Topkapı Sarayı Müzesi

Bu yazıyı yazmamın amacı sizlere Topkapı Sarayı giriş ücreti ve ziyaret saatleri hakkında bilgi vermekti. Ancak Topkapı Sarayı‘nı yüzlerce kişiye gezdirmiş bir rehber olarak, biraz fazladan bilgi paylaşmamın faydalı olabileceğini düşündüm. Öyle ya, eğer sarayla ilgili bilgi edinmeye çalışıyorsanız, orayı gezmeyi planlıyorsunuz demektir.

Dünyayı Youtube videolarından takip ettiğimiz bugünlerde, uzun bir makaleyi okumak hepimize zor geliyor. O yüzden bu kısa okuma parçasını size sarayda eşlik eder gibi kaleme almaya çalışacağım. Elbette Topkapı Sarayı‘nda gezilecek yerlerin sayısı çok fazla ve görülecek her bir eşyanın kendi hikayesi var. Detaylara meraklı biri iseniz, Topkapı Sarayı’nda bütün bir günü bile geçirebilirsiniz. Ancak Topkapı Sarayı’nı ziyaret için normal şartlarda 3 ila 4 saat arasında bir zaman ayırmanız yeterli olacaktır.

Topkapı Sarayı’nın Aslında Nereye İnşa Edildi?

Topkapı Sarayı, öncelikle inşa edildiği yer bakımından önem arz eder. Zira saray, İstanbul’un milattan önce 660 yılına kadar giden mazisindeki ilk yerleşim yerinin üzerine kurulmuştur. İstanbul’un tarihte üç ismi oldu. Bunlar sırasıyla Byzantion, Konstantinopolis ve İstanbul. Topkapı Sarayı, İstanbul’un ilk yerleşim alanı olan, Sarayburnu tepesine inşa edilmiştir. Uluslararası kaynaklarda Seraglio Point olarak geçen bu tepe; hem manzarası, hem de stratejik konumu ile dikkat çeker.

Ezelden beri İstanbul’un 7 tepe üzerine kuruduğunu duyarız. İşte Topkapı Sarayı’nın olduğu bu tepe, İstanbul’un birinci tepesidir. Tamamı Tarihi Yarımada‘nın içinde olan 7 tepe; Sultanahmet’ten, Edirnekapı’ya kadar uzanır.

Byzantion ve Khalkedon

İstanbul’un, M.Ö. 660 yıllarında Byzas isimli bir lider tarafından kurulduğu rivayet edilir. Antik Yunanistan’dan göç eden insan toplulukları, boğazın iki yakasında birer koloni kurmuşlardı. Bunlardan Sarayburnu’nda konumlanan Byzantion (adını Byzas’tan alıyordu), Kadıköy tarafındaki ise Khalkedon‘du.

Byzantion milattan sonra 195 yılına kadar varlığını sürdürdü. Sonrasında ise Roma İmparatorluğu hakimiyetine girdi. Şehre ilk ayak basan Roma imparatoru Septimus Severus idi. Romalılar uzun bir süre Byzantion‘u pek önemsemediler. Uçsuz bucaksız bir devletin küçük bir şehriydi. Ancak vizyoner İmparator Konstantin, 320’li yıllarda başkenti buraya taşımaya karar verdi. Bu karar, senatoyu çok şaşırtmıştı. Ancak İstanbul, gelecek 1000 yılın ticaret başkenti olacak ve kurucusunu haklı çıkaracaktı. (Bkz: İstanbul’un kuruluş tarihi)

Doğu Roma İmparatorluğu

İmparator Konstantin tahtını İstanbul’a taşıdığında, Roma İmparatorluğu henüz bölünmemişti. Romalı imparatorun ilk işi Büyük Saray, Hipodrom ve Forum Konstantin (Çemberlitaş Meydanı) gibi yerleri inşa etmek oldu. Konstantin’in ölümünden kısa bir süre sonra Roma İmparatorluğu ikiye bölündü. (yıl 395) Batı Roma ayakta kalmayı başaramadı ve 476‘da yıkıldı. Ancak Doğu Roma İmparatorluğu hepimizin bildiği üzere 1453 yılına kadar yaşadı.

Peki biz Doğu Roma’ya neden Bizans diyoruz? Aslında bakarsanız tarihte böyle bir şey yoktur. Bizans adı, modern zaman tarihçileri tarafından Doğu Roma‘ya verilen bir takma isimdir. Şehrin ilk adı olan Byzantion isminden türetilmiştir. Antik Yunan kültürüne sahip olan Roma’nın doğu vilayetleri, Batı Avrupa’dan gelip buraya yerleşen Latin kökenli imparatorları zamanla Helenleştirdi. Elbette bu dönüşümün tamamlanması asırlar sürdü.

Bizans diye bir şey olmadığı için, 1453’te şehri fetheden Türkler, Konstantinopolis halkına Romalı anlamına gelen “Rum” demiştir. Bugün hala bu deyimi kullanıyoruz. Örneğin Rumeli Hisarı, Roma toprağına inşa edilen bir hisar anlamındadır.

Fatih Sultan Mehmet Şehre Giriyor

Osmanlılar bin yıllık kadim başkent Konstantinopolis’i fethettiklerinde, çöküş döneminde olan Bizans İmparatorluğu‘nun şehri ihmal ettiğini fark ettiler. Şehrin en önemli çekim alanları olan Büyük Saray ve Ayasofya gibi yapılar yıkılmaya yüz tutmuştu.

Bunun en büyük sebebi aslında 1204 ile 1261 yılları arasında yaşanan Latin İstilası sırasındaki yağmadır. 57 yıl süren Haçlı işgali sırasında talan olan şehir, Bizans prensleri tarafından geri alınsa da eski günlerine asla dönememiştir. Çünkü Bizans çöküş sürecine girmiştir ve restorasyon maliyetlerini karşılayacak parası yoktur.

Fatih Sultan Mehmet’in Hayal Kırıklığı!

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u 1453 yılında fethettiğinde, beklediği görkemli şehri bulamamıştı. Konstantinopolis, artık geçmişte olduğu gibi dünyanın en kalabalık ve zengin kenti değildi. Sultan Mehmet’in İstanbul’a girdikten sonra; Bizans Sarayı, Ayasofya gibi tarihi eserlerin köhne vaziyeti karşısında büyük bir hayal kırıklığına uğradığı rivayet edilir.

Topkapı Sarayı Ne Zaman ve Kim Tarafından Yaptırıldı?

Fatih, fethi takiben Ayasofya‘nın derhal onarılmasını ve cami olarak ibadete açılmasını emretti. Akabinde ise kendisine Beyazıt‘ta geçici bir saray inşa ettirdi. Padişah, orada yaşarken; Topkapı Sarayı‘nın inşası başladı ve 17 yıl içinde tamamlandı. Bugünkü Topkapı Sarayı, genel sınırları ile halen Fatih‘ten kalan saraydır. Ancak her bir padişahın yaptığı eklemeler ile süslenmiş olduğu gibi, daha karmaşık bir hal almıştır.

Sultan Mehmed, Topkapı Sarayı’nı bir kale-saray gibi inşa ettirmiş ve devlet işleri için kullanmıştır. Topkapı Sarayı bu dönemde bir ofis, talim alanı ve okul gibi kullanılmıştır. Zira Osmanlı İmparatorluğu‘nun en yüksek eğitim kurumu olan Enderun da, sarayın üçüncü bahçesinde bulunur. Dördüncü bahçe ise sonradan köşkler ve kasırlar ile süslenmiş olsa da, başlarda Enderun öğrencileri ve padişahın talim yaptıkları; atıcılık, at binme ve nişancılık için kullandıkları bir yerdi.

Yaygın olarak bilinenin aksine, Harem Dairesi sarayın orijinal planı içinde yoktur. Harem’in Beyazıt’taki eski saraydan, Topkapı Sarayı’na taşınması; Hürrem Sultan’ın etkisiyle, Kanuni Sultan Süleyman döneminde gerçekleşmiştir.

Topkapı Sarayı’nın Gözden Düşmesi

Topkapı Sarayı’nda 1478 yılından itibaren 25 Osmanlı Padişahı yaşadı. Osmanlı’nın yükselişte olduğu dönemdeki en önemli Osmanlı Padişahları, Topkapı Sarayı’nda ikamet ettiler.

1856 yılında, Sultan Abdülmecid; Dolmabahçe Sarayı‘na taşınmış ve son 6 Osmanlı Sultanı döneminde Dolmabahçe’deki Yeni Saray kullanılmıştır. Ancak Kutsal Emanetler ve Hazine gibi çok önemli eserler Topkapı Sarayı’nda muhafaza edildiği için, Padişahlar; tahta çıkma, dini bayramlar gibi özel zamanlarda yine Topkapı Sarayı‘na gelmiş ve atalarından gelen gelenekleri sürdürmüşlerdir.

Ve Nihayet Sonuna Geldik!

Google’da Topkapı Sarayı giriş ücretleri diye arattınız ve destan gibi bir yazı ile karşılaştınız. Evet artık aradığınız bilgiyi alt satırda bulabilirsiniz. Umarım saraydaki geziniz sırasında, Topkapı Sarayı tarihi hakkındaki bu kısa bilgiler işinize yarar.

Aslına bakarsanız bu yazı Topkapı Sarayı ziyareti için bir ön bilgi oldu. Sarayın ana kapısı olan Bab-ı Humayun‘dan geçtikten sonra neler göreceğinizi, Topkapı Sarayı Gezi Rehberi isimli yazıdan okuyabilirsiniz.

Ayrıca Topkapı Sarayı’nın gizemli bir parçası olan Harem’i gezmeden önce, Harem Dairesi Gezi Rehberi isimli yazıma göz atabilirsiniz. Büyük bir kısmı restorasyonda olan Harem Dairesi’nin kısıtlı bir bölümü ziyarete açıktır.

Topkapı Sarayı Giriş Fiyatı 2020

Topkapı Sarayı Müzesi Giriş Ücreti 2019-2020-2021
Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı Müzesi Giriş Ücreti 2020

Topkapı Sarayı giriş ücreti 100 Türk Lirası‘dır. 18 yaşın altındaki öğrenciler için giriş ücretsizdir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı bir müze olduğu için müzekart geçerlidir.

Topkapı Sarayı’na Kimler Ücretsiz Girebilir?

  • 18 yaş ve altındaki T.C. vatandaşı gençler ve çocuklar
  • 65 yaş ve üstü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları
  • Gaziler ve refakatindeki anne, baba, eş ve çocukları
  • T.C. Vatandaşı engelliler ve eşliğinde bir refakatçi
  • Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görevli Er ve erbaşlar
  • Kokartlı tur rehberleri ve seyahat acentesi sahipleri.

Not: Müze fiyatları Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1 Mart 2020‘de güncellendi.

Topkapı Sarayı Harem Giriş Ücreti 2020

Topkapı Sarayı Harem giriş ücreti 70 Türk Lirası‘dır. Harem Dairesi’ne girişte müzekart geçerli değildir. Yerli ve yabancı turistler aynı ücreti ödeyerek girmek durumundadır. Harem Dairesi’nin bazı odaları restorasyon sebebi ile ziyarete kapalıdır.

Aya İrini Müzesi Giriş Ücreti

Aya İrini Müzesi giriş ücreti 60 Türk Lirası‘dır. Aya İrini’de müze kart geçerli değildir.

Aya İrini, Ayasofya’nın kardeş yapısı gibidir. Elimizdeki kayıtlara göre ile Aya İrini, İmparator Konstantin’in İstanbul’a taşındığı dönemde şehrin en önemli kilisesiydi. Konstantin‘in oğlu II. Constantius‘un Ayasofya’yı inşa etmesi ile ikinci sıraya geriledi. İki yapı da Nika Ayaklanması‘nda yanıp kül olmuş ve meşhur imparator Justinianus tarafından yeniden yapılmıştır.

Lakin Ayasofya tarih boyunca depremlere göğüs gerip, bir kez kubbesinin çökmesi haricinde ayakta kalmayı başarırken; Aya İrini 9. Yüzyıl‘daki depremde tamamen yıkılmış ve İkonoklazma döneminde yeniden yapılmıştır.

Eski bir kilise olan ve Osmanlı tarafından hiçbir zaman camiye çevrilmeyen Aya İrini, günümüzde zaman zaman klasik müzik konserleri ve çeşitli sanatsal aktiviteler için kullanılır.

Topkapı Sarayı Müze Ziyaret Saatleri 2020

Topkapı Sarayı Müzesi, yaz sezonu olan 1 Nisan ile 1 Ekim arasında sabah 09:00 ile akşam 19:00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Kış sezonu olarak kabul edilen 1 Ekim ile 1 Nisan arasında ise 17:00’de kapanmaktadır. Müze, Salı günleri ziyarete kapalıdır.

İstanbul’daki müzelerin giriş saatlerinde etkinliklere ve tadilatlara bağlı olarak değişiklik olabilir. Müzeye gitmeden önce Topkapı Sarayı Müzesi’nin resmi internet sitesini ziyaret edip, son durumu gözden geçirmenizi öneririm.

Topkapı Sarayı Giriş Ücreti by Serhat Engül

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir