info(at)istanbulclues.com

İstanbul’da Gezilecek Tarihi Ve Turistik Yerler

İstanbul, resmi kuruluş tarihi olan M.Ö. 638 yılından beri çok önemli bir kent olagelmiştir. Antik Yunan devrinde Byzantion adıyla kurulan, Roma İmparatorluğu döneminde Konstantinopolis adıyla Roma ile eş başkent olan İstanbul; Bizans ve Osmanlı gibi iki büyük İmparatorluğa daha başkentlik yapmıştır.

Roma, Bizans ve Osmanlı gibi üç büyük İmparatorluğa başkentlik yapması vesilesiyle İstanbul’a “İmparatorluklar Başkenti” yakıştırması yapılması boşuna değildir. İstanbul‘da gezilip görülecek yerler esasında yıllar harcansa bile bitmez. Bırakın İstanbul‘u dışarıdan ziyaret etmeye gelenleri, İstanbul‘da yıllarca yaşayan insanlar bile bu kadim şehrin birçok yerini bilmezler.

Şimdi İstanbul’u ziyaret edecek olanlar için, İstanbul’da gezilecek tarihi ve turistik yerleri mümkün olduğu kadar özetlemeye çalışalım. Aşağıdaki listede örnek vereceğimiz yerler, İstanbul’un 4-5 gün içinde gezilebilecek başlıca köşeleridir. Eğer İstanbul hakkında daha çok bilgi istiyorsanız, başlıkların altındaki linklere tıklayarak, detaylı gezi rehberlerine ulaşabilirsiniz.

İstanbul Avrupa Yakasında Gezilecek Yerler

İstanbul’u ziyaret edecek gezginlere faydalı olması dileğiyle; Avrupa ve Anadolu olarak iki yakaya böldüğümüz, İstanbul’da Gezilecek Yerler listemize başlayalım.

  • Ayasofya Müzesi

Ayasofya’yı gezilecek yerler arasında en başa koymamızın başlıca nedeni, 1500 yılı aşan yaşı ve tarihteki önemidir. Ayasofya 537 yılında Bizans (Doğu Roma) İmparatoru Jüstinyen tarafından inşa edilmiştir. Ayasofya inşa edildiği tarihten itibaren, 1000 yıldan uzunca bir süre dünyanın en büyük ibadethanesi olarak kalmıştır. 900 yıl Kilise ve 500 yıl Cami olarak hizmet vermiştir.

Ancak tüm özellikleri bunlarla sınırlı değildir. Ayasofya inşa edilirken kullanılan mimari teknikler, Orta Çağ‘ın çok ötesinde olduğundan yüzyıllar boyu aşılamamış ve çeşitli efsanelere konu olmuştur. Ayasofya’nın hemen her köşesinin kendine has bir öyküsü ve önemi vardır. Bu yüzden bu muhteşem yapının bilgili bir tur rehberi ile gezilmesi önerilir.

Ayasofya Hakkında Bilgi İçeren Gezi Yazıları

Ayasofya’nın mimarisini detaylı bir biçimde okumak için Ayasofya Tarihi ve Mimarisi isimli yazıya bakabilirsiniz. Ayasofya’yı adım adım gezmek için resimli bir gezi rehberi yazısına ihtiyaç duyarsanız, Ayasofya Gezi Rehberi sizin için biçilmiş kaftandır. Ayasofya Müzesi’nin güncel giriş ücreti ve açılış saatleri için Ayasofya Giriş Ücreti isimli yazı faydalı olabilir.

Ayasofya Müzesi

Ayasofya Müzesi

  • Topkapı Sarayı Ve Harem Dairesi

Topkapı Sarayı, İstanbul’un fethini takiben 1461 yılında inşa edilmeye başlanmıştır. İnşaatı yaklaşık 17 yıl süren saray, 1478 tarihinde hizmete girmiştir. Çoğu kişinin bildiğinin aksine, Topkapı Sarayı ile Harem Dairesi beraber inşa edilmemiştir. Fatih Sultan Mehmet‘in isteği üzerine saray, padişahın devlet işlerini yürüteceği bir kışla-saray olarak kurgulanmış ve uzunca bir süre de öyle kalmıştır. Kanuni Sultan Süleyman döneminden itibaren Haseki Hürrem Sultan‘ın etkisiyle Harem, Topkapı Sarayı’na taşınmıştır.

Topkapı Sarayı Hakkında Bilgi İçeren Gezi Yazıları

Topkapı Sarayı bünyesinde Aya İrini, Topkapı Sarayı, Harem Dairesi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi gibi dört büyük bölüm vardır. Her birini gezmek ayrı bir ücrete tabidir. Topkapı Sarayı güncel giriş ücretleri ve ziyaret saatleri için Topkapı Sarayı Giriş Ücretleri isimli yazıya göz atabilirsiniz. Adım adım Topkapı Sarayı gezi rotasını Topkapı Sarayı Gezi Rehberi isimli yazıdan takip edebilirsiniz. Tadilatlar dolayısı ile sıkça gezi güzergahı değişen Harem Dairesi’ni layıkıyla gezmek için Harem Dairesi Güncel Gezi Rehberi yazısı da faydalı olabilir.

Topkapı Sarayı Müzesi

Topkapı Sarayı Müzesi

  • Sultanahmet Camii

Sultanahmet Camii, Topkapı Sarayı ve Ayasofya gibi eserlerin hemen yanı başında olduğu için sıkça ziyaret edilir. Ancak İstanbul’un en büyük camisi değildir. Sultanahmet Camii‘nin en büyük özelliği, Osmanlı döneminin en kaliteli İznik Çinileri ile bezenmiş olmasıdır. Bu muhteşem çinilerin etkisinde kalan yabancı ziyaretçiler, Sultanahmet Camii’ne Mavi Cami anlamına gelen “Blue Mosque” ismini vermişlerdir.

Sultanahmet Camii, Sultan I. Ahmed devrinde inşa edilmeye başlanmış ve 7 sene içinde (1609-1616) tamamlanmıştır. 14 yaşında tahta çıkan Sultan I. Ahmed, 28 yaşında vefat etmiş ve eserinin tadını çıkarmaya ömrü vefa etmemiştir. Sultan I. Ahmed ve oğulları II. Osman (Genç Osman) ve IV. Murad, caminin köşesindeki türbede istirahat etmektedir.

Sultanahmet Camii

Sultanahmet Camii

  • Yerebatan Sarnıcı

Yerebatan Sarnıcı da Ayasofya gibi Bizans İmparatoru Jüstinyen zamanında inşa edilmiştir. Doğu Roma olarak da bilinen Bizans İmparatorluğu, 1000 yılı aşan ömrü ile dünyanın en uzun soluklu devletlerinden biridir. Yerebatan Sarnıcı, Sultanahmet’te bulunan devlet yönetim binaları ve Büyük Saray’a su sağlayan ana sarnıç olarak inşa edilmiştir.

Bizans döneminde şehir çokça kuşatmaya uğradığı için, su depolamak ve kötü günler için saklamak elzemdi ve bu amaçla şehrin altına yüzlerce irili ufaklı sarnıç inşa edilmiştir. Bugün müze olarak ziyaret edilebilen tek sarnıç şu an için Yerebatan Sarnıcı‘dır. Ancak Şerefiye Sarnıcı ve Binbirdirek Sarnıcı gibi sarnıçlar da özel izinle ziyaret edilebilmektedir.

Yerebatan Sarnıcı

Yerebatan Sarnıcı

  • Kapalıçarşı

Kapalıçarşı aslında birçok bağımsız çarşının bir araya gelmesi ile yüzyıllar içinde ortaya çıkan geleneksel bir alışveriş merkezidir. Kendi içinde birçok bedestene ayrılan Kapalıçarşı‘nın 67 tane caddesi ve 3000’den fazla dükkanı vardır. Devasa boyutları ile haritasız gezilmesi pek mümkün değildir.  Çarşıya ilk kez gidenler için kaybolmak kaçınılmazdır ve zaten Kapalıçarşı’yı gezmenin de keyfi içinde kaybolmadan çıkmaz.

Kapalıçarşı’nın birçok giriş ve çıkış kapısı bulunur. Ana giriş kapısı Nuruosmaniye Camii tarafındaki 1 numaralı kapıdır. Ana çıkış kapısı ise Beyazıt tarafındaki 7 numaralı kapıdır. Bu iki kapı arasında uzanan cadde, Kalpakçılarbaşı Caddesi‘dir ve ana cadde olarak kabul edilir. Kapalıçarşı içerisinde yolunuzu bulmak için, bu caddenin istikametini bir pusula gibi devamlı aklınızda tutmanız tavsiye edilir.

Kapalıçarşı’da alışveriş yapmanın inceliklerini öğrenmek ve Kapalıçarşı’nın tarihine göz atmak için Kapalıçarşı Tarihi isimli gezi rehberi yazısına göz atabilirsiniz.

Tarihi Alışveriş Merkezi Kapalıçarşı

Kapalıçarşı

  • Süleymaniye Camii

Yazımızın içinde Sultanahmet Camii’nden bahsederken, en büyük Osmanlı Camisi olmadığına dikkat çekmiştik. Osmanlı’nın en ünlü başmimarı Mimar Sinan tarafından inşa edilen Süleymaniye Camii, İstanbul’un en büyük tarihi camisidir. Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük padişahı olarak kabul edilen Kanuni Sultan Süleyman için inşa edilmiştir. Sultan Süleyman ve eşi Hürrem Sultan, bu caminin avlusundaki bir türbede yatmaktadır.

Süleymaniye Camii konumu itibariyle Haliç’e ve İstanbul Boğazı’na kartal yuvası misali yüksek bir noktadan bakar. Bu sebeple dış avludan mükemmel bir deniz manzarası vardır. Caminin hem avlusu, hem de içi mimari açıdan sade fakat boyutlar ve ustalık açısından çok ihtişamlı bir şekilde inşa edilmiştir. Bu sebeple ziyaretçilerde müthiş bir etki bırakır. Caminin özellikleri hakkında daha fazla detay için Süleymaniye Camii Tarihi ve Mimarisi isimli yazı tavsiye edilir.

Süleymaniye Camii

Süleymaniye Camii

  • Mısır Çarşısı

Osmanlı İmparatorluğu, Doğu ile Batı arasında bir köprü gibi uzanan topraklara sahipti. Geçmişin en önemli ticaret yolları olan İpek Yolu ve Baharat Yolu, tam da Osmanlı topraklarının üzerinden geçmekteydi ve bu zenginlik Osmanlı Devleti’nin uzun yüzyıllar ayakta kalmasını sağladı.

Çin‘den gelen ipekli kumaşlar ve Hindistan‘dan gelen baharatlar, uzun yıllar boyunca kervanlar ile Mısır‘a taşınmış ve oradan da gemiler ile İstanbul’a getirilmiştir. Bu kıymetli ticaret malları İstanbul’da kolonisi olan Venedik ve Cenevizliler aracılığı ile Avrupa’ya ihraç edilmiştir. Bu malların bir kısmı ise Mısır’dan gelen ticaret mallarının görücüye çıkması sebebiyle Mısır Çarşısı ismini alan tarihi çarşıda halka satılmıştır.

Eminönü semtinin kalbinde, Yeni Cami ile yan yana duran Mısır Çarşısı günümüzde halen yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeridir. Haftasonları alışveriş için gelen kalabalıklardan dolayı etrafında adım atmak bile çok zordur.

Mısır Çarşısı (Fotoğraf: Ara Güler)

Mısır Çarşısı Ve Eminönü Meydanı (Ara Güler)

  • Şehzadebaşı – Unkapanı – Zeyrek

Şehzadebaşı: Kanuni Sultan Süleyman’ın kendinden sonra tahta çıkarmayı planladığı oğlu Şehzade Mehmet,  henüz 20 yaşında iken çiçek hastalığından hayata gözlerini yumar. Buna çok üzülen Sultan Süleyman, Mimar Sinan‘a onun için Şehzade Camii‘ni yaptırır. Mimar Sinan’ın “Çıraklık Eserim” dediği bu cami semte de adını vermiştir. İstanbul‘a asırlar boyu su taşımış olan Roma İmparatoru Valens‘in eseri Bozdoğan Kemeri de Şehzadebaşı semtinin Atatürk Caddesi ile kesiştiği noktada görülebilir.

Unkapanı: Osmanlı döneminde şehre gelen un bu semtte tartıldığı ve buradan dağıtıldığı için, semte Unkapanı adı verilmiş. Unkapanı’nın en önemli özelliği, Tarihi Yarımada’yı ortadan ikiye ayıran Atatürk Caddesi‘ne ev sahipliği yapmasıdır. Bu caddenin bir tarafı Unkapanı ve bitişiğindeki Bozası ile ünlü Vefa Semti , diğer tarafı ise Zeyrek semtidir.

Zeyrek: Zeyrek Semti, hem Bizans hem de Osmanlı döneminin önemli yerleşim birimlerinden bir tanesiydi. Pantokrator Manastırı adı verilen ve Bizans’ın Komnenos Hanedanı’na mensubu imparatorların gömülü olduğu eski ve heybetli bir kilise bu semtte bulunur. Kilise Osmanlı Dönemi’nde camiye çevrilmiş ve Zeyrek Camii adını almıştır. İstanbul’da görülmesi gereken kıymetli tarihi yapılardan biridir.

Mimar Sinan’ın Çıraklık Eseri Şehzade Camii

Şehzade Mehmet’e adanmış Şehzade Camii

  • Fatih Camii Ve Panorama 1453 Müzesi

İstanbul’u Roma İmparatorluğu‘nun ikinci başkenti olarak imar eden ve Konstantinopolis ismiyle yerleşime açan İmparator Konstantin, Havariyyun Kilisesi adı verilen bir mabedin içinde gömülüydü. Fetihten sonra Fatih Sultan Mehmet, kilisenin ziyaretçi sayısının çok azalması ve kilisenin merkezi konumu nedeniyle yaşanan güvenlik sorunlarından dolayı burayı yıktırmıştır.

Havariyyun Kilisesi’nin yerine, Fatih Sultan Mehmet’in türbesinin de içinde bulunduğu Fatih Camii inşa edilmiştir. Fatih Camii, Suriçi İstanbul‘un tam kalbinde yer alan etkileyici bir camidir.

Fatih Camii’nden çok uzak olmayan bir mesafede, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethini çeşitli görseller ile betimleyen Panorama 1453 müzesi bulunur. Osmanlı İmparatorluğu‘nun ve Türklerin dönüm noktası sayılan İstanbul’un fethi, bu müzede bilgilendirici bir biçimde ziyaretçilere aktarılmaktadır.

Fatih Camii

Fatih Camii

  • Cibali – Fener – Balat – Ayvansaray

Cibali, Fener, Balat ve Ayvansaray semtleri, Haliç‘in Güney kıyısında yan yana konumlanan çok kendine has semtlerdir. Cibali Semtinde bulunan Kadir Has Üniversitesi‘nden başlayarak, günübirlik bir yürüyüş turu ile dört semti birden gezmek mümkündür. Fener-Balat Turu olarak bilinen bu aktivite, Osmanlı döneminin çok kültürlü ve renkli yapısına aşina olmanız açısından önem taşır. Asırlar boyunca Musevi, Hristiyan ve Müslüman tebaanın nasıl da barış içinde yaşadığı, aynı sokakta konumlanmış Cami, Sinagog ve Kiliselerden net olarak gözlemlenebilir.

Fener ve Balat semtlerinde gezerken, yer yön bulmak ilk etapta biraz zor gelecektir. Bu sebeple Fener Balat Gezi Rotası isimli yazıyı gözden geçirmenizi öneririm. Yazı içinde bulunan haritalar ve tarih bilgileri size yol gösterecektir.

Balat Semtinin Cumbalı Tarihi Evleri

Balat Semtinin Renkli Evleri

  • Kariye Müzesi

Bizans İmparatorluğu, din temalı mozaik ve ikona sanatında çok ileri bir medeniyetti. Bizans’ın çeşitli dönemlerinden kalma ikonalar, mozaikler ve freskler İstanbul’un Ayasofya, Fener Rum Patrikhanesi, Fethiye Müzesi gibi yerlerinde sergilense de; aralarında günümüze en sağlam şekilde ulaşmış eserler Kariye Müzesi‘ndedir.

Hristiyanlığın kutsal kitabı olan İncil’den sahneler, Kariye Müzesi’nin duvarlarını ve tavanlarını süslemektedir. İç koridorda Hz. Meryem’in hayatı, dış koridorda ise Hz. İsa’nın doğumu ve yaşamı betimlenmektedir. 14. Yüzyıl’a tarihlenen bu mozaik dizisinin dünyada bir eşi benzeri yoktur.

Kariye Müzesi’nin büyüleyici mozaiklerinin öyküsünü okumak isterseniz, Kariye Müzesi Mozaikleri isimli, resimlerle süslü yazıya da bakabilirsiniz. Özel Tur Rehberi İle Kariye Turu da ilginizi çekebilir.

Kariye Müzesi’nin Eşsiz Mozaikleri Bize İncil’i Öykü Gibi Aktarır

Kariye Müzesi Mozaikleri

  • Eyüp Camii Ve Pierre Loti Tepesi

Eyüp Camii, İslam tarihindeki en önemli sahabelerden, Ebu Eyyub Ensari Halid bin Zeyd‘in gömülü olduğuna inanılan yerde, İstanbul’un fethini takiben; 15. Yüzyıl’da inşa edilmiştir. Boyutları Selatin Camileri‘ne kıyasla küçük olsa da, mimari açıdan oldukça güzel ve etkileyici bir camidir. Adandığı isim sebebiyle, İstanbul’un en kutsal camii olarak kabul edilir.

Eyüp Semti’nde, Eyüp Camii haricinde görülecek en popüler yer, Pierre Loti Tepesi‘dir. Geç Osmanlı döneminde İstanbul’da yaşamış ve şehri çok sevmiş olan Fransız Şair Pierre Loti, rivayete göre şiirlerini bu tepeden Haliç‘e ve İstanbul manzarasına bakarak yazarmış. Tepeye teleferik ile çıkmak ve enfes manzaraya tanıklık etmek çok keyiflidir.

Pierre Loti Tepesinden Haliç Manzarası

Pierre Loti Tepesi

  • Miniatürk – Koç Müzesi

Miniatürk: Eyüp’ten karayoluyla kolayca ulaşılan Miniatürk, Türkiye’nin en önemli tarihi eserlerinin birer temsili modelinin olduğu bir açıkhava müzesidir. Boğaz Köprüsü’nün dev bir maketinin bulunduğu müzede, küçük bir tren ziyaretçileri bir uçtan diğerine taşımaktadır. Özellikle ılık ve güneşli havaların olduğu bahar aylarında, çocuklarla gezmek için en ideal müzelerden biridir. Miniatürk, Haliç‘in en sonunda, Sütlüce semti sınırları içindedir.

Koç Müzesi: Rahmi Koç Müzesi, Haliç’in kuzey kanadında, Hasköy semtinde bulunur. Rahmi Koç Müzesi olarak da bilinen müze, Türkiye‘nin ilk endüstri müzesidir. Müzede eski radyolar, tren modelleri, tenke resimleri, otomobil koleksiyonu, eski bir şehir hatları vapuru ve denizaltı bulunur. İstanbul’da çocuklarla gezilecek en eğitici müzelerden biridir.

Koç Müzesi

Rahmi M. Koç Müzesi

  • Galata Kulesi

Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili sınav sorularında sıkça çıkan Venedikliler ve Cenevizliler, İstanbul’un tarihine damga vuran ticaret kolonileridir. Hem Bizans, hem de Osmanlı döneminde bazı özel imtiyazlara sahip olan bu denizci İtalyan tüccarları, İpek ve Baharat yollarından gelen malları, İstanbul’dan Avrupa‘ya ihraç etmişlerdir. Nice ipek kumaşlar, yiyecek ve içecek maddeleri ve hatta Anadolu Türk Halıları bu mahir denizcilerin çabaları ile yerine ulaşmıştır.

Bizans İmparatorluğu‘nun son dönemlerinde, Cenevizlilere özel ayrıcalıklar tanınmış ve Galata bölgesi kendilerine tahsis edilir. Bundan cesaret alan Cenevizliler, Haliç kıyılarına tepeden bakan bu güzel kuleyi inşa ederler. Galata Kulesi, Osmanlı döneminde tulumbacıların yangınlara müdahale etmek için şehri gözetlediği bir yer olmuştur. Meşhur Hazerfan Çelebi, Haliç üzerindeki uçuşunu bu kuleden atlayarak gerçekleştirmiştir.

Galata Kulesi

Galata Kulesi

  • Beyoğlu (Pera) Semti Ve İstiklal Caddesi

Beyoğlu Semti ve onun kalbinde bulunan İstiklal Caddesi, İstanbul deyince ilk akla gelen yerlerdendir. İstiklal Caddesi, 19. Yüzyıl Osmanlı döneminde şehrin en popüler caddesiydi ve günümüze kadar da bu özelliğini sürdürdü. Orient Express treninin Paris’ten, İstanbul’a zengin Avrupalıları getirdiği o yıllarda, caddenin başka bir adı da Grand Rue De Pera idi.

İstiklal Caddesi’ni gezmek isteyenler, Taksim Meydanı’ndan başlayan ve Galip Dede Caddesi bağlantısı ile Galata Kulesi’ne kadar devam eden bu keyifli rotada yapacakları yürüyüşten büyük keyif alabilirler.

İstiklal Caddesi’nin yakınlarında başlıca gezilecek yerlerden biri Pera Semti ve onun kalbinden geçen Meşrutiyet Caddesi‘dir. Yine İstiklal Caddesi yakınlarında antika dükkanları ile ünlü Çukurcuma, kafeleri ile ünlü Cihangir de bulunur. Beyoğlu Semti’nin mahallelerini ve tarihi içeren bir yazıya Beyoğlu Semti Tarihi isimli linkten ulaşabilirsiniz.

İstiklal Caddesi

İstiklal Caddesi

  • Dolmabahçe Sarayı

Sultanahmet’teki Topkapı Sarayı, inşa edildiği 1470’li yılları takiben 400 yıl boyunca ana saray olarak kalmıştır. 1856 yılında, Osmanlı Sultanı Abdülmecid‘in talimatı ile inşa edilen Dolmabahçe Sarayı ise imparatorluğun son 70 yılında aynı işlevi görmüştür. Dolmabahçe Sarayı, 19. Yüzyıl saray mimarları olan Balyan Ailesi tarafından, modern protokol kurallarına uygun bir şekilde, Avrupai bir tarzda inşa edilmiştir.

Osmanlı’nın son yüzyılında Beylerbeyi, Çırağan ve Yıldız gibi başka saraylar inşa edilmiş olsa da, Dolmabahçe Sarayı devletin gücünü ve otoritesini temsil eden ana saray görevini sürdürmeye devam etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti‘nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul’daki ilk konuşmasını bu sarayda yapmıştır. Saray aynı zamanda Atatürk’ün vefat ettiği yerdir ve Atatürk’ün odası halen ziyaret edilebilmektedir.

Dolmabahçe Sarayı’nın içinde birçok bölüm bulunmakta ve ziyaret için farklı biletler alınması gerekmektedir. Müzekart’ın geçerli olmadığı sarayın güncel giriş ücreti ve ziyaret saatleri için Dolmabahçe Sarayı Giriş Ücreti isimli yazıya bakabilirsiniz.

Dolmabahçe Sarayı

Dolmabahçe Sarayı

  • Ortaköy Ve Bebek

Ortaköy: İstanbul’da yaşayan insanların ekseriyetle hafta sonlarında akın ettiği küçük ve şirin bir semttir. Boğazın tam ortasında bulunan bu güzel semtten enfes bir Boğaz Köprüsü manzarası vardır. Aynı şekilde Boğaz’da tekne turu yapan gezginler, Ortaköy semtinin ve Ortaköy Camii‘nin nefis manzarasını fotoğraflamaktan kendilerini alamazlar. Gerçek adı Büyük Mecidiye Camii olan ve Balyan Ailesi tarafından inşa edilmiş olan Ortaköy Camii, adeta Boğaz’ın incisi gibi geçenleri selamlar.

Bebek: Boğaz kıyılarını gezen insanlar için en keyifli aktivitelerden birisi, Ortaköy‘den Bebek‘e kadar uzanan sahilyolunda yürümek ve fotoğraf çekmektir. İstanbul Boğazı‘nın en güzel manzaralarını, denizin hemen yanı başında yürüyerek izlemek büyük keyiftir. Kafeleri, restoranları ve parkı ile ünlü Bebek semti ise, bu uzun yürüyüş sonunda mola verilecek harika bir yerdir.

İstanbul Boğazı’nın İncisi Ortaköy Camii

Ortaköy Camii

  • İstanbul’da Tekne İle Boğaz Turu

İstanbul’da gezilecek yerlerin birçoğuna karadan ulaşmak mümkün değildir. O yüzden İstanbul Boğazı‘nda bir tekne gezintisine katılmak, Boğaz kıyısı boyunca sıralanmış enfes yalıları, camileri, kasırları ve hisarları görmek için en iyi yoldur. Eminönü semtinden kalkan Şehir Hatları Boğaz Vapuru veya Turyol Boğaz Gezi Teknesi ile gerçekleştirebileceğiniz bu aktivite, İstanbul gezinizde çekeceğiniz en güzel fotoğrafları size sunacaktır.

İstanbul Boğazında Tekne Gezisi

İstanbul Boğazında Özel Tekne Gezisi

İstanbul Anadolu Yakasında Gezilecek Yerler

  • Beylerbeyi, Çengelköy

Beylerbeyi semti, Boğaz‘da yapılan bir tekne gezisi sırasında en güzel manzarayı veren semtlerden biridir. Geç Osmanlı döneminin en görkemli yapılarından olan Beylerbeyi Sarayı ve bitişiğindeki zarif Beylerbeyi Camii, bu semtin sınırları içerisindedir.

Çengelköy ise Beylerbeyi’nin hemen bitişiğinde, İstanbul Boğazı’nın en şirin semtlerinden biri olarak göze çarpar. Eskiden Süper Baba dizisinin de çekildiği bu samimi semt, Çınaraltı Kahvesi ve asırlık çınarı ile meşhurdur.

Beylerbeyi Camii

Beylerbeyi Camii

  • Üsküdar Ve Kız Kulesi

Üsküdar, İstanbul Anadolu Yakası‘nın tarihi yapılarıyla en göze çarpan semtidir. Mimar Sinan‘ın, Sultan Süleyman’ın meşhur kızı Mihrimah Sultan için inşa ettiği iki camiden biri bu semtte bulunur. Semtin sahilinden Harem istikametinde yapılacak bir yürüyüş sırasında, Boğaz’ın eşsiz manzarası görülebilir. Bizans döneminden kalma bir yapı olan Kız Kulesi, İstanbul’un simge yapılarından biri olarak yine Üsküdar semti içindedir. Kız Kulesi‘ne gitmek için Salacak sahilinden kalkan motorlara binebilir ve gündüz kafe, akşam ise restoran olarak kullanılan bu tarihi yapıya ulaşabilirsiniz.

Üsküdar Semtinin Simge Yapısı Kız Kulesi

Kız Kulesi

  • Kadıköy – Bahariye – Moda

Kadıköy Anadolu Yakası’nda gezilecek en büyük semttir. Kadıköy rıhtımına çok yakın bir mesafede Kadıköy’ün meşhur Balık Pazarı bulunabilir. Geçmişten beri korunmuş olan dokusu ile semt pazarı yabancı ziyaretçilerin de sıkça geldiği bir yerdir. Balık Pazarı’nın içinde Çiya Restaurant ismiyle, leziz Türk yemekleri sunan bir kebap restoranı bulunur. Osmanlı döneminden beri süregelen tatlıcılar olan Ali Muhittin Hacıbekir, Şekerci Cafer Erol ve Baylan Pastanesi isimli köklü tatlı dükkanları da yine Balık Pazarı yakınlarındadır.

Kadıköy’den Bahariye Caddesi‘ne çıkabilir ve Anadolu Yakası’nın İstiklal Caddesi olan bu güzel caddeyi turlayabilirsiniz. Bahariye Caddesi’nin bitiminde Moda Semti bulunur. Moda semtinin çay bahçeleri ve iskelesi gerçekten görülmeye değerdir. Eğer vaktiniz varsa Anadolu Yakası’nın en büyük ve en gelişmiş alışveriş-yürüyüş noktası olan Bağdat Caddesi‘ne de gidebilirsiniz.

Kadıköy Çarşısı Günün Her Saati Hareketlidir

Kadıköy Çarşısı

  • Büyükada – Heybeliada – Burgazada

İstanbul’un güneyinde konumlanmış olan Prens Adaları, İstanbul’dan hava almak için bir kaçış arayanların ilk seçimidir.

Büyükada‘ya gidip faytona binmek ve Adanın sırtlarında bulunan Aya Yorgi Kilisesi‘nde mum yakıp dilek dilemek adettendir. Ayrıca yürüyüş yapmak veya bisiklete binmek için çok güzel sokaklar bulunur. Büyükada’nın mimarisi çok güzel ve sokakları ferahlık vericidir.

Heybeliada, sahilinde birbirinden güzel kafe ve restoranların olduğu; hoş bir ambiansa sahip bir adadır. Adanın sırtlarında Heybeliada Ruhban Okulu bulunur. Günümüzde faaliyette olmayan bu kurumun bahçesini gezebilir ve Heybeliada’nın tamamını tepeden gözleyebilirsiniz.

Burgazada, ünlü Türk yazarı Sait Faik Abasıyanık‘ın günümüzde bir müze olan evini ziyaret edebileceğiniz keyifli bir yerdir. Büyükada’ya göre çok daha sakin ve keyifli yürüyüşler yapabileceğiniz, Türk mimarisini gözden geçirebileceğiniz şirin bir yerdir.

Heybeliada Sokakları

Heybeliada Sokakları

© İstanbul’da Gezilecek Yerler Resimli Blog Yazısı Ve Listesi 2017 & 2018

İstanbul’da Gezilecek Tarihi Yerler Listesi was last modified: October 15th, 2017 by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

sixteen − eight =