arkeoloji müzesinin zarif binası, Alexandre Vallaury isimli bir mimarın 1897 ile 1901 yılları arasında inşa ettiği Neo-Klasik tarzda bir eser. Mimar Vallaury, Beyoğlu‘nda ve Boğaz kıyısında inşa ettiği güzel eserlerle şehrin silüetine güzellik katmış Fransız asıllı bir mimar.

Müze koleksiyonunda, dünyanın ilk yazılı antlaşması olarak kabul edilen Kadeş Antlaşması Tableti bulunuyor. Bu antlaşmanın Orta Doğu topraklarında büyük bir güç mücadelesine giren Antik Mısır Uygarlığı ve Hitit Uygarlığı arasında imzalandığını biliyoruz.

Müzede ayrıca İskender Lahti adında nefes kesen bir sanat eseri var. Buna ek olarak Antik Yunan ve Roma döneminden kalan güzel heykeller de sergileniyor. İstanbul Arkeoloji Müzesi dünyanın en büyük tarih koleksiyonlarından biri olarak kabul görüyor.

Osmanlı İmparatorluğu‘nun üç kıtada ne kadar geniş topraklara yayıldığı düşünüldüğünde, bu müzeye nakledilen tarihi eserlerin ne kadar geniş bir koleksiyon olduğu tahmin edilebilir. Osmanlı‘da arkeoloji dalına önderlik eden kişi ise “Kaplumbağa Terbiyecisi” tablosu ile bilinen Osman Hamdi Bey.

Arkeoloji Müzesi’ndeki Çinili Köşk

Müzenin bahçesinde bulunan yapılardan bir tanesi, Topkapı Sarayı‘nın en eski köşklerinden biri. Rivayete göre Fatih Sultan Mehmet döneminde; İran (Pers), Frenk (Avrupa) ve Türk tarzlarında üç ayrı köşk inşa edilmiş. Doğu Avrupa, Anadolu ve Mezopotamya‘ya yayılan Osmanlı, bu hakimiyetini üç ayrı mimari nizam ile taçlandırmak istemiş. Ancak bunlardan yalnızca 1471 tarihli Çinili Köşk günümüze ulaşabilmiş.

Fatih Sultan Mehmet’in Yaptırdığı Çinili Köşk
Sultanahmet gezilecek müzeler
İstanbul Arkeoloji Müzesi
  • Türk ve İslam Eserleri Müzesi

Üst satırlarda bahsettiğimiz At Meydanı‘nı (Hipodrom) iki önemli tarihi yapı çevreliyor. Bunlardan doğu tarafında Sultanahmet Camii bulunurken, Batı tarafında ise İbrahim Paşa Sarayı konumlanıyor. İsmini andığımız “İbrahim Paşa”, son yıllarda Muhteşem Yüzyıl dizisi ile kitleler tarafından tanınan Pargalı İbrahim Paşa‘dan başkası değil.

16. Yüzyıl’da, Kanuni Sultan Süleyman henüz bir şehzade iken, Pargalı İbrahim de Topkapı Sarayı’nın Enderun Mektebi‘nde eğitim gören bir gençmiş. Yunanistan‘daki bir köyden devşirme usulüyle İstanbul‘a gelen Pargalı, Müslüman olunca İbrahim adını almış.

Sultan Süleyman‘ın önce hasodabaşısı, sonra ise sadrazamı olarak görev yapan Pargalı İbrahim Paşa, padişahın kız kardeşi Hatice Sultan ile evlenerek saraya damat olmuş. Uzun yıllar devleti yöneten Paşa, Hürrem Sultan‘ın etkisiyle gözden düşmüş ve apar topar idam edilmiş.

Kendisi için inşa edilen muhteşem Saray, günümüzde Türk İslam Eserleri Müzesi olarak hizmet veriyor. Müze koleksiyonunda, Hz. Muhammed’in ölümünden sonra kurulan Halifeliklerden kalma “İslami Eserler” görülebilir.

Buna ek olarak Türk tarihini aydınlatan önemli tarihi eserler de vardır. Özellikle de Selçuklu Devleti döneminden kalma antika Türk Halıları, müzenin en göz alıcı koleksiyonları arasındadır.

Sultanahmet’te Gezilecek Tarihi Yerler

Sultanahmet gezilecek yerler
Türk ve İslam Eserleri Müzesi

Sultanahmet’te Gezilecek Yerler ve Gezi Rehberi

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *