Roma Gezi Rehberi

İtalya Gezisi Yazıları – Bölüm 6 – Roma Gezi Rehberi

Doğup büyüdüğüm kent olan İstanbul ile Roma arasında tarihsel anlamda birçok ortak özellik bulunuyor. İkisi de Roma İmparatorluğu’na başkentlik yapmış ve ikisi de yedi tepe üzerine kurulmuş şehirler. Roma’nın tarihteki önemli yeri, bu şehre yaptığım ziyareti benim açımdan daha da özel kılıyordu.

Roma Seyahatimin Başlangıcı

Termini Tren İstasyonu‘na akşam saatlerinde vardığımda, bu devasa istasyonun tam da Her yol Roma’ya çıkar deyimine uygun bir şekilde inşa edildiğini düşündüm. Gerçekten de şehrin tam kalbine çıkan Termini istasyonu, seyahatimin başından beri gezdiğim en büyük şehir olan Roma’da, bana günlerce rehberlik edecekti. Haritadan yön bulma konusu mevzubahis olduğunda, böylesi yapıları rehber almak, ilk kez ayak bastığım şehirlerde gerçekten çok işime yarıyordu.

Roma’da yer ayırttığım hostel olan Yellow Hostel’i bulmak çok zor olmadı. Bu hostel öyle güzel bir web sayfası hazırlamıştı ki, Floransa’daki Archi Rossi’den sonra, ondan da çok keyifli bir konaklama sunmasını bekliyordum. Hostele vardığımda beklentilerimin boşuna çıkmadığını görmek beni rahatlattı. İtalya’da kaldığım en pahalı yer olan bu tesis, küçük olmasına rağmen hostel kategorisi için lüks sayılabilecek hizmetler sunuyordu.

Nihayet odama yerleşip kendimi hostelin şık barına attım. Akşam saatlerinde yürüyüşe çıkmak yerine, daha önce kaldığım yerlerde olduğu gibi hoşça vakit geçireceğim ve çevre hakkında bilgi edineceğim arkadaşlar edinmeyi tercih ettim.

Burada tanıştığım Türk gezginler benim yaptığım gibi direk uçakla İtalya’ya gelmemiş, çoğu interrail yolcusunun yaptığı gibi Yunanistan kıyısından kalkıp Adriyatik’i aşan feribotla İtalya’ya varmışlardı. Fakat Yunanistan’da 2007 Ağustos’unda patlak veren korkunç orman yangını yüzünden, ulaşımda büyük zorluklar çektiklerini duyunca doğru bir seçim yaptığımı bir kez daha fark ettim.

Geceyi tanımadığım oda arkadaşımın, oldukça gürültülü uyumasından dolayı uykusuz geçirdim. Ertesi sabah ilk işim bir harita edinip kendimi sokağa atmak oldu. Termini Tren İstasyonu’nun tam karşısında bir yerde kahvaltı ettim ve şehrin kalbindeki Antik Roma Forumu‘na doğru yola çıktım.

Roma Gezi Rehberi ve Gezilecek Yerler

  • Roma Forumu

Roma Forumu, Antik Çağ’dan kalan ve sonradan kiliseye çevrilmiş pagan tapınaklarının, muzaffer Roma ordularının altından geçtiği zafer kapılarının, hamamların ve geçmişte Roma’nın zenginlerinin yaşadığı Palatino Tepesi‘nin olduğu devasa bir antik şehir.

Şehrin içinde ayrıca Vesta Bakireleri‘nin de manastırı var. Elli odadan oluşan manastır, Hristiyanlık’tan önceki pagan inanışlarında da rahibeliğin olduğunu gösteriyor. Manastır, yapı olarak ne kadar yıpranmış olsa da; halen odaların varlığını seçebilmek, ve bahçedeki Vesta Bakireleri heykellerini görmek mümkün.

Dönemin harikalarından biri olarak kabul edilen Traianus Pazarları da forumun içinde yer alıyor. Bu pazaryeri günümüzün modern alışveriş merkezlerinin Roma dönemindeki karşılığıdır. 150 dükkan ve açlığı önlemek için Romalı erkeklere ücretsiz tahıl dağıtan ambarlardan oluşan Pazar, M.Ö. 2.Yüzyıl’a tarihleniyor.

Roma Gezi Rehberi

Roma Antik Forum
Roma Forumu
  • Colloseum

Forumun kuzeybatısından yolculuğa başlandığında, yürüyüş güneydoğuda Colloseum’a vararak sona eriyor. M.S. 72 yılında, İmparator Vespasianus tarafından yaptırılan “Kolezyum” devasa ve büyüleyici bir arena. İçinde Romalıların izlemesi için ölümcül gladyatör ve vahşi hayvan dövüşleri yapılan mekan, 55.000 seyirci alabilecek kapasitede bir yer.

Colloseum’un yanıbaşında İstanbul’u imar edip ikinci başkent olarak açan ve şehre Konstantinopolis olarak ismini veren Roma İmparatoru Konstantin’in dev zafer takı da görülebilir.

Zafer Kapısı ve Colloseum

Roma Turu Gezi Rehberi
Konstantin Zafer Takı
  • Trevi Çeşmesi

Forumu gezdikten sonra uzun bir yürüyüşe çıktım ve sonunda Trevi Çeşmesi‘ne vardım. Bu çeşme insanların ilerde bir gün tekrar Roma’ya dönebilme dileğiyle suya bozuk para attığı, heykellerle süslü bir yer. 1762 yapımı bu çeşmenin merkezinde denizler tanrısı Neptün Heykeli var.

Roma’ya Ağustos gibi çok sıcak bir ayda gittiğim için, sıcaktan ve nemden bunalmıştım. Çeşmenin etrafında birçok dondurmacı ve market vardı. Marketlerden birinden ufak bir sandviç ve kapta plastik çatalla servis edilen karpuz alıp havuzun oturma sıralarında yedim. Trevi Çeşmesi’ne, Roma’da kaldığım dört günde farklı saatlerde üç kere gittim. Hepsinde de etrafı insan kaynıyordu.

Roma Gezi Rehberi

Roma Gezi Notları
Trevi Çeşmesi
  • Pantheon Tapınağı

Bir sonraki durağım çeşmeye çok yakın bir güzergahta bulunan Pantheon Tapınağı‘ydı. Pantheon’u seneler önce üniversiteye giderken bir kitapta görmüş ve mimarisinden çok etkilenmiştim. Bu yüzden bu karşılaşma benim için çok önemliydi. Lakin bu beklentimin boşa olmadığını, bu 2000 senelik yapının önüne geldiğimde fark ettim.

Eski bir pagan tapınağından Orta Çağ’da kiliseye çevrilmiş olan Pantheon tamamen sıra dışı bir yapı. İlk olarak M.Ö. 27 yıllarında inşa edilmiş. Çok tanrılı pagan inancına uygun olarak inşa edilen bir tapınak olan Pantheon, Tüm Tanrıların Tapınağı anlamına geliyor.

Yapı, M.S. 609 yılında kiliseye çevrilmiş. Dünyaca ünlü sanatçı Rafaello Sanzio vasiyeti üzerine buraya gömülmüş ve bugün de iç mekanda lahdini görmek mümkün. Yapının en ilgi çekici yeri olan kubbesi, tüm yapının tek ışık kaynağı ve penceresiz tapınak sadece kubbeden süzülen ışıkla mükemmel şekilde aydınlanıyor.

Bu uzun geziden sonra hostelime geri döndüğümde bir önceki gün tanıştığım iki arkadaşıma rastladım. Elçin o gün İstanbul’a uçacağı için Pınar ile gezinin kalanını beraber sürdürmeye karar verdik.

Roma Kenti Tarihi Eserleri
Pantheon Tapınağı
  • Santa Maria Maggiore Kilisesi

Ertesi sabah erkenden yola çıkıp kahvaltı ettik ve Santa Maria Maggiore isimli büyük kiliseyi ziyaret etmek için yola çıktık. 420 yılında inşa edilmiş 1600 yaşındaki bu kilisenin içindeki mozaikler Orta Çağ’dan kalmaydı. İçeriye kısaca göz attıktan sonra meşhur İspanyol merdivenlerine yöneldik.

  • İspanyol Merdivenleri

1726 yılında inşası tamamlanmış olan bu merdivenler, aslında gezmekten yorgun düşen insanların gelip geçeni izlediği, oturup soluklandığı bir meydan.

Tüm rehber kitaplarda önde gelen tarihi yerlerden biri olarak tanıtılan ve çok popüler olan merdivenler, aslında İtalyanların tarihi eserlerini nasıl da güzel pazarladığının bir simgesi gibi. İstanbul’un gölgede kalmış eserlerini düşününce iç geçirmeden edemiyor insan.

  • Piazza Navona

Roma’nın en güzel meydanı olan Piazza Navona’ya yöneldik bu kez. Üç tane görkemli çeşmenin yan yana arz-ı endam eylediği bir görsel şölendi bu meydan.

Roma Gezi Rehberi

Roma Seyahat Tavsiyeleri
Navona Meydanı
  • Aziz Petrus Bazilikası

Asırlar boyu Hristiyanlığın merkezi olan Vatikan aynı zamanda dünyanın en küçük ülkesi olma unvanına sahip. Hristiyanlığın en yaygın kolu olan Katolik mezhebinin dini lideri Papa, bu mini ülkede yaşıyor. Müzeler, dükkanlar, restoranlar, şapeller ve devasa Aziz Petrus Katedrali’nin bulunduğu Vatikan, siyasi gücü vesilesi ile asırlarca nice devletleri etkilemiş.

Hatta dünya tarihine yön veren Haçlı Seferleri‘nin oluşumunda başrolü oynamış. Skolastik düşüncenin merkezi olmakla suçlanmış ve Protestanlık mezhebinin ortaya çıkması ile zayıflamış olsa da, bugün dahi dünyadaki tüm Katolikler‘in üstünde tartışılmaz bir gücü var.

Vatikan’ın tartışmasız en ilgi çekici yapısı 2.Yüzyıl’da Hz. İsa’nın havarilerinden Aziz Petrus’un mezarının olduğuna inanılan yerde inşa edilmiş olan Aziz Petrus Bazilikası’dır.

İlk zamanlar bir kutsal anıt halinde bulunan yapı, sonraları yazımızın bir çok yerinde adı geçen Roma İmparatoru Büyük Konstantin’in emriyle Bazilika planlı bir kilise haline dönüştürülmüş. 15. Yüzyıl’a kadar bu şekilde kullanılan tapınak eskimeye yüz tutunca, Papa II. Julianus’un 1506 yılında verdiği talimatla tamamen yeniden inşa edilmiş.

Yapımı yüz yıldan fazla süren San Pietro Katedrali’nin tasarımında Rönesans ve Barok döneminin en ünlü ustaları görev almışlar. Yapının en ilgi çekici yeri kuşkusuz 136,5 metre (Ayasofya 56 metre) yüksekliğindeki devasa kubbesi. Bu kubbe ünlü sanatçı Michelangelo’nun tasarımıdır. St. Pietro Katedrali’nin, boyutları ve işçiliği ile gördüğüm onlarca kilise içinde beni en çok etkileyen yapı olduğunu eklemeliyim.

Roma Gezi Rehberi

Roma Şehri Gezi Rehberi
Aziz Petrus Bazilikası
  • Sistine Şapeli

Vatikan’da ayrıca çok değerli parçalardan oluşan koleksiyonu barındıran Vatikan Müzeleri bulunur. Ayrıca tüm rehber kitaplarda ziyaret edilmesi şiddetle tavsiye edilen fakat benim uzun kuyruklardan dolayı giremediğim Sistine Şapeli’ne mutlaka gidilmelidir.

Sistine Şapeli’nin tavanı Michelangelo tarafından tasarlanmış. Duvarlarını süsleyen freskolar ise Perugino, Boticelli ve Signorelli gibi meşhur sanatçıların elinden çıkmış.

Koca bir Roma turu yaptığımız bu yorucu günün ardından, Pınar’la yeniden hostelimize döndük. Hostelin önünde caddeye paralel olarak yerleştirilmiş masalarımızın üstünde bira keyfi yaparken, ilk gün karşılaştığımız iki gezgin arkadaş da günlük Roma gezilerinden döndüler.

Onlarla sohbet ederken İtalya’ya yeni varmış ve oradan da İspanya’ya geçecek olan üç Türk ile daha karşılaştık. Onlar benim döndüğüm Floransa-Venedik istikametine gideceği için harita üzerinde onlara nereleri gezebileceklerine dair bilgi verdim.

Yollarda her an yeni insanlarla tanışmak ve anında samimi olabilmek herhalde bu tarz seyahatlere özgü bir şeydi. Bulunduğumuz şehirde günlük hayatımızda işlerimizi kovalarken yanımızdan geçtiğini bile fark etmeyeceğimiz insanlar, sırf yabancı ülkede olduğumuz için ve hareket amacımız aynı olduğu için potansiyel arkadaş konumuna geliyordu. Seyahat boyunca etrafta Türkçe konuşanlar doğrudan radarıma takıldı. Gerçi sadece Türkler değil Kanada, Avustralya, İrlanda uluslarından çok insan ile tanışmış ve ahbap olmuştum.

Roma’da Görülecek Tarihi Eserler

Roma'da Gezilecek Yerler
Sistine Şapeli

Fotoğraf: CNN‘den alınmıştır

  • Caracalla Hamamları

Roma’daki son günümde haritanın güneyinde kalan Caracalla bölgesine yöneldim. Burası elimdeki haritada oldukça geniş bir yer kaplıyordu ve ilgi çekici bir yer olduğunu düşünüyordum. Bölgeye varınca biraz hayal kırıklığına uğradım. Çünkü arkeolojik kazı alanı olan bu geniş bölgede içeri giriş yoktu.

M.S. 217 yılında İmparator Caracalla tarafından inşa edilen ve 300 yıl boyunca hizmet veren dev hamam kompleksi bu bölgedeydi. Daha o dönemde günümüzün modern spa ve saunalarının verdiği hizmetleri sunan bir yapının olması ilgi çekici bir şeydi. Zira bu hamam, içinde Roma vatandaşları için buhar odası, ılık rahatlama havuzu ve açık yüzme havuzu bulunduruyordu.

  • San Giovanni In Laterano

Roma’da gezdiğim son iki yerden birisi Laterano Bölgesi oldu. Bölgedeki en önemli eser olan San Giovanni in Laterano isimli güzel kilise zamanında görkemiyle St. Pietro Katedrali ile yarışırmış.

Borromini adlı sanatçı tarafından 17. Yüzyıl’da restore edilen kilise iç mekanında dev havari heykelleri var. Görülmeye değer güzellikteki bu kilisede gerçekten de göz alıcı bir iç dizayn olduğunu eklemek istiyorum.

Roma Şehri Gezi Rehberi

Roma Gezi Önerileri
Laterano Meydanı
  • Santa Maria in Trastevere

Günün geri kalanını Şehrin güneybatısında, yani Vatikan’ın güneyinde kalan Trastevere bölgesinde geçirdik. Kentin en eski semtlerinden olan bu kısımda yaşayan insanlar kendilerini gerçek Romalı sayıyorlar. Kentin diğer bölgelerine göre daha az gösterişli dar sokaklara sahip Trastevere, benim gözlemlediğim kadarı ile İstanbul’un Balat semtini andırıyor.

Şehrin bu kısmında en göz alıcı eser Santa Maria in Trastevere isimli kilise. Antik Roma kalıntısı sütunların kullanıldığı ve mozaikleri ile dikkat çeken bu kilise, Orta Çağ’daki havasını koruyor.

Trastevere’nin ara sokaklarında çok lezzetli yemekler yiyebileceğiniz restoranlar bulabilirsiniz. Sade ve sıcak bir ortam bulacağınız bu restoranların açılış ve kapanış saatleri biraz belirsiz olduğundan, etrafta onca restoran olmasına rağmen servise açık bir yer bulamamanız da olasıdır. Bu semtte “tiramisu” yemeden geçmeyin.

Roma Gezi Rehberi Blog Yazısı
Trastevere Meydanı

Roma gezisinin son akşamı rotalarımız farklı olmasına rağmen Pınar ile Siena’yı gezmeyi düşündük. Fakat ikimizin de gezi programını çok olumsuz etkileyeceği için vazgeçtik. Ben İtalya’daki son durağım olan Roma’dan trenle Fransa’nın güneyindeki sıcak ve popüler tatil kasabası Nice’e; Pınar ise arkadaşının bulunduğu Prag’a gidecekti.

Roma’daki bu muhteşem gezide tanıştığım insanlar hayatımın geri kalanını da bir şekilde etkileyecekti.  Türkiye’ye döndükten sonra Pınar’ın dönem başkanı olduğu Yıldız Teknik Fotoğraf Kulübü‘ne davetliydim. Fotoğraf sanatına meraklı bunca insanın bulunduğu kulüpte çok eğlenceli gezilere çıkacak ve faydalı bilgiler edinecektim.

Hayat bazen en çok etkilendiğim filmlerden biri olan Kelebek Etkisi’nin felsefesine uygun şekilleniyor diye düşünüyorum. Son anda çıkmaya karar verdiğim bu seyahat, bende hem unutulmaz anılar bırakacak; hem de yeni yerler gezmeme ve bir çok yeni arkadaş edinmeme sebep olacaktı.

Roma’nın dev Termini İstasyonu‘ndan gece treni ile sınırı geçip 12 saatlik bir yolculukla Fransa’daki Nice’e varacaktım. Çok sevdiğim İtalya’daki seyahatim sonlanmıştı. Trende kompartımanda edindiğim arkadaşlarla uzun sohbetleri ve muhteşem sahil kenti Nice’i bir dahaki yazımda size anlatacağım.

Roma Gezi Rehberi Blog Yazısı by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *