Göbeklitepe, tarihteki adı Edessa olan Şanlıurfa‘nın sınırları içinde yer almaktadır. Türkiye’nin güneydoğu bölgesindeki Urfa şehri, binlerce yıl öncesine uzanan tarihiyle, “Peygamberler Şehri” olarak da bilinir.

Türkiye’nin üzerinde konumlandığı Anadolu coğrafyasında tarihteki birçok inancın kalıntıları bulunabilir. Hititler, Antik Yunan ve Roma döneminin çok tanrılı dinleri buna örnektir. Hitit Uygarlığı’nın başkenti olan Hattuşa’daki Yazılıkaya veya Efes‘teki Artemis Tapınağı, çok tanrılı dinlerin tarihinde önemli birer mirastır.

Sonrasında Antakya, Efes ve Kapadokya gibi yerler de tek tanrılı bir din olan Hristiyanlığın tarihinde önemli rol oynamıştır. Örneğin, Hristiyanlığın en önemli havarilerinden olan Aziz Petrus, Antakya’da Hristiyanlığın ilk kilisesi olan Saint Pierre Kilisesi’ni kurmuştur. Roma askerlerinin zulmünden kaçan Hristiyanlar, Kapadokya’daki Derinkuyu ve Kaymaklı yeraltı şehirlerine sığınmış ve ibadetlerini gizlice gerçekleştirmiştir.

Dünyanın İlk Tapınağı Göbeklitepe

Anadolu toprakları, yakın zamanda medeniyet tarihini değiştirecek kadar önemli bir buluşa sahne oldu. Bilinen en eski dini yapılar olan Mısır’daki Piramitler, İngiltere‘deki Stonehenge gibi yapılardan daha eski bir Tapınak, Şanlıurfa‘nın 16 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Göbeklitepe‘de yapılan kazılarda ortaya çıkarıldı.

Tarih öncesi çağlar hakkındaki bilgilerimizi değiştirecek kadar önemli olan Gobekli Tepe, UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi‘nde yerini aldı.

Göbeklitepe Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

Göbeklitepe milattan önce 10.000 yılına kadar uzanan bir tarihe sahip. Göbeklitepe kazılarını yürüten Alman arkeolog Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi.

Göbeklitepe’deki kazılarda ilk zamanlar antik bir yerleşim yeri bulunduğu sanılıyordu. Ancak kazılar devam ettikçe, buranın bir ibadet amacıyla inşa edilmiş bir tapınak olduğu fark edildi.

Göbeklitepe’de yerden üç metre yüksekliğinde monolit sütunlar bulunuyor. Bu sütunların üzerinde ceylan, yılan, tilki ve aslan kabartmaları var. Buna ek olarak bazı soyut çizimler ve yazı karakterleri de görülebiliyor. Burada çeşitli dini ritüellerin yerine getirildiği ve tanrılara kurban verildiği düşünülüyor.

Göbeklitepe İnsanlık Tarihi İçin Neden Önemli?

Tarih öncesi çağlar ile ilgili olan yaygın inanç, insanların avcılık toplayıcılık yaptığı dönemlerde tapınaklar inşa etmediği yönündeydi. İbadet edilen anıtsal yapılar, insanların yerleşik yaşama geçmesi ve şehirler inşa etmesinden sonra ortaya çıkmıştı. Şehirler inşa edilirken önce evler ve yaşam alanları tasarlanmış ve sonra da tapınaklar inşa edilmişti. Üstelik tüm bunların Cilalı Taş Çağı’nın ilerleyen zamanlarında olduğu düşünülüyordu.

Ancak Göbeklitepe, insanlık tarihiyle ilgili bu kalıpları değiştirdi. Göbeklitepe’yi inşa edenler, burayı bir ibadet bölgesi ve hatta belki de Hac Merkezi olarak tasarlamıştı. Çünkü Göbeklitepe’nin etrafında yapılan kazılarda herhangi bir yaşam alanına rastlanmadı. Yani insanlar buraya yalnızca ibadet etmek için, çok uzak mesafelerden geliyorlardı.

Klasik Tarihte Neolitik Devrim Nedir?

Milattan önce 10.000 yılları, yaygın olarak Cilalı Taş Dönemi olarak bilinen Neolitik Çağ’ın erken dönemleri olarak kabul ediliyor. Bu dönemde insanlar henüz avcı-toplayıcı olarak yaşıyordu ve tarıma henüz geçmemişlerdi. Tarıma geçiş, insanların toplu olarak bir yaşam sürmesi ve yerleşik yaşama geçmesi ile ilişkilendirilir.

Yerleşik yaşama geçilmesi sayesinde kalıcı yaşam alanları inşa edilmiş ve şehirciliğin ilk örnekleri ortaya çıkmıştır. Evler, sokaklar, meydanlar ve en sonunda ise ibadethaneler ortaya çıkmıştır.

Göbeklitepe’nin keşfi, uzun yıllardır kabul gören bu klasik bakış açısını tamamen değiştirme potansiyeline sahip. Çünkü insanların kendinden üstün bir varlığa tapınma ve kurban verme gibi dini ritüelleri, Neolitik Devrim’den çok önceden yapmaya başladığını gösteriyor.

Yani yerleşik yaşama henüz geçmeden tapınaklar inşa ettiğini ve henüz avcı-toplayıcı dönem bitmeden ilk dinlerin ortaya çıktığını gösteriyor. Hatta bunun ötesinde ilk önce tapınakların inşa edildiğini ve şehirlerin onun çevresinde şekillendiğini gösteriyor.

Popüler Kültürde Göbekli Tepe

Göbeklitepe, günümüzdeki tarih algısını değiştirecek bir buluş olduğu için insanlık nezdinde büyük bir ilgi uyandırdı. Elbette bu zincirleme etki popüler kültüre de sirayet etti. Dünyanın en popüler içerik üreticilerinden olan Netflix, Göbeklitepe’yi konu alan bir Türk dizisinin çekilmesine ön ayak oldu. Bu sayede başrollerinde Beren Saat ve Mehmet Günsur gibi önemli Türk oyuncuların oynadığı Atiye adında bir dizi çekildi.

Göbeklitepe, içerdiği gizem sayesinde daha çok romana, diziye ve filme konu olacak gibi gözüküyor. Kazılar halen devam ederken, Göbekli Tepe Ören Yeri bir müzeye dönüştürüldü. Yürüme yollarının inşa edilmesi sayesinde artık ziyaretçiler, kazı yapan arkeologların işini engellemeden bu tarihi eseri ziyaret edebiliyor.

Şanlıurfa Göbeklitepe Giriş Ücreti

Şanlıurfa Göbeklitepe giriş ücreti 2020-2021
Şanlıurfa Göbeklitepe

Göbeklitepe Ören Yeri Giriş Ücreti 2020

Şanlıurfa Göbeklitepe Ören Yeri giriş ücreti 2020 yılı itibarıyla 45 Türk Lirası‘dır. 18 yaşın altındaki öğrenciler için giriş ücretsizdir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olan Göbekli Tepe’ye girişte Müzekart geçerlidir

Şanlıurfa Göbeklitepe Ören Yeri Ziyaret Saatleri

Şanlıurfa Göbeklitepe Ören Yeri, yaz sezonu olan 1 Nisan ile 31 Ekim arasında sabah 08:00 ile akşam 19:00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Kış sezonu olarak kabul edilen 1 Kasım ile 1 Nisan arasında ise 17:00‘de kapanmaktadır. Göbeklitepe Örenyeri yıl boyunca ziyarete açıktır.

Türkiye’deki müzelerin giriş saatlerinde etkinliklere ve tadilatlara bağlı olarak değişiklik olabilir. Müzeye gitmeden önce Göbeklitepe’nin resmi internet sitesini ziyaret edip, son durumu gözden geçirmenizi öneririm.

Şanlıurfa Göbeklitepe Giriş Ücreti by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *