serhateng(at)gmail.com
+90 532 256 93 12

Antik Mısır Medeniyeti Tarihi

Antik Mısır Uygarlığı Tarihi, Kültürü, Haritası, Kısaca Bilgi

Antik Mısır Uygarlığı, kurulduğu M.Ö. 3100 yılından; Büyük İskender tarafından fethedildiği M.Ö. 332 yılına kadar, Akdeniz kıyılarının en gelişmiş medeniyetiydi. Piramitleri inşa eden Eski Krallık dönemi ve büyük askeri başarılar gösteren Yeni Krallık dönemi, arkeoloji ve tarih bilimi için inanılmaz bir kaynak sağlamaktadır.

Antik Mısır Uygarlığı‘nın mirası öylesine büyüktür ki, ondan arda kalanları incelemek üzere “Egyptology” (Mısır-Bilimi) adı verilen bir bilim dalı oluşmuştur. Bu bilim dalının ilgi alanları ise Mısırlılar‘dan kalan her türlü tarihi eserdir.

Antik Mısır‘ın kültürel mirası, arkeolojik araştırmalar ile keşfedildiğinde; bilim dünyasında müthiş bir heyecan yarattı. Devasa piramitler, Antik Mısır dini ve tanrıları, hiyeroglif alfabesi gibi gizemli öğeler; büyük merak uyandırdı.

Şimdi dilerseniz Antik Mısır Medeniyeti‘nin gizem perdesini aralamak için, günümüzdeki en güncel bilgilere Antik Mısır Uygarlığı Tarihi başlığında birlikte göz atalım.


  • Yazarın Notu

Öncelikle Antik Mısır tarihini tam olarak kavramanız için yazıyı baştan itibaren okumanızı öneririm. Ancak dilerseniz, aşağıdaki başlıklara tıklayarak yazının ortasındaki bölümlere geçebilirsiniz.

  1. Eski Krallık Dönemi
  2. Orta Krallık Dönemi
  3. Yeni Krallık Dönemi
  4. Geç Dönem
  5. Mısır’ın Yıkılışı

Antik Mısır Uygarlığı Tarihi, Kültürü, Haritası

  • Hanedanlar Öncesi Dönem (M.Ö. 5000-3100)

Dünya tarihindeki her kültürün elbette bir arka planı var. Tarih öncesi çağların göz kamaştıran Mısır Medeniyeti‘nin ortaya çıkması, M.Ö. 5000 yılından itibaren yaklaşık 2000 yıl sürüyor.

Cilalı Taş Devri adı verilen dönemde, Afrika‘da avcılık sona ermeye ve tarım gelişmeye başlamıştı. Nil Nehri gibi dev bir su kaynağının hayat verdiği Mısır topraklarında, nüfus artış gösterdi. Buna ek olarak sanat, bilim, din ve devlet yönetimi gibi konularda büyük gelişmeler yaşandı.

M.Ö. 3400 yıllarına geldiğimizde iki krallık ortaya çıkmıştı. Birisi Nil Deltası’nın verimli topraklarından faydalanan Kuzey Mısır ve daha kurak topraklarda yaşayan Güney Mısır.

Scorpion (Akrep) adındaki bir Güney Mısır Kralı, Kuzey’i ele geçirmeyi denedi ancak başaramadı. Ondan bir asır sonra ise Kral Menes, Kuzey’i fethetti ve Mısır’ı birleştirdi.

Mısırlılar, Modern Dünyaya Müthiş Bir Kültür Mirası Bıraktılar
Antik Mısır Uygarlığı Tarihi Kısaca
Antik Mısır Uygarlığı Tarihi, Kültürü ve Haritası
  • Erken Hanedanlık (Arkaik) Dönemi (M.Ö. 3100-2686)

Kral Menes, Nil Deltası‘nın tepe noktasında Antik Mısır’ın başkenti Memphis‘i (Memfis) inşa etti. Bu efsanevi başkent, Eski Krallık dönemi boyunca Mısır Devleti’ne yön veren merkez olacaktı.

Erken dönemde ayrıca Mısır Kralı‘nın (Firavun) karakteristik özellikleri de vücut bulmuştu. Mısır Kralı, Antik Mısır dini inancının merkezindeki Horus isimli Tanrı ile özdeşleşmişti. Firavun, adeta Yarı Tanrı-Yarı İnsan bir varlık olarak kabul edilirdi. Bu dönemin detayları Mısırlılar’ın kendine özgü alfabesi olan Hiyeroglif aracılığı ile günümüze ulaşmıştır.

Nil Nehri’nin Taşması ve Tarım Toplumunun Gelişimi

Arkaik Dönem olarak da bilinen Erken Hanedanlık döneminde, Mısır halkı tarım konusunda yaşadığı doğanın kanunlarına uymayı öğrendi. Zira Nil Nehri her yıl belli bir dönemde taşıyor ve çiftçiler ekinlerini taşmanın hemen ardından biçiyorlardı. Hasat dönemi geçtikten sonra yeniden kuraklık oluyor ve bir sonraki taşmaya kadar olan dönemde ekim yapılıyordu.

Nil’in bu kendine has dinamikleri, Eski Mısır Uygarlığı‘nda matematiğin ve astronominin gelişmesine sebep oldu. En yüksek verimi alabilmek ve bir kıtlıktan kaçınabilmek için, bilime başvurdular.

Eski Mısır’ın Kendine Özgü Alfabesi Olan Hiyeroglif
Antik Mısır Medeniyeti Hakkında Bilgi
Antik Mısır Medeniyeti Tarihi ve Özellikleri
  • Eski Krallık Dönemi (M.Ö 2686-2181)

Mısır Uygarlığı’nda Eski Krallık Dönemi

Eski Krallık olarak adlandırılan dönem, 3. Hanedan ile başladı. Eski Krallık döneminin en ayırt edici özelliği ise piramitlerin inşası oldu. M.Ö. 2630‘da Mısır Kralı Zoser, bir rahip ve aynı zamanda mimar olan Imhotep‘ten kendisi için sıra dışı bir yapı inşa etmesini istedi.

Mimari bir yapıya dini bir anlam yüklemeyi başaran Imhotep; Firavunların ölümden sonra yaşama ulaşmasında köprü olacak piramitleri tasarladı. Krallar piramitlere öbür dünyaya götürmek istedikleri şeyler ile gömülecek ve yaşamları piramidin içine resimler ve yazılar ile nakşedilecekti. “Basamaklı Piramit” adı verilen ilk piramit, başkent Memphis yakınlarında inşa edildi.

Dünyanın Yedi Harikasından Keops Piramidi

Kral Khufu için Keops Piramidi‘nin inşasından sonra ise piramitlerin mimari kalitesi zirveye ulaştı. 3. ve 4. Hanedan dönemleri, Mısır’ın altın çağıydı. Bu dönemde Krallar Kuzey Afrika‘da fetihler yaptılar. Antik Mısır ekonomik anlamda zirve yaptı ve refah içinde yaşadı. Firavunların gücü ve zenginliği doruğa ulaştı.

Ancak 5. ve 6. Hanedan dönemlerinde, refah azaldı. Çünkü her bir firavunun kendisi için piramit inşa ettirmesi, müthiş bir masrafa neden oluyordu. Yine de firavunlar gösterişli piramitler için para israf etmekten vazgeçmediler.

Bu arada Güneş Tanrısı “Ra” kültü yükselmeye başladı ve güç farklı bir rahip sınıfının eline geçti. 6. Hanedan‘ın son kralı II. Pepy öldüğünde, büyük bir iç savaş çıktı ve Eski Krallık karmaşayla sonlandı.

Napolyon ve Antik Mısır Uygarlığı’nın Kalıntıları (18. Yüzyıl)
Antik Mısır Medeniyetinin Gizemleri
Antik Mısır Uygarlığı Tarihi, Kültürü, Haritası, Kısaca Bilgi

Fransız İmparatoru Napolyon Bonapart, 1798 ile 1801 yılları arasında Mısır’a bir sefer düzenlemiş ve Osmanlılar ile çarpışmıştı. İngilizlerin yardımı ile Mısır’dan atılmış olsa da, beraberinde getirmiş olduğu arkeologlar sayesinde, Antik Mısır Uygarlığı’nın tarihini araştıran Egyptology bilimi başlamış oldu.

  • Birinci Ara Dönem (M.Ö. 2181-2055)

Eski Krallığın çökmesi ile karmaşayla geçen bir ara dönem yaşandı. 7. ve 8. Hanedan‘ın firavunları Memphis‘te hüküm sürerken, merkezi otoriteyi sağlayamadılar. Valiler birbirleri ile çatışıyor ve iç savaş ortamı hüküm sürüyordu. Mısır‘ın bir kısmı Bedevi Kabileleri tarafından yağmalandı. Salgın hastalık ve kıtlık baş gösterdi ve binlerce insan öldü.

9. ve 10. Hanedanlar döneminde Mısır’ın ağırlık merkezi Heracleopolis şehrine kaydı. Bu şehirden çıkan bir hanedan, Memphis ve Teb gibi önemli şehirlere hakim oldu. Ancak M.Ö. 2055 yıllarında Teb şehrinde bu yeni krallara meydan okuyan bir başka hanedan ortaya çıktı. Bu hanedanın prensi Mentuhotep, tüm Mısır’ı tek bayrak altında topladı ve ara dönem böylece bitmiş oldu.

  • Orta Krallık Dönemi (M.Ö. 2055-1786)

Mısır Uygarlığı’nda Orta Krallık Dönemi

11. Hanedan‘ın son üyesi olan IV. Mentuhotep bir suikaste kurban gidince, krallık başvezir I. Amenemhet‘e geçti. 12. Hanedan döneminde Teb, kutsal şehir olarak saygı gördü. Kral Amenemhet, halefini tahta ortak etme geleneğini başlattı. Böylece Antik Mısır‘ı devralacak yeni kral, eski kral ile birlikte ülkeyi yönetmeyi öğreniyordu. Ayrıca yeni kralın kim olacağı belli olduğu için, ülkede iç karışıklık çıkmıyordu.

Antik Mısır Krallığı’nın Dışarı Açılması

Orta Krallık, askeri anlamda kendisinden önce gelenlerden daha saldırgan bir tutum takındı. Çevresindeki toprakları altın, fildişi ve abanoz kaynaklarını sömürmek için işgal etti. Dışarıya açılan Mısır, komşu krallıklar ile diplomatik ilişkiler de geliştirdi. Bu amaçla Suriye ve Filistin gibi ülkelerle ilişki kurdu.

Askeri yatırımların hızlandığı dönemde, çeşitli kaleler inşa edilmeye ve yeraltı madenleri işlenmeye başlandı. Piramit inşa etme geleneği de tekrar canlandı. Orta Krallık, III. Amenemhet zamanında gücünün doruğuna ulaştı.

Kraliçe Sobekneferu, kardeşi IV. Amenemhet ile birlikte Mısır’ın ilk Kraliçesi olarak 12. Hanedan döneminde hüküm sürdü. Ancak bu yıllarda Orta Krallık da düşüşe geçmişti.

Antik Mısır Uygarlığı Tarihi, Kültürü Hakkında Bilgi
Antik Mısır Uygarlığı Kültürü
Antik Mısır’ı Sembolize Eden Bir Canlandırma Resmi

Antik Mısır Uygarlığı Tarihi, günümüzde halen gizemini koruyan konulardan biri. National Geographic ve History Channel gibi belgesel kanalları, bu uygarlığın kültürünü ve sosyal yaşamını anlatan birçok belgesel yayınladılar.

  • İkinci Ara Dönem (M.Ö 1786-1567)

13. Hanedan döneminde Mısır Krallığı‘nın merkezi yapısında bozulmalar oldu. Kralların birbiri ardına çok kısa aralıklarla tahta çıkması (Taht kavgaları ve ölümler sebebiyle) güç dengelerini alt üst etti. Bu dönemde kraliyet ailesi Teb şehrine taşındı. Rakip hanedan ise Xois şehrinde (Nil Deltası yakınlarında) yaşıyor ve merkezi yönetimi zayıflatıyordu.

Yabancı (İşgalci) Hyksos Hanedanı

M.Ö. 1650 yıllarında Hyksos Hanedanı adı verilen (ve Mısırlı olmayan) yabancı bir hanedan Mısır‘da hak iddia etmeye başladı. Otorite boşluklarından faydalanan bu aile, Mısır adetlerini benimsedi ve firavun gibi yaşamaya başladı. Teb şehrinde yaşayan gerçek Firavunlar, Güney Mısır‘ı idare edebilmek için bu aileye vergi ödemek zorunda kaldılar.

Sonunda Teb Firavunları, firavunları taklit eden ve Güney Mısır’da işgalci olan Hyksos Hanedanı‘na savaş açtı. (M.Ö. 1570) Hyksos Kralı’nın Mısır’dan atılmasıyla İkinci Ara Dönem sona erdi.

  • Yeni Krallık Dönemi (M.Ö. 1567-1085)

Mısır Uygarlığı’nda Yeni Krallık Dönemi

18. Hanedan‘ın ilk firavunu olan I. Ahmose döneminde Mısır’da birlik sağlanmıştı. Yeni Krallık döneminde Mısır oldukça savaşçı bir kimliğe büründü. Filistin topraklarına askeri sefer düzenledi, Mitanniler ve Hititler ile çarpıştı.

Antik Mısır, Nubiya‘dan Anadolu‘ya kadar uzanan muhteşem bir imparatorluk haline geldi. I. Amenhotep, I. Thutmose ve III. Amenhotep; Yeni Krallık döneminin en başarılı firavunlarıydı. Yine bu başarılı dönemde III. Thutmose (Meşhur Savaşçı Kral) ile eş zamanlı olarak bir kadın firavun (Kraliçe Hatshepsut) da yönetimdeydi.

Mısır Firavunu III. Tutmosis’in Zafelerini Betimleyen Dikilitaş
Mısır Obeliski Sultanahmet At Meydanı Dikilitaş
Antik Mısır Uygarlığı Tarihi, Özellikleri, Kültürü ve Eserleri

Savaççı Firavun III. Tutmosis‘in zaferlerini betimleyen Mısır Obeliski, bugün Sultanahmet‘teki Hipodrom Meydanı’nda görülebilir. Obelisk aslında Mısır’da bir tapınağın önündeydi. 4. Yüzyıl’da Roma İmparatoru Theodosius tarafından getirilip Konstantinopolis’e (İstanbul) yerleştirildi.

Güneş Tanrısı Aton Kültü ve Yeni Başkent Akhetaton

18. Hanedan‘ın son krallarından IV. Amenhotep döneminde ilginç bir olay vuku buldu. Yüzyıllardır devam eden Güneş Tanrısı Amon-Ra kültü, bizzat firavun tarafından terk edildi. Asırlar önce Teb‘in en kutsal Tanrısı olan Amon ve Güneş Tanrısı Ra kültleri birleştirilmişti ve Teb kutsal şehir ilan edilmişti. IV. Amenhotep ise bu çok tanrılı düzeni yıkmaya çalışıyordu.

Firavun, Baş-Tanrı olarak Amon-Ra yerine Aton‘u ön plana çıkardı. Kendisini “Aton’un Hizmetkarı” ilan etti. Başkenti ise kutsal olarak kabul edilen Teb kentinden, kendi inşa ettiği Akhetaton (Amarna) kentine taşıdı. Mısır halkını tek bir Tanrı’ya tapınmaya teşvik etti. Firavunun reformları, kendisinin ölümünden sonra terk edildi ve başkent Teb‘e geri dönüldü.

Amon-Ra’ya Dönüş, Ramsesler Dönemi ve Musa Peygamber

19. ve 20. Hanedanlar, “Ramesside Dönemi” olarak da bilinir. Ramses ismini taşıyan bir dizi firavunun hüküm sürdüğü bu dönemde, din tartışması yüzünden zayıflayan merkezi yönetim yeniden güçlendi.

Dev tapınlakların ve şehirlerin inşa edildiği bu gösterişli dönem, aynı zamanda Musa Peygamber‘in ortaya çıktığı dönemdir. Tarihçiler Hz. Musa eşliğinde İsrail halkının Mısır’dan, Kenan topraklarına yaptığı göçün, II. Ramses dönemine (M.Ö 1304-1237) denk geldiğini düşünüyorlar.

Mısır’ın Savaşçı Firavunlarından II. Ramses Hititler ile Savaşırken
Antik Mısır Tanrıları
M.Ö. 1274 yılında Mısır ve Hitit Krallıklarının Kadeş Savaşı

M.Ö. 1274 yılında Mısır Firavunu II. Ramses ve Hitit Kralı II. Muwatalli, Orta Doğu ve Mezopotamya topraklarını paylaşmak için savaşa tutuştu. Mısırlılar ne kadar taktiksel üstünlük sağlamış olsa da, kesin bir zafer elde edemediler. Bunun üzerine Tarihin İlk Barış Antlaşması olarak kabul edilen Kadeş Antlaşması imzalandı. Bu barışı simgeleyen tablet, bugün İstanbul Arkeoloji Müzesi‘nde sergileniyor.

Krallar Vadisi’ndeki Muhteşem Kral Mezarları

Yeni Krallık döneminin (Akhenaton hariç) tüm firavunları, Krallar Vadisi adı verilen bir yerde kayaların içine gömüldüler. Nil‘in Batı kanadında ve Teb yakınlarında konumlanan bu vadideki muhteşem anıt mezarlar ne yazık ki sonradan yağmalanmış ve çoğu yok olmuştur. Ünlü firavun Tutankamon‘un (Saltanatı M.Ö. 1361-1352) 1922‘de keşfedilen mezarı, Yeni Krallık‘tan günümüze kalan en muhteşem Kral Mezarı‘dır.

Mısır’daki Kayalara Oyulmuş Kral Mezarları
Antik Mısır Firavunlarının Mezarları
Eski Mısır Medeniyeti Tarihi, Kültürü, Özellikleri

III. Ramses’in Ardından Yeni Krallık’ın Çöküşü

Yeni Krallık zirve noktasına III. Ramses‘in hükümdarlığı döneminde (1187-1156) ulaşır. Ancak bu kralın ölümü bir dönüm noktası olur. Antik Mısır Uygarlığı, III. Ramses’ten sonra iyi yönetilemez. Suriye ve Filistin şehirleri kaybedilir ve Batı’dan Libyalılar tarafından saldırıya uğramaya ve şehirleri yağmalanmaya başlar.

  • Üçüncü Ara Dönem (M.Ö. 1085-664)

Yeni Krallık’tan sonraki 400 yıllık dönem Mısır’ın siyasi, sosyal ve kültürel yapısında büyük değişikliklerin olduğu bir süreçtir. 21. Hanedan döneminde merkezi yönetim zayıflar ve yerel valilerin hakimiyeti baş gösterir.

Libya Asıllı Firavunlar Dönemi

Nubiya ve Libya gibi Mısır’ın hakimiyetinde olan yerler, kendi kralları ile kendilerini yönetmeye başlar. Libya Krallığı güçlenir ve içlerinden Sheshonq isimli biri Mısır’a kral olur. 22. Hanedan dönemi böylece başlar. Bu hanedanın hükümranlığında geçen 23. ve 24. Hanedanlık dönemlerinden günümüze pek bilgi ulaşmamıştır.

Nubiya Asıllı Firavunlar Dönemi

M.Ö 8. Yüzyıl‘da, bu kez Nubiyalı bir firavun tahta çıkar. Kral Shabako ile başlayan bu dönem 25. Hanedan dönemidir. Bu sırada Antik Mısır Medeniyeti, ölümcül bir düşmanla (Asurlular) yüzyüze gelir. Asurlular, Orta Doğu’da hakimiyet kurmak amacıyla Mısır‘a saldırırlar.

Asurlular’ın Mısır’ı İşgali

M.Ö. 671 yılına gelindiğinde Asur Kralı Esarhaddon, Mısır’ın en önemli şehri Memphis‘i işgal eder ve Firavun‘u sürgüne gönderir. Yerine Asurluların kuklası olan Necho of Sais adında bir kral tahta çıkarılır. Ancak yeni kral, bir isyanda Mısırlı Tanuatamun tarafından öldürülür ve Asurluların Mısır’ı işgal girişimi başarısız olur.

Antik Mısır Uygarlığı (Eski Mısır Medeniyeti) Haritası
Antik Mısır Uygarlığı Haritası
Antik Mısır Medeniyeti Tarihi ve Haritası
  • Geç Dönem Antik Mısır (M.Ö. 664-332)

Pers İmparatorluğu’nun Mısır’ı İşgali

Öldürülen Kral Necho‘nun oğlu Psammetichus, Mısır’ı tekrar birleştirir. Ancak Asurlular‘dan daha beter bir düşman (Persler) ortaya çıkmıştır. Pers Kralı Cambyses, Mısırlılar’ı ağır bir yenilgiye uğratır ve Mısır‘ı fetheder. Bundan böyle Mısır, Pers İmparatorluğu‘nun bir eyaleti olacaktır.

Mısırlılar’ın İsyanı ve Firavunların Dönüşü

Darius gibi meşhur Pers İmparatorları, Mısır’ı yönetirken iç işlerine çok karışmadılar. Firavunlardan kalan geleneklere saygı gösterdiler ve Amon-Ra Kültü’nü yaşattılar. Ancak Darius’un oğlu Xerxes döneminde (M.Ö. 486-465) sertleşen yönetim ve baskılar, Mısırlılar‘ın isyan etmesine sebep oldu.

M.Ö. 404 yılında Mısırlı isyancılar bağımsızlığı kazanmayı başardılar. Böylece Antik Mısır‘ın son hanedanları olacak 28., 29. ve 30. Hanedanlar hüküm sürdü.

Büyük İskender ve Helen İmparatorluğu

M.Ö. 4. Yüzyıl‘da Persler Mısır’a tekrar saldırmaya başladılar. Tam Mısır’ı dize getirmişlerdi ki, Antik Yunan Medeniyeti‘nin en güçlü kralı Büyük İskender tarih sahnesine çıktı. Pers ordularını yok eden Büyük İskender, Mısır‘ı da ele geçirdi.

Dünyanın Yedi Harikasından İskenderiye Feneri
Antik Mısır Mimarisi
Mısır’ın İskenderiye Şehrindeki Deniz Feneri

Büyük İskender’in (Alexander the Great) onuruna Mısır’da İskenderiye (Alexandria) adında muhteşem bir şehir kuruldu. Bu şehirde bir zamanlar var olan İskenderiye Feneri ise Antik Dünya’nın Yedi Harikası arasında kabul ediliyor. İskenderiye şehri, İlk Çağ boyunca en önemli kültürel merkezlerden biri oldu.

Eski Mısır Medeniyeti’nin Yıkılışı

Mısır’da Ptolemy Hanedanlığı Dönemi

Büyük İskender‘in ölümünün ardından, generalleri uçsuz bucaksız toprakları paylaştılar. General Ptolemy‘nin payına ise Mısır düşmüştü. Ptolemy ve onun soyundan gelen krallar Mısır’ı asırlarca yönettiler. Ancak Roma İmparatorluğu büyüyor ve Akdeniz çevresindeki tüm ülkeleri yutuyordu.

Roma İmparatorluğu ile Aktium Deniz Savaşı

Antik Yunan sitelerinin hepsini ele geçiren Roma İmparatorluğu, tarihte meşhur olan Kraliçe VII. Kleopatra‘nın hükümdarlığı döneminde Mısır’ı ele geçirdi. Esasında Mısır Krallığı, Julius Sezar döneminde Roma ile müttefikti ve dosttu. Ancak Sezar‘ın ölümünden sonra -generali- Marcus Antonius ve -üvey oğlu- Octavianus arasındaki savaş Mısır’ın sonunu getirdi.

Kraliçe Kleopatra, Romalı Konsül Marcus Antonius ile evlenmişti ve Mısır’ı beraber yönetiyorlardı. Ancak Roma’nın bir diğer konsülü olan Octavianus onlara savaş açtı. Actium Deniz Savaşı‘nda yenilgiye uğrayan Kleopatra ve Antonius intihar ettiler.

Böylece kendini Roma’nın ilk imparatoru ilan eden İmparator Augustus, Mısır’ı ele geçirdi. Bundan böyle Mısır, Roma İmparatorluğu’nun bir eyaleti olarak kalacaktı.

Octavianus’un Kleopatra’yı Yendiği Aktium Deniz Savaşı
Antik Mısır Tarihi Savaşları
Aktium Deniz Savaşı ve Antik Mısır Uygarlığı Tarihi Sonu

Antik Mısır Uygarlığı Tarihi Yazısında Faydalandığım Kaynak

Kaynak (Source): https://www.history.com/topics/ancient-history/ancient-egypt


Önerilen Diğer Tarih Yazıları


Antik Mısır Uygarlığı Tarihi Hakkında Bilgi blog yazısı by Serhat Engül

Antik Mısır Uygarlığı Tarihi, Kültürü, Haritası, Kısaca Bilgi

Antik Mısır Uygarlığı Tarihi, Kültürü, Haritası, Kısaca Bilgi was last modified: October 3rd, 2018 by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *