Ayasofya Turu

Özel Rehberli Ayasofya Tarih ve Kültür Turu

Ayasofya, insanlık tarihinin en özel yapılarından biri olarak kabul edilir. Ayasofya‘nın inşasına kadar Dünya’da yaygın olarak bilinen iki önemli tapınak vardı: Birincisi, Roma İmparatorluğu‘nun Kudüs‘ü işgali sırasında yıkılan ve efsanelerde yaşayan Süleyman Tapınağı, ikincisi ise antik dönemde Roma‘da inşa edilmiş olan Pantheon Tapınağı.

Pantheon Tapınağı Ve Ayasofya Mimari Farklar

M.S. 118 yılında inşa edilmiş olan Pantheon Tapınağı, tam anlamıyla antik çağın bilgeliğini yansıtan bir yapı. Yerden 44 metre yükseklikteki kubbesi ile çağının çok ötesinde bir mimarlık şaheseri. Pantheon, Roma mimarlarının tapınak inşasında ulaştığı en tepe noktayı temsil eder.

Ancak Pantheon Tapınağı‘nı, Ayasofya‘dan ayıran önemli bir nokta vardır: Roma mimarları ne Pantheon’dan önce, ne de sonra, Roma mimarisinin temel taşı olan Roma kemerlerinin üstüne bir kubbe oturtmayı başaramamışlardır. Pantheon’un yerden 44 metre yükseklikteki kubbesi büyük bir mimari başarı olsa da, Ayasofya teknik anlamda onu aşan bir yapıdır.

Ayasofya Turu

Rehberli Ayasofya Turu
Ayasofya

Ayasofya’nın Mimarları Anthemius ve İsidoros‘un Dehası

Pantheon dışarıdan köşeli bir bina gibi gözükür, ancak iç mekanına girince ana gövdenin yuvarlak olduğu hemen fark edilir. Oysa Ayasofya dikdörtgen şeklinde bir yapı olduğu halde, Bizans (Doğu Roma) mimarları yapının tepesine yerden 49 metre (sonradan 56 oldu) yükseklikte bir kubbe ile oturtmayı başardılar.

Bu kubbeler Romalıların uzun yıllar hayalini kurduğu gibi kemerlerin üstünde oturmaktadır. Ancak defalarca denendiği halde başarılamayan bir şey nasıl yapılabildi? Bu efsanevi başarı, ancak dahi mimarlar Anthemius ve İsidoros‘un özel bir mimari teknik icat etmesi ile mümkün olmuştur. Pandantif adı verilen yapı ögesi, ilk defa Ayasofya’da bu boyutlarda kullanılmıştır.

Ayasofya’nın Muhteşem Kubbesinin Sırrı Pandantifler

Pandantifler aşağıdaki resimde kubbenin dört köşesinde görülebilir. Üzerinde melek figürleri (Serafim Melekleri) olan üçgen kısımlardır. Kubbenin kemerler üzerinde yarattığı inanılmaz baskıyı hafifletir ve iki tarafa da destek verirler. Bu teknik ilk kez Ayasofya’nın inşasında kullanılmış ve ilerleyen yıllarda Avrupa‘nın muhteşem katedrallerinin inşa edilmesini mümkün kılmıştır. Bu konuda daha fazla bilgi için Ayasofya Mimarisi isimli yazıma da göz atabilirsiniz.

Ayasofya’nın Muhteşem Kubbesi

Ayasofya Müzesi Turu
Ayasofya Kubbesi

Ayasofya’yı Kim Yaptırmıştır?

Ayasofya, Bizans (Doğu Roma) İmparatoru Justinianus‘un emriyle Trallesli Anthemius ve Miletli İsidoros isimli mimarlar tarafından planlanmış ve inşa edilmiştir. Bu mimarlar, deprem bölgesinde olmasına rağmen bin yılı aşkın bir süre ayakta kalacak bir yapıyı inşa etmeyi başarmıştır.

Ayasofya Neden Ve Nasıl Yapıldı?

Ayasofya’nın olduğu yerde Megale Ekklesia diye bilinen büyük bir kilise bulunmaktaydı. Ancak 532 yılında patlak veren Nika Ayaklanması sırasında bu tapınak halk tarafından yakılıp yıkıldı. Bu büyük isyan sırasında neredeyse tahtını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalan imparator Justinianus, 30.000 kişiyi öldürerek isyanı bastırmayı başardı. Aslına bakarsanız bu katliamı Jüstinyen değil, en yetenekli generali olan Belisarius gerçekleştirdi.

İsyanın bastırılması ile tahtını sağlama alan Jüstinyen, Konstantinopolis halkını etkisi altına almak için yıkılan tapınağın yerine dünyanın en büyük mabedinin inşa edilmesini istedi. Bunun üzerine Anadolu’nun en iyi mimarları olarak bilinen Anthemius ve İsidoros işe koyuldular. Ancak bu büyüklükte bir kilise inşa etmek hiç de kolay olmayacaktı.

Ayasofya Ne Zaman (Kaç Yılında) İnşa Edildi?

532 yılında isyanın bastırılması ile yapımına başlanan Ayasofya, yalnızca  5 yıl içinde, 11.000 kişinin durmaksızın çalışması ile inşa edildi. Kayıtlara göre 10.000 vasıfsız işçi ve 1000 ustanın inşaatta emeği geçti. Bir rivayete göre Jüstinyen, Ayasofya’nın açılış seramonisinde “Seni geçtim Süleyman!” diye bağırmıştır.

Böyle heyecanla atıfta bulunmasının sebebi, yüzyıllar önce yıkılmış olan Süleyman Tapınağı‘nın dillere destan mimari özellikleridir. Tapınak yok olduğu halde, insanların hafızasında yerini korumuş ve efsanelere konu olmuştur. Ayasofya‘nın inşasının tamamlandığı 537 yılından sonra, artık Ayasofya bu şerefe nail olacak ve onlarca efsanenin merkezi olacaktır.

Özel Rehberli Ayasofya Turu

blank
Ayasofya Ana Mekan

Ayasofya’nın Dünyanın En Büyük Mimari Yapısı Olması

Ayasofya inşasının tamamlandığı 537 yılından, Aziz Petrus Bazilikası‘nın yeniden inşa edilerek genişletildiği 17. Yüzyıl’a kadar dünyanın en büyük kilisesi olarak kalmıştır. Günümüzde halen dünyanın en büyük 10 tarihi eserinden biridir.

İstanbul’un Fethi ve Ayasofya’nın Camiye Çevrilmesi

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un 1453 yılındaki fethini takiben; Ayasofya’yı camiye çevirmiştir. Daha önceden 900 yıl Kilise olarak kullanılan yapı, 500 yıl da Cami olarak kalmıştır. Yaklaşık 85 yıl müze olarak hizmet veren Ayasofya, iki semavi dinin de izlerini taşımaktadır ve dünyanın en özel tarihi eserlerinden biridir.

Ayasofya, aynı zamanda İstanbul’un en çok ziyaret edilen tarihi eseridir. Yurt içinden ve dışından yılda ortalama 3 milyon kişi, Ayasofya’yı görmek için Sultanahmet‘e gitmektedir.

2020’nin Temmuz ayında tekrar camiye çevrilen Ayasofya, ibadet saatleri haricinde ziyaret edilebilmektedir. Müze olduğu dönemden kalan orijinal mozaikler ve tarihi eserler halen görülebilmektedir.

Cami Olarak Ayasofya

blank
Osmanlı Dönemi Ayasofya Camii

Ayasofya Giriş Ücreti

Ayasofya, 2020 yılının Temmuz ayında camiye çevrildiği için artık giriş ücreti yoktur. Aşağıda ise Ayasofya’nın ikinci katındaki dünyaca ünlü mozaiği görebilirsiniz. Ayasofya’daki asırlık sanat eserleri hakkında daha çok bilgi edinmek isterseniz, Ayasofya Mozaikleri isimli yazıma da bakabilirsiniz.

Ayasofya Mozaikleri

özel rehber eşliğinde Ayasofya turu
Ayasofya Mozaikleri

Ayasofya’yı Profesyonel Tur Rehberi İle Gezmek

Elbette bu yazıda not ettiğimiz özellikler, Ayasofya‘nın barındırdığı tüm eserleri düşünürsek denizde bir kum tanesidir. Ayasofya’nın hem Kilise, hem de Cami döneminden kalma eserleri çok özeldir. Her biri uzun bir geçmişe ve merak edilesi özelliklere sahiptir ve profesyonel bir tur rehberinin anlatımıyla gözünüzde canlanacaktır.

İstanbul’da son yıllarda oldukça popüler olmaya başlayan kişiye özel rehberli turları denemenizi öneririm. Kendiniz veya sevdikleriniz ile birlikte, profesyonel turist rehberi eşliğinde bu güzel tarihi eseri görebilirsiniz.

Özel Rehberli Ayasofya Turu

İstanbul’un birçok tarihi eserini yerli ve yabancı turistlere tanıtan profesyonel rehber Serhat Engül ile Ayasofya’yı gezebilirsiniz. Hatta bu tura Hipodrom ve Yerebatan Sarnıcı‘nı da ekleyerek, yarım günlük tarih ve kültür turu haline getirebilirsiniz.

Serhat Engül ile Ayasofya Kültür Turu

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *