• Skip to main content
  • Birinci sidebar'a geç
  • Alt alana geç
  • ANA SAYFA
  • HAKKIMDA
  • About (EN)
  • YAZILAR
  • İLETİŞİM

Serhat Engül

İstanbul ve Tarih Yazıları

Konstantin Forumu ve Sütunu (Günümüzde Çemberlitaş)

8 Mayıs 2025 · Serhat Engül

Konstantin Forumu, Roma ve Bizans dönemlerinde İstanbul’un en önemli meydanıydı. Muzaffer orduların geçit töreni yaptığı Mese (Divanyolu Caddesi) üzerinde bulunan meydan, Roma imparatoru Konstantin tarafından inşa edilmişti.

Bu yazıda, imparatorluğun yeni başkenti İstanbul’da inşa edilen Konstantin Forumu hakkında bilgi bulabilirsiniz. Forumdaki Konstantin Sütunu‘nun Osmanlı döneminde neden Çemberlitaş adını aldığını da yazının sonunda görebilirsiniz.

Konstantin Forumu‘nun tarihinden bahsetmek için tarihte bir yolculuğa çıkmamız gerekecek. Konstantin’in tahtını Roma’dan, İstanbul’a (yani Konstantinopolis) taşımasından ve kentin mimari gelişiminden de bahsedeceğiz. Keyifli okumalar dilerim.

İçerik Listesi

Toggle
  • Roma İmparatorluğu’nda Konstantin Reformları
  • Yeni Başkent Konstantinopolis
  • Konstantin Forumu Nasıl Kuruldu?
  • Konstantin Sütunu’nun Gizemi
  • Konstantin’in Orta Yolu Bulma Çabaları
  • Bizans Döneminde Konstantin Forumu
  • Konstantin Sütunu Nasıl Çemberlitaş Oldu?
  • Son Söz

Roma İmparatorluğu’nda Konstantin Reformları

İmparator Büyük Konstantin (Constantinus), Hristiyanlığı kabul eden ilk Roma İmparatoru olduğu için tarihte özel bir yeri vardır. Çok tanrılı bir inanca sahip olan Roma İmparatorluğu, Konstantin’in hükümdarlığı ile yeni bir döneme girdi ve takip eden 50 yıl içinde dinsel dönüşümünü tamamladı.

Konstantin reformları dünyanın geleceğini belirlemiş ve Doğu merkezli yeni bir imparatorluğun (Doğu Roma İmparatorluğu) temellerini atmıştı. Barbarların bitmek bilmez saldırıları yüzünden tehlike altında olan kadim başkent Roma, Konstantin döneminden itibaren önemini yitirdi ve yerini Konstantinopolis (İstanbul) aldı.

Yeni Başkent Konstantinopolis

Eski Yunan kenti Byzantion 330 yılında Konstantinopolis adıyla Roma İmparatorluğunun başkenti ilan edildi

Konstantin’in Tetrarşi Dönemi‘nden (Dörtlü Yönetim) tek imparator olarak güçlü bir şekilde çıkması, bir değişime işaret ediyordu. İmparator Diocletianus tarafından getirilen dörtlü yönetim, yalnızca 30 yıl içinde iflas etmiş ve yerini yeniden tek bir imparatorun idaresine bırakmıştı.

Roma ordularını oluşturan lejyonlar tarafından çok sevilen ve saygı duyulan İmparator Konstantin, son rakibi olan Licinius‘u mağlup ettikten sonra sonsuz bir güce kavuşmuştu. O artık İspanya‘dan, Mezopotamya’ya kadar uzanan Roma topraklarının tek hakimiydi.

Konstantin’in yaptığı ilk şey, köhnemiş eski imparatorluğun simgesi olan Roma’yı terk etmek oldu. Doğu Akdeniz‘deki ticaret yollarına daha yakın bir başkent kurmak istiyordu.

Konstantin’in bu amaçla Nicomedia ve Truva‘yı gözden geçirdiği rivayet edilir. Ancak sonuçta küçük bir Yunan kolonisi olan Byzantium‘da karar kıldı. Byzantium, bugün Topkapı Sarayı ve Ayasofya gibi tarihi eserlerin bulunduğu İstanbul’un birinci tepesidir.

İmparator Konstantin’in emriyle 324 ile 330 yılları arasında yeni başkentin inşasına girişildi. Adı “Yeni Roma” olarak belirlenen kent, imparatorluğun kadim başkenti olan Roma‘ya benzeyecekti. Mimarlar, mühendisler ve sanatçılar buraya akın ettiler. Yoğun bir çalışmanın sonunda 11 Mayıs 330 yılında yeni başkentin inşası tamamlanmıştı.

Kabaca bugünkü Sultanahmet semti sınırlarında kurulan yeni başkent Konstantinopolis, henüz bugünkü Tarihi Yarımada‘nın tamamını kapsamıyordu.

Kurulduğu günden itibaren hızla gelişen şehir, İmparator II. Theodosius zamanında (408-450) kabına sığmamaya başladı ve bu sebeple genişletildi. İstanbul’un meşhur surları (Theodosius Surları) 413 yılında inşa edilerek, bugün “Suriçi” olarak bildiğimiz Tarihi Yarımada’nın gelişimi tamamlanmış oldu.

Konstantin Forumu Nasıl Kuruldu?

İmparator Konstantin’in Yeni Roma’yı inşası sırasında şehre birçok anıtsal yapı eklendi. Bunlardan en başta gelenleri elbette Büyük Saray, Havariyyun Kilisesi, Hipodrom ve Konstantin Forumu idi.

Şehrin bu ilk anıt yapılarından günümüze pek bir şey kalmamıştır. Ancak Konstantin Forumu‘nun merkezini süsleyen Konstantin Sütunu (Çemberlitaş) halen görülebilmektedir.

Şehrin erken döneminde inşa edilen bu yapılara baktığımızda, imparatorun yeni başkente çok önem atfettiğini görürüz. Şehrin aynı Roma gibi görkemli ve bir o kadar da kutsal olmasını istemişti. İmparatorların yaşayacağı Büyük Saray ve imparatorun onuruna yarışların yapılacağı Hipodrom yan yana inşa edilmişti.

Buna ek olarak insanların bir araya geleceği dev bir meydan olan Konstantin Forumu tasarlandı. Şehre kutsallık atfetmek için de, İsa’nın havarilerine adanmış Kutsal Havariler Kilisesi (Havariyyun) inşa edildi.

Konstantin Sütunu’nun Gizemi

Konstantinopolis başkent olduktan sonra şehrin ortasına Konstantin Forumu inşa edildi ve meydandaki sütuna Apolloya benzeyen bir heykel konuldu

Ancak anıtsal sütunların çok önemli olduğu Roma kültüründe, Konstantin Forumu‘na da kutsal bir anlam yüklendiğini görürüz. Çünkü Hristiyan tarihçilerin aktardığına göre Konstantin Forumu’ndaki sütunun altına bazı kutsal emanetler yerleştirilmiştir.

Nuh‘un gemisini inşa ettiği baltanın ahşap sapı, Musa‘nın içinden su fışkırttığı kaya ve İsa‘nın çarmıha gerildiği gerçek haçın bir parçası sütunun temeline gömülmüştü. Elbette bu anlatılanlar rivayettir ve gerçekliği kanıtlanmamıştır. Ancak yine de Çemberlitaş’a, yani Konstantin Sütunu‘na bir gizem kazandırmaktadır.

Günümüzün Çemberlitaş Tramvay Durağı’nın hemen yanında olan Çemberlitaş Sütunu, Roma döneminde imparatorluk simgesi olan erguvan rengindedir. Nadir bulunan bu renk, imparatorluk kaftanlarını ve çizmelerini de süslerdi.

Konstantin’in Orta Yolu Bulma Çabaları

Hristiyan tarihçilerin bakışından bir “Aziz” olarak nitelenen İmparator Konstantin, dört dörtlük bir Hristiyan olarak tarif edilir. Ancak Konstantin’in yaptığı şeyleri derinlemesine incelediğimizde, kendine has bir din anlayışı olduğunu görürüz.

Yıllarca Roma imparatorları tarafından baskılanan Hristiyanlık, Konstantin’in yayınladığı Milano Fermanı serbest bırakılmış ve daha yeni kitlelere yayılmaya başlamıştı.

Dini çizgilerin henüz muğlak olduğu bu dönemde, Konstantin’in “bağdaştırmacı” bir çizgisi olduğunu görürüz. İmparator henüz büyük bir çoğunluğu Pagan olan Roma ile Hristiyanlık arasında bir harman yaratmak istemiş ve iki tarafı da bir çizgiye getirmeye çalışmıştır.

Bu geçiş döneminin yansımaları, Konstantin Forumu‘ndaki sütunda saklıydı. Sütunun tepesinde Truva‘dan getirildiğine inanılan bir Apollon Heykeli vardı. Bu heykel elbette bir pagan simgesiydi.

Güneş tanrısı Apollon’un başı yedi adet ışınla bezenmişti. Işınların arasına İsa’nın Çilesi‘ni simgeleyen çiviler çakılmıştı. Yani heykel Roma’nın hem geçmişine, hem de geleceğine göndermelerde bulunuyordu.

Bizans Döneminde Konstantin Forumu

Bizans döneminde Konstantin Forumu ortasındaki imparator heykeli depremde yıkıldı ve yerine altın renkli bir haç yerleştirildi

Bizans dönemi boyunca Konstantin Forumu şehrin en büyük meydanı olarak kaldı. Batı Roma İmparatorluğu‘nun 476 yılındaki çöküşüyle, Konstantinopolis‘in önemi zirveye çıktı. Roma kültünü, artık kadim Roma’nın yasal mirasçısı olan Bizans İmparatorluğu (yani Doğu Roma İmparatorluğu) yaşatacaktı.

İmparatorluk İmparator Justinianus döneminde en görkemli yıllarını yaşadı. Ancak şehrin en güzel yıllarına şahit olan heykel 1104 yılındaki bir fırtınada yıkıldı. Sütunun tepesi boş kalmasın diye buraya bir haç yerleştirildi.

Konstantinopolis, iniş çıkışlarla da olsa 1204‘teki Latin İstilası‘na kadar dünyanın en büyük ve zengin kenti olarak kalmayı başardı. 1204 ile 1261 yılları arasındaki işgal sırasında şehrin en güzel anıtları talan edildi.

1200’lü yılların başında Avrupa’dan yola çıkan haçlılar, “Venedik Dükü” Enrico Dandolo komutasında Konstantinopolis’e saldırdılar ve şehirdeki en güzel eserleri çalıp, İtalya’nın Venedik şehrine götürdüler.

IV. Haçlı Seferi sırasında yaşanan bu olayda şehirdeki altın, gümüş ve bronz heykellerin ve ikonaların tamamı çalındı. Bir kısmı batan gemilerde Akdeniz’in dibini boyladı, diğerleri ise Venedik’teki tarihi yapıları süslemek için kullanıldı.

1204’te şehri işgal eden Haçlılar, 1261’e kadar ayakta kalacak bir Latin İmparatorluğu kurdular. Bizanslılar başkentlerini 1261’de geri aldığında şehrin en güzel kiliseleri, sarayları ve meydanları harabe haline gelmişti.

Sonuç olarak Bizans İmparatorluğu’nun başkenti Konstantinopolis (yani İstanbul), Haçlı Seferleri‘nin yarattığı yıkımı atlatamadı ve bir daha eski parlak günlerine dönemedi. Konstantin Forumu gibi muhteşem yapılar ise eski görkemini yitirmişti.

Konstantin Sütunu Nasıl Çemberlitaş Oldu?

Konstantin Forumu ve onun merkezindeki Konstantin Sütunu günümüzde Çemberlitaş olarak biliniyor

1299 yılında Anadolu’da kurulan Osmanlı Beyliği, 150 yıl içinde Konstantinopolis’in etrafındaki tüm toprakları fethetmişti. Nihayet İstanbul’un fethi 1453’te gerçekleşti ve şehir yükselen Osmanlı İmparatorluğu‘nun başkenti oldu.

Osmanlılar şehrin ana caddesi olan Mese’yi ve onun üzerindeki meydanları muhafaza ettiler. Konstantin Sütunu‘na Çemberlitaş denmesinin sebebi, Osmanlı döneminde tadilattan geçen sütunun çevresine demir kelepçeler çakılmasıdır.

Söz konusu kelepçeler sütunun depremlerden etkilenip parçalanmasına engel olmuş ve günümüze ulaşmasını sağlamıştır. Çemberlitaş Sütunu‘nun kaidesinden başlayıp, tepesine kadar çıkan bu destek çemberleri ise zamanla hem sütuna, hem de semte ismini vermiştir.

Son Söz

Bu yazıda kadim şehir İstanbul’un tarihinde önemli bir yeri olan Konstantin Forumu’nun tarihinden bahsettik. Şehrin ilk yapılarından olan Konstantin Forumu ve onun ortasındaki “Konstantin Sütunu” günümüzde “Çemberlitaş” olarak bilinmektedir.

Son olarak bu yazıda ChatGPT aracılığı ile ürettiğim görsellere yer verdim. ChatGPT’nin DALL-E isimli görsel üreten yapay zeka motoru, bu tarih yazılarını canlandırmakta çok işe yarıyor.

Yazıdaki ilk üç resmi DALL-E aracılığı ile oluşturdum. Yapay zekaya verdiğim ayrıntılı açıklamaların sonunda bu çıktıları alabildim. Elbette dikkatle incelendiğinde bu resimlerde birçok hata vardır. Ancak hayal gücümüze yardımcı olduğu da muhakkaktır.

İstanbul’un tarihine ilgi duyuyorsanız, bu sitenin blog sayfasında bu konularla alakalı birçok yazı bulabilirsiniz. Örneğin İstanbul’daki Bizans eserleri ilginizi çekiyorsa bu adresteki yazımı da okuyabilirsiniz.

Konstantin Forumu ve Sütunu Tarihi by Serhat Engül

Kategori:Bizans Eserleri

blank

Serhat Engül Hakkında

Merhaba, ben Serhat Engül. İstanbul'da doğup büyüdüm ve 20 yılı aşkın rehberlik deneyimine sahip profesyonel bir turist rehberiyim.

İstanbul'un Roma, Bizans ve Osmanlı geçmişi üzerine çalışıyor ve yazıyorum. Sahada edindiğim deneyimleri ve tarih kaynaklarından öğrendiklerimi SerhatEngul.com'daki reklamsız, ticari amaç gütmeyen Türkçe yazı arşivinde paylaşıyorum.

Beni ve çalışmalarımı daha yakından tanımak isterseniz Serhat Engül kimdir? sayfasını okuyabilirsiniz.

Okuyucu Etkileşimi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Birincil kenar çubuğu

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter
  • YouTube

Serhat Engül

blankMerhaba, ben Serhat Engül. Profesyonel turist rehberi olarak sahada gördüklerimi ve tarih kaynaklarından öğrendiklerimi bu sitede Türkçe okurla paylaşıyorum. Daha fazla bilgi için
Serhat Engül'ün biyografisini okuyabilirsiniz.

Footer

İSTANBUL VE TARİH YAZILARI

SerhatEngul.com, turist rehberi Serhat Engül’ün İstanbul ve tarih üzerine Türkçe yazılarını bir araya getiren kişisel sitesidir. Yazılarda İstanbul’un tarihi, anıtları, müzeleri, semtleri ve Türkiye gezilerine ilişkin bilgiler bulunur.

SON YAZILAR

  • Alek, Misi ve Rubi: İstanbul’un Tarihsel Fablları
  • Tarihi Yarımada Haritası ve Gezi Rehberi
  • Ayasofya Mozaikleri (6 Bizans Mozaiği ve Hikayeleri)
  • Sergios ve Bakhos Kilisesi (Küçük Ayasofya Camii) Tarihi
  • Pantokrator Manastırı Kilisesi (Zeyrek Camii) Tarihi

LİSANS VE MESLEKİ KAYIT

Serhat Engül, Kültür ve Turizm Bakanlığı ruhsatlı bir turist rehberidir (ruhsat no. 003660) ve TUREB üyesi İstanbul Rehberler Odası’na (İRO) kayıtlıdır.

© 2016–2026 Serhat Engül. Tüm hakları saklıdır. · Gizlilik ve Çerez Politikası