Babür İmparatorluğu Tarihi

Babür İmparatorluğu Tarihi Hakkında Kısa ve Özet Bilgi

Anne tarafından Cengiz Han, baba tarafından ise Timur ile akraba olan Babür; etrafındaki tüm boyların yöneticilerini çağırıp bir ziyafet düzenler ve boyların kendi yönetimi altında birleşmesi ile imparator olur. Türk-Moğol karışımı bir soydan gelen ve Çağatay Türkçesi konuşan Babürlüler, Hindistan’a büyük bir miras bırakmıştır.

Humayun Dönemi Fikir Özgürlüğü

Babür eserini tamamladıktan kısa süre sonra ölür. Ardından tahta oğlu Humayun geçer. Ne var ki, Humayun babasının aksine basiretli bir politika yürütemez. Devlet işlerini dönemin etkili generali Sher Şah’a bırakır ve kendini afyon ile alkole verir.

Oldukça kötü bir yönetici olan Humayun’un döneminde çok geniş görüşlü olması sebebi ile fikir özgürlüğü ve felsefe yönünden ilerlemeler olur. Şah astrolojiye de çok düşkündür. Sarayının çatısından yıldızları izlediği bir gün, merdivenlerden yuvarlanarak ölür. Yerine ise oğlu Ekber geçer.

Ekber Şah ve Refah Dönemi

Ekber, altı imrapatorun hüküm sürdüğü yükseliş döneminin, en akılcı politika uygulayan yöneticisi olarak tarihe geçer. Farklı dinlere duyduğu sınırsız hoşgörü sayesinde, aslında bir işgalci güç konumunda olan Babür İmparatorluğu‘nun, Hindistan’da yerel halk tarafından da büyük oranda kabul görmesini sağlar.

Hinduizm başta olmak üzere, İslam dışındaki tüm dinlere mensup insanların ödediği ağır vergileri kaldıran Ekber, saraya bazı Hindu adetlerini sokmaktan çekinmez. Davranışları Müslüman halk arasında rahatsızlık yaratsa da dengeyi korumayı bilir. Yüzyıllar sonra Hindistan’a gelecek olan İngilizler de, din serbestisi yönünden onun izlediği yoldan giderler.

Ekber, başkent Agra’yı ihya eder. Önemli tarihi eserlerden Agra Kalesi’ni inşa eder. Aynı zamanda Agra’nın dışında yeni bir başkent kurar fakat bölgedeki su kıtlığından dolayı kenti terk eder. Fetihpur Sirki adındaki şehir, bugün hayalet bir kasaba gibi ıssız, fakat sapasağlam bir şekilde ayakta durur.

Babür İmparatorluğu’nun Ordusu
Babür İmparatorluğu Tarihi Kısaca
Babür İmparatorluğu

Şah Cihangir

Bir sonraki İmparator olan Ekber’in oğlu Cihangir’in hayatındaki en önemli şey eşi Nur Banu ile birlikte Şah Cihan gibi bir oğula sahip olmaktır. Çok başarılı bir şehzade olan oğlunu tahta henüz hayatta iken ortak eder.

Şah Cihan ve Tac Mahal

Şah Cihan, kudretli ve lükse düşkün bir imparatordur. Tavus kuşu tahtı adını verdiği, değerli taşlarla süslü tahtı için büyük bir servet harcamaktan çekinmez. İmparatorluğu büyük bir vizyonla yönetir. Şah Cihan’ın, batı tarafından; Kanuni Sultan Süleyman gibi Muhteşem Şah Cihan (Shah Jahan the Magnificent) olarak anılması boşuna değildir.

Fakat karısı Mümtaz Mahal’in ölümünden sonra zamanını tamamen mimari eserler ile harcar. Savaşlara oğullarını gönderir ve zamanını Delhi’deki Cuma Mescidi’ni (Jama Masjid), Kırmızı Kale’yi (Red Fort), Tac Mahal’i inşa etmeye harcar.

Şah Cihan’ın destansı hayat hikayesi kötü bir şekilde son bulur. Kudretin sembolü Şah Cihan, günün birinde oğlu Alemgir tarafından tahttan indirilir ve Agra Kalesi’ne hapsedilir. Karısının anısına yaptırmış olduğu muhteşem manzaralı bir kulede, Tac Mahal’i izleyerek son yıllarını geçirir.

Babür İmparatorluğu Tarihi

Babür imparatorluğu hakkında özet bilgi
Tac Mahal

Son Babür İmparatoru Alemgir Şah

Alemgir (Aurengzeb) Babür İmparatorluğu’nun son büyük hükümdarıdır. O’nun 1707’deki ölümünden sonra Babürler yalnızca silik bir güç olarak varlıklarını sürdürür ve hakimiyeti tamamen İngilizlere kaptırırlar.

Alemgir ne kadar kudretli ve becerikli bir imparator da olsa, görüş açısının darlığı sebebi ile imparatorlukta bölünmelere sebep olur. Ekber’in kaldırdığı tüm angarya vergileri tekrar yürürlüğe koyar ve Gayrimüslim halkı zora sokar. Saraydaki yaşamı katı dini kurallara göre düzenler ve Babür Şah’tan kalma bir adet olan, imparatorun her sabah halkı selamlamasını, putlaştırmaya sebep olduğu gerekçesi ile kaldırır.

Tüm bu katı davranışlar tarihte ilk kez bir Hindu liderin ortaya çıkmasına ve halkın onun önderliğinde Babür İmparatorluğu‘na baş kaldırmasına sebep olur. Shivaji adındaki Hindu lider, Babürleri birkaç yerde yenilgiye uğratıp on yıl hayatta kalacak bir devlet kurmayı başarır. Nihayetinde Alemgir bu toprakları geri alır.

Alemgir çok savaşıp büyük topraklar kazanmış, fakat kendinden öncekilerin aksine, yerini alacak yetenekli bir şehzade yetiştirmemiştir. Kendisi öldüğünde, Babür İmparatorluğu, Bahadır Şah ve ardıllarının kötü yönetimi ile büyük bir düşüşe geçer.

Babürlülerin Çöküşü Ve İngiliz İşgali

Yenilgilerle dolu çöküş döneminde meydana gelen bir savaşta İranlı Nadir Şah, paha biçilmez Tavus Kuşu Tahtı’nı da alıp götürür. Şah Cihan’ın imparatorluk hazinesinden büyük para harcayarak yaptırdığı bu görkemli tahtın hikayesi de ilginçtir. Çünkü Hindistan’da Agra Kalesi‘nin önündeki platformda halkı selamlayan Babür imparatorlarının kullandığı taht, önce İranlılara onlardan da İngilizlere geçerek Güney Afrika’ya gider.

İngiltere’ye götürülmek istenen tahtı taşıyan gemi batar ve bir kısım parçaları kurtarılır. Kurtarılan eserlerden en önemlisi ise tahtı süsleyen ve Babür’den kalma bir aile yadigarı olan Koh-i-Noor (Işık dağı) elmasıdır. Bu elmas bugün İngiltere kraliçesinin tacını süslemektedir.

Hindistan’da son Babür İmparatoru ve oğulları 1858’de İngilizler tarafından Burma’ya sürülür ve böylece Babürlerin hakimiyeti tamamen sona erer. Hindistan, artık bir İngiliz sömürgesi olmuştur. Hindistan tarihine merak duyuyorsanız, Hindistan’da İngiliz Sömürge Dönemi adlı yazıyı da tavsiye ederim.

Babür İmparatorluğu Tarihi Kısaca by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *