Türk ve İslam Eserleri Müzesi Giriş Ücreti 2019

Türk Ve İslam Eserleri Müzesi Hakkında Bilgi

Türk Ve İslam Eserleri Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Türk ve İslam Eserleri Müzesi olarak bilinen yapı, esasında Osmanlı döneminden kalma bir saraydır. Çoğumuzun Muhteşem Yüzyıl dizisinden aşina olduğumuz, Pargalı İbrahim Paşa tarafından, 16.yüzyılda yaptırılmıştır.

Damat İbrahim Paşa olarak da bilinen Pargalı İbrahim Paşa, Osmanlı İmparatorluğu tarihinde böylesine görkemli bir saray inşa etme şerefine erişen ilk Osmanlı Sadrazamıdır. (Diğer bir deyişle Vezir-i Azam) Read More

İstanbul Arkeoloji Müzesi Giriş Ücreti Ve Saatleri 2019

İstanbul Arkeoloji Müzesi Hakkında Bilgi

İstanbul Arkeoloji Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

İstanbul Arkeoloji Müzesi, Ayasofya ve Topkapı Sarayı‘na göre daha az ziyaret edilse de, Dünyanın en büyük 5 arkeoloji koleksiyonundan birine sahiptir. Kültür ve sanata ilgi duyuyorsanız, bu muhteşem eseri listenize almanızı öneririm.

İstanbul Arkeoloji Müzesi Nerede?

İstanbul Arkeoloji Müzesi, Topkapı Sarayı Müzesi’nin sınırları içerisinde bulunan bir binalar bütünüdür. Topkapı Sarayı’nın birinci avlusundan girince, sol taraftaki yokuştan aşağı inerek ulaşılabilir. Arkeoloji Müzesi, günümüzde sergi sarayı olarak kullanılan Darphane-i Amire binası ile de yan yanadır.

Müzeye alternatif ulaşım yolu da, Gülhane Parkı’nın içinden geçer. Tramvay yolundan Gülhane Parkı’na açılan anıtsal kapıdan içeri girince, sağ taraftan yukarı çıkan yokuş kullanılarak da ulaşılabilir. Read More

Topkapı Sarayı Giriş Ücreti Ve Ziyaret Saatleri 2019

Topkapı Sarayı Hakkında Kısa Bilgi

Topkapı Sarayı Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Topkapı Sarayı, öncelikle inşa edildiği yer bakımından önem arz eder. Zira Topkapı Sarayı, İstanbul’un M.Ö. 638 yılına kadar giden mazisindeki ilk yerleşim yerinin üzerine kurulmuştur. İstanbul’un tarihte üç ismi oldu: Byzantion, Konstantinopolis ve İstanbul. Topkapı Sarayı, İstanbul’un ilk yerleşim alanı olan, Sarayburnu tepesindeki Byzantion‘un üzerine inşa edildi.

Bir Antik Yunan kenti olan Byzantion‘un sütunları ve kalıntıları daha önce Bizanslılar tarafından şehrin 2. evresinde (Konstantinopolis) de kullanılmıştı. Bizanslılar çeşitli kiliselerin yapımında ve özellikle Yerebatan Sarnıcı‘nda, Yunan sütunlarını geri dönüşüm misali başka yapılar için kullanmışlardır. Topkapı Sarayı’nda ise Osmanlılar çeşitli yapılarda yine bu tepedeki sütunları kullandı. Read More

Ayasofya Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri 2019

Ayasofya Müzesi Giriş Ücreti Ne Kadar?

Ayasofya, 1500 yılı aşan bir süredir ayakta duran, dünya mimarlık tarihinin en önemli yapılarından biridir. Tarihte hem kilise, hem de cami olarak kullanılan Ayasofya; hem Bizans, hem de Osmanlı halkından en üst düzeyde saygı görmüştür. Bu yazıda Ayasofya Müzesi giriş ücreti ve ziyaret saatleri gibi güncel bilgileri bulabilirsiniz. Ayrıca Ayasofya’nın tarihinden ve mimari özelliklerinden de kısaca bahsedeceğiz. Read More

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi Giriş Ücreti

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Antik Çağ’ın en üretken medeniyetleri Antik Yunan, Antik Mısır, Mezopotamya ve Çin‘di. Antik Çağ’ın sonlarına doğru ise bilinen dünyanın büyük bir kısmı Roma İmparatorluğu‘nun çatısı altında toplandı. Julius Caesar ile başlayan yükseliş, İmparator Augustus döneminde devam etti. Trajan, Hadrianus ve nihayet Marcus Aurelius döneminde doruğa ulaştı. Roma lejyonları, Uzak Doğu haricinde kalan tüm antik merkezlerde kontrolü ele geçirmişti.

Romalılar, Antik Yunan‘dan (ve diğer medeniyetlerden) miras aldıkları felsefe, tıp ve astonomi bilimlerinin üzerine; idari, hukuksal ve mimari alanlarda önemli kazanımlar eklediler. Antik Çağ’da insanlığın ilerleme hızı gerçekten yüksekti. Ancak Roma İmparatorluğu‘nun zayıflaması ve Batı Roma’nın 476‘da çökmesiyle, geç dönem Antik Çağ’ın lokomotifi olan Avrupa medeniyeti, derin bir karanlığa gömüldü.

Çoğu tarihçiye göre Roma İmparatorluğu‘nun doğu ve batı olarak bölündüğü 395 yılı, Orta Çağ’ın da başlangıcıdır. Batı Roma barbar saldırılarına dayanamayıp, 476 yılında çökerken; bizim Bizans İmparatorluğu olarak bildiğimiz Doğu Roma ise 1453‘e kadar varlığını sürdürmüştür.

Batı Roma’nın çöküşü ile bir kargaşaya sürüklenen ve kurtuluşu bir “baba figürü” olarak gördüğü Roma Psikoposu Papa‘da bulan Avrupa, Skolastik Dönem‘e adım atmış oldu. Papa’nın ve diğer din adamlarının etkili olduğu ve bilimin geri plana atıldığı bu dönem, yaklaşık bin yıl sürecekti. Galileo Galilei, Nikolas Kopernik ve Isaac Newton gibi bilim insanları, Batı’yı düştüğü bu duraklama döneminden çıkardılar ve Rönesans‘ı (yeniden doğuş) başlattılar. Read More

Fethiye Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Fethiye Müzesi Hakkında Bilgi

İstanbul Fethiye Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Hristiyanlık öğretisinin ilk ortaya çıkışı, İmparator Augustus dönemine denk gelir. Kudüs yakınlarında (Beytüllahim) doğan Hz. İsa, çevresinde topladığı küçük gruba öğretilerini aktarır ve 30’lu yaşlarda haksız bir şekilde idam edilerek (çarmıha gerilmek suretiyle) hayata gözlerini yumar.

Hristiyanlık öğretisi, Hz. İsa’nın öğrencisi gibi yetiştirdiği havariler tarafından dünyaya yayılır. Havariler, Hz. İsa’nın mirasını bilinen dünyadaki tüm önemli merkezlere (Roma, Efes, Antakya, İskenderiye v.b.) yaymaya gayret ederler. Ancak çabaları belli bir yere kadar faydalı olur. Çünkü karşılarında Roma İmparatorluğu‘nun devlet otoritesi vardır ve Hristiyanlığı kendi varlığına direkt bir tehdit olarak algılamaktadır.

Asırlar boyunca çeşitli zulümlere maruz kalan Hristiyanların talihi, İmparator Konstantin döneminde döner. Roma’da Tetrarşi Dönemi yazısında anlattığım üzere, Milvian Köprüsü Savaşı‘ndan önce Konstantin bir rüya görür ve askerlerinin kalkanlarının üzerine haç şekli çizerse savaşı kazanacağı müjdelenir. Savaşı kazanan Konstantin, Hristiyanlığa sıcak bakmaya başlar ve 315’teki Milano Fermanı ile Hristiyanlık dinini Roma topraklarında serbest bırakır.

İmparator Konstantin dönemine kadar Roma çok tanrılı bir inanca sahipti ve Hristiyanlık yer altında kalmış bir örgütlenmeydi. Resmi kurumları ve bir ruhban sınıfı yoktu. Konstantin 320’li yıllarda iki önemli şey yaptı. Birincisi Roma İmparatorluğu’nun başkentini İstanbul‘a (Konstantinopolis) taşıdı. İkincisi ise Hristiyanlık dininin esaslarını belirlemek üzere İznik‘te (Nikaea) İznik Konsili‘ni topladı.

Konsilde Kilise yapılanmasının esasları masaya yatırılmış ve 5 temel Hristiyanlık Merkezi belirlenmişti. Bu beş şehir Roma, Konstantinopolis, Antakya, Kudüs ve İskenderiye idi. Antik Çağ’ın en önemli kentlerinden olan bu merkezlerin her birine bir psikopos atandı. Roma’daki Psikopos yaygın olarak “Papa”, İstanbul’daki Psikopos ise “Patrik” olarak bilinir. Papa ile Patrik arasında fikir ayrılıkları ve kavgalar, Orta Çağ‘ın Hristiyanlık tarihine adeta damga vurdu. Read More

Rumeli Hisarı Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri 2019

Rumeli Hisarı Hakkında Bilgi

Rumeli Hisarı Giriş Ücreti, Ziyaret Saatleri ve Tarihi Hakkında Bilgiler

Konstantinopolis, 330 yılında Roma İmparatorluğu‘nun eş başkenti olmuştu. Şehri çevreleyen surlar, ilk defa o dönemde inşa edildi. Ancak tarihte Konstantinopolis Surları (Walls of Constantinople) olarak nam salan güçlü duvarlar, İmparator II. Theodosius‘un dönemine tarihlenir. (M.S. 408-450)

II. Theodosius henüz çocuk yaşta iken, dönemin en yüksek rütbeli bürokratı olan Anthemius; tarihte “geçilmez” olarak nam salan bu duvarları inşa etti. Hakikaten de Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu‘nun asırlar boyunca ayakta kalması bu surlar sayesinde oldu. Hunlar, Avarlar, Bulgarlar, Araplar ve Persler tarafından defalarca kuşatılan şehir, her seferinde ayakta kalmayı başardı.

Bu konuyu özellikle vurgulamamın sebebi, İstanbul‘un alınmasının ne denli zor olduğunu anlatmaktı. Zira Osmanlılar da 1453‘teki nihai sonuca kadar, İstanbul’u fethetmeyi birkaç kez denediler. Osmanlı padişahları içinde ilk girişimi yapan Yıldırım Bayezid oldu. İstanbul Boğazı’nın en dar olduğu noktaya Anadolu Hisarı‘nı inşa eden Sultan Bayezid, istediğini alamadı. Read More

Şerefiye Sarnıcı (Theodosius Cistern) Hakkında Bilgi

Şerefiye Sarnıcı Hakkında Bilgi

Şerefiye Sarnıcı (Theodosius Cistern) Hakkında Bilgi

İstanbul’un kuruluş efsanesi Antik Yunanistan‘da başlar. Korint Körfezi yakınlarındaki Megara kentinden yola çıkan Byzas ve beraberindekiler, günümüzün Sarayburnu mevkiine gelirler ve Topkapı Sarayı‘nın olduğu tepede Byzantion’u kurarlar.

Bu küçük koloni için Tarihi Yarımada‘da su kaynaklarının çok kısıtlı olması sorun olmamıştır. Çünkü kentte yalnızca birkaç bin kişiden oluşan küçük bir topluluk yaşamaktadır. Ancak Byzantion, Konstantinopolis adıyla Roma İmparatorluğu‘nun ikinci başkenti olarak ilan edilince, bir nüfus patlaması yaşanır ve su başlıca problem olur.

Kötü kaderinden 4. Yüzyıl Roma İmparatorları isimli yazıda bahsettiğimiz İmparator Valens, o güne kadar görülmüş en uzun su taşıma sistemini inşa eder. Bozdoğan Kemeri olarak bilinen Valens Aqueduct, Trakya içlerinden (Yıldız Dağları) İstanbul‘a içme suyu getirir. Read More

Galata Kulesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri 2019

Galata Kulesi Tarihi

Galata Kulesi Giriş Ücreti, Ziyaret Saatleri ve Kısaca Tarihi

Roma imparatoru Konstantin, Roma İmparatorluğu‘nun başkentini Byzantium isimli küçük bir kente taşımaya karar verdiğinde büyük bir şaşkınlık yaşanmıştı. Konstantin‘in bu köklü değişikliği yaparken iki gerekçesi vardı:

  1. Barbar kavimlerin saldırıları altında olan ve artık stratejik önemini tamamen yitirmiş olan Roma‘dan uzaklaşmak ve imparatorluk tahtını güvenli bir limana taşımak.
  2. İmparatorluğun iki ezeli düşmanı olan Batı’daki barbar kavimlere (Germenler ve Gotlar) ve Doğu’daki Pers İmparatorluğu‘na eşit mesafedeki bulunmak ve gerektiği anda iki cepheye de müdahale edebilmek.

Roma imparatoru Büyük Konstantin, bu amaçla 324 yılında başkenti Roma‘dan, Byzantium‘a (İstanbul) taşıdı. Şehir önceleri “Yeni Roma” sonraları ise Konstantin’in şehri anlamına gelen Konstantinopolis olarak anılmaya başlandı. İstanbul’un gerçek anlamda bir şehir olması bu döneme tarihlenir. Read More

Büyük Saray Mozaikleri Müzesi Giriş Ücreti 2019

Büyük Saray Mozaikleri Müzesi

Büyük Saray Mozaikleri Müzesi Giriş Ücreti, Saatleri ve Tarihi

Büyük Saray’ın tarihte nereye konumlandığını idrak edebilmek için, öncelikle Roma dönemini gözden geçirmek gerekir. M.Ö. 638 ile M.S 195 yılları arasında özgür bir Antik Yunan kolonisi olan Byzantion (Latince: Byzantium) Romalıların eline geçmiştir.

İstanbul’daki İlk Roma İmparatoru

M.S. 195 yılında şehre ilk adım atan Roma imparatoru Septimus Severus‘tur. Septimus’un şehre gelişi hiç de dostça olmamıştır. Zira kendisine meydan okuyan rakibi Pescennius Niger‘i destekleyen şehirleri birer birer cezalandırmaktadır. Byzantion da bunlardan biri olduğu için, uzun süren bir kuşatmanın ardından şehri alır ve o öfkeyle yakıp yıkar.

Öfkesi dindikten sonra şehrin önemli bir yerde konumlandığını fark eden Severus, şehri yeniden imar etmeye karar verir ve ilk Roma eserlerini inşa eder. Ancak Byzantium (Roma döneminde Latince ismi ile anıyoruz) Septimus’tan sonra Roma İmparatorluğu‘nun tarihinde uzun yıllar önemli bir yer tutmaz. Read More