info@istanbulclues.com

Hindistan’da Türk-Moğol Babür İmparatorluğu

Hindistan Tarihi Ve Kast Sistemi yazısı ile başladığımız Hindistan yazılarımıza, Milattan Önce Hindistan Ve Hint Dinleri ile devam etmiştik. Belli bir tarih çizgisi izleyen bu serinin üçüncü yazısında, bugün Hindistan’da ziyaret edilen tarihi eserlerin hemen hepsini miras bırakan Babür İmparatorluğu’ndan bahsedeceğiz.

Babür Şah Ve Babürlülerin Kuruluşu Hakkında Bilgi

Anne tarafından Cengiz Han, baba tarafından ise Timur ile akraba olan Babür, uzun uğraşlar sonunda Hindistan’ın büyük bölümünü ele geçirir ve Babür Hanlığını kurar. Etrafındaki tüm boyların yöneticilerini çağırıp onlara değerli hediyeler sunduğu bir ziyafet düzenler ve boyların Babür’ün bayrağı altında birleşmesi ile İmparator olur. Böylece 1526’da Babür İmparatorluğu kurulur. Türk-Moğol karışımı bir soydan gelen ve Çağatay Türkçesi konuşan Babür’ün devletinden, Hindistan’ın tarihine paha biçilmez bir miras kalmıştır.

Gürkanlı Devleti Olarak Bilinen Babür İmparatorluğu’nun Ordusu

Babür İmparatoru Ve Ordusu
Babür İmparatoru’nun ordusu ile geçisini betimleyen resim.

Humayun Dönemi Fikir Özgürlüğü

Babür eserini tamamladıktan kısa süre sonra ölür. Ardından tahta oğlu Humayun geçer. Ne var ki, Humayun babasının aksine basiretli bir politika yürütemez. Devlet işlerini dönemin etkili generali Sher Şah’a bırakır ve kendini afyon ile alkole verir. Oldukça kötü bir yönetici olan Humayun’un döneminde çok geniş görüşlü olması sebebi ile fikir özgürlüğü ve felsefe yönünden ilerlemeler olur. Şah astrolojiye de çok düşkündür. Sarayının çatısından yıldızları izlediği bir gün, merdivenlerden yuvarlanarak ölür. Yerine ise oğlu Ekber geçer.

Ekber Şah Ve Refah Dönemi

Ekber, altı imrapatorun hüküm sürdüğü yükseliş döneminin, en akılcı politika uygulayan yöneticisi olarak tarihe geçer. Ekber dinlere duyduğu sınırsız hoş görü sayesinde aslında bir işgalci güç konumunda olan Moğol Hanlığının Hindistan’da yerel halk tarafından da büyük oranda kabul görmesini sağlar.

Hinduizm başta olmak üzere, İslam dışındaki tüm dinlere mensup insanların ödediği ağır vergileri kaldıran Ekber, saraya bazı Hindu adetlerini sokmaktan çekinmez. Davranışları Müslüman halk arasında rahatsızlık yaratsa da dengeyi korumayı bilir. Yüzyıllar sonra Hindistan’a gelecek olan İngilizler de din serbestisi yönünden onun izlediği yoldan giderler.

Ekber, başkent Agra’yı ihya eder. Önemli tarihi eserlerden Agra Kalesi’ni inşa eder. Aynı zamanda Agra’nın dışında kendine ait bir başkent kurar fakat daha sonradan su sorunundan dolayı bu başkenti terk eder. Fetihpur Sirki adındaki bu şehir, bugün hayalet bir kasaba gibi ıssız fakat sapasağlam bir şekilde ayakta durur.

Ekber Şah’ın Mezarı, Agra, Hindistan
Ekber Şah Mozolesi Agra Hindistan
Ekber Şah Mozolesi Agra Hindistan @Serhat Engül

Şah Cihangir

Bir sonraki İmparator olan Ekber’in oğlu Cihangir’in hayatındaki en önemli şey eşi Nur Banu ile birlikte Şah Cihan gibi bir oğula sahip olmaktır. Çok başarılı bir şehzade olan oğlunu tahta henüz hayatta iken ortak eder.

Babür İmparatoru Şah Cihan ve Tac Mahal

Şah Cihan, kudretli ve lükse düşkün bir imparatordur. Tavus kuşu tahtı adını verdiği, değerli taşlarla süslü tahtı için büyük bir servet harcamaktan çekinmez. İmparatorluğu büyük bir vizyonla yönetir. Şah Cihan’ın, batı tarafından; Kanuni Sultan Süleyman gibi Muhteşem Şah Cihan (Shah Jahan the Magnificent) olarak anılması boşuna değildir. Fakat karısı Mümtaz Mahal’in ölümünden sonra zamanını tamamen mimari işlerle uğraşarak harcar. Savaşlara oğullarını gönderir ve kendisi zamanını dedesi Ekber’den kalan Agra Kalesini büyütmeye, Delhi’deki Cuma Mescidi’ni (Jama Masjid) ve Kırmızı Kale’yi (Red Fort) inşa etmeye ve nihayet ölümsüz aşkının anısına Tac Mahal’i yaptırmaya harcar.

Şah Cihan’ın destansı hayat hikayesi kötü bir şekilde son bulur. Kudretin sembolü Şah Cihan, günün birinde oğlu Alemgir tarafından tahttan indirilir ve Agra Kalesine hapsedilir. Karısının anısına yaptırmış olduğu muhteşem manzaralı bir kulede, Tac Mahal’i izleyerek son yıllarını geçirir.

Şah Cihan’ın Yaptırdığı Ölümsüz Aşkın Sembolü Tac Mahal

Tac Mahal Agra Hindistan
Şah Cihan’ın eseri Tac Mahal, Agra, Hindistan @Serhat Engül

Alemgir Şah Son Büyük Babür Hükümdarı

Alemgir (Aurengzeb) Babürlerin son büyük imparatorudur. Onun 1707’deki ölümünden sonra Babürler yalnızca silik bir güç olarak varlıklarını sürdürür ve hakimiyeti tamamen İngilizlere kaptırırlar.

Alemgir ne kadar kudretli ve becerikli bir imparator olsa da, görüş açısının darlığı sebebi ile İmparatorlukta bölünmelere sebep olur. Ekber’in kaldırdığı tüm angarya vergileri tekrar yürürlüğe koyar ve Gayri Müslim halkı zora sokar. Saraydaki yaşamı katı dini kurallara göre düzenler ve Babür Şah’tan kalma bir adet olan, İmparatorun her sabah halkı selamlamasını, putlaştırmaya sebep olduğu gerekçesi ile kaldırır.

Tüm bu katı davranışlar tarihte ilk kez bir Hindu liderin ortaya çıkmasına ve halkın onun önderliğinde Moğollara baş kaldırmasına sebep olur. Shivaji adındaki Hindu lider, Moğolları birkaç yerde yenilgiye uğratıp on yıl hayatta kalacak bir devlet kurmayı başarır. Nihayetinde Alemgir bu toprakları geri alır.

Alemgir çok savaşıp büyük topraklar kazanmış, fakat kendinden öncekilerin aksine, yerini alacak yetenekli bir şehzade yetiştirmemiştir. Kendisi gözlerini kapadığında Babür İmparatorluğu, Bahadır Şah ve ardıllarının kötü yönetimi ile büyük bir düşüşe geçer.

Şah Ekber’in Kurduğu Geçici Başkent Fatehpur Sikri
Hayalet Şehir Fatehpur Sikri

Babürlülerin Çöküşü Ve İngiliz İşgali

Yenilgilerle dolu çöküş döneminde meydana gelen bir savaşta İranlı Nadir Şah, paha biçilmez Tavus Kuşu Tahtı’nı da alıp götürür. Şah Cihan’ın imparatorluk hazinesinden büyük para harcayarak yaptırdığı bu görkemli tahtın hikayesi de ilginçtir. Çünkü Hindistan’da Agra kalesinin önündeki platformda halkı selamlayan Şahların kullandığı taht önce İranlılara oradan da, İngilizlere geçerek Güney Afrika’ya seyahat eder. İngiltere’ye götürülmek istenen tahtı taşıyan gemi batar ve bir kısım parçaları kurtarılır. Kurtarılan eserlerden en önemlisi ise tahtı süsleyen ve Babür’den kalma bir aile yadigarı olan Koh-i-Noor (Işık dağı) elmasıdır. Bu elmas bugün İngiltere kraliçesinin tacını süslemektedir.

Hindistan’da son Babür İmparatoru ve oğulları 1858’de İngilizler tarafından Burma’ya sürülür ve böylece Babürlerin hakimiyeti tamamen sona erer. Hindistan, artık bir İngiliz sömürgesi olmuştur.


Serinin Bir Sonraki Yazısı: Bölüm 4:  Hindistan’da İngiliz Sömürge İdaresi


Önerilen Diğer Blog Yazıları:


© Babür İmparatorluğu’nun Tarihi Hakkında Bilgiler 2017 ve 2018

Serhat Engül

Hindistan’da Babür İmparatorluğu was last modified: June 5th, 2017 by Serhat Engül

3 thoughts on “Hindistan’da Babür İmparatorluğu”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

four + two =